Kültür Ekonomisinde, 35 Minyatürlük Balkan Rotası Kalıcı Bir Değer Yaratabilir mi?

By Fortune Türkiye

Kültür ve sanat endüstrisi 2,3 trilyon dolarlık büyüklüğüyle dünya ekonomisine yüzde 3,1 oranında katkı sağlıyor. Türkiye’de kültür alanındaki harcamalar yüzde 83,3 artışla 408 milyar lirayı aşıyor. Kurumlar geçmişin izlerini yarına taşımak için sanata önemli bütçeler ayırırken; tarihi bir mekanda sergilenen ince işçilik, ekonominin çarklarına yön veriyor.

Kuveyt Türk’ün Balkanlardaki kültürel mirası canlandırdığı minyatür sanatçısı Gülçin Anmaç’ın “Rumeli’de Osmanlı İzleri” sergisi için Saraybosna’dayım. Gazi Hüsrev Bey Hanikah’ının serin taş avlusundan içeriye geçiyorum. Ahşap şövalelerin üzerine yerleştirilmiş altın varaklı çerçeveler, demir parmaklıklı pencerelerden süzülen gün ışığıyla aydınlanıyor.

İçinde bulunduğum tarihi mimarinin zarafetle sanatla buluşmasını ve bu estetik buluşmanın arkasındaki ekonomiyi yerinde gözlemliyorum.

Taş kemerlerin arasında samimi kurdele kesimi ile sergi açılışı yapılıyor.

Soldan sağa: Azerbaycan Saraybosna Büyükelçisi Vilayat Guliyev, minyatür sanatçısı Gülçin Anmaç, T.C. Saraybosna Büyükelçisi Emin Akseki ve Kuveyt Türk Genel Müdür Yardımcısı Semih Sel “Rumeli’de Osmanlı İzleri” sergisinin açılış kurdelesini kesti.

Kuveyt Türk İnsan Kaynakları ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Semih Sel, serginin önemine vurgu yapıyor:

“Kültürel mirasımızın gelenekten geleceğe aktarılmasını önemli bir sorumluluk alanı olarak kabul ediyoruz,” diyor.  

Kültür ve sanatın birçok boyutunun yanı sıra ekonomiye katkısı yadsınamayacak bir geçeklik.

Kurumlar, harcanan her 1 doların ekonomiye 2,5 dolar katma değer sağladığı kültür ve sanat ekosistemin stratejik bir alan olduğu bilinciyle hareket ediyor.

Peki, tarihi bir handa sergilenen 35 minyatür eser, milyarlarca dolarlık küresel pazarın kurallarını yeniden nasıl yazıyor?

Semih Sel,ve minyatür sanatçısı Gülçin Anmaç, “Rumeli’de Osmanlı İzleri” sergisinin Saraybosna açılışında.

Trilyon Dolarlık Yaratıcı Ekonomi

Dünya genelinde kültür ve sanat ekonomisi, 30 milyondan fazla insana istihdam sağlayan ve 2,3 trilyon dolarlık gelir üreten bir ekonomiyi temsil ediyor. Oluşan gelir aynı zamanda küresel ekonomiye %3,1 katkı sağlıyor.

Avrupa genelindeki 32,9 milyar euroluk sponsorluk bütçesinin yüzde 29’unun doğrudan kültür, sanat ve spor dışı alanlara ayrılması, kurumların alana yönelik hassasiyeti gösteriyor.

Semih Sel eğilimin kurumsal temellerini, ” Türk-İslam sanatlarını destekleyen projelere odaklanıyor, geleneksel sanatlarımızı ve tarihimizi yaşatmak için çalışmalar gerçekleştiriyoruz” sözleriyle özetliyor.

Kuveyt Türk İnsan Kaynakları ve Stratejiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Semih Sel (solda), “Rumeli’de Osmanlı İzleri” sergisinin açılışında T.C. Saraybosna Büyükelçisi Emin Akseki’ye günün anısına bir armağan sundu.

Geçmişin mimari hafızası korunurken aynı zamanda uzun vadeli, saygın ve sürdürülebilir değer zinciri üretiliyor.

