Yöneticilerin Yüzde 49’u Yapay Zekadan Somut Finansal Getiri Sağlıyor

By Fortune Türkiye

KPMG’nin yapay zekâ ve ileri teknolojilerin üretimin geleceğindeki rolünü mercek altına aldığı “Küresel Teknoloji Raporu 2026: Endüstriyel Üretim” araştırması yayımlandı. 22 ülke ve bölgeden 258 teknoloji liderinin katıldığı anketin sonuçlarına dayanan rapora göre sanayi üretimi sektöründeki yöneticilerin yüzde 87’si, ileri teknolojilerin gelecekte rekabet avantajı sağlayacağına inanıyor, yarısı ise şimdiden önemli finansal kazançlar elde ettiklerini belirtiyor.

Sistemleri, süreçleri ve çalışma biçimlerini geliştirmek amacıyla teknolojiye sürekli yatırım yapmanın önemi, sanayi üretimi sektöründeki C-düzey yöneticiler ve birim liderlerinin öncelikli gündemleri arasında yer alıyor. Sektörde faaliyet gösteren şirketler, bu konudaki niyetlerini yatırımlarıyla da destekliyor. Katılımcıların yüzde 76’sı dijital teknolojilere 50 milyon doların üzerinde yatırım yaptığını belirtirken, bu oran tüm sektörlerdeki ortalama olan yüzde 72’nin üzerinde bulunuyor. Daha da önemlisi, sektördeki kuruluşlar bu yatırımların karşılığını aldıklarını ifade ediyor.

Yapay zekâ ve akıllı teknolojiler, son derece yüksek bir etkiye sahip. Nitekim katılımcıların yüzde 49’u, bu teknolojilerin önemli finansal kazançlar sağladığını veya elde edilen toplam dijital değerin yüzde 31–40’ını oluşturduğunu ifade ediyor. 2025 yılında kuruluşlar, gelişmiş teknolojileri kullanma konusunda önemli ilerleme kaydetti. Yapay zekâ, siber güvenlik, kuantum sonrası kriptografi ve veri analitiği alanlarında kullanım oranları 2024’e kıyasla artması kurumların teknolojik olgunluk ve dayanıklılık açısından daha ileri bir seviyeye ulaştığını gösteriyor.

Bunun temelinde sağlam bir teknoloji altyapısının bulunduğuna işaret eden veriler bulunuyor. Endüstriyel üretim sektöründeki yöneticilerin yüzde 54’ü, ağ ve bulut altyapılarının olgunluk seviyesine ulaştığını düşünüyor. Bu oran, tüm sektörler arasında tüketici ürünleri ve perakendenin (yüzde 55) ardından en yüksek ikinci seviyeyi oluşturuyor. Genel olarak endüstriyel üreticilerin yüzde 80’i, maliyet baskıları ve teknik borç gibi zorluklar devam etse de teknolojinin yatırımlardan elde edilen değeri sık veya çok sık artırdığını belirtiyor.

İş gücü de yapay zekâya hazırlanıyor

Her yeni teknolojide olduğu gibi, yapay zekânın yaygınlaşmasının önünde de aşılması gereken çeşitli engeller bulunuyor. Yöneticilere göre en önemli riskler; siber güvenlik, maliyetler, sınırlı kaynaklar ve nitelikli insan kaynağı eksikliği. Bu nedenle çalışanların yapay zekâyı güvenli, verimli ve etkili biçimde kullanabilecek bilgi ve yetkinliklerle desteklenmesi, kurumların en önemli öncelikleri arasında yer alıyor.

Yöneticilerin yaklaşık onda dokuzu (yüzde 89), önümüzdeki beş yıl içinde yapay zekâ ajanlarını yönetmenin iş hayatında önemli bir beceri haline geleceği konusunda hemfikir. Liderlerin yüzde 34’ü de sürekli değişen teknoloji ortamında bazı çalışanların geride kaldığını düşünüyor. Bu nedenle beceri geliştirme ve çalışanlara yönelik destek stratejilerinin, önümüzdeki yıllarda başarının giderek daha önemli unsurları haline geleceği öngörülüyor. Araştırmadan çıkan diğer bulgu ise katılımcıların çoğunluğunun (yüzde 59), yapay zekâ performansını takip etmek için geleneksel KPI’ların artık yeterli olmadığı görüşünde olması.

