OpenAI’yle erken iş birliği yazılım devinin zirvede yer almasını sağlayamadı. Şimdi Satya Nadella ve ekibinin uzun soluklu bir yarışa nasıl hazırlandıklarına yakından bir bakış. – Jeremy Kahn
Washington, Redmond Ocak 2026 ortaları. Hava soğuk ve kapalı. Adeta hapşırma düğmesine basılmış bir sabahtan söz edebiliriz. Her şeye rağmen mühendislerden oluşan ekip çok erken saatlerde Microsoft’un gittikçe büyüyen kampüsü Building 92’de toplanmış bulunuyor. Yarıştalar ve gerideler. Ekip, kişisel asistan işlevine sahip, uçak bilet rezervasyonundan e-postalara cevap vermeye, civarda iyi bir tesisatçı bulmaya kadar her tür işi yapabilecek yeni bir yapay zeka ürünü üzerinde çalışıyor. Yaptıkları işin son derece kritik öneme sahip olduğunu hatırlatmak ister gibi o sırada Satya Nadella kapıdan içeri giriyor. Onlara bir şey göstermek istiyor. Microsoft CEO’su bir laptop’u açıyor ve bir uygulamayı çalıştırıyor. Bu, pek çok yapay zeka ajanını eğitmeye ve kullanmaya yarayan bir sistem.
Nadella ekibe demo yaparken, mühendisler anlamış gibi birbirlerine bakıyorlar; bunu, kendi bölgelerinde sık sık basketbol karşılaşmalarına gidenlerin yeni bir oyuncu gördüklerinde birbirlerine bakarak “daha acemi ama iş var, yetenekli” mesajı vermelerine benziyor. Nedeni ise, Nadella’nın bu aplikasyonu birisine yaptırmaması. Bizzat kendisinin, bir yapay zeka aygıtıyla kodlayarak yarattığı bir yenilik. Microsoft’un yapay zeka asistanı Copilot’un tasarımından sorumlu başkan yardımcısı Jacob Andreou, “Ekibin bu işe çok sıkı sarılacağı belli olmuştu” diyor. Patronlarının ortaya yeni bir şeyler koyup, bu derece heyecanlanması ekibine de ilham kaynağı oldu. En heyecan verici buluşu ise şubat ayı sonlarında ortaya koyduğu, yapay zeka tabanlı kişisel asistan Copilot Tasks’tı. (Nadella’nın kendi prototipi çoklu yapay zeka denilen özelliğe ve aynı zamanda Copilot’un başka komponentlerine model oluşturdu.) Ancak Nadella’nın yapay zeka ürünlerini inşa eden ekiplerle bu kadar zaman geçirmesi hatta kollarını sıvayıp, prototipleri bizzat kendisinin inşa etmesi, Microsoft’un mevcut açmazı hakkında çok şey anlatıyor. Sonuç olarak burası, derme çatma bir startup değil, 3 trilyon dolarlık bir şirket. Nadella şirketin yapay zeka stratejisinden o kadar endişeli ki, geçen ekim ayında bazı ticari görevlerini bırakarak yapay zeka araştırmasına, ürün inovasyonuna ve yapay zeka veri merkezlerinin inşasına odaklanacağını duyurdu.
Endişeli olmak için kuşkusuz nedenler var. Microsoft’un hissesi zorlu bir süreçten geçti. Ekim ayında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştıktan sonra, bulut bilişim platformu Azure’ün yapay zeka bağlantılı geliri son bir yılda iki katından fazla bir artış kaydetmesine rağmen hisse fiyatı yüzde 34 oranında geriledi. Microsoft “SaaSpocalypse”in yani yapay zeka kodlama ajanlarının ortaya çıkışından önce yazılım hisselerinin haraç mezat satışının önemli kurbanlarından biri oldu. Pek çok yatırımcı, bu ürünlerin gündeme gelmesiyle, şirketlerin yapay zeka hizmetlerini Microsoft gibi Saas (software as a service; yazılımın hizmet olarak sunumu) satıcılarından almayacağını ve hatta belki de, raflardaki yazılımları satın almaktan tamamen vazgeçeceğini düşündü. Microsoft’un kurumsal Copilot ürünlerinin satışı şirketin istediğinden daha yavaştı. 450 milyon Microsoft 365 office suite müşterisinin yüzde 4,5’inden daha azı halihazırda Copilot özellikleri için para ödüyor.
