Finansmanın Ötesinde Girişimcilere Stratejik Destekler

By Fortune Türkiye

Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, “Girişimcilerle ilişkimizi birlikte değer yaratılan bir ortaklık olarak görüyoruz” diyor. Garanti BBVA girişimcilere finansmanın ötesinden eğitim, görünürlük ve pazara erişim alanlarında çok katmanlı destekler sunuyor. – Ersan Taylan

Garanti BBVA, bankacılığı yalnızca finansman sağlamak olarak değil, girişimcilerin büyüme yolculuğunda uzun vadeli bir yol arkadaşlığı olarak görüyor. Banka, girişimciliğin sadece sermaye ile değil; bilgi, mentorluk, doğru iş birlikleri ve güçlü bir ekosistem desteğiyle büyüdüğüne inanıyor. Bu nedenle girişimcilere, gelişim alanları ile ilgili de stratejik destek sunuyor. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya ile detayları konuştuk.

Girişimcilik ekosistemine katkılarınızı nasıl özetlersiniz?

Bunu dört temel başlıkta ele alıyoruz. İlk olarak girişim bankacılığı alanında, teknoloji girişimlerinin klasik şirketlerden farklı ihtiyaçlarına özel çözümler sunuyoruz. Teknoloji girişimcileri hizmet modelimiz ile Ankara Bilkent ve İstanbul İstinye Park şubelerimizde girişimcilere özel hizmet verirken, girişimcilerin ihtiyaçlarını anlayan özel müşteri temsilcileriyle, standart bankacılık hizmetlerinin ötesine geçen özel bir yapı sunuyoruz. İkinci olarak stratejik iş birliklerine odaklanıyoruz. Girişimlerle ilişkimizi birlikte değer yaratılan bir ortaklık olarak görüyoruz. Çözümlerini bankamızın ihtiyaç alanlarında test ederek gelişimlerine katkı sağlıyoruz. Bu yaklaşımın en somut örneklerinden biri Garanti BBVA Partners programımız. Program ile girişimcilere mentorluk, eğitim, görünürlük, iş birliği fırsatları ve finansal çözümler sunarak çok katmanlı bir destek sağlıyoruz. Üçüncü olarak ekosistem iş birlikleriyle girişimcilerin doğru ağlara ve küresel fırsatlara erişimini destekliyoruz. Techstars İstanbul ana partnerliğimiz de bu yaklaşımımızın önemli bir örneği. Bunun yanında ekosistemin önemli paydaşlarından teknokentlerle yaptığımız işbirlikleri de bu anlayışımızın bir sonucu. Dördüncü olarak ise girişimlerin yatırıma hazırlık süreçlerinde yanlarında oluyoruz. İyi fikirlerin yatırım alabilmesi için iş modeli, ölçeklenebilirlik ve yatırımcıya hazırlık alanlarında güçlenmesi gerekiyor. Biz de bu alanlarda girişimcilerin gelişimine katkı sağlıyoruz.

Hangi alanlarda fark yarattığınızı düşünüyorsunuz?

Fark yarattığımız alanların başında kadın girişimciliğe yönelik bütünsel destek modelimiz geliyor. Yaklaşık 20 yıldır sürdürdüğümüz çalışmalarımızı finansmana erişim, eğitim, cesaretlendirme ve pazara erişim olmak üzere dört temel ayak üzerinde yapılandırıyoruz. Bugün kadın girişimciliği alanında Türkiye’de öncü ve örnek gösterilen bir model oluşturduğumuza inanıyoruz. Global arenada da adından söz ettiren programımızı, geçtiğimiz ay KAGİDER ile birlikte Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu’nun 70. oturumunda paylaşarak uluslararası ölçekte örnek gösterilmenin gururunu yaşadık. Bizi ayrıştıran en önemli nokta, girişimcilere yalnızca finansman sunmakla kalmayıp onların büyüme yolculuğuna aktif olarak eşlik etmemiz. Girişimcilerin doğru bağlantılara ulaşmasını, doğru kaynaklara erişmesini ve iş modellerini güçlendirmesini sağlayan bir yapı kuruyoruz. Böylece bankacılığın ötesine geçen, ekosistemi geliştiren bir değer yaratıyoruz.

Girişimcilerin en fazla desteğe ihtiyaç duydukları alanlar hangileridir?

Girişimcilik ekosisteminde iyi fikir ve güçlü ürün sayısı her geçen gün artıyor; ancak bu fikirlerin sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir iş modeline dönüşmesi sürecinde girişimcilerin farklı alanlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu görüyoruz. Özellikle erken aşamadaki girişimler için finansmana erişim kadar doğru bilgiye, doğru yönlendirmeye ve güçlü bağlantılara erişim de kritik önem taşıyor. Bu noktada girişimcilerin en fazla ihtiyaç duyduğu alanların başında mentörlük geliyor. İş modelinin doğru kurgulanması, ürün-pazar uyumunun sağlanması, büyüme stratejisinin belirlenmesi ve doğru önceliklerin oluşturulması gibi konularda deneyimli eğitim, ofis alanı, PR desteği ve iş birliği fırsatları sağlıyoruz.

Bunlar aracılığıyla şimdiye kadar kaç girişime ne kadarlık destek sağlandı?

