“Liderin vizyonu önemli ama o vizyonu hayata geçiren ekip olmadan sürdürülebilir bir başarıdan söz etmek mümkün değil. Benim için başarıda en kritik unsurlar vizyon, doğru ekip, risk yönetimi, uygulama disiplini ve zamanlamadır” diyen Turcas Holding/ Aksoy Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Banu Aksoy, Fortune’un liderlik ve vizyon üzerine sorduğu soruları yanıtladı.
Başarı yolculuğunuzda örnek aldığınız mentorlarınız ya da ilham aldığınız liderler oldu mu?
Sizce başarılı bir iş hayatının en büyük sırrı nedir? Neyi, nasıl farklı yapmak gerekir? İş hayatım boyunca farklı dönemlerde bana ilham veren pek çok lider oldu. En başta babam Erdal Aksoy’un girişimciliğini, azmini, ve her zaman pozitif bakış açısını örnek almışımdır. Onun nasihatleri, iş hayatında daha cesur ve mücadeleci olmamda önemli rol oynadı. Aslında hayatta pek çok insandan, dostumdan, çalışma arkadaşlarımdan ilham aldığımı söyleyebilirim. İlham almak önemli ama asıl değerli olan kendi liderlik yolculuğunuzu inşa edebilmek. Başarının tek bir formülü yok; ancak sürdürülebilir başarının temelinde tutarlılık, değişime uyum sağlama becerisi, disiplin ve değerlerden ödün vermemek yer alıyor. Fark yaratan unsur ise çoğu zaman bakış açısıdır. Aynı soruna farklı bir perspektiften yaklaşabilmek… Cesur kararlar alırken sorumluluğu da üstlenebilmek ve tabii değişen şartlara esneklikle yaklaşabilmek. Başarı benim için yalnızca varılan nokta değil; o noktaya giderken alınan riskler, üstlenilen sorumluluk ve geride bırakılan etkiyle anlam kazanıyor.
Yenilikçilik ve gelenek arasında köprü kurmak istediğinizde en çok hangi taraf size cazip geliyor?
Kurumlar kendi değerlerine ve köklerine sahip çıkmalılar fakat geçmişe saplanıp kalmamalılar. Ben bu ikisini birbirinin alternatifi olarak görmüyorum. Aksine, güçlü kurumların tam da bu iki unsuru dengeli bir şekilde bir araya getirebildiklerinde, kendilerini yenileyerek çağa ayak uydurduklarında yani geleceğe uyumlandıklarında ortaya çıktığına inanıyorum. Asıl olan, geçmişin birikimini, edinilen tecrübeleri, geleceğin ihtiyaçlarıyla buluşturabilmek. Erkekler dünyasında kadınlar bir yerlere gelebilmek, ekonomik gücün parçası olmak için hem globalde hem de Türkiye’de birçok farklı cephede mücadele veriyor.
Kadın olmak, iş dünyasındaki mücadelenizde işinizi zorlaştırdı mı? Zorlukları nasıl aştınız?
Birçok firma yıllarca erkekler tarafından yönetilmiştir, birçok sektör erkek egemen sektörler. Maalesef içinde yaşadığımız toplumda cinsiyetçi önyargılar çok fazla. Ben kendimi sürekli geliştirerek, kariyer yolumda çok çalışarak iş hayatında etkin ve eşit rol alabildim ve benim imkanlarıma sahip olmayan kadınların da güçlenmesini kendime misyon edindim. Keşke pozitif ayrımcılık kavramına bile gerek kalmasa…Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu’nun en son yayımladığı Yönetim Kurulunda Kadın Raporu’na göre BIST şirketlerinin 394’ünde yönetim kurullarındaki kadın oranı %25 eşiğinin altında. Rapor, tüm BIST şirketleri içinde 177 şirketin, BIST-100 içinde ise 31 şirketin hâlâ tamamı erkeklerden oluşan kurullar tarafından yönetildiğini gösterdi. Bugün geldiğimiz noktada hâlâ kat edilmesi gereken yol olduğunu düşünüyorum. Kadınların Yönetim Kurullarında, İcra Kurullarında, karar mekanizmalarında yer alması son derece önemli.
Holding olarak kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarınızda ve projelerinizde hangi alanlara odaklısınız? Girişimcilik ve sosyal faydayı birleştiren modeller üzerine düşünceleriniz nelerdir?
Aksoy Holding olarak sosyal sorumluluk projelerini uzun vadeli değer yaratmanın bir parçası olarak görüyoruz. Nitelikli eğitim, üniversite iş birlikleri, eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılık, sanata destek ve çevresel projeler başlıca odak alanlarımız arasında yer alıyor. İnsan haklarına saygılı bir iş ortamı yaratmak, herkesin eşit haklara, fırsatlara ve kaynaklara erişmesini sağlamak en temel ilkelerimizden biri. Şirketimizin Sürdürülebilirlik Akademisi ve Intertek iş birliğiyle yürütülen bağımsız denetimler sonucunda 2025 yılında “İş’te Eşit Kadın Sertifikası” almaya hak kazanmasından ve Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri imzacısı olmaktan mutluluk duyuyorum. Girişimcilik ile sosyal faydanın birleştiği modellerin gelecekte değer yaratabileceğine inanıyorum. Bu şekilde hem ekonomik değer üretebiliriz hem de toplumsal dönüşüme fayda sağlarız. Özellikle gençlerin sosyal girişimciliğe yönelmesini çok kıymetli buluyorum.