Tüketicilerle muhatap olan Copilot chatbot’u ChatGPT, Gemini ve Claude’un oldukça gerisinde. Bir zamanlar önde gelen yapay zeka kodlama asistanı olan GitHub Copilot’un yerini ilk önce yapay zeka startup’ı Cursor, daha sonra da, Claude Code aldı. İki yıl önce, Microsoft yapay zekanın ilk baştaki kazananlarından gözüküyordu. Nadella’nın ileri görüşlü bir yaklaşımla OpenAI’ye yönelmesi sayesinde, Microsoft dikkat çekici yapay zeka modellerine erişebildi ve ürünlerinde yapay zeka özellikleri yaratabilmek için bunları kullanabildi. Şirketler OpenAI teknolojisine erişim istediklerinde, kullanabilecekleri tek bulut sağlayıcısı Microsoft Azure olacaktı. Hatta şirket OpenAI’nin Google Search’le rekabet edebilecek iyi bir fırsat sunacağını da düşündü. Nadella on yıllık görevi süresince, Microsoft’un dümenini bir platformdan ötekine-masaüstünden buluta-kırdı ve her defasında bu stratejisini uygulamaktan asla vazgeçmedi. Ancak yapay zeka çok hızlı hareket eden bir alan ve iki yıl da çok uzun bir süre. Bu, Microsoft’un yapay zekada erken liderliği nasıl kaçırdığının ve bunu nasıl geri almaya çalıştığının hikayesi.
Nerede yanlış yapıldı?
Microsoft her şeyden önce yapay zeka yolculuğuna şu yanlış anlaşmayla başladı: OpenAI’yle ortaklığı. Microsoft, genç San Franciscolu şirketi erken radarına aldı ve 2019 yılında ilk 1 milyar dolarlık yatırımını yaptı; nihayetinde startup’a 13 milyar dolar tutarında bir para kanalize etti. Microsft Copilot markalı yapay zeka ürünlerini hem tüketici hem de kurumsal yazılım portföyünde kullandı. Ancak OpenAI’nin aşırı büyümesi ve ChatGPT’nin 2022 sonlarında lansmanının ardından artan ihtirasları bu ortaklıkta bir süre sonra gerilimler yarattı.
İki ortak bilişsel kapasite üzerinde çatışmaya başladı (OpenAI sürekli daha fazlasını istiyordu); fikri mülkiyet haklarıyla ilgili çatıştı (Microsoft OpenAI’nin inovasyonları paylaşma konusunda anlaşmadaki taahhütlerini yerine getirmede yavaş davrandığını düşünüyordu); müşteriler bir başka anlaşmazlık konusuydu (OpenAI yapay zeka modellerini Microsoft’un Copilot’u sattığı aynı şirketlere satıyordu); ve de OpenAI yeniden yapılanma sürecine girdiğinde, Microsoft’un yeni kuruluşta ne kadar pay alacağı da anlaşmazlığa neden olmuştu. Nadella şirketinin yapay zeka stratejisini henüz rüştünü ispat etmemiş bir startup üzerine kurmanın riskli olduğunu biliyordu. Bu riskler özellikle de Kasım 2023’te, OpenAI’nin kar amaçlı birimini kontrol eden kar amacı gütmeyen birimi CEO Sam Altman’ı “tutarlı bir şekilde samimi davranmadığı” için kovduğunda, kararından yalnızca birkaç dakika önce Nadella’yı bilgilendirdiğinde daha da vahim bir hal aldı. Nadella bir yandan Microsoft’un OpenAI’nin teknolojisine erişiminde bir sıkıntı olmadığına dair yatırımcılara güven vermeye çalışırken, bir yandan da yönetim kurulunun kararını geri çekmesi için Altman’la çalışıyordu.
