“İstanbul’u Bağ Kurulan Bir Destinasyon Haline Getirmeyi Amaçlıyoruz”

By Fortune Türkiye

İstanbul’u yalnızca tanıtılan bir şehir olarak değil, bütüncül biçimde yönetilen bir turizm ekosistemi olarak ele alan İBB Turizm, veriye dayalı planlama, paydaş koordinasyonu ve ziyaretçi deneyimini geliştiren uygulamalarla İstanbul turizmini sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. İBB Turizm Müdürü Hüseyin Gazi Coşan “İstanbul turizmi güçlü bir küresel konuma sahip olsa da biz İBB Turizm olarak bu başarıyı yalnızca sayılarla değil, deneyim ve sürdürülebilirlik üzerinden yeniden tanımlıyoruz. Şehri yalnızca ziyaret edilen değil, aynı zamanda bağ kurulan bir destinasyon hâline getirmeyi amaçlıyoruz” diyor.

İstanbul’un küresel turizmdeki konumu ve İBB Turizm’in bu konumdaki rolü nedir?

İstanbul, dünyanın önde gelen turizm destinasyonları arasında güçlü bir konuma sahiptir. 2025 yılında yaklaşık 19 milyon yabancı ziyaretçiye ev sahipliği yapması, kente yönelik ilginin istikrarlı biçimde arttığını göstermektedir. Ancak biz başarıyı yalnızca ziyaretçi sayısıyla ölçmüyoruz. Ziyaretçinin şehirdeki deneyimi, kalış süresi, ekonomik katkısı ve İstanbul ile kurduğu bağ da en az sayısal veriler kadar belirleyicidir.

İBB Turizm olarak İstanbul’u yalnızca tanıtılan bir şehir olarak değil, bütüncül biçimde yönetilen bir turizm ekosistemi olarak ele alıyoruz. Veriye dayalı planlama, paydaş koordinasyonu ve ziyaretçi deneyimini geliştiren uygulamalarla İstanbul turizmini sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı hedefliyoruz. Amacımız, İstanbul’u yalnızca ziyaret edilen değil, güçlü bir bağ kurulan ve yeniden tercih edilen bir destinasyon hâline getirmektir.

Bu bağın kurulması için İBB Turizm’in çalışmaları nelerdir?

Çalışmalarımızı üç ana başlık altında topluyoruz: uluslararası tanıtım, ziyaretçi deneyimi ve sürdürülebilir turizm yönetimi. Uluslararası tanıtım başlığında Visitİstanbul, İstanbul Creators Club, İstanbul Influencer Travel Summit, uluslararası basın ağırlamaları ve uluslararası ölçekte yayımlanan “İstanbul – Çeşitliliğin Başkenti” dergimiz öne çıkıyor.

Ziyaretçi deneyimi başlığında, Turizm Danışma Bürolarımız ve dijital rehberlik hizmetlerimizle ziyaretçilerin şehir deneyimini güçlendirirken tematik rotalardan oluşan gezilerimizle İstanbulluların da kendi şehirlerini daha yakından tanımalarını sağlıyoruz.

Sürdürülebilir turizm yönetimi başlığında ise tüm bu çalışmaları Turizm Envanteri, Turizm Eylem Planı ve hazırlıkları süren Turizm Master Planı aracılığıyla uzun vadeli bir stratejik çerçeveye oturtuyoruz. Bu bütüncül yaklaşımın uluslararası tanıtım ayağında, İstanbul Creators Club en önemli çalışmalarımızdan biridir. Bu proje, belki de dünyada ilk olma niteliği taşımaktadır. İstanbul’da yaşayan ve turizmle ilgili içerik üreten kişilerin dâhil olduğu bu kulüp ile yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde İstanbul’u doğal bir biçimde tanıtıyoruz. Gönüllü içerik üreticilerinin paylaşımlarına katkı sunarak potansiyel ziyaretçilerimizle etkileşim kuruyoruz. Böylece yerelden uluslararası alana hızla ulaşma imkânı buluyoruz.

İstanbul’un turizm geleceği için öncelikli stratejik hedefiniz nedir?

