Anasayfa Bankacılık Ve Finansın Ötesinde Bir Hizmet Anlayışı
15 Nisan 2020

Bankacılık Ve Finansın Ötesinde Bir Hizmet Anlayışı

Katılım bankaları, her türlü finansman ihtiyacı için geliştirdikleri ürün ve hizmetleriyle tasarruf sahipleri ve yatırımcılara yeni fırsatlar sunuyorlar. Kuveyt Türk, Albaraka Türk, Vakıf Katılım, Türkiye Finans ve Emlak Katılım Bankaları müşteri odaklı yaklaşımları, teknoloji-inovasyon çalışmaları ve dijital dönüşüm yolunda attığı adımlarla hızla büyüyorlar.

Katılım fnans modeliyle çalışan bankalar, gerçekleştirdikleri faaliyetler sonucunda sadece ülkemizin değil, Avrupa’nın da katılım bankacılığı sektörünün büyümesine öncülük ediyorlar. Albaraka Türk Katılım Bankası, Türkiye Emlak Katılım Bankası, Kuveyt Türk Katılım Bankası, Türkiye Finans Katılım Bankası, Vakıf Katılım Bankası ve Ziraat Katılım Bankası olmak üzere sektörde altı katılım bankası var. Türkiye Katılım Bankaları Birliği’ne göre katılım bankacılığı sektörü pazar payının 2025’te yüzde 15’e ulaşması bekleniyor. İşte dünya standartlarında finansal ürün ve hizmet sunmayı hedefleyen katılım bankalarının büyüme planları…

KUVEYT TÜRK Genel Müdürü Ufuk Uyan, aktif büyüklük açısından katılım finans kuruluşları arasında ilk sırada, bankacılık sektöründe ise 11. sırada olduklarını söylüyor. Kuveyt Türk, 2019’da bir önceki yıla göre yüzde 28 artışla 1 milyar 110 milyon TL net kâr elde etti.
Toplanan fon büyüklüğü 85 milyar 494 milyon TL’ye, kullandırılan fon büyüklüğü ise 57 milyar 926 milyon TL’ye ulaştı. Bankanın öz varlıkları 6 milyar 821 milyon TL’ye, aktif büyüklüğü ise 104 milyar 439 milyon TL’ye yükseldi.

Son dönemde şubeleşme konusunda da agresif bir büyüme izleyen bankanın 431 şubesi var. Banka bir yandan şube sayısını artırırken diğer yandan “dijital dönüşüm programı” başlattı. Bu alanda oldukça hızlı bir şekilde ilerliyor. Kuveyt Türk, sektörde iki Ar-Ge merkezine sahip tek finans kuruluşu özelliğini taşıyor. Kişiselleştirilmiş finans deneyimine odaklandıklarını belirten Uyan, “Müşteri güvenliğinin her zamankinden daha önemli olduğunu göz önünde bulundurarak kişiye özel biyometrik çözümleri finansal süreçlerimize kazandırıyoruz. Chatbot ve ses teknolojileri gibi teknolojik çözümlere yönelik değer üretmeyi önceliklerimizden biri olarak belirledik” diyor.

Kuveyt Türk, KOBİ ve kurumsal müşterilerinin dijital kanallarda yaşadıkları tüm deneyimleri iyileştirmek için çeşitli yenilikler geliştiriyor. Robotik Süreç Otomasyonu ile artık çalışmalarda robot teknolojiler kullanılıyor. Özellikle manuel, birbirinin tekrarı ve öngörülebilen işleri artık yazılım robotları yapıyor. Bu çalışmaların kendilerine zaman, maliyet ve süreç kalitesi anlamında kazanımlar sağladığını belirten Uyan, “Teknoloji ve müşteri memnuniyetini odağımıza alarak geliştirdiğimiz projelerle, dijital bankacılıkta 1.4 milyon müşteriye ulaştık. 2020 sonuna kadar bu rakamın 1.8 milyona ulaşmasını hedefliyoruz” diyor.
Bankanın Ar-Ge merkezlerinde tamamı Türk mühendislerden oluşan ekipler görev alıyor. Buralarda yapılan çalışmalar sonucunda

