Zeynep Aktaş – Dolar ve Euro, faizin oluşturduğu koridorda dar bir banda sıkışırken, portföylerdeki ağırlığı getiri arayışından çok denge unsuruna dönüştü. Peki, kurlardaki bu sakin seyir yatırımcıyı hangi stratejilere yöneltiyor? Dolar son bir ayda yüzde 1,08 ile sınırlı bir getiri sağladı. Euro tarafında ise aylık bazda yüzde 0,23 geri çekilme söz konusu. Yatırımcı, dövizi kazanç aracından ziyade portföyünü çeşitlendiren bir ürün olarak kullanmaya başladı. Yüzde 37 seviyesinde seyreden faiz ortamında kurlar, enflasyon dinamiklerinin gerisinde kalıyor. Küresel çapta da benzer bir yavaşlama gözleniyor. Euro/doları paritesi aylık yüzde 0,54 düşüşle 1,18 seviyesinden işlem görüyor.
Yıllık Yükselişi Zayıfladı
Dolar ve euronun yılbaşından bu yana yüzde 2 bandında sıkışan sınırlı getirisi, piyasa beklentilerinin uzağında kalıyor. Son üç yıllık tabloda ise dolar %132 ve euro %158 yükseliş gerçekleştirdi. Mevcut durumdaysa o eski yükseliş gücünü kaybetmiş görünüyor. Yatırımcısı da dövizi kazanç merkezi olarak görmeyi bırakıyor. Altın ve gümüş başta olmak üzere emtia bazlı daha verimli enstrümanlara geçişler gözlenirken, kur sepeti artık sadece bir bekleme alanı işlevi üstleniyor. Sterlin gibi diğer majör kurlardaki aylık değer kayıpları da piyasalardaki genel durgunluğu doğruluyor.
Denge unsuruna döndü
Kurdaki yüksek ivmeli getiri beklentisi, yerini mevcut fiyatlamaların korunması senaryosuna bırakırken, döviz, portföylerde ana getiri kalemi olmaktan uzaklaşıyor. Bunun yanı sıra farklı varlık sınıflarına geçişte bir maliyet tabanı oluşturuyor. Bu dar faiz kur dengesinde yatırımcı dövizde fiyat artışı değil, yalnızca sermayesinin hacmini muhafaza etmeyi hedefliyor. Emtia tarafında görülen hareketlilik, yatırımcının dövizden elde ettiği baz etkisini farklı kanallara aktardığını gösteriyor. Döviz piyasasındaki mevcut veriler, kurların sınırlı bir hareket alanına sıkıştığını işaret ediyor. Bununla birlikte dolar ve euro, yatırımcının risk yönetim stratejilerinde hâlâ bir araç olmaya devam ediyor. Ancak gözlenen yatay seyir ve paritelerdeki daralma kısa vadede pozisyonların düşürülmesine yol açarken küresel makroekonomik veriler yakından izlenmeli.
