Girişimcilerin ve işletmelerin şirket kuruluşundan muhasebe yönetimine, vergi süreçlerinden finansal operasyonlara kadar birçok ihtiyacını tek platform üzerinden yönetebildiği dijital bir iş ortağı olarak konumlanan Jestiyon, Türkiye, İngiltere, ABD, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Estonya gibi pazarlarda şirket kuruluşu, muhasebe, vergi beyanı, adres ve banka hesabı açılışı gibi alanlarda destek sunuyor. 2026 yılında öncelikli hedeflerinin Jestiyon’u globalleşmek isteyen girişimciler için daha güçlü, entegre ve erişilebilir bir platform haline getirmek olduğunu söyleyen Jestiyon Kurucu Ortağı Arın Dağ, “Önümüzdeki dönemde de özellikle çoklu ülke operasyonlarını tek panelden yönetmeyi kolaylaştıran çözümlerimize, finansal teknolojiler altyapımıza ve regülasyon uyumu alanındaki geliştirmelerimize yatırım yapmaya devam edeceğiz” diyor.
Sizi tanıyarak başlayabilir miyiz?
Muhasebe ve finansal teknolojiler alanında 15 yılı aşkın deneyime sahibim. Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketlerinde e-dönüşüm, iş geliştirme ve iş ortaklıkları alanlarında görev aldıktan sonra Jestiyon ile girişimcilik yolculuğum başladı. Bugün odağım; girişimcilerin şirket kuruluşu, finansal yönetim, regülasyon uyumu ve globalleşme süreçlerini daha erişilebilir, hızlı ve güvenilir hale getirmek. Jestiyon’da ürün stratejisi, uluslararası iş birlikleri ve büyüme alanlarına liderlik ediyorum.
Jestiyon’un faaliyetleri ve uzmanlık alanlarından bahseder misiniz?
Jestiyon, girişimcilerin ve işletmelerin şirket kuruluşundan muhasebe yönetimine, vergi süreçlerinden finansal operasyonlara kadar birçok ihtiyacını tek platform üzerinden yönetebildiği dijital bir iş ortağı olarak konumlanıyor. Türkiye, İngiltere, ABD, Almanya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Estonya gibi pazarlarda şirket kuruluşu, muhasebe, vergi beyanı, adres ve banka hesabı açılışı gibi alanlarda destek sunuyoruz. Amacımız girişimcilerin operasyonel yükünü azaltarak iş fikirlerine, satışa ve büyümeye daha fazla odaklanmalarını sağlamak.
2026 yılı için ajandanızdaki öncelikli hedefleriniz neler? Yeni dönem yol haritanızda hangi yatırımlar, büyüme planları ve gelişmeler öne çıkıyor?
2026 yılında öncelikli hedefimiz Jestiyon’u globalleşmek isteyen girişimciler için daha güçlü, entegre ve erişilebilir bir platform haline getirmek. Bugün 5 binin üzerinde kullanıcıya hizmet veriyoruz ve bu kullanıcı tabanını hem Türkiye’de hem de yurt dışı pazarlarda büyütmeyi hedefliyoruz. Kullanıcı deneyimini merkeze alan yaklaşımımız doğrultusunda; girişimcilerin şirketlerini her an, her yerden ve tek platform üzerinden kolaylıkla yönetebilmesi için geliştirdiğimiz mobil uygulamamızı kullanıcılarımızla buluşturduk. Jestiyon mobil uygulaması ile girişimciler şirket kuruluş süreçlerini takip edebiliyor, gerekli belgelerini sisteme yükleyebiliyor ve şirketlerini tek platform üzerinden yönetebiliyor. Mobil uygulamamızda, e-Fatura ve e-Arşiv entegrasyonu, gelir gider takibi, yapay zeka destekli fiş okuma teknolojisiyle işletmelerin operasyonel süreçlerini daha hızlı ve kontrollü hale getirirken, taslak beyan ve bildirimlerle vergi beyan süreçlerini daha kolay ve hatasız yönetebiliyoruz.
Önümüzdeki dönemde de özellikle çoklu ülke operasyonlarını tek panelden yönetmeyi kolaylaştıran çözümlerimize, finansal teknolojiler altyapımıza ve regülasyon uyumu alanındaki geliştirmelerimize yatırım yapmaya devam edeceğiz.
Şirket kuruluş sürecinde iyi bir fikirle yola çıkmak yeterli mi? Risk yönetimi ve stratejik planlama adımları nasıl olmalı?
İyi bir fikir başlangıç için çok önemli ama tek başına yeterli değil. Bir girişimin sürdürülebilir olabilmesi için fikir kadar iş modeli, finansal planlama, doğru şirket yapısı, vergi ve risk yönetimi de kritik. Girişimciler çoğu zaman ürüne veya hizmete odaklanırken şirketin hukuki, finansal ve operasyonel altyapısını ikinci plana atabiliyor. Oysa bu alanlarda baştan yapılan hatalar ileride büyüme sürecini yavaşlatabiliyor.
Bu nedenle girişimcilerin şirket kurmadan önce hangi pazara satış yapacağını, gelir modelini, vergi yükümlülüklerini, ortaklık yapısını, nakit akışını ve olası regülasyon risklerini iyi analiz etmesi gerekiyor. Stratejik planlama, sadece bugünü değil şirketin uzun vadedeki büyüme senaryosunu da hesaba katmalı.
Şirket kurmanın ülkelere göre değişen regülasyonlardan kaynaklanan ne gibi zorlukları var?