Önceliğimiz, turizmi nicelikten çok niteliğe odaklanan bir yapıya dönüştürmektir. Ziyaretçilerin şehirde daha uzun kalmasını, farklı bölgeleri keşfetmesini ve İstanbul ile daha güçlü bir bağ kurmasını hedefliyoruz. Bu doğrultuda kültür, sanat, gastronomi, kongre, inanç, spor ve etkinlik turizmi alanlarını birbirini tamamlayan unsurlar olarak ele alıyoruz.

Turizm Eylem Planı ve Turizm Master Planı ile orta ve uzun vadeli yol haritamızı netleştirmeyi, dijital deneyimi geliştirmeyi ve turizm hareketliliğini yıl geneline yaymayı amaçlıyoruz. Nihai hedefimiz, İstanbul’u sürdürülebilir ve dengeli bir turizm modeliyle yönetilen örnek bir turizm destinasyonu hâline getirmektir.

Bu hedefin önemli bir boyutunu daha vurgulamak isterim. Turist trafiğinin yönetimine ilişkin kapsamlı ve dengeli bir yaklaşım benimsiyoruz. Bir yandan İstanbul’a gelen ziyaretçilerin kendilerini evlerinde hissetmelerini sağlayacak bir ortam oluşturmaya çalışırken diğer yandan İstanbulluların da ziyaretçi yoğunluğundan rahatsız olmamasını gözetiyoruz. Yaygın algının aksine İBB Turizm olarak turizmi İstanbullulardan başlatıyoruz. Çünkü dünyanın her yerinde insanlar yerel hikâyelerin ve özgün deneyimlerin peşinden gidiyor.

Bu yerel denge anlayışını uluslararası tanıtım ve ziyaretçi deneyimine de yansıtıyoruz; çalışmalarımızı bütüncül bir şehir anlatısı ve sürdürülebilirlik ilkesi üzerine kuruyoruz. Amacımız, şehri daha erişilebilir, daha anlaşılır ve daha dengeli bir turizm destinasyonu hâline getirmektir.

İstanbul’un uluslararası tanıtımında hangi kimlik ve hikâyeyi öne çıkarıyorsunuz?

İstanbul’u “çeşitliliğin başkenti” olarak konumlandırıyoruz. Çünkü şehir, tek bir tarihsel ya da kültürel anlatıyla sınırlandırılamayacak kadar katmanlı bir yapıya sahiptir. İstanbul tarihî miras ile çağdaş sanatın, geleneksel yaşam ile yaratıcı endüstrilerin, Boğaz ile mahalle kültürünün bir arada olduğu dinamik bir metropoldür.

Bu nedenle Visitİstanbul markamızın sloganını “Be Part of the Story” olarak belirledik. Tüm dünyayı İstanbul’un bu çok katmanlı hikâyelerine ortak olmaya davet ediyoruz.

Bu anlatıyı Visitİstanbul, uluslararası iş birlikleri, içerik üreticilerine yönelik programlar ve tanıtım faaliyetleriyle güçlendiriyoruz. Hedefimiz, İstanbul’un güçlü bilinirliğini korurken daha az görünür kalan yönlerini de uluslararası ölçekte öne çıkarmaktır.

Ziyaretçi deneyimini nasıl geliştiriyorsunuz?

Ziyaretçi deneyimini seyahat öncesinde başlayan bir süreç olarak ele alıyoruz. Visitİstanbul ve yapay zekâ destekli dijital rehberimizle kişiselleştirilmiş öneriler sunuyoruz. Turizm Danışma Bürolarımız ise çok dilli içerikler ve yönlendirme hizmetleriyle ziyaretçilerin şehirde doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasını sağlıyor.

Şehir deneyimini ulaşım, kültür-sanat, gastronomi ve etkinlikleri entegre bir yapı içinde sunarak kolaylaştırıyoruz. Geri bildirim mekanizmalarıyla hizmet kalitesini sürekli geliştiriyoruz. Böylece ziyaretçi ile şehir arasındaki belirsizlikleri azaltıyor ve daha akıcı bir deneyim sunuyoruz.

