Anasayfa LIFESTYLE Niçin yaşlandıkça daha az uyuruz?
LIFESTYLE - 24 Ekim 2014

Niçin yaşlandıkça daha az uyuruz?

Bilim adamları, sağlıklı bir hayat için çok önemli olan derin bir uyku uyumanın yaşlandıkça neden zorlaştığını araştırdı.

Uyku, belleği canlandırmak ve yeni beceriler öğrenmek için gerekli. Aynı zamanda, ruh halimizi stabilize etme işlevine sahip. Ancak insan yaşlandıkça geceleri derin bir uyku uyumak da zorlaşıyor.

ABD’de Ulusal Sağlık Enstitüsü’nün 2005 ila 2007 yılları arasında yaptığı ankete katılan Amerikalı yetişkinlerin yaklaşık yüzde 30’u her gece 6 saatten daha az uyuyabildiğini söyledi. Oysa günlük hayatı sağlıklı bir şekilde sürdürebilmek için uzmanlar 7-8 saatlik bir uyku öneriyor.
 
Uyku süresinin azalması beyindeki değişimle ilgili; beyin dalgalarında ortaya çıkan ince değişimler uyku ve dinlenme sürelerimizi etkilemeye başlıyor. Ayrıca yaşlanma uyku vaktinin geldiğini bildiren beyin hücrelerimizi de öldürüyor.

Yaşlandıkça daha az uyumanın yanı sıra uyku kalitesinde de bozulma oluyor; geceleri sık sık uyanmalar başlıyor. Ayrıca beyin faaliyetlerindeki kaosun tamamen yavaşladığı zaman dilimi olduğu için bilim adamlarınca son derece önemsenen derin uyku süresi de kısalıyor.

Araştırmalara göre, 25 yaşındaki bir genç gece boyunca altı defa, saatlerce sürecek derin uyku evresine geçebiliyor. Oysa 70 yaşındaki birisinin beyni çok hızlı bir şekilde ortalama seviyedeki uykuya girip çıkabiliyor ve derin uyku evresinde çok az zaman harcarken “tavşan uykusu” diye tabir edilen hafif uyku evresi çok daha uzun sürüyor. Ayrıca yaşlandıkça uykuya dalmakla uyanık olmak arasındaki geçiş çok daha hızlı ve sert olabiliyor.

Ne yazık ki kötü bir uyku hem sağlığımızı hem de bilişsel işlevlerimizi olumsuz etkiliyor.

Her şeyden önce, iyi uyumadığımızda belleğimizde sorunlar başlıyor. Derin uyku uyuduğumuzda yavaşlamış beyin dalgalarımız beynin uzun süreli bellekle ilgili bölümü olan hipokampustaki kısa süreli hatıraları alın korteksine göndererek, burada uzun süre unutulmamalarını sağlıyor.

Bilim adamları 1990’larda, farelerin beyninde uyku açıp kapama anahtarı gibi çalışan çok ufak bir kesit keşfetti. Bu yılın başında ise yine aynı bilim adamlarından oluşan ekip insanların beyinlerinde de benzer bir bölüm olduğunu ve yaşlandıkça, bu özel tür beyin hücrelerinin kaybolduğunu belirledi. Araştırmalara göre, bu beyin hücrelerinin büyük bir bölümünü kaybedenler daha bölük pörçük uyuyorlar, daha sık uyanıyorlar ve daha kısa sürelerle uyuyorlar. 

Beyin hücreleriyle uyuma türleri arasındaki ilişki şaşırtıcı bir biçimde kesin: Kişinin beyin hücreleri ne kadar azsa uyku o kadar kalitesiz. Uyku ne kadar kalitesizse, bellek de o derece zayıf. Öte yandan, yaşlılarda uykuya dalamama sorunu  kas spazmı, depresyon, anksiyete, uyku apnesi gibi solunum bozukluklarına da yol açabiliyor. 
Bilim adamlarının bu tür kesintili ve yetersiz gece uykusuna karşı önerdikleri formül ise, halk diliyle şekerleme denilen, gün içinde kısa süreli uyuklamalar.

İlginizi Çekebilir

“Tüm İş Süreçlerimizi Yenilikçi Bir Bakış Açısıyla Değerlendiriyoruz”

Fortune Agile Dönüşüm Hikayeleri yuvarlak masa toplantısına katılan Tüpraş İnsan Kaynaklar…