Nadella, Altman’ı ve OpenAI’den onunla çalışmak isteyen kişileri işe alacağı bir plan açıkladı. Kitlesel bir istifa ihtimali yönetim kurulunun kararını geri çekmeye ve Altman’ı yeniden görevlendirmeye zorladı. Ancak bu durum Nadella’nın pozisyonunu sallantıya soktu. Artık iki taraf için de bir bahis oynaması gerekiyordu. B Planı, Mustafa Süleyman olarak geldi; Google DeepMind’ın kurucularından olan Süleyman kendi yapay zeka startup’ı Inflection’ı kurmuştu. Microsoft Mart 2024’te Süleyman’ı ve teknik ekibini işe aldı ve 650 milyon dolarlık bir anlaşmayla teknolojisinin lisansını aldı. Süleyman, Microsoft’un yeni yapay zeka biriminin -kısaca MAI- CEO’su oldu ve OpenAI’ye karşı sigorta olarak hem şirket içi modeller üretmek hem de Microsoft’un Copilot chatbot’unun kullanıcı tabanını büyütmek için kolları sıvadı. Ancak işler iyi gitmedi. Microsoft’un OpenAI’yle ortaklığı, Microsoft’un belli bir ölçü üzerindeki modelleri eğitmesini yasaklıyordu. Süleyman Fortune’a, “Microsoft modellerini yalnızca küçük dil modeli ölçeğinde eğitmemize izin veriliyordu” dedi.
Ağustos 2025’te, kamuoyunda test edilen ilk genel amaçlı dil modeli MAI yani MAI-1 preview performansta rakiplerine göre oldukça geride kaldı. Hiçbir zaman geniş çaplı kullanıma sokulmadı. Öte yandan, MAI Copilot chatbot’u tüketici nezdinde gözde bir hizmete dönüştüremedi. Raporlara göre, Süleyman’ın görevde olduğu bir yıllık sürede Copilot kullanımı haftalık yaklaşık 20 milyon aktif kullanıcıyla düz bir seyir izledi; oysa aynı dönemde, ChatGPT’nin kullanıcı tabanı 900 milyona doğru yeni zirveleri denedi. 2025 yılında, Copilot’un görevleri yapabilecek kişisel bir asistana dönüştürülmesine yönelik kapsamlı bir güncelleme, büyümeyi tetikleyemedi. Microsoft’un yapay zeka destekli versiyonu Bing arama motoru da Google’ın arama motoru pazarındaki payından pek bir şey koparamadı. A planı da iyi durumda değildi. 2023 yılında OpenAI’nin GPT modelleri rakiplerinden kat be kat üstündü.
2025 yılı başlarında, Anthropic’in Claude’u rutin olarak yapay zekada liderler tablosunda birinciliğini korudu ve pek çok şirket de karmaşık görevler için onu tercih etti. Google’ın Gemini’si görsel görevlerde son derece iyiydi. Oysa Microsoft’un Copilot hizmetleri yalnızca GPT tarafından destekleniyordu. Bir zamanlar Microsoft’un yapay zeka stratejisinin motoru artık değirmen taşı gibi görülüyordu. Microsoft’un ticari CEO’su Judson Althoff, pek çok yanlış adım atıldığını kabul ediyor. Birincisi, hem tüketici hem de kurumsal ürünlere “Copilot” denmesi kafa karıştırıcıydı. Althoff, “Bir copilot’a sahip olmamaktan daha kötüsü birden fazlasına sahip olmaktır” diyor. Microsoft ayrıca satış temsilcilerini kurumsal M365 Copilot’un hem ücretsiz hem de premium çeşitlerini pazarlamaya teşvik etti; oysa yalnızca premium türü şirketlerin talep ettiği değeri sunabiliyordu.