Sürdürülebilir ve erişilebilir turizm yaklaşımınızı nasıl uyguluyorsunuz?

Sürdürülebilirlik tüm turizm politikalarımızın temelidir. İBB’nin Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi’ne kabul edilen ilk Türk büyükşehir belediyesi olması ve İyi Turizm İttifakı’ndaki kurucu rolü bu yaklaşımın kurumsal karşılığıdır.

Bu doğrultuda sürdürülebilir turizmi kültürel mirasın korunması, ziyaretçi yoğunluğunun dengelenmesi, yerel ekonominin desteklenmesi ve kent yaşamının gözetilmesi üzerinden ele alıyoruz. Erişilebilirliği ise yalnızca fiziksel erişimle sınırlamıyor, bilgiye ve kültürel deneyime erişimi de yaklaşımımızın bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bu anlayışla tematik rotalar ve İstanbul gezi turları düzenleyerek şehrimizi herkes için erişilebilir, anlaşılır ve yaşanabilir kılmayı amaçlıyoruz. Başta dezavantajlı gruplar, çocuklar, gençler, akademisyenler, uluslararası misafirler ve üniversite öğrencileri olmak üzere farklı odak gruplarını İstanbul’un zengin kültürel ve tarihî değerleriyle buluşturuyoruz.

İstanbul’da turizm hâlâ belirli bölgelerin dışına çıkamamış durumda. Turizmi İstanbul geneline yaymak için nasıl bir yaklaşım izliyorsunuz?

Evet, İstanbul’da turizm hâlâ belirli bir çemberin içinde sıkışıp kalmış durumda; oysa İstanbul’un turizm potansiyeli belirli merkezlerle sınırlı değil ve 39 ilçenin her biri farklı değerler barındırıyor. İBB Turizm olarak bu konuyu çok önemsiyoruz. Turizm Envanteri ve saha çalışmalarıyla bu değerleri görünür kılıyor, yeni tematik rotalar oluşturuyoruz. Örnek vermek gerekirse, pek çok kişinin tahmin etmekte zorlandığı ancak İBB Turizm olarak üzerinde çalıştığımız ve çok yakında gündeme getireceğimiz İstanbul’un kırsal turizm potansiyelinden söz edebilirim. İstanbul’un 151 kırsal mahallesinin hem şehir turizmi hem de İstanbullular için çok ciddi bir potansiyel taşıdığını görüyoruz. Özetlemek gerekirse, İstanbulluların nefes alabileceği alanlar sunarken istihdam olanakları da yaratan bu potansiyelin, önümüzdeki dönemin öne çıkan konularından biri olacağını düşünüyoruz. Bu projenin ilk adımı olarak, ilçeler bazında düzenlediğimiz ve şehrimizin yerel lezzetlerini akademik açıdan ortaya koyan “Gastronomi Günlükleri”ni örnek verebilirim.

Bu yaklaşımı kültür-sanat etkinlikleri, festivaller, gastronomi ve doğa temelli projelerle güçlendirerek turizmi şehrin geneline yayıyoruz. Buradaki temel yaklaşımımız yalnızca yoğunluğu dağıtmak değil, aynı zamanda her bölgenin kimliğine uygun, dengeli ve sürdürülebilir bir turizm modeli oluşturmaktır.

Turizmi şehir geneline yayan bu yaklaşımımız İstanbul’un uluslararası turizm vizyonuna da yön veriyor; bu vizyon yalnızca tanıtıma değil, aynı zamanda küresel iş birliği ve turizm diplomasisi geliştirme kapasitesine dayanıyor. İpek Yolu İttifakı ve 2026–2027 dönem başkanlığı bu vizyonun somut bir örneğidir.

Yakın zamanda, büyük bir organizasyon olan İpek Yolu Şehirleri Uluslararası Turizm İttifakı’nın Yıllık Konferansı’na ev sahipliği yapacaksınız; İstanbul’un bu ittifaktaki konumu nedir?

İpek Yolu Şehirleri Uluslararası Turizm İttifakı, tarihî İpek Yolu’nun kültürel mirasını günümüz turizmi ve şehir diplomasisiyle buluşturan bir iş birliği platformudur. 33 ülkeden 83 şehri bir araya getiriyor.

