Adana’da kapılarını açan 850 metrekarelik yeni konsept mağaza, Ege Seramik’in vitrinini modern bir vizyonla yeniliyor. Yüzde 100 kapasiteye rağmen bilançoya yansıyan zarar markanın zorluklara karşı kurduğu yeni bir savunma hattını oluşturuyor. Peki, Erzurum dağlarından Macaristan’a uzanan bu epik inat, zorlu suları aşmaya yetecek mi?
Ege Seramik’in Adana’daki yeni konsept mağazası M&F Yapı’nın açılışındayım. Kırmızı halının iki yanını süsleyen siyah ve kırmızı balonların altından geçerek aydınlık atmosfere adımımı atıyorum. Şirketin sektörde zorlaşan koşullara rağmen kurduğu yeni mağazacılık stratejisini yerinde görmek için buradayım.
Girişte, M&F Yapı’nın girişimcisi Figen Bater ile yan yana duran İbrahim Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat ve Ege Seramik & Ege Vitrifiye Yönetim Kurulu Başkanı Murat Polat’ın yüzündeki tebessüm, zorluklara meydan okuyan bir kararlılığı barındırıyor.

“Darboğazdan minimum hasarla geçmeyi hedefliyoruz,” diyor Adnan Polat.
Ekonomide çarkların zorlandığı bir süreçte böylesi büyük alanlar açmak açıkça mücadeleci bir vizyon istiyor. Peki, kökleri Anadolu’nun zorlu coğrafyasına dayanan bu direnç, fırtınalı denizi aşabilecek mi?

Aşkale’den Piyalepaşa’ya uzanan vizyon
Adnan Polat’ın zorluklarla mücadele yeteneği, Erzurum’un karlı dağlarında geçen çocukluk yıllarında şekilleniyor.
“Dağın tepesinde, güneşte çamurda yürüdüm,” diyor.
Geçmişin o çetin şartları, bugün iş dünyasında karşılaşılan engelleri aşmak için sağlam bir altyapı olmuş.
“Sabah kalktım baktım herkes gitmiş tarlalara. “
Sözleriyle o günkü yalnız ama öğretici mücadeleyi özetliyor.
Anadolu’nun bu yalın gerçeği, yıllar sonra İstanbul’un merkezinde büyük kentsel projelere dönüşüyor.
“Piyalepaşa’nın son bölümünü bitiriyorum.”
Kentsel dönüşümdeki kararlılığını dile getiriyor. Türkiye’nin en önemli bölgelerinden biri olan Piyalepaşa’daki kentsel dönüşüm projesinde, ilk faz 285 milyon dolara mal olurken toplam 989 konut üretilmiş.
Yatırımıyla şehrin sosyal dokusunu modern bir anlayışla yaratıyor.
“Burada bir tane otel yapıyoruz, performans sanatları merkezi yapıyoruz.”
Çok yönlü kültürel hedeflerini paylaşıyor. 341 milyon dolarlık ikinci faz yatırımında; 348 konutluk Premium yaşam alanı, 1339 koltuk kapasiteli büyük gösteri salonu, tiyatro düzeninde 206 kişiyi ağırlayabilen küçük etkinlik salonu gibi önemli donatılar şehre kazandırılıyor.

Artan maliyetlere karşı yeni konsept
Ege Seramik’in içinde yer aldığı sektörden bahsediyor. Küresel ekonomik daralma, ihracat pazarındaki rekabet şartlarını rakiplere kıyasla her geçen gün daha da zorlaştırıyor.
“Amerika pazarında şu anda Meksika ve Brezilya ile rekabet ediyoruz.”
Kurun baskılanması, sanayicinin elindeki uluslararası fiyat avantajını ortadan kaldırıyor.
“Geçen sene zarardaydık.”
Bilançodaki sert dalgalanmayı şeffafça paylaşıyor.
Zarar tablosuna rağmen Ege Seramik, ekosistemine duyduğu güvenle üretim bantlarını durdurmuyor. Yılda 24 milyon metrekareyi aşan üretim kapasitesi ve Ege Vitrifiye tarafındaki yılda 1,4 milyon adedi geçen üretim gücü, markanın pazardaki konumunu teminat altına alıyor.
“Şu anda tam kapasiteyle çalışıyoruz.”
Sözleri, sahadaki üretim kararlılığını işaret ediyor.
Kriz anlarında bayilerle kurulan o duygusal bağ, her türlü rakamın ötesinde bir güç üretiyor.
“Bayilerimizin çocukları artık bayrağı devralıyor.”
İş ortaklarıyla aralarındaki o sarsılmaz bağa dikkat çekiyor.

