Anasayfa İŞ DÜNYASI Üçüncü Taraf Finansmanı, Türk Şirketleri Arasında Yaygınlaşacak
İŞ DÜNYASI - 3 hafta önce

Üçüncü Taraf Finansmanı, Türk Şirketleri Arasında Yaygınlaşacak

Hukukun finans ile birleşiminden doğan üçüncü taraf finansmanı, bir inovasyon olarak nitelendirilebilir. ABD, İngiltere ve Kanada’da büyük şirketlerin finans yöneticileri ile yapılan bir anket, bu şirketlerin önemli bir çoğunluğunun üçüncü taraf finansmanına sıcak baktığını gösteriyor. Sürekli büyüyen pazar, üçüncü taraf finansmanının daha iyi anlaşıldığını ve daha geniş kitlelerce kabul gördüğünü de açıkça ortaya koyuyor. Çalışmalar, ABD dava finansmanı pazarının 2019 yılın 2.3 milyar ABD doları seviyesine ulaştığını gösteriyor. Pazardaki büyümenin giderek artacağı öngörülüyor.

Üçüncü taraf finansmanı ya da dava finansmanı, gün geçtikçe artan yargılama masrafları ile birlikte, dava ve tahkim alanında son yılların en gözde konularından biri haline geldi. Üçüncü taraf finansmanı, doğası gereği tutucu bir alan olan hukukun finans ile birleşiminden doğan bir inovasyon olarak nitelendirilebilir. Üçüncü taraf finansmanı, en basit tanımıyla, uyuşmazlığın konusu ile ilişkili olmayan üçüncü bir kişinin bir dava ya da tahkim yargılamasında önceden kararlaştırılmış bir getiri karşısında davacının dava masraflarını karşılaması olarak tanımlanabilir.
Sigorta şirketlerinin yargılamanın finansmanını sağlama yöntemi olarak ortaya çıkan üçüncü taraf finansmanı, daha sonra sadece dava ve tahkim yargılamasının finansmanı konusunda uzmanlaşmış ve bünyesinde dava ve tahkim alanında tecrübe sahibi birçok avukatı çalıştıran özel finansman şirketleri tarafından gerçekleştirilmeye başlandı. Alanında uzman bu şirketler haricinde, yatırım bankaları ve büyük hukuk şirketleri de üçüncü taraf finansmanı pazarında faaliyet gösteriyor.
Üçüncü taraf finansmanı temel olarak, avukatlık ücretleri, yargılama masrafları, bilirkişi ücretleri gibi dava/tahkim masraflarının karşılanması karşılığından, dava sonucunda elde edilecek rakamın belli bir oranının finansman şirkete ödenmesi şeklinde kurgulanır. Yani davanın veya tahkimin masraflarını ödeyen finansman şirket, eğer dava/tahkim başarılı olursa bunun sonunda karara bağlanan tazminatın belirli bir oranını alır. Eğer davacı davayı kazanamazsa, finansman şirket de hiçbir şey alamaz. Bununla birlikte, birçok yöntemi bir arada kullanan daha karmaşık üçüncü taraf finansmanı yapıları da mevcuttur.
Üçüncü taraf finansmanına başvuru aşamasında, finansman şirketleri potansiyel dava ile ilgili detaylı bir durum tespiti (due diligence) yaptırır. Bu inceleme, dış bir hukuk bürosuna yaptırılabileceği gibi finansman şirketinin içindeki avukatlar tarafından da yapılabilir. Finansman şirketinin yaptırmış olduğu genel değerlendirme, tahkim yargılamasının işleyişini kolaylaştıracaktır.
Üçüncü taraf finansmanının sağladığı en temel avantaj, özellikle yabancı unsur içeren dava ya da tahkim yargılamasının değerinin yüksek olmasından dolayı yargılama masraflarını ve sonraki giderleri karşılamakta zorluk çeken kişilerin/şirketlerin bu sayede adalete erişim hakkına sahip olmasıdır. Gerçekten de özellikle uluslararası tahkimdeki yüksek masraflar karşısında bu imkânın ekonomik gücü olmayan birçok kişiye/şirkete yargılama başlatma ve bu yargılamayı devam ettirme imkânı sağladığı açıktır.
Üçüncü taraf finansmanının şirketler bakımından bir diğer önemi ise yeterli kaynağı olan şirketlerin bile dava/tahkim masraflarını bilançosundan çıkarmasına imkân sağlamasıdır, böylece davacılar yargılama masraflarını ve finansal riskleri dışarıdan temin etmiş olur. Dava finansmanın bir diğer avantajı da tarafların kaynaklara erişimi açısından eşitlik getiriyor olmasıdır, böylece taraflar benzer kalitede hukuk bürolarıyla ve hukukçularla çalışma imkânı elde eder.
Üçüncü taraf finansmanı Türkiye’de henüz çok yaygın olmasa da özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere gibi ülkelerde çok yoğun bir ilgi görmektedir. Maddi değer çok yüksek tahkim süreçlerine dâhil olan birçok Türk şirket de yargılama süreçlerini fonlamak için üçüncü taraf finansmanından faydalanmaktadır.
ABD, İngiltere ve Kanada’da büyük şirketlerin finans yöneticileri ile yapılan bir anket, bu şirketlerin önemli bir çoğunluğunun üçüncü taraf finansmanına sıcak baktığını gösteriyor. Sürekli büyüyen pazar, üçüncü taraf finansmanının daha iyi anlaşıldığını ve daha geniş kitlelerce kabul gördüğünü de açıkça ortaya koyuyor. Çalışmalar, ABD dava finansmanı pazarının 2019 yılın 2.3 milyar ABD doları seviyesine ulaştığını gösteriyor. Pazardaki büyümenin giderek artacağı da öngörülüyor.
Üçüncü taraf finansmanı giderek artan bu popülaritesine karşın bir kısım problemleri de beraberinde getiriyor. Üçüncü taraf finansmanına karşı yöneltilen temel eleştiriler arasında uygulandığı çeşitli tahkim yargılamalarında hakem heyetinin bağımsızlığının ve tarafsızlığını şüpheye düşürebileceği yer alıyor. Söz konusu yargılamada üçüncü taraf bir finansörün finansman sağlaması halinde, bu durumun yargılamayı yürüten kişilere açıklanıp açıklanmaması gerekliliği de tartışmalı konulardan biri. Bu konuda yasal bir düzenleme ihtiyacı bulunduğu yönünde genel bir görüş olduğunu söylemek mümkün. Yargılama masraflarının yüksekliği, hukuk alanında finansman metotlarına ilişkin yaratıcı çözümleri artan bir ivmeyle devam ettirecek gibi görünüyor. Adalete erişimin kolaylaşması, taraflar arasında nitelikli kaynaklara erişim eşitliğinin sağlanması ve davacı şirketin bilançosunun rahatlaması üçüncü taraf finansmanı öne çıkaran avantajlar arasında. Üçüncü taraf finansmanının Türk şirketler arasında da yaygınlaşmasını öngörmek zor olmayacaktır.

Makale: Av. Yavuz Selim GÜNAY

İlginizi Çekebilir

Nokia, Sanayi İçin 5G’yi Geliştirdi

Dünyada 5G süreci işlerken Nokia’anın duyurduğu 5G SA endüstri için özel kablosuz ağ çözüm…