Yapay zekâ kullanımı yaygınlaşıyor

Kuruluşların yüzde 68’i, önümüzdeki bir yıl içinde yapay zekâyı kurum genelinde yaygın biçimde kullanmayı hedefliyor. Yapay zekâ yönetişimi konusunda ise her 10 kuruluştan 7’si merkezi bir modeli tercih ediyor. Bu modelde yapay zekâ uygulamalarının hayata geçirilmesine BT ekipleri öncülük ediyor. Kurum genelinde iş birliğinin önemi de giderek daha fazla kabul görüyor. Araştırmaya katılan liderlerin yüzde 87’si; BT, güvenlik ve risk ekiplerinin yapay zekâ sistemleri ile kullanım senaryolarının güvenli şekilde devreye alınmasını sağlamak ve riskleri sürekli izlemek amacıyla yakın iş birliği içinde çalıştığını belirtiyor.

Siber güvenlik yatırımları öncelikli gündem maddeleri arasında

Raporda yapay zekâ ve diğer gelişmiş teknolojilerden beklenen faydanın sağlanabilmesi için güçlü ve kesintisiz veri akışının büyük önem taşıdığına dikkat çekiliyor. Ancak bu yılki araştırma bazı çelişkili sonuçlara işaret ediyor. Yöneticilerin beşte dördünden fazlası (yüzde 83), kuruluşlarının yapay zekâ için güçlü veri temelleri oluşturduğunu düşünüyor. Aynı orandaki katılımcı, kurumsal veri yönetimlerini de iyi veya optimize edilmiş olarak değerlendiriyor. Buna karşın katılımcıların dörtte üçü (yüzde 76), önümüzdeki iki yıl içinde yapay zekâyla ilgili en önemli risklerden biri olarak yeterince güvenilir olmayan verileri gösteriyor.

Bu nedenle siber güvenlik yatırımları sektörün öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Araştırma sonuçlarına göre yöneticilerin yaklaşık yarısı (yüzde 48), önümüzdeki bir yıl içinde siber güvenlik yatırımlarına ayrılan bütçenin önemli ölçüde artacağını öngörüyor. Siber güvenliğin stratejik önemini gösteren bir diğer bulgu ise teknoloji yatırımlarından beklenen kazanımlarla ilgili. Katılımcıların yüzde 34’ü, güçlendirilmiş siber güvenliği teknoloji yatırımlarının en önemli faydalarından biri olarak değerlendiriyor. Bu başlık, yüzde 41 ile ilk sırada yer alan operasyonel verimlilik artışının hemen ardından geliyor.

“Endüstriyel üretim kapsamlı bir dönüşümden geçiyor”

Rapor hakkında değerlendirmede bulunan KPMG Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı ve Endüstriyel Üretim Sektör Lideri Hande Şenova, “Endüstriyel üretim sektörü, hızla değişen küresel koşulların etkisiyle kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşümün temelinde ise teknoloji yer alıyor. Endüstriyel üretim şirketleri, yapay zekâ başta olmak üzere yeni nesil dijital teknolojileri iş süreçlerine entegre etme konusunda önemli ilerleme kaydediyor. Bununla birlikte sektörün önünde önemli zorluklar da bulunuyor. Bunların başında veri geliyor. Endüstriyel üretim şirketleri, farklı sistemlerde dağınık halde bulunan verileri kurum genelinde erişilebilir ve paylaşılabilir hâle getirmek için çalışıyor. Teknolojinin mümkün olanın sınırlarını sürekli genişlettiği çağımızda, endüstriyel üretim şirketlerinin bu dönüşüme kararlılıkla yatırım yapması ve süreçlerini daha akıllı hâle getirmesi umut verici bir gelişme. Raporumuzun, endüstriyel üretim sektöründeki liderlere teknoloji stratejileri konusunda yol gösterici bir rehber olmasını umuyorum.” dedi.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...