Anasayfa TÜRKİYE Üç Türk şirketi, saha ve taktik avantajı ile global rakiplerini yendi
TÜRKİYE - 10 Temmuz 2014

Üç Türk şirketi, saha ve taktik avantajı ile global rakiplerini yendi

Ev sahibi avantajı ile doğru iş planını üreterek küresel devleri yenmek mümkün. Abdi İbrahim, BİM ve LC Waikiki bunu başardı.

Brezilya-Almanya maçının ardından herkes kendi sahasında yenilmenin ne kadar acı verici olduğunu gördü. Bu yenilginin etkisi, genellikle 7-1’lik yenilgiyi aratmayacak şiddette oluyor ve açıklamalar sonucu değiştirmiyor. Yönetim danışmanlığı firması The Boston Consulting Group’un (BCG) yaptığı araştırma saha ve ortam koşulları başta olmak üzere birçok etkenin rakibi -ne kadar güçlü olursa olsun- yenilgiye uğratmak için kullanılabileceğine işaret ediyor.

Büyüme potansiyeli nedeniyle yatırımlar için en uygun ortamı sunan gelişmekte olan pazarların aynı zamanda kendilerine has birçok zorluğu da beraberinde getirdiğine dikkat çeken BCG, bu zorluklara küresel rakiplerinden daha hakim olan ve uygun çözümler üretebilen yerel markaların, mevcut engelleri büyüme yolunda bir avantaja dönüştürebildiğini tespit ediyor.

Bununla birlikte global şirketlerin yatırım gücü, farklı ülkelerdeki yatırımlar nedeniyle ülke riskini aşağı çekebilmeleri ve yüksek hacimleri nedeniyle özellikle satın almada çok avantajlı olmaları gibi ayrıntıları akılda tutmak gerekiyor. Bu şirketlerin kendi ana pazarlarında yaşadıkları sıkıntılar, karlılığı daha yüksek alanlara odaklanma isteği ya da iri cüsselerinin hızlı değişimi kaldıramaması gibi çeşitli gerekçeler ayrıştırılmadan yapılacak analizler eksik yorumları ortaya çıkarabiliyor.  
 
İşin bu iki farklı boyutu, üç Türk şirketinin BCG’nin araştırmasında global şirketler karşısından başarı sağlayan şirketler listesinde yer aldığı gerçeğini değiştirmiyor. Gelişmekte olan ülkelerdeki 50 şirketi inceleyerek yaptığı “Yerel Dinamolar–Gelişmekte Olan Pazarlarda Yerel Oyuncular Nasıl Kazanıyor?” araştırmasında Türkiye’den yer alan Abdi İbrahim, BİM ve LC Waikiki’nin farklı başarı sırları bulunuyor.

Abdi İbrahim’in sırrı, Ar-Ge alanındaki yatırımları ve yeniliğe verdiği önemle teknolojik yenilikçilik alanında kat ettiği mesafeden kaynaklanıyor.

BİM’in formülü ise, listede yaygın ve hızlı bir ağ ile hizmet sunma konusundaki başarı şeklinde özetlenebilir. 1995’te 21 olan mağaza sayısını 20 sene içinde 4 bine çıkarabilmiş olması ve bu süreçte gıda perakendeciliği sektörüne getirdiği yenilikler, BİM’in, modern ticaretin halen gelişmiş pazarlara göre düşük seviyelerde olduğu Türkiye’de küresel rakiplerinin arasından sıyrılarak Türkiye’nin en büyük gıda perakendecisi olmasını sağlamış durumda.

LC Waikiki’nin başarı formülü ise, pazarın koşullarını anlamak ve müşteriye uygun çözümler sunmak konusundaki başarıda somutlaşıyor. LC Waikiki’nin, güçlü küresel rakiplerin bulunduğu giyim sektöründe kendisini Türk müşterisinin beğenisine hitap eden ve uygun fiyatlı bir aile markası olarak konumlandırması ve ürünlerinin de bu konumlandırma ile paralel olarak her tip müşteriye hitap etmesi başarıyı getirmiş durumda.

Global şirketler karşısında tutunabilen yerel dinamoların başarılarında 6 etken öne çıkıyor:

İlginizi Çekebilir

Swiss Days’in Gündemi Yapay Zeka Oldu

Swiss Business Hub Turkey (İstanbul’daki İsviçre’nin İhracat ve Yatırım Ofisi) ve Swiss Ch…