Anasayfa Güncel Haberler Yaşlanmaya Hazır Değiliz
Güncel Haberler - 20 Eylül 2019

Yaşlanmaya Hazır Değiliz

AvivaSA’nın, “Her Yaşta Dolu Dolu Yaşa” adını verdiği Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) projesinin ilk adımı olan “Türkiye’de Yaşlılık Tahayyülleri ve Pratikleri” araştırmasının sonuçları paylaşıldı. Yaşama Dair Vakıf (YADA) işbirliği ile gerçekleştirilen Türkiye temsili araştırmada, “Türkiye’nin yaşlanmaya hazır olmadığı” ve “Oldukça negatif bir yaşlılık ve yaşlı algısına sahip olunduğu” sonuçları dikkat çekti.  “Her Yaşta Dolu Dolu Yaşa” KSS projesinin; yine aynı isimde bir portalının hayata geçirildiği vurgulandı.

Sabancı Holding Aviva iştiraki olan AvivaSA, “Her Yaşta Dolu Dolu Yaşa” adını verdiği KSS projesini ülkemizde bir ilk olan, “Türkiye’de Yaşlılık Tahayyülleri ve Praktikleri” araştırmasıyla başlattı.

Yaşama Dair Vakıf (YADA) işbirliğinde ve Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Arun danışmanlığında gerçekleştirilen araştıma sonuçlandı. Türkiye temsili, 12 ilde, yarısı 65 yaş altı, yarısı 65 yaş üstü toplam 2400 kişiyle yüz yüze anket ve 60 kişiyle derinlemesine görüşme yöntemiyle gerçekleştirilen araştırmada ortaya sonuçlar Türkiye’nin yaşlanmaya hazır olmadığını ortaya koydu.

Araştırmada elde edilen bazı sonuçlar;

  • Türkiye hızla yaşlanıyor
  • Türkiye yaşlanmaya hazır değil, yaşlılık algımız negatif ve yaşlanma fikrinden kaçıyoruz
  • Yaşlanmaktan korkuyoruz ve gelecek kaygımız yüksek
  • Yaşlıların da yaşlı algısı negatif
  • Emekliliğe de hazır değiliz
  • Erkekler yalnız kalmaktan, kadınlara nazaran daha çok korkuyor
  • Kadınlar burada da dezavantajlı… Yaşlılık kadınlar için iki kat ayrımcılık demek
  • Emeklilikte geçim derdi endişe yaratıyor
  • Emeklilerin %71’i çalışmayı tamamen bırakmış… Emekliliğe de hazır değiliz, tahayyüllerimiz sınırlı
  • Yaşlılara toplum tarafından çizilen roller oldukça sınırlı

İnsanımızın yaşlılık ve yaşlı algısı negatif

Türkiye’de yaşlanma ve yaşlı kavramlarıyla ilgili algı oldukça negatif. Katılımcıların yaşlılık ve yaşlı dendiğinde aklına gelen kavramları sıraladığında  ortaya çıkan kavramların yarısından fazlası negatif. Yaşlanma için ortaya çıkan kavramların %25’i pozitif, %23’ü nötrken, yaşlı için  %27’si pozitif, %21’i nötr. Katılımcıların yaşlanma ve yaşlı kelimelerinin çağrışımlarına açık uçlu olarak verdiği yanıtlara göre ise, bu kavramların negatif çağrışımları genelde, hastalık, sağlık sorunları, ölüm, biyolojik kayıplar, ekonomik zorluklar ve başkalarına bağımlı olmak gibi kavramlar olduğu ifade edildi.

Yaşlılara toplum tarafından çizilen roller oldukça sınırlı

Yaşlılara toplum tarafından çizilen rollere bakıldığında ise sonuçlar şu şekilde: “Yaşlı bir erkek veya kadın için hangileri uygun değildir” diye sorulduğunda, özellikle geceleri eğlence hayatına katılmak, tam zamanlı bir işte çalışmak, flört etmek, siyasete atılmak, yalnız seyahatlere katılmak hem yaşlı kadınlar için hem de erkekler için uygun görülmüyor. Kurslara veya sertifika programlarına katılmak diğerlerine göre görece daha uygun görülüyor. 35-49 yaş grubunun, yaşlıları en çok tam zamanlı bir işte çalışmak için uygun görmediği ortaya çıkıyor. Bu yaş grubu diğer konularda, 50-65+ gruplarına göre, yaşlıların bu tür işleri yapabileceği konusunda daha iyimser bir tablo ortaya koyuyor.

İlk olarak neden böyle bir KSS projesine ve araştırmaya ihtiyaç duyduklarına değinen AvivaSA CEO’su Fırat Kuruca, “Hem bireysel emeklilik hem de hayat sigortası alanlarında geliştirdiğimiz ürünlerle müşterilerimizin yarınlarını şimdiden güzelleştirerek, anı yaşamalarını sağlamak en önemli amaçlarımızdan birisidir. Ama AvivaSA olarak, sadece işimizi yapmakla hiçbir zaman yetinmedik. Ürün ve hizmetlerimizle sağlamaya çalıştığımız bireysel ve toplumsal fayda anlayışını, ‘Her Yaşta Dolu Dolu Yaşa’ projemiz ile birlikte, daha büyük ve geniş bir toplumsal faydaya taşımayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