birçok ürün geliştirildi. Örneğin BOA Bankacılık Platformu, şubelerin hizmet zenginliği ile ATM’nin pratikliğini buluşturan XTM, katılım finans alanında bir ilk olan dijital bankacılık platformu Senin Bankan, KOBİ’ler için geliştirilen CebimPOS, internet veya mobil şubeden finansman kullanma imkânı veren Online Finans Sistemi, Türkiye’de bir ilk olan kira sertifikası (sukuk) halka arz işleminin uygulama modülü. Uyan, “Dijitalleşmenin en yoğun olduğu sektörlerden biri olan finans sektöründe akıllı cihazlar üzerinden birçok finansal işlemin yapılabilmesi adına çalışmalar yapmaya devam ediyoruz. Finansal temel hizmetlerin ötesinde, mobil şube ile görüntülü görüşme, sesli yanıt hizmetleri, QR kod işlemleri, kredi kartı, BES ve sigorta ürünleri başta olmak üzere tüm ürünlerin mobil şube üzerinden sunulabilmesi, mobil şubenin kişiselleştirilebilmesi gibi hizmetler ile müşterilerimizin işlemlerini daha hızlı ve sade bir şekilde yapabilmelerini hedefliyoruz” diyor.

Teknoloji odaklı ve ölçeklenebilir iş fikirlerinin desteklenmesi amacıyla 2017’de Lonca Girişimcilik Merkezi’ni kuran banka, bu merkez ile girişimcilere destek oluyor. Lonca’ya seçilen startup’lara altı aylık eğitimin yanı sıra çok lokasyonlu kuluçka hizmeti, 40 bin TL’ye kadar hibe ve Ar-Ge desteği gibi imkanlar sunuluyor.

ALBARAKA TÜRK Katılım Bankası Genel Müdürü Melikşah Utku, “Bankamız diğer finans kurumlarının yaşadığı gibi bir dijital dönüşümden geçiyor. Bu anlamda bu dönüşümü gerçekleştirmek için kurum içi fikir geliştirme platformu kurduk. Bu proje bankamızı en iyi tanıyan grup olan çalışanlarımızın fikirleriyle bize destek vermesini sağlayacak. Dolayısıyla eksikleri yakinen gören çalışanlarımız fikirlerini sunup geliştirerek hayata geçirme fırsatına sahip olacaklar. Ayrıca yine kurum içine yönelik Keşfet projemizle çalışanlarımızın girişimcilik alanındaki fikirlerini destekleye­rek onlara alan sağlıyoruz” diyor.

Banka bu çalışmaları sonucunda farklı ürün ve hizmetler geliştiriyor. Örneğin, Insha. Avrupa’daki ilk İslami dijital banka olma hüviyetini taşıyan Insha, ihtiyaç duyulan tüm dillerde bankacılık hizmeti sunuyor. Bankanın farklılık yarattığı alanlardan biri de da POS dünyası. Alneo isimli ürünü ile yapay zeka destekli mobil POS görevi görerek operasyonel maliyetleri azaltıyor. Albaraka Mobil’de yüz tanıma, QR kodla para çekme/yatırma, Mobil Asistan gibi hizmetlerin yanında katılım bankalarında bir ilk olarak Albaraka Mobil ve İnternet Şubesinde 7/24 TL transfer hizmetini müşterilerine sunuyor. Bu proje ile müşteriler mesai saatleri dışında tatil günlerinde anlaşmalı bankalara Türk Lirası gönderebilme imkanına sahip oldular. Kurum kültürünü çalışanlarıyla birlikte bu ekosisteme uygun hale getirdiklerini belirten Utku, “Bazı kurumlar ve yöneticiler global şirketlerin yaptıkları inovasyonlara bakarak “bu şirketler kadar yetenekli insanlara ya da kaynaklara sahip değiliz, biz böylesi sihirli inovasyonları yapamayız” diye düşünüyorlar. Fakat bu şirketlerin inovasyon başarılarının altında yatan dinamik; onların sihir yapmadaki ustalıkları değil, disiplinli bir inovasyon süreci yürütmeleridir. Biz de aslında bu düşünceden yola çıkarak inovasyona dair yol haritamızı belirledik. Lakin şunu da çok iyi biliyoruz. Büyük işler yapabilmenin sırrı çoğu zaman küçük dokunuşlardan geçiyor ve inovasyon her zaman katı kuralları kabul etmiyor. O nedenle kendimizi her zaman pivot edebilecek şekilde bir yol belirlemiş olduk. Bir yandan müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler getirecek teknolojileri/uygulamaları araştırıp, değerlendirip, test edip hayata geçirirken; açık inovasyon ve birlikte çalışma prensibi çerçevesinde, ekosistemde yer alan diğer kurumlarla özellikle fintech girişimleriyle birlikte farklı işbirlikleri geliştiriyoruz. Bunların yanı sıra Albaraka Garaj ve Fintech Girişim Sermayesi Yatırım Fonu aracılığıyla girişimcileri destekliyoruz” diyor.
Albaraka’da sektördeki diğer bankalar gibi, 2019 yılında aktif kalitesini artırmak için çalıştı. Bu konuda yaptığı çalışmalarda

