Hurriyet.com.tr’ye konuşan Steen Jakobsen, “‘Türkiye’ye nasıl daha fazla yabancı yatırım çekeriz?’ sorusu en çok sorulacak soruların başında gelecek” dedi. Jakobsen, bu sorunun cevabını da vererek her şeyin başında Türk Lirası’nın sağlam performans göstereceğinin garantilenmesi gerektiğini söyledi.
Ünlü ekonomiste göre daha fazla yabancı yatırım çekmenin bir diğer yolu da yüksek faiz.
FED’E VURGU YAPTI
Jakobsen, bugün başlayan ve kararın yarın çıkacağı ABD Merkez Bankası Açık Piyasa Toplantısı’na yönelik de yorum yaptı.
Ekonomist, Fed’in büyük ihtimalle faizleri yükselteceğini ve bunun da doların güçlenmesine neden olacağını ifade etti.
Bugüne kadar doların nispeten daha zayıf olmasının tüm gelişen ülkeler için daha stabil bir finans ortamı yarattığına dikkat çeken Jakobsen, doların bu durumunun doğal olarak Türk ekonomisine de fayda sağladığını söyledi.
Ekonomist faiz artırımı kararı sonrası güçlenmesine kesin gözüyle bakılan dolarla ilgili olarak şöyle konuştu:
“Güçlenen dolar büyük ihtimalle Türk ekonomisini olumlu etkilemeyecek.”
TÜRKİYE EN ALT SIRALARDA
Türkiye’nin gelişen ülkeler arasında yatırım tercihi açısından en alt sıralarda olduğuna işaret eden Jakobsen’e göre bu durumda etkili olan şeylerin başında, risk primlerinin yüksekliği ve sınırındaki tüm ülkelerde ekonomik atmosferin oldukça kötü olması geliyor.
JAKOBSEN’DEN TAVSİYELER DE GELDİ
Ünlü ekonomist, daha çekici bir Türkiye için tavsiyelerini şöyle sıraladı:
“Ben bir ekonomist olarak sadece öngörülerimi paylaşacağımı belirtmek isterim. Bence temel öncelik Türk Lirası’nın daha stabil olacağının sözünün verilmesi olmalı. Sonrasında da ciddi bir para politikası reformuna ihtiyaç var. Bunlara ek olarak Türkiye’de tasarruf oranının da artırılması gerekiyor. Bu konuda emeklilik sisteminde de düzenlemeye gidilebilir. Bütün bunları negatif bir resim çizmek için söylemiyorum. Biraz daha çekici hale getirmek için yapılması gerekenleri söyledim.”
MERKEZ BANKASI VURGU
Jakobsen, TCMB’ye ilişkin de konuşarak, “Gelecek yıl piyasalarla daha çok iletişim halinde bulunmalı” dedi. Ünlü ekonomist, Merkez’in bugünkü toplantıya odaklanmakla kalmayıp uzun vadeli adımlar atması gerektiğini belirtti.
RUSYA İLE SORUNLAR AŞILACAK
Jakobsen, Rus uçağının düşürülmesinin ardından gerilen Türkiye-Rusya ilişkilerine yönelik ise iyimser tahminlerde bulundu:
“2016’da hem Türkiye hem de Rusya için iletişimin güçleneceğini düşünüyorum. Bu iletişim sorununun uzun süreceği kanısında değilim.”
Jakobsen, Rusların Türkiye’ye gelişlerinin azalmasında, Moskova’yı hedef alan ekonomik yaptırımlar nedeniyle Rus vatandaşların alım gücünün düşmesinin de etkili olduğuna işaret etti.
GELİŞEN ÜLKELER ÖNE ÇIKACAK
Jakobsen ve ekibi her sene o yılın en sıradışı tahminlerini sıralıyor.
Ekonomistin 2016 için en dikkat çeken önerilerinden biri gelişen ülkelerin Fed’e rağmen iyi ekonomik performans sergileyecek olması.
Jakobsen, aralarında Türkiye ve Rusya’nın da bulunduğu gelişen ülkelerin bugüne kadar imza attıkları başarıların ve büyüme performanslarının gözardı edilmemesi gerektiğini hatırlattı.
Jakobsen, raporla ilgili görüşlerini “Küresel finansal krize karşı geliştirilen başlıca politika olan paradigma felcinin sonuna yaklaşıyoruz. Parasal genişleme ve diğer tipte müdahale araçları başarısız oldu. Çin bir geçiş sürecinde ve jeopolitik gerilimler hiç olmadığı kadar karmaşık hale geldi. Paranın marjinal maliyeti artışa geçince aynı durum belirsizlik ve dalgalanma için de geçerli oldu. Bunlar bu yılın tahminlerinin arka planını oluşturuyor” sözleriyle aktardı.
Jakobsen, şöyle devam etti: “Saxo Bank’ın Sıradışı Tahminleri, göreceli olarak birbiriyle ilgili olmayan 10 fikir üzerine zihin egzersizi yapıyor. Bu fikirler sizlerin yatırım dünyanızı ters yüz edebilir. Sıradışı Tahminleri’nin müşterilerimizin hayal dünyasına nasıl etki ettiğini ve tartışmalar için nasıl malzeme oluşturduğunu görmek heyecan verici… Rapor, sürünün dışına çıkıp düşünme ve tartışma zemini sağlıyor. Bu da artık Saxo’nun yerleşmiş geleneği olan akıl almaz olana dikkat çekmenin merkezinde yatıyor.”