Microsoft aynı zamanda yapay zeka teknolojisinin gelişim hızına da ayak uydurmaya çalışıyordu. 2025 yılında Anthropic’in Claude Code’u pazara çıkarması kırılma noktası oldu; Claude Code, geliştiricinin istediğini yalnızca tarif etmesiyle programların tamamını yazabiliyordu. Bu artık bir copilot değildi, autopilot’tu. Altı ay içinde, yazılım geliştirmeyi yeniden şekillendirmişti. Daha sonra, bu yıl ocak ayında, Anthropic Claude Cowork’ü tanıttı; bu ajan, bağımsız bir biçimde görevleri tamamlayabilmek için Excel ve PowerPoint gibi Microsoft’un verimlilik araçları dahil yazılımı kullanabiliyordu. Claude Cowork M365 Copilot’a ve Microsoft’un müşterilerini kullanmaya teşvik ettiği yapay zeka pilotlarına ciddi bir şekilde meydan okuyordu. Aslında, iş yazılımının çoğu için tehditti. Bu farkındalık piyasalarda teknoloji hisselerinde 2 trilyon doları aşkın bir değer kaybına yol açarken, Microsoft’un bir günde tek bir seansta hisse değeri kaybı 357 milyar dolar oldu.
Düzeltmeler
2025 yılı sonbaharında, Nadella artık resetlemenin zamanı geldiğini anlamıştı. O zamana kadar şirketin girişimleri hassas bir dengeyi yansıtıyordu; şirket bir yandan popüler bir startup gibi yapay zekada inovasyon yapmaya çalışırken bir yandan da eski Microsoft sıfatıyla yatırımcılara ve kurumsal müşterilere güvenilir bir finans kaynağı olduğunu gösteriyordu. Ticari ve günlük operasyonel görevlerin büyük bir bölümünü uzun zamandır Microsoft’ta yönetici olan Althoff’a devretti; böylece kendisi yapay zeka ürün geliştirmeye odaklanabilecekti. Nadella mart ayında, tüketici ve kurumsal Copilot ekiplerini birleştirdi. Süleyman, yapay zeka tüketici ürünlerinden sorumluluk görevinden alınıp, “Superintelligence” ekibi adı altında yeni bir iş geliştirme girişiminin başına getirildi. Snap ve girişim sermayesi kuruluşu Greylock’taki görevlerinden sonra 2025 yılında Microsoft’a katılan Andreou hem tüketici hem kurumsal bazda “Copilot Deneyimi”nden sorumlu olup, doğrudan Nadella’yı bilgilendirecekti. “Copilot Liderlik Ekibi”nde Süleyman ve Andreou haricinde üç veteran Microsoft başkan yardımcısı da vardı: Copilot, yapay zeka ajanları ve platformundan sorumlu Charles Lamanna; Microsoft Office’ten ve Microsoft’un sahip olduğu LinkedIn’dne sorumlu Ryan Roslansky; aplikasyon sistemlerinden sorumlu teknoloji yöneticisi Perry Clarke. Lamanna, “Hem tüketici hem de kurumsal tarafı harekete geçiren tek bir beyin olmak istiyoruz” diyor.