önemli mesafe kat eden banka, gelecek dönemde “sürdürülebilir büyüme ve karlılığa” odaklanacak. Aktif kalitesini yükselten banka sendikasyon kredilerini ödeyerek ve sermaye artırımı yaparak 2020 yılı için olumlu bir ortam yarattı. Sendikasyon ödemelerine rağmen bankanın 2019’da yüzde 20’nin üzerinde bir aktif büyümesi var. Yüzde 12 civarında da kredi büyümesi sağladı. Ayrıca fon toplama tarafında da faizlerin inmesiyle 2019’da yüzde 40’a yakın bir büyüme gerçekleştirdi. Önümüzdeki dönemde küresel merkez bankalarının da hamleleriyle faiz indirimlerinin süreceğini belirten Utku, “Bu fon toplama tarafında bize pozitif etki etmeye devam edecek. 2019’un sonunda yaptığımız yüzde elli oranındaki sermaye artırımı hamlesiyle birlikte 2020 yılında daha güçlü olacağız. Ayrıca kredi tabanımızı tabana yayarak büyümeye ve NPL rakamlarımızı aşağı çekmeye gayret edeceğiz. Bu minvalde dijital satış odaklı programımızı bu dönemde başlatacağız” diyor. Banka ayrıca KOBİ’lere destek vererek, perakende ve ticari kollarda büyümeyi hedefliyor.

Albaraka olarak müşterilerinin ihtiyaçlarına her zaman inovatif çözümler getirmek için yatırımlar yapmaya devam edeceklerini belirten Utku, “Bu yatırımlar sayesinde müşteri ağımızı genişletip pazar payımızı artırmayı hedefliyoruz. Öte yandan bu yatırımların ve inovasyonun değerlerimize ve prensiplerimize uygun olmasına dikkat ediyoruz. Örneğin Zekat Asistanı uygulamamız zekat vermek isteyenler için pratik ve doğru bir hesaplama imkanı sunuyor. Bu tür geleneksel işlemlerin dijitalleşmesi bizim için büyük önem taşıyor” diyor.

VAKIF KATILIM Genel Müdürü İkram Göktaş, “11 Şubat’ta çok önemli bir adım attık. Bir milyar 20 milyon TL olan ödenmiş serma­yemizi iki milyar 200 milyon TL artırarak, toplamda üç milyar 220 milyon TL’ye yükselttik. Bu, kurumumuz açısından hareket alanımızı geliştirmeyi sağladı” diyor.
Vakıf Katılım’ın 2019 yılını değerlendirdiğimizde oldukça başarılı bir yılı geride bıraktığı görülüyor. Banka, 2019 yılı sonu itibarıyla aktif büyüklüğünü bir önceki yıla göre yüzde 44.8 artışla 30.3 milyar TL’ye, topladığı fonlar yüzde 51.2 artışla 23 milyar TL’ye ulaştı. Reel sektöre desteğini artıran banka nakdi ve gayri nakdi toplam 27.1 milyar TL fon kullandı.

2020’de katma değer yaratacak çalışmalara ve faaliyetlere destek olmayı sürdüreceklerini belirten Göktaş, “Kadim vakıf kültürünün yüzyıllara dayanan birikimiyle hizmet yelpazemizi ve ulaştığımız kişi sayısını her geçen gün artırıyoruz. Katılım finans sektöründe henüz genç bir kurum olmamıza rağmen tecrübeli yönetimimiz, sürekli gelişen dağıtım kanallarımız, dinamik operasyon sistemlerimiz ve özverili çalışanlarımız sayesinde son derece başarılı bir grafiğe sahibiz. 2020 yılında da aynı vizyon ve misyon dahilinde emin adımlarla büyümemizi sürdüreceğiz” diyor.

