Ortadoğu’da ABD ile İran arasında başlayan savaşın küresel ticaret üzerindeki etkileri Türkiye ihracatına da yansıdı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili ve Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci, mart ayının ilk üç haftasında ihracatta ciddi bir yavaşlama yaşandığını söyledi.
Kileci, savaşın yarattığı jeopolitik belirsizlik ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmanın özellikle Ortadoğu pazarına çalışan sektörleri doğrudan etkilediğini belirtti. Bölgedeki ticaret akışında yaşanan yavaşlamanın siparişlerde de düşüşe yol açtığını ifade eden Kileci, ihracatçıların temkinli bir dönemden geçtiğini vurguladı.
Ortadoğu pazarında siparişler yavaşladı
ABD’nin İran’a yönelik başlattığı savaşın ticaret hatlarında belirsizlik yarattığını belirten Kileci, “Mart ayının ilk üç haftasında ihracatta ciddi bir düşüş gördük. 1-23 Mart arasında ihracat yaklaşık yüzde 43 geriledi. Bayram tatili dolayısıyla her ne kadar 1.5 gün çalışmamış olsak da İran’a olan ihracatta ciddi bir gerileme görünüyor. Dünyadaki belirsizlik, pazarlardaki sıkıntı hepimizi etkiliyor. Türkiye ürün çeşitliliği ve pazar genişliği olan bir ülke ancak Ortadoğu’da yaptığımız işlerin önemli bir bölümünde şu anda problem yaşıyoruz” dedi.
Enerji fiyatlarındaki hareketin tüm sektörleri etkilediğine dikkat çeken Kileci, petroldeki küçük bir fiyat değişiminin bile üretim maliyetlerinden lojistiğe kadar birçok alanda etkisini gösterdiğini söyledi. Buna rağmen ihracatçıların yeni pazarlara yönelerek ticaretlerini sürdürmeye çalıştığını ifade etti.
Toparlanma 2026’nın ikinci yarısı
Tüm zorluklara rağmen Türkiye’nin üretim altyapısı, hız ve lojistik avantajıyla Avrupa için önemli bir tedarik merkezi olmaya devam edeceğini vurgulayan Kileci, ihracatta toparlanmanın 2026’nın ikinci yarısından itibaren başlayabileceğini söyledi.
Küresel ticarette yaşanan dalgalanmaların kısa vadede siparişleri etkilediğini belirten Kileci, buna rağmen Türkiye’nin özellikle Avrupa’ya yakınlık, hızlı üretim ve esnek tedarik kapasitesi sayesinde rekabet avantajını koruduğunu ifade etti. Kileci, güçlü büyüme ivmesinin ise 2027 yılında yakalanmasının beklendiğini belirterek, küresel belirsizliğin azalması ve talebin yeniden güçlenmesiyle birlikte Türkiye’nin ihracatta yeniden ivme kazanabileceğini söyledi.