Nadella kendisi de Copilot Liderlik Ekibi’nin haftalık toplantılarına katılıyor ve Copilot’un gelişimiyle ilgili süregelen Teams kanalında da yer alıyor. Andreou iki yeni ürüne işaret ediyor; bunlardan biri, tüketiciler için Copilot Tasks ve şirketler için Copilot Cowork. “Her ikisi de temelde hem tüketiciler hem de kurumsal kullanıcılar için en son teknolojiye sahip ürünlerdi” diyor. “Ekiplerimiz her ikisini de birkaç hafta içinde tamamlamayı başardılar.” Microsoft aynı zamanda OpenAI’nin uzun zamandır gündemde olan yeniden yapılanmasını daha az sınırlayıcı koşullarla kabul etti. Yazılım devi yüzde 27 oranında bir pay aldı; beklenildiği üzere, OpenAI halka arz olursa bu potansiyel olarak daha da artacak. Ancak eski anlaşmanın özel koşulları ortadan kalktı: OpenAI şimdi artık diğer bulut sağlayıcılarıyla anlaşmalar yapabilir ve Microsoft başka yapay zeka şirketlerinin modelleriyle çalışabilir.
Süleyman, anlaşmanın Microsoft’a nihayet daha büyük ve kendi kendine yeterlilik sağlayacak, teknolojisi daha gelişmiş yapay zeka modelleri inşa etmesini sağladığını belirtiyor ama yine de Microsoft’un en gelişmiş laboratuvarlarla arasını kapatmasının iki, üç yıl sürebileceğini belirtiyor. Yenilenmiş ortaklık Microsoft’un, OpenAI’nin ezeli rakibi Anthropic’le bir araya gelmesini sağladı. Şirket kasım ayında, Anthropic’e 5 milyar dolar yatırım yapmayı taahhüt etti ve modellerini de Azure’de sunmaya başladı. Copilot’u çalıştırmak için Claude’u kullanabilme şirketler arasında popüler oldu ve Microsoft’un Copilot Cowork’u inşa etmesini sağladı. Bununla birlikte, Microsoft, zararda olan bir yapay zeka startup’ından vazgeçip aynı kategoride bir başkasına yatırım yapmak gibi bir amaç taşımıyor. Anthropic yatırımı bir başka önemli gelişmeye işaret ediyor: Yapay zeka modelleri gittikçe ticarileşecek ve bu değer de kurumsal düzlemde, yapay zekanın beyninde değil vücudun tüm bölümlerinde ve bunların etrafındaki bağlantı dokularında gelişip, serpilecek. İşte Microsoft tam da bu noktada kazanacağını düşünüyor. Zaten bu organların pek çoğuna sahip: Yazılım araçları, güvenlik, veri depoları ve bulut bilişim.
Aynı zamanda, şirketlerin kişiye özel iş akışları oluşturmalarını, verileri toplamalarını sağlayacak ve daha sonra, bu iş akışlarını herhangi bir satıcıdan herhangi bir yapay zeka modelini kullanarak çalıştıracak ajanları inşa edip, uygulayacak ve kontrol edecek yapay zeka markalı ürünler geliştirdi. Althoff, “Her defasında yeni bir model ortaya çıktığında, şirketlerin bilgi çalışma platformunu, geliştirici ortamını, güvenlik ortamını değiş tokuş edeceklerini sanmıyoruz” diyor. Stratejide yön değişikliği yeni bir iş modeliyle geliyor. Microsoft geleneksel olarak ürünlerini kullanıcı lisansı başına fiyatlandırdı; örneğin, Copilot için kullanıcı başına aylık 30 dolar. Ancak eğer bu ürünler içindeki yapay zeka ajanları Microsoft’a ait olmayan modeller kullanırsa, Microsoft yapay zeka satıcısına kullandığı token’lerin ödemesini yapmak zorunda.
Böylece Microsoft, hibrit fiyatlamaya yönelmeye başladı: Sınırlı token’e sahip kullanıcı başına lisans, ilaveten bunun ötesinde token başına ödeme talebi; böylece amaç, modelden bağımsız stratejinin sınırları zorlamasını engellemek. Microsoft’un bir başka maliyet azaltma adımı da iş gücünü azaltmakla ilgiliydi. Nisan ayında, şirkette en uzun süredir çalışan kişiler için şimdiye kadarki ilk gönüllü istifa teklifini sundu. Şirket ABD’deki iş gücünün yaklaşık yüzde 7’sini yani aşağı yukarı 8,750 kişiyi bu program dahiline aldı; tahmini maliyet 900 milyon dolar olarak hesaplandı. Bu yeniden düzenlenmiş stratejinin de işe yaradığına dair kanıtlar var.