Vakıf Katılım’ın finans sektöründe iki önemli alana imza attığını söyleyebiliriz. Birincisi stratejik hedeflerinden biri olan Türkiye’nin Milli Altın Kuruluşu olmak. Bu doğrultuda kıymetli maden piyasalarında piyasa yapıcısı olan ilk kamu finansal kuruluşu olarak ilkleri gerçekleştirdi. Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Taşlar Piyasasında (KMTP) en fazla altın ve gümüş hacmi gerçekleştiren kurum oldu. 2019’da 63.4 ton fiziksel külçe altın alım satımı; 236.7 ton fiziksel gümüş işlemi yaptı. İkincisi ise 2017 yılı ikinci yarısında başladığı kira sertifikası ihraçları. Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) verilerine göre; katılım finans kuruluşları arasında 2019 yılında en fazla yurtiçi TL kira sertifikası ihracı gerçekleştiren katılım finans kuruluşu oldu. Bu sayede 2020 yılı için SPK’dan 12 milyar TL’lik kira sertifikası ihraç tavanı onayı aldı.

“Vakıf Katılım olarak kuruluş aşamasında stratejilerimizi “Teknoloji ile Büyüme” vizyonu doğrultusunda oluşturmuştuk” diyen Göktaş, “Dünyanın dijital alanda devrimler ve yepyeni teknolojik dönüşümler yaşadığı bir dönemde sektöre yeni nesil alt yapılar kullanan dijital bir kurum olarak giriş yaptık. Ardından büyük bir veri merkezi kurup, tüm sistemlerimizi başarılı bir şekilde bu merkeze sıfır kesintiyle taşıdık. Dijital kanallarımızdan vereceğimiz ürün ve hizmetlerimizi artırmakla birlikte halihazırda üzerinde çalıştığımız biyometrik doğrulama, mobil cüzdan, yapay zeka ve nesnelerin interneti gibi teknolojileri de; katma değerli servisler halinde müşterilerimize sunmayı hedefliyoruz. Vakıf Katılım olarak; aynı zamanda Ar-Ge Merkezi unvanına sahip ilk kamu kuruluşu olmamız sayesinde önümüzdeki dönemde özellikle dijital inovasyon çalışmalarımıza ivme kazandırmayı, akademik ve fintech ekosistem ile yeni stratejik iş birlikleri geliştirmeyi planlıyoruz. Diğer yandan KOBİ’lere yönelik uygun koşullarda finansman imkanı sağlamak temel görevlerimiz arasında. Çünkü katılım finans sistemi aslında doğası gereği KOBİ’lere finansman sağlıyor ve KOBİ’ler de ticaretin orta direğini oluşturuyor. KOBİ’lerimizle öncelikli olarak iyi ikili ilişkiler kurmayı hedefliyoruz” diyor.

KATILIM Genel Müdürü Nevzat Bayrak­tar, “Katılım finans sektörünün en genç ve bununla birlikte en köklü geçmişe sahip üyesi olarak, “100 Günlük İcraat Programı” ile yeniden faaliyete geçirilmesi kararının ardından, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’ndan (BDDK) faaliyet izni alarak 21 Mart 2019 tarihinde merkez şubemizle hizmet vermeye başladık. Emlak Katılım olarak, faaliyette olduğumuz bir yıllık süreçte ihracatı ve yerel üretimi destekleyecek, istihdama ve büyümeye olumlu katkı sağlayacak adımlar atmayı hedefledik. Ekonomik büyüme ve istihdama katkısı yüksek olan stratejik sektörlere, sürdürülebilir ve herkes için erişilebilir finansman modelleri sunmak üzere çalışma­larımıza devam ediyoruz” diyor.

Ekonomiyi ve reel sektörü desteklemeyi hedefleyen Emlak

sanayileşme ve yerli üretime destek olmayı kuruluşun temel nedenlerinden biri olarak tanımlıyor. Bu bağlamda üretimde kullanılan ithal malların, yerelde üretilmesi amacıyla yapılan yatırımlara yönelik finansman çözümleri geliştirmeye devam edecek. Bununla birlikte kentsel dönüşüm, enerji verimliliği, çevre duyarlılığı, yapısal kalkınma ve sosyal konut projeleri üzerine de çalışmalar yapılıyor. Diğer yandan dijital finansman araçları geliştirmek üzere çalışmalar sürdürüyor. Bunların yanı sıra şube ağını genişletiyor.

