Türkiye Turizmde Bilgi ve Strateji İhraç Eden Bir Ülkeye Nasıl Dönüştü?

By Fortune Türkiye

Türkiye, dünya genelinde en fazla turist ağırlamada 4. sıraya yerleşirken, küresel turizm gelirlinde 13. sıradan 7. sıraya yükseldi. Kapadokya’daki ortalama geceleme süresi ise 1.8 günden 2.1 güne çıktı. Peki Özbekistan ve Kamboçya’ya kadar uzanan bu stratejik aklın arkasında kimler var?  

Beşincisi düzenlenen Gastronomi Festivali için Kapadokya’dayım. Ülkemizin turizm politikalarında önemli bir merkez olan Kapadokya Üniversitesi’nin çalışmalarını ilk ağızdan dinlemek üzere festivalin dışardaki tatlı telaşından sıyrılıp, Cafe 10’a doğru yürüyorum. Aynı zamanda öğrenci kantini olan Cafe 10’un bulunduğu tarihi konaktan içeri girip taş kemerlerin çevrelediği, sarı loş ışıkların aydınlattığı salona geçiyorum. Ortada ahşap uzun masanın etrafında toplanmış pür dikkat dinleyen genç öğrencilerin ayırdıkları boş sandalyeye oturuyorum.

Karşımda her ne kadar kendisini geride tutsa da Türkiye’nin turizm stratejisini belirleyen en önemli isimlerden biri oturuyor. Kapadokya Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilgehan Gülcan akademik üretkenliği, turizmde değişen pazar dinamiklerine dair stratejik yaklaşımları ve kendi adı ile anılan sistemiyle öne çıkıyor.

Kapadokya Gastronomi Festivali’nin buluşma noktalarından biri.

“Biz öncelikle bulunduğumuz mekanı sürdürülebilir turizmle buluşturup kalkındıralım istedik” diyor, Prof. Dr. Bilgehan Gülcan.

Verilerin ışığında çizdiği hedefin ilk adımlarından bahsediyor. Türkiye’den Özbekistan ve Kamboçya’ya kadar uzanan o kapsamlı turizm planının detaylarına değiniyor. Peki sadece deniz ve kumdan ibaret sanılan turizm, arka planda ne kadar derin bir strateji barındırıyor olabilir?

Turist Sayısında İtalya’yı Geride Bıraktık

Türkiye 2017 yılından bu yana turist sayısı açısından dünyada 8. sıradan 4. sıraya yükseldi. 2025’te 64 milyon yabancı ziyaretçi ağırlarken sıralamanın ilk üçündeki rakipler Fransa, İspanya ve ABD. İtalya sıralamada Türkiye’nin gerisinde duruyor.

Aynı sürede turizm gelirinde 15. sıradan 7. sıraya çıktık. Geçen yıl turizm geliri 65,2 milyar dolara yükseldi. Türkiye’nin küresel turizm yarışında köklü rakiplerini geride bırakarak üst sıralara tırmanması, arka planda işleyen ciddi bir analitik aklın da olduğunu söylüyor.

Kapadokya Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilgehan Gülcan

“Kapsamlı veri analizleri ve pazar okumalarıyla makro düzeydeki hedefleri sahaya indiriyoruz” diyor, Bilgehan Gülcan.

Elde edilen bilimsel veriler sayesinde turizmde hedefe yönelik nokta atışı adımlar atıldığından bahsediyor.

“18 ilin 5 yıllık turizm master planını Kapadokya Üniversitesi olarak yaptık.”

Sözleriyle sahadaki akademik desteğin coğrafi büyüklüğünü özetliyor.

Kapadokya Üniversitesi öğrencileri ve Kapadokya Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilgehan Gülcan

Turizmde Artık Strateji İhraç Ediliyor

Uluslararası standartlarda yürütülen pazar analizleri, gelinen aşamada ülkemizi küresel arenada bilgi ihraç eden bir konuma taşıyor.

“Yakın zamanda Kamboçya ve Özbekistan ile çalışacağız.”

Dışarıya açılan yeni iş birliklerine dikkat çekiyor Bilgehan Gülcan. Dünyanın farklı uçlarındaki ülkelere bilgi ihraç eden, onların turizm temellerini sağlamlaştıran bir aktör konumuna geçilmiş.