İttifakın Türkiye’den tek kurucu üyesi olan İstanbul’un bu yapıda yer alması, tarihsel ve coğrafi konumunun doğal bir sonucudur. İttifak, ortak tanıtım, sürdürülebilir turizm, kültürel mirasın korunması ve bilgi paylaşımı gibi alanlarda önemli fırsatlar sunuyor. İstanbul’un burada yalnızca katılımcı değil, yön veren ve üreten bir rol üstlenmesini hedefliyoruz.

Bu yıl ev sahipliği yapacağımız Yıllık Konferans’ın İstanbul için ayrı bir önemi var. İpek Yolu Şehirleri Uluslararası Turizm İttifakı’nın 2026–2027 dönem başkanlığını İstanbul devralacak. Bu ittifakta İstanbul’un doğal olarak öne çıktığı iki ayrı konu da büyük önem taşıyor. Birincisi, konferansın Çin dışında yalnızca İstanbul’da düzenlenmesi ve bizim bu yıl ikinci kez ev sahipliği yapacak olmamızdır. Diğeri ise İstanbul’un Çinli şehirler dışında dönem başkanlığını ilk kez devralacak şehir olmasıdır.

İstanbul’un 2026–2027 dönem başkanlığı ne tür fırsatlar sunuyor?

Dönem başkanlığının ilk kez Çin dışındaki bir şehir tarafından üstlenilmesi İstanbul için önemli bir uluslararası güven göstergesidir. Bu süreçte İstanbul, ittifakın stratejik gündeminin belirlenmesinde ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesinde aktif rol oynayacaktır.

Bu görev, uluslararası görünürlüğü artırmanın yanı sıra yeni pazarlara erişim ve doğrudan iş birliği imkânları da sağlayacaktır. Aynı zamanda karşılıklı öğrenmeye dayalı bir yapının kurulmasına katkı sunacaktır.

2026 İstanbul Konferansı’nın katkıları neler olacak?

1–2 Eylül 2026’da İstanbul’da düzenlenecek Yıllık Konferans, İpek Yolu şehirlerinden kamu ve özel sektör temsilcilerini bir araya getirecek. Programda sürdürülebilirlik, dijital turizm, destinasyon yönetimi ve yapay zekâ gibi başlıklar ele alınacak.

Bu programı, 2024 yılında İstanbul’da düzenlenen ilk organizasyonda elde ettiğimiz uluslararası başarı üzerine inşa ediyoruz. 70 uluslararası konuğu ağırlamış, 300’ün üzerinde B2B görüşmesi gerçekleştirmiş ve açılış programıyla Çin’in ulusal televizyonu CCTV’de yaklaşık 350 milyon görüntülenmeye ulaşmıştık.

Dolayısıyla 2026 konferansı bu başarının üzerine inşa edilerek İstanbul’un küresel turizm diplomasisindeki rolünü daha da güçlendirecek. Bunu ana hedefimiz olan İstanbul’u küresel bir turizm merkezine dönüştürme amacımızın önemli bir parçası olarak görüyoruz.

Bu çerçevede konferansın en önemli çıktılarından biri Alipay, UnionPay, China Travel Group, China Eastern Airlines, Beijing Aitran Technology ve Trip.com gibi küresel şirketlerin katılacağı uluslararası B2B görüşmeleri olacaktır. Bu görüşmeler şehirler, kamu kurumları ve özel sektör arasında yeni yatırım, tanıtım ve turizm ortaklıklarının kurulmasına zemin hazırlayacaktır.

Sonuç olarak İstanbul hem ziyaretçi sayısı hem de ekonomik büyüklüğü bakımından dünya turizminin önde gelen şehirlerinden biridir. Ülkemiz de dünya turizminde önemli bir konuma ve güçlü bir başarıya sahiptir. İstanbul ise turizmin başkentidir. Dolayısıyla bu öz güvenden hareketle bilgi birikimimizi İpek Yolu rotası üzerindeki şehirlerle paylaşmayı ve bu alanda liderlik etmeyi arzuluyoruz.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...