Kurumunuzda değer yaratmak isteyen, yeni görev ve sorumluluklar üstlenmeye hazır yeteneklere nasıl bir katkı sağlıyorsunuz?
Kurum kültürümüzün merkezinde gelişim ve öğrenme yer alıyor. Çalışanlarımızın potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri, fikirlerini özgürce ifade edebilecekleri ve inisiyatif alabilecekleri bir çalışma ortamı yaratmaya özen gösteriyoruz. Aynı zamanda birlikte çalışma kültürünü güçlendirmek ve bireysel gelişimin yanı sıra; birbirinden öğrenen, ekipler arası etkileşimle gelişen bir organizasyon yapısı oluşturmak önceliğimiz. Yetkinlik gelişimini destekleyen programlar, dijital eğitim platformumuz, lider buluşmaları, mentorluk süreçleri ve komitelerimiz aracılığıyla çalışan gelişimini somut olarak destekliyoruz. Kurumumuzun en büyük gücünün insan kaynağımız olduğuna inanıyoruz ve bu doğrultuda gelişimi sistematik bir şekilde ele alıyoruz. “Özgün Fikirler, Güçlü Girişimler” işveren markamız ve #yolculuğundaseninleyiz mottomuz doğrultusunda, uygun bilgi birikimine ve yetkinliklere sahip insan kaynağını bünyemize kazandırmayı; çalışanlarımızın kişisel ve profesyonel gelişimini desteklemeyi hedefliyoruz.
Sorumlu ve duyarlı lider olarak vizyonunuzu yakından takip ediyoruz. Hayat felsefeniz neler üzerine kurulu? Sizce başarılı ve başarısız iş nedir, kime/neye bağlıdır, patrona, vizyona, çalışana, konjonktüre ve daha başka hangi faktörler sırasıyla önemlidir?
Hayat felsefemin temelinde denge ve anlam arayışı yer alıyor. Yaptığım işin bir amaca hizmet etmesi, yalnızca finansal başarıdan çok daha değerli. Başarıyı; doğru vizyon, güçlü ve uyumlu bir ekip, zamanlama ve kararlılığın birleşimi olarak görüyorum. Başarısızlık ise çoğu zaman bu unsurlar arasındaki dengenin kurulamamasından veya uyumsuzluktan doğar. Yönetim Kurulumuzda bu dengeyi çok iyi sağladığımızı düşünüyorum. Liderin vizyonu önemli ama o vizyonu hayata geçiren ekip olmadan sürdürülebilir bir başarıdan söz etmek mümkün değil. Benim için başarıda en kritik unsurlar vizyon, doğru ekip, risk yönetimi, uygulama disiplini ve zamanlamadır.
İş ne kadar vaktinizi alıyor? İş yaşam dengesini nasıl sağlıyorsunuz? Kişisel olarak sizi etkileyen kitaplar ya da özlü sözler hangileri?
İş hayatı elbette zamanımın önemli bir kısmını alıyor; zamanımın büyük kısmı iş yerinde geçti ve geçiyor ancak denge kurmak çok önemli. Aileme ve kendime alan açmak, ruhumu beslemek ve farklı ilgi alanlarına zaman ayırmak konusunda önceliklerimi belirliyorum. Bu noktada öncelikleri belirlemek ve ajandaya uyarak hareket etmeyi benimsedim. Okumak benim için vazgeçilmez bir alışkanlık. Özellikle farklı disiplinlerden kitaplar bakış açımı genişleterek, düşünme biçimime katkı sağlıyor.
Sürdürülebilir bir dünya için liderlere ve iş dünyasının paydaşlarına özel bir mesajınız var mı?
Sürdürülebilirliği artık bir gündem başlığı değil, işimizin merkezine koymamız gereken bir gerçeklik olarak görüyorum. Kısa vadeli performans ile uzun vadeli etki arasındaki doğru dengeyi kurabilmek önemli. Çevresel, sosyal ve yönetişim başlıklarını (ESG) birbirinden ayrı değil, bir bütün olarak ele almak gerekiyor. Çünkü sürdürülebilirlik yalnızca riskleri yönetmekle ilgili değil; aynı zamanda yeni fırsatları görmek ve geleceği bugünden inşa etmekle ilgili. Gerçek etki, söylemden çok aksiyonla yaratılıyor. Bu nedenle ölçülebilir hedefler koyan, şeffaf olan ve hesap verebilen kurumların öne çıkacağına inanıyorum. Bizler sürdürülebilirliği tüm paydaşlarımız için uzun vadeli değer yaratmak olarak konumlandırıyoruz. Bülent Eczacıbaşı’nın “İşim Gücüm Budur Benim” kitabından bir alıntı yapmak istiyorum. Kitapta bir yazarın sözlerine değinmiş ve şöyle demiş: “Lider, kartalların yükselip doruklara ulaşmasına olanak veren havadır.” Liderlik hedefe yönelmiş insanların önündeki engelleri kaldırmak, onları başarıya ulaştıran atmosferi yaratmak… olarak ilave etmiş.
