Türkiye’nin ilk dijital bankası olma özelliğini taşıyan Hayat Finans’ın 2025 ilk dokuz ayındaki aktif büyüklüğü, bir önceki yıl sonuna göre yüzde 67 artışla 20.9 milyar TL’ye ulaştı. Yenilikçi ürün ve çözümleriyle etkili bir şekilde büyüyen bankanın kullanıcı sayısı 1.8 milyona ulaştı. Hayat Finans şimdi de yatırım, sigorta ve açık bankacılıkla ürün yelpazesini genişletmeyi hedefliyor. – Ersan Taylan
Türkiye’nin lisanslı ilk dijital bankası olma özelliğini taşıyan Hayat Finans, 21 Eylül 2023’te faaliyete geçti. Banka, bu kısa süre içerisinde önemli atılımlar gerçekleştiriyor. Faaliyet gösterdiği alanlarda yenilikçi çözümler sunarak etkili bir büyüme trendi yakalıyor. Aynı zamanda bir katılım bankası olan Hayat Finans’ın arkasında Türkiye’nin en köklü global şirket gruplarından biri olan Hayat Holding var. Hayat Finans Genel Müdürü Galip Karagöz ile bankanın kuruluş aşamasından gelişim sürecine, 2026 planlarından dijital bankacılığın büyüme potansiyeline kadar birçok konuda konuştuk. İşte ayrıntılar…
Hayat Finans’ın gelişim sürecini nasıl özetlersiniz?
Hayat Finans, Türkiye’nin 89 yıllık, güvenilir, vizyoner ve global şirketler grubu Hayat Holding’in dijital banka yatırımıdır. Yedi milyar dolarlık dev bir varlık tabanıyla, 17 ülkede aktif üretim yapan, 67 şirketi ve 20 bin çalışanıyla 50’ye yakın ikonik Türk markasını dünya çapında milyonlara ulaştıran bu vizyoner yapı, geleceği yeniden şekillendirmek için Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans’ı 2023’te kurdu. Bu arka planla birlikte Hayat Finans’ın kuruluş hikâyesi, Türkiye’de bankacılığın geleceğini yeniden tanımlama hedefiyle başladı. Biz dijitalleşmeyi yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, kullanıcının hayatına dokunan köklü bir dönüşüm aracı olarak görüyoruz.
Türkiye’nin ilk lisanslı dijital bankası olmamız, hızlı hareket etme kabiliyetimizin yanı sıra doğru vizyonu, doğru ekibi ve doğru iş modelini aynı anda hayata geçirme kararlılığımızın bir göstergesiydi. Bizim motivasyonumuz sadece bir banka kurmak değil; insanların hayatına dokunan, onları finansal ve toplumsal anlamda güçlendiren bir dijital ekosistem inşa etmekti. Bu vizyonla Hayat Finans, BDDK’nın bankacılık lisansı vermesiyle başlayan yolculuğunu, daha şimdiden global bir markaya dönüştürmek üzere kurgulamış durumda. Sektöre kazandırdığımız öncü çözümler ve iki yıl gibi kısa sürede elde ettiğimiz başarılarla bu hedeflere doğru emin adımlarla ilerliyoruz.
Sunduğunuz yenilikçi çözümler nelerdir?
Türkiye’nin ilk lisanslı dijital bankası olarak hedefimiz, her bireyin, her işletmenin ve her üreticinin finansal sistemle güçlü bir temas kurduğu bir sistem inşa etmek. Bu doğrultuda bugün; Bireysel Bankacılık, Ticari Bankacılık, KOBİ Bankacılığı, Hazine İşlemleri, Yatırım Bankacılığı ve Özel Bankacılık alanlarında hizmet sunuyoruz. Dijital hesap açılışı, evraksız finansman gibi süreçlerle bankacılığı yeni bir boyuta taşıyoruz. Herkese eşit kâr paylaşımı sağlayan Hayat Avantajlı Hesap ve hızlı ve kolay finansman aracı “Bana Bunu Al” gibi yenilikçi ürünlerimizle bireysel kullanıcılarımızın yanındayız. Tüzel tarafta dijital teminat mektubu, DBS, Business Kart, dış ticaret ve evraksız başvuru süreçleriyle KOBİ’lerin ve işletmelerin ticaret hızını artıran bir altyapı sunuyoruz. Ayrıca, yeni nesil bankacılık modelleriyle yeşil dönüşüm ve enerji verimliliği projelerini destekliyoruz. Ürün yelpazemizi yatırım, sigorta ve açık bankacılıkla genişletmeyi planlıyoruz.
