Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi faiz kararının ardından basın toplantısında konuşuyor. Son toplantıdan sonraki veriler ışığında Euro Bölgesi ekonomilerinin direncinin devam ettiğini belirten Başkan “tüm ekonomik ve politik belirsizlikler arasında aşağı yönlü riskler de söz konusu” dedi.
Ekonomik ve finansal gelişmeleri yakından izlediklerini belirten Başkan, yetkileri dahilinde tüm araçları kullanmaya hazır olduklarını söyleyerek, “Faiz oranlarının uzun süre boyunca mevcut ya da daha düşük seviyelerde devam etmesi yönündeki beklentimizi sürdürüyoruz” dedi. Draghi “Görevlendirdiğimiz komiteler genişleme seçeneklerini değerlendiriyor” yorumunu yaptı.
Draghi, varlık alım programının uzatılması konusunu tartışmadıklarını, şimdilik ek teşviğe ihtiyaç olmadığını söyledi.
ECB 2016 büyüme tahminini yükseltti
ECB Euro Bölgesi için 2016 büyüme tahminini %1.6’dan %1.7’ye yükseltti. 2017 ve 2018 yılına ilişkin büyüme beklentilerini ise %1.7’den 1.6’ya düşürdü.
Banka 2017 yılının enflasyon hedefini düşürürken 2016 yılını değiştirmedi. Buna göre 2016 enflasyon beklentisi %0.2’de değişmedi, 2017 beklentisi %1.3’ten %1.2’ye düşürüldü, 2018 tahminleri ise %1.6’da sabit kaldı.
ECB bugün faiz oranlarında değişiklik yapmadı. Aylık 80 milyar euro olan varlık alım hedefi de değişmedi.
Draghi’nin konuşmasını yorumlayan Kapital FX Araştırma Uzmanı Enver Erkan, “Draghi konuşmasında öne çıkacak noktaların en başında; bitimine 6 ay kalan Mart 2017 vadeli olan mevcut varlık alım programı vardı. Enflasyonun halen %0,2 seviyelerinde takılı kaldığı bir ortamda varlık alım programının genişleyip genişlemeyeceği, veya varlık alımlarının uzayıp uzamayacağı soru işaretiydi. Genel geçer kurallar içeren ifadeler haricinde Draghi’nin soru/cevap kısmındaki şu ifadesi önemliydi: “Bu toplantıda varlık alımlarının uzatılmasını tartışmadık.” Diğer bir nokta da; “Ekonomiye dair tahminlerde yapılan revizyonlar bir adım atılmasını gerektirecek kadar önemli değil.” Bu iki ifade Draghi’nin beklenmediği kadar şahin bir ton ortaya koyduğunu göstermekte. Ekonomide yakın döneme ilişkin yapılan revizyonlar da AMB’nin “helikopter para” defterini yakın vadede kapattığının bir göstergesi olabilir. Ancak hedeften bu kadar uzak enflasyon oranları halen soru işareti olmaya devam edecektir.
Şu noktaya da dikkat çekmek gerek: AMB’nin tahvil alım programı uzarsa depozit oranının da %-0,40’tan daha aşağı noktalara çekilmesi gerekecek. Mevcut durumlarda Avrupa tahvil faizlerinde daha aşağıların görülmesi muhtemel. Draghi bir anlamda bunun için yapısal reform çağrılarını sürekli olarak yineliyor ki; mali yapı tahvil getirilerinin yükselmesine katkıda bulunabilsin. Draghi tahvil alım programının kurallarını değiştirip çöp tahvil almak istemiyor. Şu anda Alman tahvillerine en iyi arkadaşlık edebilecek varlıklar şirket tahvilleri olmayı sürdürüyor. 8 Haziran 2016 itibarıyla banka dışı şirketlerin “yatırım yapılabilir” tahvillerini almaya başlayan AMB, belki ilerleyen dönemde daha fazla şirket tahvili almayı gündemine alabilir.
Bir diğer unsur da Fed bu arada ne yapacak? 20 Eylül’de bir faiz artırımı beklemiyoruz. Aralık’ta bir faiz artırımı ihtimali ise %50-%50. AMB’nin varlık alım programına direkt bir etkisi olacak. En önemli unsurlardan birisi de politika ayrışımının derinleşmemesi ve ABD – Avrupa faiz makasının açılmaması olacaktır. Çünkü biliyoruz ki; Avrupa’da faizler mevcut seviyelerde ya da daha düşük olacak” dedi.