“Bu ülkesel turizm planlarını da biz ortaya koyacağız,” sözleriyle danışmanlık rolünün kapsayıcılık boyutunu vurguluyor.

Uygulanan çok disiplinli yöntem, sektöre uzun vadeli büyümenin de yollarını açıyor.  

Asıl Olan Geceleme

Sektördeki asıl kazanç, kalabalıkları çekmekten ziyade ziyaretçilerin bölgede harcadığı süreyi ve döviz miktarını yukarı çekmekten geçiyor.

“Kapadokya’nın ortalaması uzun yıllar 1,8 ile 1,9 gün arasındaydı,” bilgisini tüm şeffaflığıyla paylaşıyor.

Ancak mevcut yatak kapasitesiyle tam uyumlu çalışan ve daha yüksek harcama potansiyeline sahip bir turist profili aranıyor.

“Geçen yıl ve bu sene nihayet 2’yi aşarak 2,1 güne ulaştık.”

Sözleri aşılan zorlu engeli hatırlatıyor. Küçük görünen bu ondalık artış, aslında bölge ekonomisinin çarklarına milyonlarca dolarlık taze kaynak anlamına geliyor.  

Prof. Dr. Bilgehan Gülcan operasyonel planlamanın bilimsel detaylarını anlatıyor.

KÜN Gülcan Matrisi ile Yakalanan Potansiyel 

Prof. Dr. Bilgehan Gülcan’ın literatüre armağan ettiği ve kendi soy adıyla anılan yenilikçi yöntem, Anadolu şehirlerinin gizli potansiyellerini sistematik biçimde ortaya çıkarmaya olanak tanıyor.

“Geliştirdiğimiz matris yapısı, şehirlerin stratejik hedeflerini matematiksel bir çerçeveye oturtuyor.”

Operasyonel planlamanın bilimsel detayları hakkında bilgi veriyor. KÜN Gülcan Matrisi olarak bilinen sistem, şehirlerin stratejik amaçlarını şaşmaz bir matematiksel çerçeveye yerleştirerek operasyonel belirsizlikleri ortadan kaldırıyor.

“Turizm gelirini artırmak gibi bazı başlıklar tüm şehirler için ortaktır” derken, kurulan sistemin evrensel temelini anlatıyor.

Destinasyon yönetimi, rastgele kararların ötesine geçerken tamamen veriye dayalı kusursuz bir mühendislik alanına dönüşüyor.  

Turistin Psikolojik Cüzdanı

 Bölgesel ekonomik canlılığı sağlamak, tatilcilerin beklentilerini, heyecanlarını ve gizli korkularını doğru okumayı gerektirir.

“Bir yeri turizme açarken, turist tipolojilerini iyi analiz etmeniz gerekir.”

Uyarısı işin psikolojik boyutuna yönelik. Yeni deneyimler arayan “Allocentric” turistler, risk içeren macera turlarının sürükleyici gücünü ve finansal motorunu oluşturuyor.

Tanıdık yemeklerin yanında garip, adını hiç duymadığı bir yemek görür görmez garsona ‘Bana bundan getirin’ der” sözleriyle bu maceracı kitleyi zihnimde canlandırıyor. Ultra maratonlar aracılığıyla dağlara yönlendirilen bu grup, planlanan geceleme hedeflerini fazlasıyla karşılar nitelikte.

Güvenli alanlarından asla vazgeçmeyen muhafazakar kitleler ise tamamen farklı bir operasyonel kurguya ve etkinlik planlamasına ihtiyaç duymakta.

“Psychocentric turist menüyü açtığında yabancı yemeklerden zehirleneceğinden korkar.”

Sözleriyle madalyonun diğer yüzünü tüm gerçekliğiyle gösteriyor. Bu kişiler, maceradan köşe bucak kaçarak kuralları önceden kesin olarak belirlenmiş, tanıdık programlara katılmayı tercih eder.

“Menüde kıymalı pideyi gördüğü an rahatlar ve ‘Bana bunu getirin’ der,” diye ekliyor yüzünde hafif bir tebessümle.

Her iki farklı profile de uygun hibrit stratejiler geliştirmek, sürdürülebilir gelirin anahtarı niteliğinde.

Öğrencilerle birlikte yaptığımız sohbetimiz sona eriyor.

Tarihi konaktan çıkıp festival alanına doğru yürüyorum.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...