Sağlıkta Örnek Bir Yapı Kuruyor

By Fortune Türkiye

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi, değişen ihtiyaçlara hızlı yanıt verebilen yeni klinik hizmet modelleri geliştiriyor. Bu doğrultuda, ileri hücresel tedavi yaklaşımlarından biri olan CAR-T Cell tedavisini de hizmetlerine dahil edecek. – Ersan Taylan

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi, 2005’te 250 milyon dolarlık yatırımla kuruluyor. Anadolu Grubu çatısı altında, Anadolu Vakfı tarafından kurulan hastane, dünyanın en iyi hastaneleri arasında gösterilen Johns Hopkins Medicine iş birliği halinde faaliyet gösteriyor. Sadece Türkiye değil 65 ülkeden hastaya hizmet sunuyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Genel Müdürü Timur Atsüren ile hastanenin gelişim sürecini ve yenilikçi yaklaşımlarını konuştuk. 

Sağlık sektörüne pozitif katkılarınızın neler olduğunu düşünüyorsunuz?

Bugün güçlü hekim kadromuz, ileri teknoloji altyapımız ve uluslararası akreditasyonlarla desteklenen hizmet anlayışımızla bölgesel ölçekte referans kabul edilen bir sağlık kurumu olarak öne çıkıyoruz.

Kuruluşumuzdan bu yana kalite, bütüncül tedavi anlayışı, insan odaklı bakım ve hasta güvenliği öncelikli alanlarımız arasında yer alıyor. Doğru tanı ve tedaviyi esas alan güvenli bakım süreçlerimizi titizlikle yöneterek hastalarımıza etkili bir bakım sunuyoruz. Bu yaklaşım, sektörde örnek gösterilen bir yapı oluşturmamıza katkı sağlarken hizmet standartlarımızı ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürüyor.

Uluslararası akreditasyonlar, bu anlayışın en somut çıktıları arasında bulunuyor. JCI (Joint Commission International) belgemizi en güncel standartlar kapsamında yedinci kez yenileyerek kalite ve bakım güvenliği alanındaki istikrarımızı sürdürüyoruz.

Kanser tedavisinde Avrupa Kanser Enstitüleri Birliği (OECI) akreditasyonunu ikinci kez alarak Türkiye’de bu belgeye sahip ilk ve tek kanser merkezi konumumuzu koruyoruz. Avrupa Tıbbi Onkoloji Derneği (ESMO) tarafından 2007’den bu yana yedinci kez akredite edilmemiz ise multidisipliner ve kapsayıcı yaklaşımımızın uluslararası düzeyde kabul gördüğünü gösteriyor.

Hastalarımızın klinik ihtiyaçlarının yanı sıra kültürlerini, inançlarını ve bireysel beklentilerini gözeten insan odaklı bir anlayışla hizmet sunuyoruz. Bu alanda verilen Planetree Altın Akreditasyonu’nu Türkiye’de ikinci kez alan ilk hastane olarak hasta deneyimine verdiğimiz önemi net biçimde vurguluyoruz.

Kliniklerimizde tedavi ve bakım süreçlerini, hemşirelik hizmetlerimizin yürüttüğü vaka yönetimi yaklaşımıyla koordine ediyoruz. Bu sayede tanıdan taburculuğa kadar her aşamada bakım sürekliliğini güvence altına alıyor, ihtiyaçlara uygun ve etkili çözümler geliştiriyoruz.

Yüksek uzmanlık gerektiren hastalıkların tedavisindeki deneyimimizle hizmet niteliğimizi sürekli ileri taşıyoruz. Bu yetkinlik, yurt dışından gelen hastalar tarafından tercih edilmemizi destekliyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan “Türkiye’nin İlk 1.000 İhracatçısı” listesinde yer almamız ise, uluslararası hastalar tarafından yoğun olarak tercih edilen bir hastane olduğumuzu gösteriyor.

Anadolu Sağlık Merkezi’nin geleceği için belirlediğiniz planlarınız ve beklentileriniz nelerdir?

En temel önceliğimiz, hastalarımızın güvenli bir şekilde sağlıklarına kavuşmalarını sağlamak ve her aşamada yüksek standartlarda hizmet sunmaktır. Bu doğrultuda uluslararası akreditasyonlarımızı güncel tutuyor ve hasta deneyimini kapsamlı bir yaklaşımla geliştiriyoruz.

Sağlık alanındaki global gelişmeleri ve en yeni tedavi yöntemlerini yakından takip ederek klinik uygulamalarımıza dahil ediyor, hizmet modelimizi sürekli yeniliyoruz. Böylece hastalarımıza daha etkin, güvenli ve güncel çözümler sunuyoruz.