Saxo Bank’ın 2016 yılı için yayınladığı “Sıradışı Tahminler” şöyle:
1. EUR/USD’nin yönü? 1.23…
Avrupa büyük bir cari fazla biriktirirken sahip olduğu düşük enflasyon makroekonomik mantık bakımından daha zayıf değil, daha güçlü bir para birimine işaret ediyor. Dibi görme devri tamamlandı. Bu da ABD faiz politikasının doğrudan sonucu olarak zayıf ABD doları dönemine geri döndüğümüzü gösteriyor.
2. Rus Rublesi 2016 sonunda yüzde 20 artmış olacak
2016 sonunda petrole olan talebin artması ve FED’in faizleri beklenmeyen biçimde yavaş artırması Rus Rublesi’nin Dolar/Euro sepetine karşı 2016 sonunda yüzde 20 artmasına neden olacak.
3. Silikon Vadisi’nin tek boynuzlu atlarının ayakları yere basacak
2016, Silikon Vadisi’nde 2000’i hatırlatacak. Daha fazla start-up iş modellerini paraya çevirmeyi erteleyip, daha fazla kullanıcı kazanmaya odaklanacak.
4. Olimpiyatlar, gelişen piyasaların Brezilya öncülüğünde toparlanmasına turbo etkisi yapacak
Stabilizasyon ve Olimpiyatlar için yapılan yatırım harcamalarının yanı sıra mütevazi reformlar Brezilya’da toparlanmaya neden olacak. Ayrıca gelişmekte olan pazarların ihracatı daha ucuz yerel para birimleri sayesinde artacak. Sonuç: Gelişmekte olan pazarların hisseleri harika bir yıl geçirecek. Tahvil ve diğer hisselerden daha iyi bir yıl geçirecekler.
5. Demokratlar başkanlığı ellerinde tutacak, 2016’da Kongre’yi açık farkla alacak
Cumhuriyetçi Parti, iç mücadeleler nedeniyle güçlü bir pozisyondan dramatik bir zayıflığa kayıyor. Bu da Demokrat Parti açısından, başarılı bir ‘oy verin’ kampanyası yürüttükleri için açık farkla bir zafere işaret ediyor. Y kuşağı da politik karışıklık ve zayıf istihdam beklentilerine tepki olarak sandıklara yöneliyor.
6. OPEC’in iç huzursuzluğu petrolde 100 dolara kısa bir dönüşe neden olabilir
OPEC’in ham petrol sepeti 2009’dan bu yana en düşük seviyesine inecek ve kartelin varlıklı üyeleriyle zayıf üyeleri arasında arz yoluyla piyasayı yönetme stratejisi nedeniyle devam eden huzursuzluk büyümeyi sürdürecek. Uzun zamandır beklenen OPEC üyesi olmayan ülkelerin üretimi kısma hızındaki artış kendini göstermeye başlayacak. OPEC de uyum sağlama adına üretimi buna göre aşağı yönlü ayarlayacak. Yatırımcılar pazara tekrar girmek için birbiriyle yarışırken petrol fiyatı hızlı bir düzelme gösterecek ve tekrar varil başına 100 dolarlık fiyat ufukta görünecek.
7. Gümüş, Altın’da zincirlerini kırıp yüzde 33’lük çıkış yakalar
2016’da gümüş tazelenmiş bir güven görecek. Karbon emisyonlarını düşürmek için gösterilen politik talep yenilenebilir enerji kaynaklarının önünü açacak, bu da güneş panellerinde kullanılan bu metale talebi artıracak. Böylelikle gümüş yüzde 33’e varan ortada yükseliş gösterip, diğer metalleri geride bırakacak.
8. Agresif Fed, şirket tahvillerinde çöküşe neden olacak
2016’nın sonu FED Başkanı Janet Yellen’in şahin görüşlere sahip olup agresif faiz artışlarına yönelmesine tanıklık edebilir. Böylelikle tahvil-bono piyasalarında büyük çaplı satış dalgası görülebilir. Banka ve aracı kurum bilançolarının kayda değer bölümleri tahvil-bono işlemlerine ayrıldığı ve piyasa yapıcılığı neredeyse ortadan kalkacağı için artık işleyen bir pazarın önemli bir parçası ortadan kalkmış olur. Panik satışlar tetiklenebilir.
9. El Nino enflasyonu artırır
Gelecek yılın El Nino’su kayıtlara geçen en güçlüsü olacak. Güneydoğu Asya’da yağışların azalmasına ve Avustralya’da kuraklığa neden olacak. Küresel ekonomik genişleme devam ederken tarım emtialarına talep artışı olacağı bir dönemde düşük rekolteler arzda azalmaya neden olacak. Bunun sonucunda Bloomberg Tarım Spot Endeksi’nde yüzde 40’a varan bir artış yaşanacak ve enflasyonist baskılar ortaya çıkacak.
10. Eşitsizlik lükste son gülen olacak
Yüzde 10’u geçen işsizlik ve artan eşitsizlik karşısında Avrupa asgari evrensel gelir uygulamasına geçmeyi tartışmaya başladı. Böylelikle vatandaşlarının temel ihtiyaçlarını karşılamasını garanti altına almaya çalışıyorlar. Daha fazla eşitliği savunan ve buna göre değerler empoze eden bir toplumda lüks mallar için talep keskin bir düşüş gösterir. Sektör, çöker.
