Zeynep Aktaş – 28 Ağustos-28 Eylül tarihleri arasında yatırım fonlarından 678,1 milyar TL tutarında net çıkış yaşandı. Çıkan nakdin ağırlığı para piyasası ve serbest fonlarda toplanırken; borsa yatırım fonları ve borçlanma araçları fonlarına giriş yaşandı Aynı süre zarfında Pusula Portföy’ün iki fonunda değer kaybının yüzde 90’ı aşması, şişen sığ hisselerin sert geri çekilmesinin faturası olarak öne çıktı. Sermaye piyasalarında son bir ayda yaşananlar, yatırımcı psikolojisinin fiyatlardan çok daha hızlı yön değiştirebildiğini gösteriyor. 28 Ağustos ile 28 Eylül arasındaki bir aylık sürede, fon piyasası önemli bir türbülanstan geçti. Piyasaya giren para ile çıkan para arasındaki büyük uçurum, korkunun yatırım stratejilerinin önüne geçtiğini gösterdi. Güven arayışıyla fonlara park edilen sermaye panik halde kapıya yöneldiği bir süreç yaşandı. Bir aylık süre zarfında yatırım fonlarına 1,96 trilyon TL giriş olmasına rağmen 2,64 trilyon TL gibi hayli yüksek bir çıkışın yaşanması, kâr realizasyonunun çok ötesinde bir anlam içeriyor. Aradaki 678,1 milyar TL fark, yatırımcının risk iştahını geri çekip güvenli limana çekildiği anlamına geliyor. Sermayenin bu denli hızlı hareket etmesi, yatırım araçlarına yönelik güvenin de test edildiği bir süreçten geçildiğini gösteriyor.
Nakit Arayışının Görünmeyen Yüzü
Büyük resimde, sermaye çıkışının merkez üssünde para piyasası fonları duruyor. Bu kategoriye 483,3 milyar TL girerken, fonlardan kaçan tutar 890,2 milyar TL’yi buldu. Yalnızca bu alandaki toplam çıkış 406,9 milyar TL’ye ulaştı. Yatırımcının en güvenli gördüğü kısa vadeli araçlardan dahi böylesine yüklü bir ayrılma yaşanması, kaygının boyutunu göstermesi açısından önemli. Nakdin önemli kısmının mevduata yönelmesi ise güvenli liman algısında geleneksel bakış açısını öne çıkardı. Serbest fonlar cephesinde de oldukça sarsıcı bir erime göze çarpıyor. 1,09 trilyon TL tutarındaki girişe rağmen, çıkış rakamı 1,37 trilyon TL’yi buldu. Bu iki kategorinin toplam çıkış farkı 675,8 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Fon piyasasındaki toplam kan kaybının neredeyse tamamı söz konusu iki ana damardan geldi. Sermaye, getiri potansiyelini bir kenara bırakıp varlığını koruma içgüdüsüyle hareket etmeyi tercih etti.
Yüzde 98 Eriyen Fon
Fonlardaki yüksek fiyat düşüşleri yatırımcıların daha güvenli gördükleri enstrümanlara yönelmesinin nedenini ortaya koyuyor. Tasfiyesine karar verilen 131 fondan biri olan Pusula Portföy Birinci Değişken Fon’da (PBR) aylık kayıp yüzde 98,01 oldu. Fonun içeriğinde Hedef Holding, Odine Teknoloji, Destek Finans ve Gündoğdu Gıda gibi oldukça sert düşen hisseler yer alıyor. Aynı portföy şirketinin Hisse Senedi Fonu (PHE) ise yüzde 92,32 oranında değer kaybetti. Bu fonda da aynı hisselerin yanı sıra Katılımevim hissesinin bulunduğu görülüyor. Varlığının neredeyse tamamını sıfırlayan bu fonlar, yatırım stratejilerindeki yapısal zafiyetlerin sonucunu yaşıyor. Re-Pie Portföy İkinci Hisse Senedi Serbest Fon (RIH) yüzde 58,36 düşüşle hasar listesine girerken portföyünde bir ayda yüzde 69 gerileyen Big Medya Teknoloji’nin etkisi hissediliyor. Tasfiyesine karar verilen bir diğer fon olan Bulls Portföy İkinci Serbest Fon (IIE) yüzde 40,73 gerilerken; One Portföy (FP4) ve Bulls Portföy Voltran Katılım (BVK) fonlarında da yüzde 40 oranını aşan kayıplar öne çıktı.
Dar alanda satış baskısı
Fon piyasasında yaşanan krizin fiiliyattaki başlangıcı, yoğunlaşan nakde dönme talepleriyle başladı. Talepleri karşılamak isteyen fonların, portföylerindeki hisseleri hızla elden çıkarmaya yönelmesi tıkanıklığa yol açtı. İşlem hacmi dar hisselerde yeterli alıcı bulunamayınca, fiyatların serbest düşüşe geçmesi kaçınılmaz oldu. Hedef Holding’in 5 Ağustos’tan, Odine Teknoloji’nin 17 Ağustos’tan itibaren çoğunluğu taban serisi ile gerilemesi bunun en belirgin iki örneği olarak öne çıktı. Değer kaybeden hisselerin teminat olarak kullanıldığı pozisyonlarda, sorun hızla diğer işlemlere de sıçrayınca işlem hacmi dar hisselere yığılan fonlar, çıkış anında kendi kendilerini boğan bir sarmalın içine hapsoldu. Böylece kaldıraç olarak kullanılan mekanizma, fonları boğan bir yapıya dönüştü. Nakde ulaşma telaşı, fonları ellerindeki daha kolay satılabilir, sağlam varlıkları da satmaya zorladı. Bu refleks, satış baskısının sadece sorunlu hisselerle sınırlı kalmasını engellerken, genel piyasaya da ister istemez etkide bulundu. SPK’nın 131 fon için tasfiye kararı alması ve bu fonlarda 455 binin üzerinde yatırımcının bulunması, sorunun tabana ne denli yayıldığını gösteriyor.
Güvenli liman arayışında yeni rota
Tüm yaşananlara rağmen kimi fonlar sığınak işlevi gördü. Borsa yatırım fonlarında 39,7 milyar TL ve borçlanma araçları fonlarında da 14,5 milyar TL tutarında giriş gerçekleşti. Katılım fonlarından 24,3 milyar TL çıkarken, hisse senedi fonlarından 15,2 milyar TL tutarında bir kaçış yaşandı. Paranın daha önemli kısmı ise mevduat gibi daha öngörülebilir limanlara doğru yöneldi.