Kadın girişimcilere son beş yılda sağladığımız finansman 350 milyar TL’yi aştı. Türkiye Kadın Girişimci Akademisi ile 6 bin kadın girişimciye ulaştık, 2 bin saati aşkın eğitim verdik. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması ile 50 binden fazla başvuru aldık ve pek çok başarı hikâyesinin görünür olmasını sağladık. Garanti BBVA Partners Tech kapsamında bugüne kadar yaklaşık 60 girişimin yolculuğuna eşlik ettik. Bu girişimlerin aldığı toplam yatırım 40 milyon doları aştı.

Teknoparklarda gerçekleştirdiğiniz iş birliklerinden bahseder misiniz?

Üniversite teknokentleriyle iş birliklerini ekosistemin gelişimi açısından stratejik görüyoruz. Çünkü teknokentler yalnızca girişimlerin faaliyet gösterdiği yapılar değil; aynı zamanda yenilikçi fikirlerin geliştiği, iş birliklerinin doğduğu ve girişimlerin büyüme potansiyelini artıran önemli merkezler. Bu kapsamda Bilkent Cyberpark, İTÜ ARI Teknokent ve ODTÜ Teknokent ile gerçekleştirdiğimiz iş birlikleriyle girişimlerin finansal ve operasyonel kapasitelerini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda girişimlerin finansmana erişimini kolaylaştırmak, yatırıma hazırlık seviyelerini artırmak ve doğru iş bağlantılarına ulaşmalarını desteklemek de önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu iş birlikleriyle teknoparklarda faaliyet gösteren girişimleri finansal bilgi, mentorluk ve küresel ağlarla buluşturmayı hedeflerken finansal okuryazarlık gibi en çok ihtiyaçları olan konularda girişimcilerle buluşmayı planlıyoruz. Bankacılık tarafında da kredi, teminat mektubu ve özel bankacılık paketleriyle büyümelerini destekliyoruz. Bu iş birlikleri ile ekosisteme daha bütünsel katkı sağlayacak bir destek modeli oluşturup, farklılaşan ürün, hizmet ve çalışmalarla ekosistemi güçlendirmeyi amaçlıyoruz.

Globali hedefleyen teknoloji tabanlı girişimlere özel destekleriniz var mı?

Bugün girişimcilikte başarı için yalnızca yerel pazarda güçlü olmak yeterli değil; küreselleşme kritik önem taşıyor. Bu doğrultuda Techstars İstanbul’un ana partneriyiz. Bu iş birliği sayesinde girişimciler global mentorluk ağlarına ve uluslararası yatırımcılara erişim imkânı buluyor. Startup Weekend Women ve Global Expansion Day gibi platformlarla girişimcilerin uluslararası görünürlük kazanmasını, küresel bağlantılar kurmasını ve farklı pazarlara açılmasını destekliyoruz.

İş modellerinde, iş yapış şekillerindeki hızlı değişime ayak uydurmaya çalışan şirketler, içinde bulunduğumuz koşullar altında nelere dikkat etmeliler?

Bugün girişimcilik ekosisteminde değişim çok hızlı yaşanıyor. Özellikle teknoloji girişimleri açısından rekabet avantajı artık yalnızca iyi bir fikir geliştirmekle sağlanmıyor; hız, uyum kabiliyeti ve ölçeklenebilirlik en az fikir kadar belirleyici hale geliyor. Bu nedenle girişimcilerin değişen müşteri ihtiyaçlarını, teknolojik gelişmeleri ve pazar dinamiklerini çok yakından takip etmesi gerekiyor. Yapay zekâ ve otomasyon artık teknoloji girişimleri için bir tercih değil, temel bir araç haline geldi. Bu teknolojileri doğru kullanan girişimler hem operasyonel verimlilikte hem de pazara çıkış hızında önemli avantaj elde ediyor. Ancak burada kritik olan, teknolojiyi kullanmanın ötesine geçip iş modeline doğru entegre edebilmek. Bir diğer önemli konu, küçük ama verimli ekiplerle hızlı hareket edebilmek. Girişimlerin erken aşamada çevik kalması, değişen koşullara hızlı adapte olabilmesi ve kaynaklarını verimli kullanması büyük avantaj sağlıyor. Özellikle belirsizlik dönemlerinde hızlı karar alabilen ekipler daha güçlü ilerliyor.

Bugün yalnızca iyi teknoloji geliştirmek de yeterli değil. Doğru hedef kitleye ulaşmak, doğru dağıtım kanallarını kurmak ve ürünü pazarda doğru konumlandırmak, teknolojinin kendisi kadar önemli hale geldi. Başarılı girişimler yalnızca ürün geliştiren değil, pazara erişim stratejisini de doğru kurgulayan girişimler oluyor. Aynı zamanda sürdürülebilir iş modelleri oluşturmak giderek daha kritik hale geliyor. Büyüme önemli olsa da, kârlılık potansiyeli ve erken gelir yaratabilen yapılar yatırımcılar açısından çok daha güçlü bir değer önerisi sunuyor.

Bu nedenle girişimcilerin ölçeklenebilirlik kadar sürdürülebilirliğe de odaklanması gerekiyor. Teknolojinin hızla geliştiği bu dönemde etik ve regülasyonlara uyum da göz ardı edilmemesi gereken bir alan. Özellikle yapay zekâ ve veri odaklı iş modellerinde güven, şeffaflık ve regülasyonlara uyum uzun vadeli başarı için kritik önem taşıyor. Son olarak, uzun vadede fark yaratan girişimlerin yalnızca teknolojiye değil; toplumsal etkiye, güçlü iş birliklerine ve esnekliğe odaklanan girişimler olduğunu görüyoruz.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...