Emlak Katılım, 2019 sonu itibariyle aktif büyüklükte 9 milyar TL seviyesini aştı. Bir önceki çeyreğe oranla yüzde 50 büyüdü ve 9.3 milyar TL’ye ulaştı. Bayraktar, “Bir yılda ulaştığımız bu başarılı tabloyu tüm paydaşlarımızın bize olan güven ve desteğine borçluyuz. Bu başarı ivmesini 2020’de de sürdürmeyi hedefliyoruz ”diyor.

Emlak Katılım, 2019 yılı başında yeniden faaliyetlerine başlarken, geçmişten gelen misyonuna bağlı olarak başta inşaat sektörü olmak üzere üretim, ticaret ve milli gelire yüksek katma değer sağlayan sektörlerin katılım bankacılığı etik ilke ve uygulamaları çerçevesinde desteklenmesi amacını ön plana alıyor. Bu strateji çerçevesinde gayrimenkul yatırımcısı ve finansörü arası ilişkileri düzenlemeye yönelik finans temelli çözümler geliştiriyor. Üretim sektörü için ithal ikame üretimi destekleyen, yerelde üretimi teşvik ederek istihdam yaratan finansal çözümler ve diğer sektörler için yapılandırılmış finansal çözümler şeklinde stratejik amaçlar belirlendi.

Oluşturulan stratejik planda yer alan temalara uygun amaçlar ve hedefler ortaya koyuldu. Temel bankacılık ürün ve hizmetlerine ilave olarak sektörlere özel ürün geliştirme projeleri başlatıldı.

“Geldiğimiz noktada ülkemizde sürdürülebilir finansman modellerini yaygınlaştırmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diyen Bayraktar, “Bu hizmetlerin ilki dijital bankacılık projemiz oldu. Dijital bankacılık platformumuzla daha düşük maliyetle daha fazla ve çeşitli müşteri kitlesine hitap etmeyi hedefledik. Bu sayede müşterilerimizin değişen, gelişen ve çeşitlenen ihtiyaçlarını daha iyi anlayarak çözüm önerileri sunmayı planladık.

Yapı Tasarruf Sandığı sistemiyle tasarruf etme bilincini ve tasarruf eğilimini yükselterek hane halkına ucuz finansman ve uzun vade ile ev sahibi olabilmenin yolunu açmayı amaçladık.

2019’da başlanan bir diğer proje ise felsefesi itibariyle emek-sermaye (muşareke) uygulamasına yakın olan Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF) ile inşaat sektöründeki asansör gibi nitelikli girdilerin yerel üretiminin desteklenmesine yönelik çalışma oldu. Yatırım vekaleti ürünü, kur veri akışı sistemi ile ana bankacılık sistemi entegrasyonu, döviz alım-satım işlemleri, kıymetli maden alım-satım işlemleri, Borsa İstanbul Kıymetli Maden Piyasasında altın alım-satım işlemleri, yurtdışı piyasalara TL banknot hizmeti, döviz transfer işlemleri, külçe altın teslim etme ve teslim alma faaliyetleri, ipotek ve e-rehin sistemlerine entegrasyon, Takasbank altın EFT sistemi entegrasyonu, sigorta şirketleri entegrasyonu, kare kodlu çek, TCMB API sistemine entegrasyon, KKB IFAS ve SABAS sistemlerine entegrasyon, MKK ve eVEDO üyeliği, Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) entegrasyonu, TKGM ile tapu harcı ve döner sermaye tahsilatları için entegrasyon ve hizmet kurumları fatura tahsilat sistemleri entegrasyonu gibi bir çok hizmeti devreye aldık. Müşterilerimize gümüş ve platin hesap hizmetleri ile hesaben alım-satım işlemleri sağlayabilen sayılı kurumlardan biri olduk” diyor.

TÜRKIYE FINANS geliştirdiği yeni ürünler, servisler ve dijitalleşme alanın­daki çalışmaları sayesinde hızla büyüyor. Özellikle dijital dönüşümde elini çabuk tutan bankalardan biri olan Türkiye Finans’ın bankacılık kanallarından yapılan beş işlemden dördü dijital bankacılık kanalla­rından yapılıyor. Ayrıca bankanın özellikle fintech uygulamaları dikkat çekici.

