Transit Ticaret İstisnası

By Fortune Türkiye

7582 sayılı kanunla transit ticarete yönelik önemli bir istisna mevzuatımıza girmiş olmaktadır. Bununla birlikte transit ticaret işlemlerine genel giderlerden pay verilip verilmemesi konusunun açıklığa kavuşturulmasında yarar görmekteyiz.

Değerli Fortune okuyucularım, bu yazımda kurumlar vergisi mevzuatında transit ticaret ve yurt dışında gerçekleştirilen mal alım satımlarına aracılık faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yönelik olarak yapılan yeni düzenleme hakkındaki görüşlerimi paylaşmak istiyorum. 7582 sayılı Kanun ile söz konusu faaliyetlerden elde edilen kazançlara önemli bir vergi avantajı sağlandığını görüyoruz. Bilindiği üzere transit ticaret, yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin başka bir ülkeye satılması şeklinde gerçekleştirilen bir dış ticaret işlemidir. Mevzuatımızda uzun yıllardır transit ticaret yapılabilmesine imkan tanınmakla birlikte, bu faaliyetlerden elde edilen kazançlara yönelik özel bir kurumlar vergisi teşviki bulunmamaktaydı.

Yapılan yeni düzenleme ile kurumların yurt dışından satın aldıkları malları Türkiye’ye getirmeksizin yurt dışında satmalarından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık etmelerinden elde ettikleri kazançların %95’inin kurum kazancından indirilebilmesine imkan sağlanmıştır. İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyet gösteren ve katılımcı belgesine sahip kurumlar ile belirli endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren kurumlar açısından ise bu oran %100 olarak uygulanabilecektir. Söz konusu indirimden yararlanılabilmesi için kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi gerekmektedir. Tebliğde açıkça belirtildiği üzere bu süre içerisinde Türkiye’ye getirilmeyen kazançlar daha sonraki yıllarda transfer edilse dahi indirimden yararlanamayacaktır. Kanun koyucunun bu şart ile bir taraftan ticaret faaliyetlerini teşvik etmeyi diğer taraftan ise elde edilen döviz gelirlerinin ülkeye kazandırılmasını amaçladığını görüyoruz.

Düzenlemede dikkat çeken hususlardan biri de uygulamanın kapsamının geniş tutulmuş olmasıdır. Tebliğde yapılan açıklamalara göre aktivasyon kodları, e-pin kodları, YMM lisans ve abonelik kodları gibi dijital ürünlerin yurt dışından satın alınarak Türkiye’de kullanılmaksızın tekrar yurt dışına satılmasından elde edilen kazançlar da indirim kapsamında değerlendirilecektir. Benzer şekilde telif hakları, markalar, patentler ve diğer gayrimaddi hakların yurt dışında alım satımından doğan kazançlar da belirli şartların sağlanması halinde söz konusu vergi avantajından yararlanabilecektir. Ayrıca gümrüklü antrepolarda bulunan malların serbest dolaşıma sokulmaksızın yabancı alıcılara satılması halinde elde edilen kazançların da indirim kapsamında olduğu açıklanmıştır. Diğer taraftan mükelleflerin istisna kapsamındaki faaliyetlere ilişkin hasılat, maliyet ve giderlerini defterlerinde ayrı olarak takip etmeleri gerekmektedir. Ayrıca faiz gelirleri, kur farkları ve benzeri tali gelirlerin indirim kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Yayınlanan genel tebliğde transit ticarete ilişkin olan ortak giderlerin nasıl belirleneceği ve hesaplanacağına dair herhangi bir açıklama yapılmamıştır.

Özellikle çok az çalışan ile yüksek hacimli transit ticaret işlemlerinde dolaylı giderlerin istisna ve istisna olmayan faaliyetler arasında dağıtımında maliye ile ihtilaflar yaşanacağı açıktır. Yine söz konusu giderlere ait katma değer vergilerinin indirim konusu yapılıp yapılmayacağına dair tebliğde herhangi bir açıklama da mevcut değildir. Oysa benzer istisna incelemelerinde vergi müfettişlerince söz konusu istisnaya ait kazanca isabet eden giderlerin katma değer vergilerinin indirim konusu yapılması eleştirilmektedir. Bu nedenle ihtilafa açık konuların bir an önce açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtmek isterim.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...