Ödeme alanında neler sağlıyorsunuz?
Ödeme alanında ise Hayat Pay hibrit dijital cüzdan ile kullanıcı deneyimini güçlendiriyoruz. Hayat Pay, finansal teknolojilerde Türkiye’de bir ilk olarak ödeme, ödüllendirme ve sadakat sistemini tek bir platformda buluşturuyor. Kullanıcılarımız alışverişlerini yaparken hem nakit iade hem puan kazanımı elde ediyor, markalarla kurduğumuz iş birlikleriyle alışveriş ekosistemine kazançlı bir döngü ekliyoruz. Öte yandan 2026’ya da vizyonumuzu yansıtan yenilikçi bir adımla başladık; Aile içi dijital finansal deneyim odaklı Biz Kart ile sektörümüz için de yeni bir alan açtık. Sekiz yaş ve üzeri bireylerin finansal hayata kontrollü, şeffaf ve güvenli biçimde katılımını sağlayan Biz Kart; harcama limitleri, kategori bazlı kullanım kuralları ve anlık takip özellikleriyle aile bankacılığını dijital ve kapsayıcı bir modele dönüştürüyor. Tamamen dijital kanallar üzerinden erişilebilen bu kart ile finansal farkındalığı aileden başlayarak topluma yaymayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde Biz Kart’ın kullanımını ve etki alanını yaygınlaştırırken, diğer yandan bireylerin ve işletmelerin değişen ihtiyaçlarına yanıt veren yeni nesil dijital çözümler geliştirmeye ve ekosistemimizi sürekli olarak zenginleştirmeye devam edeceğiz.
Müşteri sayısı ve pazar payınız hakkında bilgi verir misiniz?
Hayat Finans olarak dijitalleşme, erişilebilirlik ve kullanıcı deneyimi odaklı çalışmalarımızın başarısını finansal performansımız ve hızla artan kullanıcı sayımızla görünür kılıyoruz. 2025’in ilk dokuz ayında aktif büyüklüğümüz, bir önceki yılsonuna göre % 67’yi aşkın artışla 20,9 milyar TL’ye ulaştı. Topladığımız fonlar 15,4 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, özkaynaklarımız 4 milyar TL’nin üzerinde gerçekleşti. Kullanıcı sayımız ise 1.8 milyona ulaştı. Hayat Holding’in vizyonundan aldığımız güç, kullanıcı dostu dijital altyapımız ve kapsayıcı bankacılık yaklaşımımız sayesinde, Türkiye’nin yeni nesil katılım bankacılığı anlayışını ileriye taşımayı sürdüreceğiz.
Dijital bankacılığın büyüme potansiyelini nasıl görüyorsunuz?
Dijitalleşme, finansal sistemin yapısını dönüştüren temel bir dönüm noktası. Küresel ölçekte baktığımızda, dijitalleşmenin finansal kapsayıcılığı somut biçimde hızlandırdığı bir dönemin içindeyiz. Dünya Bankası verilerine göre, bugün dünyada yetişkin nüfusun yaklaşık %79’u banka, benzeri bir finansal kuruluş ya da mobil para sağlayıcısı nezdinde bir hesaba sahip; bu oran üç yıl önce %74 seviyesindeydi. Finansal erişimdeki bu artış, düşük ve orta gelirli ekonomilerde daha güçlü gerçekleşti. 2021–2024 döneminde bu ülkelerde hesap sahipliği 6 puan artarak %75’e ulaştı. Bu tablo, dijital bankacılığın doğru modellerle uygulandığında ekonomik katılımı genişleten, büyümeyi tabana yayan küresel bir kaldıraç hâline geldiğini açıkça gösteriyor. Türkiye’de de dijital bankacılığa ilgi yüksek. Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre, aktif dijital müşteri sayısı 121 milyon seviyesinde. Bu ölçekte bir kullanıcı tabanı, dijital finansın büyüme hızını da belirleyecek bir unsur olarak öne çıkıyor.
