“ABD Hazinesi’nin Piyasalara Müdahalesi Yumuşak Bir Mali Baskılama”

By Fortune Türkiye

ABD’nin borcu 40 trilyon dolar olurken, piyasalar bu yüke odaklanıyor ve piyasa aktörleri de hükümetin sorunların kökenini mi yoksa yalnızca semptomlarını mı ele alacağını sorguluyorlar.

Analistlere göre, Hazine Bakanlığı’nın son haftalarda tahvil ve para piyasalarına müdahalesi daha çok ikinci şıkka işaret ediyor.

Hazine Bakanı Scott Bessent, 30 yıllık tahvillerin faizlerinin son 20 yılın en yüksek seviyesine çıkmasının ardından uzun vadeli tahvil alımını artırma planını ortaya koydu.

Bu hamle, ABD ila Japonya’nın son otuz yıldır ilk kez yen’i desteklemek için ortak hareket etmesinin ardından geldi. Ancak ABD, faizler üzerinde baskı oluşturabileceği kaygısıyla Hazine tahvilleri satmaktan sakınarak dolar bazlı varlıklar yerine euro sattı.

Japonya da Hazine tahvillerini satmaktan kaçınarak kısaca FIMA diye bilinen Yabancı ve Uluslararası Para Otoriteleri Repo İmkanı denilen yönteme başvurdu. Bu mekanizma dünyada en çok ABD tahviline sahip Japonya’nın Hazine kağıtlarına karşı dolar üzerinden borçlanmasını sağladı.

Analistler bu stratejiyi mali baskılama olarak tanımlıyorlar. Hükümetler bu tür politikalar uygulayarak faiz oranlarını suni bir biçimde düşük tutmaya çalışıyorlar.

Ülkeler tarih boyunca, özellikle de yüksek borçluluk zamanlarında bu tür politikalar uyguladılar. Nitekim ABD ve diğer gelişmiş ekonomiler İkinci Dünya Savaşı sonrası borcun GSYİH’ye oranını düşürmek için bu yöntemden yararlandılar.

Nitekim, kargaşalar ve savaşlar mali baskılamanın en önemli faktörleridir. 300 yıllık ABD ve İngiltere tarihi, savaşların her zaman enflasyon ve mali baskı nedeniyle devlet tahvillerine sahip yatırımcılar için “felaket zamanları” olduğunu gösteriyor.

Bu durum para birimleri için de iyi değil. Analistler, ABD Hazine bono getirilerinin baskılanmasının doları da etkileyeceğine dikkat çekiyorlar.

Hazine tahvillerinin piyasa fiyatının düşmesine izin verilmezse, yabancı yatırımcıların elindeki ABD tahvillerinin döviz değeri zayıf bir dolara göre düzenlenmeye çalışılacak.

Öte yandan, piyasalar aynı zamanda Fed’in bu duruma nasıl yanıt vereceğine de bakıyorlar; ABD Hazine Bakanı Bessent’in mali koşulları gevşetmesi Fed’in sıkılaştırma önlemlerini gündeme getirmesine yol açabilir.

Bu arada, tahvil geri alım programı ortaya konulduğundan beri doların daha fazla devalüe edileceği beklentileriyle altın ve Bitcoin yukarı doğru hareketlendi.

Bunun nedeni ise, tahvil faiz oranlarındaki artışın kökeninde yatan asıl sebeplerin yani devasa borç ve bütçe açığının hükümet yetkililerinin öncelikleri arasında olmaması.

Federal bütçe açığı bu mali yılda 2 trilyon dolar olacak ve yıllık faizleri de şimdiden 1 trilyon dolar oldu. Buna rağmen Washington’un bütçeyi dizginlemeye ya da vergileri artırmaya çalıştığına dair işaret yok. (Kaynak: Fortune.com)

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...