Türkiye Finans Genel Müdür Vekili Murat Akşam, “Sadece faizsiz bankacılık yapan bir kurum değil merkeze müşterisini koyan, üretim üzerinden kazanç sağlayan ve paylaşan katılım bankası olma çabasındayız” diyor.

Türkiye Finans, faizsiz bankacılık prensibini aşmadan konvansiyonel bankalardan pay alan yeni ürünleri birbiri ardına hizmete sunuyor. Bunlar arasında sektörde ilklere imza atan ürünler var. Her segmentten müşterilerinin katılım bankası olmayı hedeflediklerini belirten Akşam, “Öncelikle müşteriyi anlamaya ve ihtiyaçlarını nokta atışı karşılamaya odaklanıyoruz. Yenilikçi ürün ve hizmetleri bu odaktan çıkmadan geliştiriyoruz. Özellikle bireysel bankacılık alanında katılım bankacılığında öne geçtik” diyor.

Banka farklı sektörlerde hizmet veren şirketlerinde yatırım sermayesi ihtiyaçlarını çeşitli finansman (Esnek Destek Finansmanı, Uzmanından Leasing, Destek Çek, Masraf Paketleri…) seçenekleriyle fonluyor. Firmaların mal ve hizmet alımlarına aracılık ediyor. Akşam, “Firmaların büyümeleri için ihtiyaç duydukları uygun koşullu ve avantajlı finansman destekleri sunuyoruz. Mal ve hizmet alımlarını kolaylaştırıyoruz. Ayrıca dijital altyapılarını kuvvetlendirmelerinin önünü açıyor” diyor.

Bankanın ihracatçı birlikleri ile imzaladığı protokoller aracılığıyla birlik üyelerine özel finansman imkanları var. Bankanın öne çıkan bazı ürünleri şu şekilde sıralanıyor: Piyasa takip ve döviz, kıymetli maden alış-satış platformu TFXTARGET. Hızlı Finansman isimli ürünü şube dışı finansman noktası olarak konumlandırıldı. İlgi gören ürünlerden biri olan E- Katılma hesabı, faizsiz bankacılık prensiplerine uygun olarak geliştirilen dijital bir katılım hesabı. Hesap sahipleri, E- Katılma hesaplarına özel kâr paylaşım oranlarının yanı sıra EFT ve havale işlemlerini de masrafsız gerçekleştirebiliyorlar. Altın Transfer Sistemi ise müşterilerin altın bakiyelerini fiziki altına veya nakde dönüştürmek zorunda kalmadan zahmetsiz bir şekilde bankalar arası transfer yapabildikleri bir ürün. Banka portföyünde yer alan kira sertifikalarının kolayca alınıp satılmasını sağlayan Günlük Hesap’ta en çok ilgi gören ürünlerinden biri.

Türkiye Finans’ın 310 şubesi var. Ancak, banka PTT ve Yapı Kredi Bankası ile yaptığı ATM anlaşmaları sayesinde 8 bin 700 ATM noktasında hizmet sunuyor. Ayrıca Ortadoğu’nun en büyük sermayeli bankalarından biri olan, hakim ortağı NCB’nin (National Commercial Bank) desteğiyle dünya çapında geniş ve etkin bir muhabir banka ağına sahip.

Türkiye Finans geçen yıl aktif büyüklüğünü yüzde 11 artışla 52 milyar TL’ye yükseltti. Net kârı ise 378 milyon TL. Bir önceki yıla göre yüzde 49 artışla 40 milyar TL değerinde katılım fonu toplayan Türkiye Finans’ın kullandırdığı fonlar ise 33 milyar TL oldu. Özkaynaklarda da bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artış gösteren banka 2019 sonu itibarıyla özkaynak toplamı 4 milyar 827 milyon TL’ye ulaştı. Banka ayrıca reel ekonomiye verdiği destek kapsamında kullandırdığı fonları ve kira sertifikalarını artırarak sürdürdü.

Bu anlamda kira sertifikası ihraç büyüklüğünü yüzde 97 artırdı ve 8 milyar 440 milyon TL’ye ulaştırdı.

İlginizi Çekebilir

Halka Açık Şirket Sayısı Düşüyor

Türkiye’de yıllardır yoğun çalışmalar yapılsa da büyük şirketlerin halka arz ilgisinin art…