Her ülkenin şirket kuruluşu, vergi, muhasebe, beyan, banka hesabı açılışı ve raporlama süreçleri farklı ilerliyor. Örneğin İngiltere’de Companies House ve HMRC yükümlülükleri, ABD’de eyalet bazlı farklılıklar ve IRS süreçleri gibi ayrı dinamikler var. Bu farklılıklar girişimciler için ciddi bir karmaşa yaratabiliyor. Biz de Jestiyon olarak şirket kuruluşundan vergi ve muhasebe süreçlerine kadar bu operasyonel yükü üstleniyor, girişimcilerin şirketlerini daha hızlı ve güvenli şekilde yönetmesini sağlıyoruz.
Girişimcilerin globalleşme adımları atarken en sık yaptıkları hatalar neler oluyor? Sizce sürdürülebilir bir global büyüme için hangi stratejik adımlar öncelikli olmalı?
En sık yapılan hata, globalleşmeyi sadece yurt dışında şirket kurmak olarak görmek. Oysa globalleşme; doğru pazarı seçmek, müşteri ihtiyacını anlamak, yerel regülasyonlara uyum sağlamak, finansal süreçleri doğru yönetmek ve ölçeklenebilir bir yapı kurmak anlamına geliyor. Girişimciler bazen ülke seçimini vergi avantajı ya da hızlı kuruluş kriteriyle yapıyor ancak satış yapacakları pazar, ödeme altyapısı, operasyon maliyetleri ve beyan yükümlülüklerini yeterince analiz etmiyor. Sürdürülebilir global büyüme için önce pazar stratejisinin netleşmesi, ardından doğru şirket yapısının kurulması, finansal süreçlerin dijital sistemlerle takip edilmesi ve uzman destekle ilerlenmesi gerekiyor. Globalde başarılı olan girişimler sadece hızlı aksiyon alanlar değil, aynı zamanda finansal ve operasyonel altyapısını sağlam kuranlar oluyor.
Girişim ekosisteminde genç girişimcilerin yükselişini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Genç girişimcilerin yükselişini Türkiye için çok değerli buluyorum. Bugünün genç girişimcileri teknolojiyi çok daha etkili kullanıyor, global düşünmeye daha yatkın hareket ediyor ve iş modellerini en baştan uluslararası pazarlara göre kurgulayabiliyor. Bu da Türkiye’nin girişimcilik potansiyelini güçlendiren önemli bir avantaj. Ancak genç girişimcilerin desteklenmesi sadece finansmana erişimle sınırlı kalmamalı. Doğru mentorluk, finansal okuryazarlık, vergi ve regülasyon farkındalığı da en az sermaye kadar önemli. Çünkü iyi bir fikrin güçlü bir şirkete dönüşebilmesi için girişimcinin sadece ürününü değil, işinin finansal ve operasyonel tarafını da yönetebilmesi gerekiyor.
Sizce önümüzdeki dönemin en büyük girişimcilik trendi ne olacak? AI girişimleri, solo founder modeli, mikro SaaS gibi alanlar gerçekten kalıcı mı?
Önümüzdeki dönemin en büyük trendinin verimlilik odaklı girişimcilik olacağını düşünüyorum. Yapay zeka, solo founder modeli ve mikro SaaS gibi alanlar geçici başlıklar değil; iş yapış biçimindeki daha büyük bir dönüşümün parçaları. Bugün küçük ekipler bile doğru teknoloji altyapısıyla global ölçekte ürün geliştirebiliyor, satış yapabiliyor ve operasyon yönetebiliyor. Ancak burada kalıcı olacak olan üç şey tek başına AI ya da mikro SaaS değil; bu teknolojileri gerçek bir müşteri ihtiyacına dönüştüren, sürdürülebilir gelir modeli kurabilen ve finansal disiplinle büyüyebilen girişimler olacak. Artık büyük ekipler kurmadan da global işler yapılabiliyor ama bu durum girişimcinin stratejik planlama ve finansal yönetim ihtiyacını azaltmıyor, aksine daha da artırıyor.
Son dönemde gündemde olan yatırım teşvik paketinin girişimcilik ekosistemini büyütmeye katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu gelişmelerin ihracata yansımaları neler olacak?
Gelişmeleri girişimcilik ekosistemi açısından önemli bir eşik olarak görüyorum. Özellikle ihracatçı ve imalatçı firmalara yönelik kurumlar vergisi indirimleri, hizmet ihracatına sağlanan avantajlar, yurt dışı varlıkların Türkiye’ye kazandırılmasına yönelik düzenlemeler ve yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesine ilişkin adımların, girişimciler açısından güçlü nakit akışı, yatırım iştahı ve uluslararası pazarlara açılma motivasyonu yaratacağını düşünüyorum. Özellikle yazılım, tasarım, mühendislik, danışmanlık ve dijital hizmetler gibi alanlarda faaliyet gösteren girişimler için Türkiye’den globale hizmet sunmak daha cazip hale gelebilir.
Yabancı yatırımcıyı Türkiye’de yeni dönemde neler bekliyor?
Yeni dönemde Türkiye, yabancı yatırımcılar için yalnızca üretim ve satış pazarı değil, aynı zamanda bölgesel yönetim, teknoloji ve ihracat merkezi olma potansiyelini daha güçlü şekilde ortaya koyuyor. Türkiye’nin genç nüfusu, stratejik konumu, gelişen teknoloji ekosistemi ve nitelikli hizmet kapasitesi yabancı yatırımcı için önemli avantajlar sunuyor. Yatırımcıların mevzuata hakim, teknolojiyle entegre çalışan ve tüm süreci uçtan uca yönetebilen iş ortaklarına ihtiyacı önümüzdeki dönemde de artacak.