Newsweek’in “Dünyanın En İyi Hastaneleri 2026” listesinde ilk 250 arasında yer almanızı ve Türkiye’den listeye giren tek özel sağlık kuruluşu olmanızı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu başarının arkasındaki temel unsurlar nelerdir?

Newsweek ve Statista tarafından dünya genelinde binlerce hastanenin değerlendirildiği bu listede ilk 250’de yer almamız, sunduğumuz hizmetin uluslararası ölçekte sağlam bir karşılık bulduğunu gösteriyor.

Türkiye’nin ilk kez dahil edildiği bu prestijli listede yer alan üç hastaneden biri olmamız ve üniversite hastaneleri dışındaki tek temsilci olarak konumlanmamız, ulaştığımız noktayı somut biçimde ortaya koyuyor.

Bu başarının temelinde, hizmet mükemmeliyetini her gün sahada hayata geçiren hekimlerimizin, hemşirelerimizin ve operasyon ekiplerimizin uyumlu çalışması bulunuyor. Uluslararası akreditasyonlarla doğrulanan klinik yapımızı; tanı ve tedavi teknolojileri, dijital altyapı ve yenileme projeleriyle sürekli geliştiriyoruz. Johns Hopkins Medicine ile sürdürdüğümüz iş birliği de klinik üstünlük ve hasta güvenliği standartlarımızın sürekliliğini destekliyor.

Hangi alanlarda fark yaratığınızı düşünüyorsunuz?

Hastalarımıza tanıdan tedaviye uzanan süreçte bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşmamız, fark yarattığımız temel unsurlar arasında yer alıyor. Bu anlayışın en somut yansımalarından biri olan tümör kurullarımızda, hastanemizde kanser tanısı alan her hastayı farklı branşlardan uzman hekimlerin katılımıyla kapsamlı şekilde değerlendiriyoruz. Ortaya çıkan ortak akıl, kişiye özel ve güncel tedavi planlarının belirlenmesine imkan tanıyor.

Bu yapıyı daha da güçlendirmek amacıyla, Johns Hopkins Medicine ile birlikte hayata geçirdiğimiz moleküler tümör kurulu aracılığıyla iki kurumun bilgi birikimi ve deneyimini bir araya getiriyor; hastalarımızın farklı perspektiflerle kapsamlı biçimde değerlendirilmesini mümkün kılıyoruz.

Benimsediğimiz insan odaklı bakım yaklaşımının bir parçası olarak, tedavi ve bakım sürekliliğini yalnızca hastane ile sınırlı tutmuyoruz. Taburculuk sonrası dönemde evde bakım hizmetlerimizle hastalarımızın iyileşme sürecini destekliyoruz. Sağlık durumlarını ev ortamında da izleyerek olası riskleri erken aşamada tespit ediyor, gerekli müdahalelerin zamanında yapılmasını sağlıyoruz. Böylece daha güvenli, kesintisiz ve bütünleşik bir bakım yaklaşımı sunuyoruz.

Laboratuvarımızı referans ve eğitim merkezi olacak şekilde konumlandırıyoruz. Bu kapsamda, iş birliği içinde olduğumuz ulusal ve uluslararası paydaşlarımıza düzenli eğitimler veriyoruz. Doku ve hücre incelemelerinden ileri analiz yöntemlerine uzanan geniş hizmet kapsamımızla tanı süreçlerini etkili bir altyapıyla destekliyor; patoloji sonuçlarını 48 saat gibi kısa bir sürede tamamlayarak tedaviye hızlı ve doğru şekilde başlanmasına katkı sağlıyoruz.

Erişkin Kemik İliği Nakli Merkezimiz, uzman hekim kadrosuyla zorlu vakaların yönetiminde önemli bir referans noktası olarak öne çıkıyor. Bu birikimle 2010 yılından bu yana 3.500’e yakın kemik iliği nakli gerçekleştirdik. 2022 yılında kurduğumuz Pediyatrik Kemik İliği Nakli Merkezimizde ise çocuk hastalara özel planlanan altyapı ve deneyimli kadromuzla 100’ün üzerinde nakle ulaştık.

CyberKnife’ı Türkiye’ye kazandıran ilk hastane olarak, radyasyon onkolojisi cihazlarımızdan robotik cerrahiye uzanan altyapımızı son dönemde yaptığımız yatırımlarla daha da ileri taşıyoruz. MR Linac, yapay zekâ destekli PET/CT Omni Legend ve yeni nesil MR teknolojilerini devreye alarak tanı ve tedavi kapasitemizi önemli ölçüde güçlendirdik.