Mart ayı sonunda, Azur’ün satış geliri yıllık yüzde 40 oranında artarken, Microsoft’un toplam “yapay zeka işi” de yıllık bazda yüzde 123’lük artışla 37 milyar dolar tutarında bir satış rakamına ulaştı. UBS analisti Karl Keirstead, gittikçe daha fazla sayıda Microsoft müşterisinin Copilot’un değerini gördüklerini söylediklerini iletiyor. Ancak genel kullanıcı tabanı hala beklenen düzeyde değil. “Wall Street’i tatmin edecek bir penetrasyon oranına ulaştıklarını sanmıyorum” diyor. ÖTE YANDAN, MICROSOFT’UN platformdan bağımsız model stratejisinin olası zayıf tarafından da söz etmek gerekiyor: Ya yapay zeka startup’ları da Microsoft tarzı sıkıcı eski usul bağlantı dokuları ortaya koysa? Bu artık bir varsayım değil. Nitekim OpenaAI şubat ayında, Microsoft’un yeni uygulamalarındaki pek çok özelliğinden bazılarını sunan Frontier kurumsal platformunu lanse etti. Anthropic de Claude Manage Agents hizmetini sunarak bu yönde ilerliyor. Microsoft, uzun yıllara dayanan kurumsal ilişkileri, güven konusundaki saygınlığı ve yazılım müşterileriyle derinlemesine bütünleşmesinin kendisine bir üstünlük sağlayacağı görüşünde. Althoff rekabeti memnuniyetle karşıladığını söylüyor. “OpenAI ve Anthropic’e daha hızlı koşmamıza yardım ettikleri için müteşekkiriz” diyor.
Ancak bazıları Microsoft ölçeğinde bir şirketin yapay zekaya odaklı startup’ların çevikliğine eşdeğer bir performans sergileyebileceğinden kuşku duyuyor. UBS’ten Keirstead, “Microsoft ve doğrusunu söylemek gerekirse, tüm yazılım şirketleri 10 yılı aşkın bir zamandan beri karşı karşıya olmadıkları yeni bir şeyle, olağanüstü inovatif yeni rakiplerle karşı karşıyalar” diyor. “Microsoft gibi geniş kapsamlı bir şirketin OpenAI ve Anthropic kadar hızlı davranmasını beklemek abartılı olur.” Bank of America’dan Tal Liani Team Satya’yı ele alıyor. Yapay zeka şirketlerinin Microsoft’un sunduğu ürünlerin tamamını geliştiremeyeceklerini söylüyor. Bu da, Microsoft’un bütün yarışları kazanması gerektiği anlamına gelmiyor. Yalnızca kaybetmesin yeter.
“En iyisi olmayabilir ama yeterince iyiyse, yapay zekayı bir noktadan yakalayarak büyük bir değer yaratabilir ve zaten Microsoft’un mevcut değeri de bundan kaynaklanıyor.” Bununla birlikte, kaybetmemenin maliyeti de önemsiz sayılmaz. Microsoft tıpkı diğer büyük ölçekli bulut sağlayıcıları gibi, devasa veri merkezlerine ve uzmanlaşmış çiplere büyük paralar harcıyor. Şirket 2025 mali yılında 88,2 milyar dolar sermaye harcaması yaptı. Bu miktar, Google Bulut ve Amazon’un AWS’siyle aynı segmentteydi. Ancak bu rakam bile fazla tutucu bulunuyor. Talep arttı ve Microsoft’un bilişim kapasitesi yetersiz kaldı; bu durumda da, umduğu yapay zeka gelirini elde edemedi. Şimdi ise şirket harcamalarını büyük oranda artırmaktan çekinmiyor: 2026 yılında, Microsoft 190 milyar dolarlık bir sermaye harcaması öngörüyor; bu rakam, 2024 yılındaki harcamanın üç katından fazla.