Minyatür sanatçısı Gülçin Anmaç’ın tarihi kaynaklar ışığında yorumladığı 35 eserden oluşan koleksiyon, bu değer zincirinin en somut halkalarından birini oluşturuyor.

Türkiye’nin 2024 yılında 9,88 milyar dolara ulaşan kültürel ihracat hacmi, yerel sanat disiplinlerinin uluslararası arenada ne kadar güçlü bir karşılık bulduğunu izah ediyor.

Gazi Hüsrev Bey Hanikah’ın içindeki ahşap stantlarda sergilenen her bir eser, estetik bir form sunmanın ötesine geçerek Balkan coğrafyasındaki 11 ülkenin ortak hafızasını canlandırıyor.

Saraybosna’da “Rumeli’de Osmanlı İzleri” sergisinin açılışında, minyatür sanatçısı Gülçin Anmaç’la eserlerin hikâyesini, Kuveyt Türk Genel Müdür Yardımcısı Semih Sel’le kültür ve sanata verdikleri desteği konuştum.

El Sanatının Gücü

İstatistikler, sanatsal üretimin dar bir hobi alanı olmaktan sıyrılıp ekonominin çarklarını çevirdiğini söylüyor. Türkiye’de kültür ve sanat alanında faaliyet gösteren girişimlerin ürettiği katma değer, yüzde 73,9 artışla 188 milyar lirayı aşmış durumda.

Semih Sel, “Hayata geçirdiğimiz sergi, Rumeli coğrafyasında kimi zaman unutulmaya yüz tutan mimari dokuyu minyatür sanatı aracılığıyla bizlere aktarıyor” sözleriyle sanatın belgeleme gücüne vurgu yapıyor.

Ülkemizde kültürel istihdam 957 bin kişilik işgücünün üzerine çıkarken bunun yüzde 32,6’sını el sanatları uzmanlarının oluşturması, geleneksel zanaatların sosyo-ekonomik taşıyıcı rolünü gösteriyor.

Sanatçı Gülçin Anmaç’ın incelikli fırça darbeleriyle ortaya çıkan eserleri, yüz binlerce kişinin dâhil olduğu büyük istihdam ekosisteminin vitrinini süslüyor. Mostar Köprüsü’nden Alaca Camii’ne kadar uzanan mimari yapıların resmedilmesi, akademik bilginin ve el emeğinin eşsiz bir harmanı olarak öne çıkıyor.

Gülçin Anmaç’ın “Rumeli’de Osmanlı İzleri” sergisi, Saraybosna’daki Gazi Hüsrev Bey Hanikahı’nda ziyaretçilerle buluştu.

Sınırları Aşan Kültürel Hafıza

Küresel turizm verileri, uluslararası seyahatlerin yüzde 40’ının kültür motivasyonuyla planlandığını söylüyor.

Bosna-Hersek’in başkentinde ziyarete açılan bu sergi, tam da bu küresel hareketliliğin merkezindeki bir girişimi yansıtıyor.

Semih Sel, “Her biri titiz araştırmaların ve minyatür sanatının ince işçiliğinin bir sonucu olarak ortaya çıkan bu eserleri, ilham aldığı topraklara taşıyarak kültürel-sanatsal ve mimari hafızamıza güçlü bir tecrübe sunuyoruz” derken coğrafyalar arası kurulan köprüye vurgu yapıyor.

Çerçevelenmiş minyatürlere dikkatle bakan ziyaretçiler, yüzyıllar öncesinin mimari dokusuyla bugünün modern sunumunu aynı salonda gözlemliyor.

İlk olarak İstanbul Tophane-i Amire’de sanatseverlerle buluşan zengin koleksiyon, eserlerin doğduğu topraklara taşınmasıyla evrensel bir boyuta ulaşmış oluyor.

“Bu sergi kültür-sanat yolculuğumuzda geçmişimize sahip çıkma ve onu geleceğe taşıma yolundaki kararlılığımızın bir yansıması” diyerek sözlerini tamamlıyor Semih Sel.

Gazi Hüsrev Bey Hanikah’ının serin taş avlusundan dışarıya, Saraybosna’nın hareketli sokaklarına doğru yavaş adımlarla yürüyorum.

Şehrin tarihi silüeti akşam güneşiyle aydınlanıyor.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...