Peki, bu dönüşüm sektörde nasıl etki yaratıyor?
Bankacılık için üç kritik etkide bulunuyor. Öncelikle, finansal erişim ve kapsayıcılık genişliyor; gençler, kadın girişimciler ve KOBİ’ler gibi farklı gruplar artık tamamen dijital kanallar üzerinden sisteme dâhil olabiliyor. Ayrıca fintek iş birlikleri süreçleri hızlandırıyor, geleneksel operasyon maliyetlerini düşürüyor ve kişiselleştirilmiş ürünleri mümkün kılıyor. Son olarak, yapay zekâ ve açık bankacılık entegrasyonu hem müşteri deneyiminde hem de risk yönetiminde yepyeni bir dönem başlatıyor. Bu etkileriyle dijitalleşme, finansı demokratikleştiren ve finansal ekosistemi şeffaflaştıran bir güç hâline geldi.
Bankanızın hedeflerinden söz eder misiniz?
Türkiye’nin ilk lisanslı dijital bankası olarak hedefimiz; her bireyin, her işletmenin ve her üreticinin finansal sistemle temassız kalmadığı bir yapı kurmak. Bu amaç doğrultusunda fintek iş birliklerimizle finansman süreçlerini hızlandırıyor, kullanıcılarımızın ihtiyaçlarını anlık olarak analiz ediyor ve kişisel çözümler sunuyoruz. Uçtan uca tamamen dijital banka olmanın avantajıyla kullanıcılarımız hem nakit iade hem de puan kazanıyor, tüm paydaşlarımız için, masrafsız ve ekonomik ürün ve hizmetlerimizle de rekabette öne çıkıyoruz. Aynı zamanda yapay zekâ teknolojilerini iş süreçlerimizin merkezine alarak hem çalışanlarımıza hem de kullanıcılarımıza daha adil, hızlı ve kaliteli hizmet sunuyoruz. Geliştirdiğimiz dijital asistanlarımız, çalışanlarımızın bilgiye saniyeler içinde ulaşmasını sağlıyor. Finansman başvurularında yapay zekâ, katılım ilkelerine uygunluğu ve risk analizini anında değerlendiriyor. Mobil uygulamalarımız, kullanıcı davranışlarını analiz ederek ihtiyacı doğmadan tespit ediyor; her kullanıcıya özel öneriler sunuyor. Yapay zekâ, açık bankacılık ve fintek entegrasyonu ile katılım bankacılığını erişilebilir, verimli ve insana dokunan bir modele dönüştürüyoruz.
Sektöre katkılarınızın neler olduğunu düşünüyorsunuz?
Hayat Finans’ın faaliyete başlamasıyla birlikte Türkiye’de dijital banka dönemi resmen başlamış oldu. Temel farkımız ve sunduğumuz ayrıcalıkların kaynağında doğuştan dijital banka olmamız bulunuyor. Hayat Finans olarak uçtan uca dijital iş modelimizin getirdiği operasyonel maliyetlerin düşüklüğünden kaynaklanan tüm avantajları bireysel ve ticari kullanıcılarımıza yansıtabiliyoruz. Geleneksel bankaların büyük operasyonel maliyet kalemleri bizde bulunmuyor. Bu alanda sağladığımız maliyet avantajını kullanıcılarımıza yansıtıyor ve hiçbir temel bankacılık hizmetinden masraf almıyoruz. Dolayısıyla “Hayatta Avantajlıyız” sloganımız sadece bir slogan değil. Kullanıcılara net ve doğrudan yaratılan somut faydaları ifade ediyor. Finansal hizmetlere erişimin kolaylaştığı günümüzde daha önce banka hesabı olmayan milyonlarca kullanıcıyı sisteme dahil etme potansiyeli taşıyoruz. Dünya Bankası’nın 2025 The Global Findex Database raporuna göre Türkiye’de herhangi bir banka hesabına sahip olmayan yani finansal sistemde olmayan nüfus oranı yüzde 18. Bu her 5,5 kişiden kişiden birinin bankacılık sistemine dâhil olmadığı anlamına geliyor. Biz buradaki ihtiyaca yanıt sunmak üzere dijital bankacılığın gücüyle finansal kapsayıcılığı artırıyor ve tabana yayıyoruz.