Bir zamanlar bu tür yatırımlardan hoşlanmayan Wall Street ise, artık bu devasa harcamayı tolere etmiş gözüküyor. Ama eğer yatırımcı hissiyatı değişir hava bozulursa, Microsoft her zamankinden daha fazla açıkta kalacak. Kasım 2025’te, Peter Steinberger adlı bağımsız bir geliştirici OpenClaw’u geliştirdi; bu ücretsiz, açık kaynak sistemi herhangi bir yapay zeka modelini uzun süreler otonom çalışabilecek, her zaman kullanıma hazır bir ajana dönüştürüyordu; böylece yazılım geliştirebilecek, sanal yönetici asistanı olarak çalışabilecek ve hatta online iş için envanter tutacak bir yenilik ortaya konulmuştu.
OpenClaw geliştiriciler ve yapay zeka odaklı düşünenler için büyük bir başarıydı ve Nadella da aynı fikirdeydi. Ancak OpenClaw her ne kadar başarılı olsa da, bir sorunu vardı. Yararlı olabilmesi için sistemlere, verilere, ödeme bilgilerine ve şifreye erişimi gerekiyordu ve bu da son derece riskliydi. Ayrıca devasa miktarda token yakıyordu. Nadella, mart ayında San Francisco’daki bir teknoloji konferansında, “OpenClaw’u Microsoft’ta lanse edemem” dedi. Nadella, Copilot ekibini OpenClaw’un Microsoft versiyonunu geliştirmekle görevlendirdi. Tüketicileri aynı derecede memnun edecek ama güvenlik ve yönetişim kurumlarının talebine de cevap verebilecekti. Andreou bunu, yeni organizasyonun test edilmesi olarak tanımlıyor. Lamanna bunu, Copilot’un büyümesini ateşleyecek yeni bir şey olarak görüyor. Ona göre, kurumsal düzeyde Microsoft OpenClaw “hiç de uzak değil.”
‘Gigawatt ölçeği’
30 Mart haftasında, Süleyman yeni Superintelligence ekibini dünyadan 500 kişi-üç günlük bir toplantı için Miami’de topladı. Amaç, “gigawatt ölçeğinde” yapay zeka eğitimi için bir yol haritası hazırlamaktı; böylece, Microsoft’un OpenAI, Anthropic, Google DeepMind, Meta ve Xaı’yle doğrudan rekabet edebilmesi hedefleniyordu. Süleyman, Microsoft’un 2030 yılından önce “kendi kendine yeterliliğe” ulaşmasının önemli olduğunu belirtti; şirket 2032 yılında OpenAI’ye erişimini kaybedecek. Bütün ekip, açılış konuşmasını dinlemek, Süleyman ve Stella’nın “bize istediğinizi sorun” oturumuna katılmak için devasa balo salonunda toplandı. Açılış konuşmasının ardından, toplananlar ayrı ayrı çalışma gruplarına bölünerek, beyin fırtınası yaptı ve gelecek sekiz haftalık maratonu tartıştı. Nadella da ayrılmayıp onlarla kaldı. Üç saat boyunca, bir masadan ötekine gidip, araştırmacılarla konuştu, önerilerde bulundu, fikirlerini söyledi. Eğer bu bir yeniden kurulma süreciyse, Nadella’nın startup CEO’su gibi davrandığı söylenebilir. Hiçbir şeyi tamamlanmış, olmuş bitmiş gibi kabul etmiyor. Microsoft’un kaybedecek çok şeyi olduğunu ama aynı zamanda elinde daha pek çok koz bulunduğunu biliyor.