Hastanemizin lokasyonu ve kampüs yapısı da sunduğumuz hizmette fark yaratan önemli unsurlar arasında yer alıyor. Denize bakan pencerelerimiz, ağaçlarla çevrili bahçelerimiz ve gün ışığıyla aydınlanan koridorlarımızla; sadece tıbbi bakımın değil, doğanın getirdiği huzurun da tedavi sürecinde önemli bir rol oynadığı anlayışıyla tasarlanan kampüsümüzde hastalarımıza hizmet veriyoruz.

2026 büyüme planlarınız arasında öncelik verilen konular nelerdir?  

2026 yılı planlarımızda, yurtiçi hasta segmentinde büyümeyi, uluslararası hasta portföyümüzü artırmayı ve özellikle onkoloji mükemmeliyet merkezimizi daha ileri taşımayı hedefliyoruz. Değişen ihtiyaçlara hızlı yanıt verebilen yeni klinik hizmet modellerini geliştiriyoruz. Bu kapsamda, ileri hücresel tedavi yaklaşımlarından biri olan CAR-T Cell tedavisini de hizmetlerimize dahil etmek üzere çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.

Kalite ve hasta güvenliği odağında, uluslararası akreditasyonlarımızı sürdürmeye, tıbbi teknoloji yatırımlarımızı artırmaya ve tümör kurulları gibi multidisipliner yapıları güçlendirmeye öncelik veriyoruz.

Operasyonel tarafta ise süreç iyileştirme, veri analitiği ve iş zekâsı çözümleriyle verimliliği artırıyor; enerji tasarrufu uygulamalarıyla daha sürdürülebilir bir yapı kurguluyoruz.

Bugün ihtiyaç duyduğumuz elektrik enerjisini kojenerasyon sistemimiz aracılığıyla kendimiz  üretiyoruz. Önümüzdeki dönemde güneş enerjisi yatırımlarımızla bu yapıyı ileri taşıyarak daha temiz ve çevre dostu bir hastane olma yönündeki çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Bu yaklaşım, finansal ve klinik performansı dengeli biçimde geliştiren, uzun vadeli bir ilerleme modelini destekliyor.

Dijital dönemin her alanda değiştirdiği iş yapış şekillerini düşünürsek genel olarak bu yeni dünyayı yakalamak adına gerekli dönüşümü nasıl sağlıyorsunuz?

Dijital dönüşümü tüm iş süreçlerini kapsayan bir yapı olarak ele alıyoruz. Uygulamalar arası tam entegre altyapımız sayesinde mobil platformlar, online danışmanlık hizmetleri ve tıbbi ikinci görüş çözümleriyle hasta erişimini artırıyor; tüm kanallar üzerinden kesintisiz hizmet sunuyoruz.

Tanı süreçlerinde yapay zekâ kullanımını yaygınlaştırırken, hastane bilgi sistemlerimizi sürekli geliştiriyoruz. Veri odaklı karar mekanizmaları ve dijital hasta takip çözümleriyle klinik ve operasyonel süreçleri daha etkin ve verimli hale getiriyoruz.

Sosyal sorumluluk toplumsal duyarlılık adına gerçekleştirdiğiniz projelerden birkaç örnek verebilir misiniz?

Toplumda sağlık bilincini artırmayı kurumsal sorumluluğumuzun temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bu kapsamda, meme kanserinde erken tanı farkındalığını artırmak amacıyla Anadolu Efes Spor Kulübü iş birliğiyle 12 yıldır “Pembe Top Sahada” projesini sürdürüyoruz.

Bunun yanı sıra Anadolu Vakfı ve Hemşirelik Hizmetlerimiz iş birliğiyle yürüttüğümüz programlarda hem toplum sağlığına hem de hemşirelerin mesleki gelişimine katkı sağlamayı önceliklendiriyoruz. Bakım evleri, sevgi evleri ve yaşlı bakım merkezlerinde görev yapan sağlık çalışanlarının bilgi ve becerilerini geliştirmeye yönelik eğitimler düzenliyoruz. Özellikle yaşlılar ve korunmaya muhtaç çocuklar gibi hassas gruplara hizmet veren ekiplerin desteklenmesi, bu bireylerin daha güvenli ve daha iyi koşullarda yaşamalarına olanak tanıyor.

Bu çalışmalarla toplum sağlığını koruyan, güçlendiren ve uzun vadede fayda üreten bir sosyal etki modeli geliştirmeyi amaçlıyoruz.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...