Rüzgardan güneşe sınırları aşan enerji
Sanayideki yaklaşım, enerji vizyonuyla da kendini gösteriyor.
“Rüzgardan ve güneşten elektrik üretiyoruz.”
Polat Enerji üzerinden Macaristan’daki 358,4 megavatlık 6 güneş enerjisi santrali ve Türkiye’deki 818,4 megavatlık 6 rüzgar santraliyle toplam 1.176,8 megavatlık bir kurulu kapasiteye ulaşılmış.
Şirket, ülkeler arası güçlü bir ekonomik köprü inşa ediyor.
Projenin yıllar öncesinde hedefinde olduğunu söylüyor.
Geçmişin o inatçı hayalleri bugün hem doğayı koruyan hem de bilançolara güç katan yenilenebilir merkezlere dönüşmüş.
Geleceğin damlaları ve havadan su üretimi
Yenilenebilir enerjinin doğaya kattığı değer, sadece türbinler ve güneş panelleriyle sınırlı kalmıyor.
Adnan Polat’ın hedefi, küresel iklim krizinin en hayati sorunlarından birine, su kıtlığına da çevreci bir yanıt arıyor.
“Havadan su üreteceğiz,” diyor.
Bu iddialı cümle, atmosferdeki nemi ileri teknolojiyle içilebilir suya dönüştüren yeni bir yaklaşımı işaret ediyor.
Üretilen temiz enerjinin, yaşamın en temel kaynağı olan suyu var etmek için kullanılması, holdingin sürdürülebilirlik felsefesini bir adım ileriye taşıma anlamına geliyor.
Diplomasi, tarih ve Gül Baba mirası
Enerjideki sınırları aşan vizyon, uluslararası arenada köklü bir tarih ve kültür elçiliğiyle harmanlanıyor.
“Macaristan’daki Gül Baba türbesini bulup ihya ettik.”
Manevi mirasın Galatasaray’ın köklerine kadar uzandığını belirtiyor.
Desteklediği araştırmalar, kulübün sarı-kırmızı renklerinin, kavuğuna bu renklerde güller takan Gül Baba’dan geldiğini ortaya çıkarmış.
Kültürel keşif, kulübün kimliğini Balkanlar’ın derinliklerine kadar uzandığını gösteriyor.
Kültürü yaşatma arzusu, sadece tarihi isimlerle sınırlı kalmıyor.
“Estergon Kalesi’nin önündeki tarihi Osmanlı camisini de satın aldık.”
Sözleri, Balkanlar’daki Türk izlerini koruma vizyonunun ulaştığı boyutu özetliyor.
Alınan cami ve onarılan 550 yıllık hamam, vicdani sorumluluğu ifade ediyor.
Sanayideki üretim inadı, tarihin tozlu sayfalarını bugüne bağlayan güçlü bir diplomasi girişimiyle birleşmiş.
Sadelikten geleceğin vitrinine
Sınırları aşan operasyonları yöneten bu mizaç, kişisel hayatında dikkat çekici bir sadeliği benimsiyor. Gösterişten uzak çalışma kültürü, somut fayda üretmeye odaklanan felsefeye dayanıyor.
“Sadece çalışmıyoruz, yetişiyoruz, bir şeyler yapmaya gayret ediyoruz.”
Sözleri, hedefindeki asıl vicdani amaca işaret ediyor.
Bu mütevazı ama kararlı felsefe, Adana’daki geniş mağazacılık hamlesiyle Ege Seramik’in yeni vitrinini şekillendiriyor.
“Bin metrekarelik showroomun altında gidip açılış yapmayacağım dedim.”
Adnan Polat, yeni dönemin fiziki standartlarını belirliyor.
Mağaza, şirketin yönetim kademesindeki ortak vizyonla sahaya eksiksiz yansıyor.
“Ürünler bütüncül bir yaklaşımla bir araya getirerek ziyaretçilere kapsamlı bir marka deneyimi sunacak,” diyor Ege Seramik & Ege Vitrifiye Yönetim Kurulu Başkanı Murat Polat.
M&F Yapı’nın 850 m² kapalı alana ve 10.000 m² depolama alanına sahip ferah mimarisi, tüketicinin markayla olan aidiyet bağını daha da güçlendiriyor.
Sohbetimiz sona eriyor.
Kırmızı halının üzerinden yürüyerek, siyah ve kırmızı balonların süslediği mağazanın kapısından dışarı çıkıyorum.
