Türkiye Sigorta’nın Hesabı Fiyattan Daha Derinde

By Fortune Türkiye

Ekonomi kitaplarında maliyet artarsa fiyat artar yazar. Ancak Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak, bu teoriyi tersyüz ediyor. Herkesin hesap makinesine sarıldığı bir dönemde 2025 fiyatlarını 3 ay sabitlemek ve vade farksız 12 taksit sunmak, ticari bir risk mi yoksa büyük bir oyun kuruculuk mu? Pazarın ezberini bozan sabit fiyat restinin arkasındaki finansal ve teknolojik gücü öğrendik.

Türkiye Sigorta’nın 2025 performansını öğrenmek üzere Wyndham Grand Levent’in Hazerfen salonundayım. Burada hava, dışarıdaki trafiğin kaotik akışından hayli farklı; daha planlı ve beklenti dolu.

Salonda geniş U düzeninde oluşturulmuş büyükçe masa etrafında yerini alan ekonomi basınının deneyimli isimleri, önlerindeki laptopların ışığında ve sahnedeki büyük mavi ekranın yansımasında notlarını alıyor.

Kocaman ekranda parlayan “Gücü Adında” sloganı dikkatimi çekiyor. Masanın köşe tarafında, hayli güçlü bir bilanço açıklayacak olmanın verdiği haklı gurur ile ülkenin ekonomik gerçeklerinin getirdiği sorumluluk bilincini aynı anda omuzlarında taşıyan Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak oturuyor.

Taha Çakmak, içinden bulunduğumuz ekonomik konjonktürün en can yakıcı noktasına, vatandaşın cebini yakan enflasyon canavarına değiniyor.

“Enflasyonla mücadele sadece devletin değil, bizim de en büyük sorumluluğumuzdur.”

Sözleri, sabitledikleri fiyata işaret ederken enflasyonla mücadelenin makroekonomik politikanın yanı sıra, kurumsal bir duruş olduğunu hissettiriyor.

Peki bu ezber bozan hamle; kârlılıktan bilinçli bir feragat mi, yoksa bir denge arayışı mı?

Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak

Enflasyona karşı sabit fiyat kalkanı

Salondaki ekonomi basını standart büyüme rakamlarını ve pazar payı oranlarını not etmeye hazırlanırken, Taha Çakmak iddialı bir çıkış sergiliyor.

“Bireysel kasko ve sağlık ürünlerinde 2026’ya, 2025 fiyatlarıyla girdik.”

Bu hamle, maliyetlerin sürekli arttığı bir ortamda ticari riskten ziyade, piyasa yapıcı bir aktörün meydan okuması gibi duruyor.

“Bireysel kasko ve sağlık ürünlerinde üç ay boyunca bir kuruş fiyat güncellemesi olmayacak.”

Karar, sadece fiyatı dondurmakla kalmıyor, aynı zamanda finansal erişimi zorlaşan tüketiciye vade farksız taksit seçeneği de sunuyor .

“Trafikte 10 taksit, kaskoda 12 taksit devam edecek.”

Bankaların kredi musluklarının kısık olduğu bir dönemde atılan adım, kamusal sorumluluk niteliğini öne çıkarıyor.

900 milyon dolardan 6 milyar dolara

Elbette zam yapmama lüksüne sahip olabilmek için, arka planda kasayı dolduran devasa bir finansal motorun çalışması gerekiyor.

Taha Çakmak, şirketin birleşme sürecinden bu yana geçirdiği evrimi anlatıyor. Ortaya koyduğu rakamlar bir sigorta firmasından ziyade teknoloji startup’ının büyüme hızını andırıyor.

2020’den bu yana piyasa değerindeki artışa dikkat çekiyor.

“Türkiye Sigorta ile Türkiye Hayat Emeklilik’in piyasa değerini 900 milyon dolardan 5,8 milyar dolara taşıdık.”

Gerçekleşen değer artışı şirketlerin özkaynaklarına ve yatırımcısına ödediği temettüye de doğrudan yansıyor.

“Eylül 2020’den bu yana 11,2 milyar TL karşılığında 465 milyon dolar temettü ödedik.”

Türkiye Sigorta’nın özkaynaklarının yüzde 80 artarak 51,6 milyar TL’ye ulaşması, fiyat dondurma stratejisinin ne kadar sağlam bir zemine bastığını gösteriyor.

Bilge ile 12 günden 3 güne

Finansal güç ve uygun fiyat denklemin iki ayağıysa, üçüncü ve belki de en kritik ayak hizmet hızı.

Taha Çakmak, geçmişte yaşanan operasyonel hantallıkları açık yüreklilikle kabul edip, teknolojiyle nasıl bir dönüşüm başlattıklarını anlatıyor.

“Eskiden 11, 8 gün bekleyen müşterimizin hasar çözüm süresi, 2025’te 2.8 güne düştü.”

Bu radikal düşüşün arkasında “Bilge” adı verilen yapay zeka asistanı ve dijitalleşen operasyon süreçleri yatıyor.

İnsan hatasını minimize eden ve 7 gün 24 saat çalışan bu sistemler, sigortacılığı evrak işinden çıkarıp gerçek bir hizmet sektörüne dönüştürmüş durumda.

“Bilge 7,2 milyon soruya cevap verdi, operasyonel yükümüzü aldı ve süreçleri insan hızının ötesine taşıdı.”

Hız dijitalde olduğu kadar, fiziksel temas noktalarında da kendini gösteriyor. Kaskoda orijinal parça kullanımı ve genişleyen servis ağı, müşteri memnuniyetini yukarı taşıyan diğer bir unsur.

“Anlaşmalı kurum ağımızı genişlettik, kaskoda yüzde 100 orijinal parça dönemini başlattık; müşteri kapıdan dönmemeli.”

Koruma limitini artırdı

Toplantının finalinde, Türkiye’nin en büyük gerçeği olan deprem riski ve şirketin bu konudaki kalkan görevine değiniyor.

Olası bir felaket senaryosuna karşı finansal hazırlıklarını tamamladıklarını, reasürans kapasitesini artırarak ulusal bir güvence sağladıklarını söylüyor.

“Katastrofi korumamızı 1,8 milyar dolardan 2,4 milyar dolara çıkardık.”

Sözleri olası bir büyük afete karşı hazır oldukları mesajını veriyor.

Konuşmanın sonunda basın mensuplarının sorularına cevap veriyor.

Toplantı bitiyor.

Dışarı çıkıyorum.

Gökyüzünde yağdı yağacak bir bulut kümesi var.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...