AvivaSA olarak, Türkiye nüfusundaki değişimleri de yakından takip ettiklerini vurgulayan Kuruca, “Türkiye’de genç nüfus azalıyor, yani Türkiye yaşlanıyor. Araştırmalar 2057’de Türkiye yetişkin nüfusunun yüzde 40’ının yaşlı nüfus olacağını gösteriyor. Önümüzdeki yıllarda emeklilik sayısı da artıyor. Bunun yanı sıra, Türkiye’deki düşük istihdam devletten gelir elde edilememesine, nüfusun bir kısmının gelir eksikliği ise, yeterli oranlardatasarruf edilememesine neden oluyor. 2016’da, global hissedarımız Aviva ile, Türkiye dahil Avrupa ülkeleri kapsamında gerçekleştirdiğimiz ‘Emeklilik Dönemi Tasarruf Açığı’ araştırmasında, Türkiye’nin yıllık emeklilik tasarrufu açığının 125,2 milyar Euro olduğunu görmüştük. Bu rakamın GSYİH oranlamasında yüzde 19 ile açığı en yüksek ülke çıkmıştık. Bu açık ürünlerimizin önemini, bireylere ve topluma sağladığı faydayı bir kez daha ortaya koyuyor” dedi.

AvivaSA’nın projede işbirliği yaptığı Yaşama Dair Vakıf (YADA)’ın kurucu üyesi Ulaş Tol, araştırma sonuçları hakkında ayrıntılı bilgiler vererek “Araştırmada yaşlılık ve korku-kaygı ilişkisini de ele aldık. ‘Yaşlanmaktan korkuyorum’ ifadesine en çok katılan grubun, yaşlılığa en uzak grup olan 35-49 yaş aralığı olduğunu gözlemledik. Bu da yine bize orta yaşın yaşlılıktan korktuğunu, kendisini yaşlanmaya hazır hissetmediğini anlatıyor. Yaş aldıkça bu korkunun azaldığını görüyoruz. En çok öne çıkan kaygılara baktığımızda, özellikle orta yaş grubunun çocuklarının geleceği için endişe duyduğunu, yaşlı nüfusun da buna paralel olarak torunlarının geleceği için kaygı duyduğunu gözlemledik. Yine benzer şekilde ‘çocuklarıma iyi eğitim sağlayamamaktan endişe duyuyorum’ ifadesine katılımın, 35-49 yaş grubunda oldukça yüksek olduğunu görüyoruz. Özellikle Türkiye’deki aile yapılarına baktığımızda, şu anda 35-49 yaş aralığındaki çocuklu nüfusun çocukları üzerine daha fazla eğilme hali var. Bu da tabi gelecekle ilgili kaygıları da beraberinde getiriyor. Ayrıca, sağlık, bakım ve gelecek konularından sonra, tüm yaş gruplarının eşit derecede, ekonomik özgürlüğe sahip olamamaktan endişe duyduğu tespit edildi. Yalnız kalma ve şiddetle karşılaşma endişelerinde ise, yaşlılığı tecrübe etmeye başlayan grubun yalnız kalmaktan en çok endişe eden grup olduğu ortaya çıktı. Bakıma muhtaç kalmak tüm yaş gruplarının ortak endişesi. Herkesin kendi ailesinde ya da çevresinde mutlaka  bir yaşlı var. Yine burada da kaygıların oldukça yüksek olduğunu görüyoruz” dedi.

“HER YAŞTA dolu dolu yaşa” projesinin içeriğinden, bu yıl ve önümüzdeki yıllarda hangi hedeflerle ne gibi çalışmalar yapmayı planladıklarından bahseden AvivaSA Pazarlama ve Transformasyon Genel Müdür Yardımcısı Yeşim Taşlıoğlu, “Bu yıl ilk adımlarını attığımız KSS projemizin ismini, hem orta yaşa hem de yaşlı nüfusa hitap edeceğimiz için «Her Yaşta» olarak belirledik. Proje ile, yaşlılık ve yaşlanmaya dair konuların daha çok gündeme gelmesini ve farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz. Bu sene, konuyu sahiplenme yönünde çalışacağız ve yaptığımız araştırmadan ürettiğimiz bilgileri paylaşarak yaygınlaştıracağız.Toplumun yaşlanmaya hazırlığına rehber olmak ve toplumdaki negatif algıyı pozitife çevirmek amacıyla «HER YAŞTA dolu dolu yaşa» portalını hayata geçirdik (www.heryasta.org). Portalda araştırmadan edindiğimiz bilgiyi yaygınlaştırmaya, konuyu sahiplenmeye devam edeceğiz. Yaşlılarla değil yaşlılıkla ve hayatla ilgili konuşacağız. Bu portalı proje kapsamında üretilecek bütün iletişimin sunulacağı ve yayılacağı mecra olarak konumlandırdık. Kişilik testlerinin, anketlerin, listelerin, haberlerin bulunduğu bir bilgi ve tecrübe paylaşım ortamı olmasını amaçladığımız portal ile yaşlanmaya hazırlık, hayata katılım, yaşlı ayrımcılığı gibi meselelerde farkındalık yaratmayı, toplumun ve kamunun yaşlanmayı bir mesele olarak ele almasını sağlamayı ve Türkiye’de toplumun ve kamunun yaşlanma meselesini ele almasını sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

İlginizi Çekebilir

TÜRSAB’ın Yeni Yönetimi Mazbatasını Aldı

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, “…