Zeynep Aktaş- Borsada altı aylık bilançolara göre esas faaliyetlerinden kâr eden, faaliyet kârını büyüten ve dört farklı dönem itibariyle pozitif performans gösteren 12 şirket öne çıktı. Belirlediğimiz kritere göre oluşan liste, güçlü fiyat hareketlerinin hangi hisselerde faaliyet sonuçlarıyla desteklendiğini gösteriyor. Borsada yatırımcı açısından yalnızca fiyatın yükselmesi yeterli bir gösterge sayılmaz. Bu yükselişin şirketin faaliyetleriyle ne ölçüde desteklendiği de önem taşır. Neticede beklentiler fiyatları kısa süreli olarak yukarı taşırken esas faaliyetlerden üretilen kâr, şirketin yaptığı işin finansal karşılığını ortaya koymakta. Bu çalışmamızda kâr üreten şirketleri merkeze aldık ve 12 şirket öne çıktı. Bu firmaların ortak özelliği; Ana faaliyetlerinden kâr üretirken bu kârı önceki döneme göre büyütüyor olmaları. Aynı zamanda hisseleri aylık, üç aylık, altı aylık ve yılbaşından bu yana pozitif performans göstermekte. Listeye girmeyi başaran firmalar, bilançoyla piyasa performansını aynı tabloda buluşturmayı başardı.
Kârını fiyat performansına taşıyanlar
Aselsan, faaliyet kârlılığı ile hisse performansının daha dengeli ilerlediği şirketlerden biri. Şirketin esas faaliyet kâr marjı yüzde 21,35 olurken, faaliyet kârındaki büyüme yüzde 27,46 seviyesinde. Hisse ise yılbaşından bu yana yüzde 74,04 değer kazandı. Savunma sanayisinde uzun vadeli sözleşmeler, güçlü sipariş bakiyesi ve teslimat takvimi, gelecekteki gelirlerin öngörülebilirliği açısından yakından izlenmesi gereken bir alan. Bu nedenle Aselsan’daki fiyat hareketi değerlendirilirken açıklanan son dönem kârının yanı sıra, şirketin devam eden projelerinin oluşturduğu potansiyel de göz önünde bulundurulmalı. Astor Enerji yüzde 30,66 faaliyet kâr marjıyla listenin operasyonel açıdan güçlü şirketleri arasında yer alıyor. Hissenin altı aylık getirisi yüzde 81,98’e, yılbaşından bu yana yükselişi ise yüzde 187,21’e ulaştı. Enerji altyapısına yönelik yatırımlar, elektrik talebindeki artış ve şebeke modernizasyonu bu sektördeki şirketlerin uzun vadeli hikâyesini destekliyor. Bununla birlikte fiyatın faaliyet kârından daha hızlı ilerlediği dönemlerde beklentilerin önemli ölçüde alındığını göz ardı etmemeli.
Listenin zirvesinde finans şirketleri var
Katılımevim, hem faaliyet kârı büyümesi hem de hisse getirisi bakımından listenin en çarpıcı şirketi konumunda. Faaliyet kârındaki yüzde 705,86’lık artışa karşılık hissenin fiyatı yılbaşından bu yana yüzde 904,29 yükseldi. Destek Finans Faktoring de yüzde 287,39 getiriyle üst sıralarda yer aldı. Finans sektöründe gelir yapısı, sanayi ve perakende şirketlerinden farklı çalışmakta. Bu nedenle Katılımevim’in yüzde 362,32’ye, Destek Finans Faktoring’in yüzde 109,86’ya ulaşan faaliyet kâr marjlarını diğer sektörlerle doğrudan karşılaştırmak yanıltıcı olabilir. Marjların sektör içindeki benzer şirketlerle, önceki dönemlerle ve özkaynak kârlılığıyla birlikte değerlendirilmesi daha sağlıklı bir çerçeve sunacaktır. Öte yandan çok hızlı yükselen hisselerde finansal performans kadar değerleme seviyeleri de önemlidir. Güçlü bilanço, her fiyat düzeyinin makul olduğu anlamına gelmez. Şirketin kâr artışını sonraki dönemlerde sürdürüp sürdüremeyeceği, fiyat hareketinin devamı açısından belirleyicidir.
Düşük marj her zaman zayıflık anlamına gelmiyor
BİM’in faaliyet kâr marjı yüzde 2,07 ile listenin en düşük seviyesinde bulunuyor. Buna karşılık faaliyet kârı yüzde 160,45 büyürken fiyatı yılbaşından bu yana yüzde 56,07 yükseldi. Perakende şirketleri genellikle düşük kâr marjı ve yüksek satış hacmiyle çalışır. Ürünlerin hızlı satılması, stokların kısa sürede nakde dönüşmesi ve mağaza ağının verimli kullanılması bu iş modelinde marj kadar önemlidir. Dolayısıyla düşük faaliyet kâr marjı tek başına olumsuz bir gösterge olarak okunmamalı. Borusan Boru ve Doğan Holding kâr büyümesiyle dönemsel getiri arasındaki farkla öne çıkıyor. Borusan Boru’nun faaliyet kârı yüzde 169,93 büyürken hisse performansı özellikle son üç ayda hızlandı. Doğan Holding yüzde 214,52’lik faaliyet kârı büyümesine rağmen üç aylık dönemde yatay sayılabilecek bir seyir izledi. Bu örnekler, güçlü finansal sonucun her hissede aynı zamanda fiyatlanmadığını gösteriyor.
Sanayi şirketlerinde kâr desteği
Tüpraş, yüzde 165,98 faaliyet kârı büyümesi ve yılbaşından bu yana yüzde 129,63 getiriyle sanayi şirketleri arasında öne çıkıyor. Kardemir’de faaliyet kârı yüzde 119,81 büyürken hisse yüzde 78,07 yükseldi. CVK Maden yüksek faaliyet kâr marjıyla listede yer alıyor. Sanayi şirketlerinde kârlılık; enerji maliyetleri, emtia fiyatları, kapasite kullanımı ve dış talep gibi değişkenlerden etkilenmekte. Bu nedenle tek dönemlik güçlü artışların sürdürülebilirliği, sektör döngüsüyle birlikte ele alınmalı. Koç Holding ve Enerjisa daha ölçülü fiyat hareketleriyle tablonun istikrarlı tarafını oluşturuyor. Bu şirketlerde yüksek getiri kadar faaliyet yapısının sürekliliği ve nakit üretme kapasitesi öne çıkıyor. Tablo, kârını artıran şirketlerin borsada karşılık bulabildiğini gösteriyor. Bununla birlikte borçluluk, nakit akışı, değerleme oranları ve baz etkisi de göz ardı edilmemesi gereken ayrıntılar. Sonuçta yatırımcı açısından asıl mesele geçmişteki yükselişi görmekten çok, bu performansı taşıyan finansal yapının gelecekte korunup korunamayacağını anlamak.
