Zeynep Aktaş – Nisan ayı güneşini geç gösterirken ekonomi cephesinde de rüzgarlar sert esmeye devam ediyor. ABD ile İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırı beraberinde Hürmüz Boğazı’nın kapanmasına yol açarken savaş bir anda petrol krizine doğru evrildi. Bu ise küresel boyutta mücadele edilen enflasyon sorununda hesapların yeniden gözden geçirilmesine yol açıyor. Türkiye cephesinde de benzer bir sorun yaşanırken faiz indirimi noktasında frene basıldı. Merkez Bankası’nın (TCMB) 22 Nisan tarihli faiz kararı ve piyasadan geçen veriler, finansal iklimin kırılgan olduğu kadar, planlanan sıkı duruşun süresinin uzayacağını işaret ediyor.
Mevduat yarışı %50 eşiğinde
Artan jeopolitik riskler enflasyon kaygısını artırırken bundan istifade eden faiz tarafı oluyor. Bankacılık sektöründeki mevduat faizleri, soğuk nisanda adeta ikinci bir bahar yaşıyor. Yatırımcının en güvenli liman olarak gördüğü 3 aya kadar vadeli mevduat faizi mart sonunda %46,59 seviyesindeyken, nisan ortasında %49,09’a yükseldi. Bu sıçrama, bankaların likiditeyi içeride tutma isteğinin ne denli yüksek olduğunun göstergesi aynı zamanda. Politika faizinin %37’de sabit bırakıldığı bir ortamda, piyasa faizlerinin %50 sınırına dayanması, aktarım mekanizmasının ne denli kararlı çalıştığını gösteriyor. Tasarruf sahibi için bu tablo, bekle-gör stratejisinin reel getiriyle ödüllendirildiği bir döneme işaret ediyor.
Kredide El Freni Dönemi
Borçlanma tarafında tablo çok daha keskin. Merkez Bankası’nın iç talebi soğutma stratejisi, kredi faizlerindeki yukarı yönlü ivme ile tam anlamıyla el freni etkisine dönüşmüş durumda: İhtiyaç kredilerinde mart başında %58,96 olan faizler, nisan ortasında %63,07’ye ulaşarak son dönemin zirvelerinden birini gördü. Ticari krediler tarafında reel sektörün finansman maliyetleri de %53 bandına yerleşerek sanayici üzerindeki baskıyı artırmış görünüyor. Söz konusu oranlar, paraya ulaşmanın pahalı olduğu kadar, aynı zamanda seçici bir sürece girdiğini söylüyor. Kredi musluklarındaki daralma, enflasyonla mücadelenin sahadaki en somut yansıması olarak karşımıza çıkmakta.
TCMB’den “ihtiyatlı” pas
Nisan toplantısında Merkez Bankası, bir hafta vadeli repo faizini %37’de sabit tutarken piyasaya çok net bir mesaj verdi: “Gevşeme için henüz erken.” Kurul, marttaki gerilemeye rağmen nisan ayında enflasyonun ana eğiliminde bir miktar yükseliş bekliyor. Jeopolitik risklerin tetiklediği enerji fiyatlarındaki oynaklık ise ihtiyat vurgusunun en güçlü gerekçesi. Ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin (AOFM) %40 seviyesinde çıpalanmış olması, piyasadaki likidite sıkılığının devam edeceğinin garantisi niteliğinde. TCMB’nin “enflasyonda kalıcı bozulma halinde sıkılaştırma devam eder” notu ise piyasa oyuncularının radarında kalmaya devam edecek.
Likidite Kraldır
2026 yılının ikinci çeyreğine girerken finansal mimari tek bir amaca hizmet ediyor: Fiyat istikrarı. Mevduatta %49, ihtiyaç kredisinde %63 seviyelerinin görüldüğü bu iklimde, şirketler için nakit akış yönetimi, bireysel yatırımcılar içinse likidite tercihi hiç olmadığı kadar önemli hale geldi. Finansal iklimdeki sıkılık, nisandaki veriler ışığında bir geçiş süreci olmaktan ötede dururken, öne konan hedeflere ulaşana kadar hayatımızın bir parçası olmaya devam edeceği anlaşılıyor.
Faiz Cephesinde Öne Çıkan 10 Madde
• Politika Faizi Pas Geçildi: TCMB, nisanda politika faizini %37 seviyesinde sabit tutarak “bekle-gör” moduna geçti.
• Mevduatta Nisan Atağı: 3 aya kadar vadeli mevduat faizi nisanda %49,09’a çıkarak psikolojik sınır %50’ye dayandı.
• İhtiyaç Kredisi Zirvede: Tüketici kredileri %63,07 ile son dönemin en yüksek seviyelerini görerek iç talebe set çekti.
• Ticari Maliyet Artıyor: İş dünyasının kullandığı ticari kredi faizleri %52,82’ye yükselerek işletme sermayesi yükünü artırdı.
• Fonlama Maliyeti Yüksek: Ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti %40’ta kalarak piyasadaki likidite sıkılığını teyit etti.
• Enflasyon Uyarısı: Marttaki düşüşe rağmen nisanda enflasyonun ana eğiliminde yükseliş beklentisi faizleri diri tutuyor.
• Enerji ve Jeopolitik Risk: Petrol ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, faiz indirim ihtimalini masadan uzaklaştırıyor.
• Sıkı Duruş Sözü: TCMB, “kalıcı bozulma” halinde ek sıkılaştırma yapacağını vurgulayarak piyasaya mesaj verdi.
• Vade Farkı Açılıyor: Bankalar, parayı daha uzun süre tutmak için 3 aylık vadeye 1 aylıktan daha yüksek faiz (yaklaşık 3 puan fark) veriyor.
• Hedef %5: Tüm bu yüksek faiz ikliminin tek ve değişmez hedefi, enflasyonu orta vadede %5 seviyesine düşürmek