KOBİ’lerle ilgili özel çalışmalarız var mı?
Bireysel bankacılığın yanı sıra ekonominin lokomotifi KOBİ’lere de büyük önem veriyoruz. Onların dijital dönüşümlerini hızlandırmayı ve kolaylaştırmayı hedefliyoruz. Ekonomi ve üretimin devamlılığı için ana akslarımızdan biri küçük girişimleri desteklemek, mikro finansman vermek. Biz Hayat Finans olarak, dijitale doğan ve doğuştan dijital bir banka olarak fiziksel ve zihinsel sınırları kaldırmaya, bankacılığı özgürleştirmeye geldik. İnsan yaşamının kalitesini iyileştirmek için, nesnelerin interneti, yapay zekâ, büyük veri ve robotik gibi teknolojilerle büyük zorlukları ve sosyal sorunları çözebilen, sürdürülebilir biçimde kalkınan ‘süper akıllı toplum’ yani ‘Toplum 5.0’ idealini desteklemeye geldik. Kısaca biz Hayat Finans olarak büyük ve hızlı teknolojik devrimlerin, toplumsal dönüşümlerin yaşandığı risk ve fırsatlarla dolu bir dünyada, herkes için finansal güvenlik, özgürlük, içgörü ve refah üretmek için buradayız.
Büyüme planlarınızda öncelikli konular nelerdir?
Büyüme bizim için sadece kullanıcı sayısındaki artış değil; etki alanımızı ve kullanıcılarımıza sunduğumuz değer önerisini genişletmek anlamına geliyor. Doğuştan dijital bir banka olmanın getirdiği avantajları kullanıcılarımıza kolaylık, güven, kapsayıcılık, şeffaflık ve birlikte kazanmanın verdiği aidiyet hissi olarak yansıtmayı önceliklendiriyoruz. “Hayatta Avantajlıyız” diyerek açıkladığımız bu vizyonla hayatın gerçek ihtiyaçlarına temas eden, güven veren ve uzun vadeli değer yaratan bir finansal model inşa ettik. Tamamen dijital, masrafsız ve erişilebilir bir yapı ile kullanıcıların hayatında avantaj yaratan bir finansal deneyim sunmayı hedefliyoruz. Stratejimiz ise üç ana başlıkta şekilleniyor. Yapay zekâ destekli, kişiselleştirilmiş ve güvenli bankacılık deneyimi sunmak; ürün ve hizmet çeşitliliğini her bireysel ihtiyaca yanıt verecek şekilde derinleştirmek; finansal ve tüketici ekosistemleriyle kurduğumuz iş birlikleriyle bankacılığın ötesine geçen hizmetler geliştirmek. Bugün ulaştığımız 1,8 milyon kullanıcı, bu stratejimizin ilk somut başarısı oldu. Şimdi teknoloji ve insan odaklı vizyonumuzla, beş yıl içinde 10 milyon kullanıcıya ulaşmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda önümüzdeki dönemde tüzel bankacılıkta sektördeki en kapsayıcı dijital ürün setine sahip banka olmayı ve iş ortaklıklarıyla ekosistemi sürekli genişleterek KOBİ’lerin büyümesinde en güçlü yol arkadaşı olmayı hedefliyoruz.
