Anasayfa İZOCAM Yeni Üretim Sistemlerine Entegre
18 Temmuz 2019

İZOCAM Yeni Üretim Sistemlerine Entegre

İzocam Genel Müdür Yardımcısı Doruk Özcan “İhracatımız 2018’de de bir önceki yıla kıyasla TL bazında yüzde 37,2, dolar bazında ise yüzde 6,3 arttı ve 23,6 milyon dolar oldu. Son beş  yılda ihracattan elde ettiğimiz satış geliri 160 milyon doları buldu. Önümüzdeki beş yıl toplamda 150 milyon doların üzerinde ihracat yapmayı hedefliyoruz” diyor. ŞULE LALELİ

Bu güne kadar 100’ü aşkın ülkede yalıtım çözümleri sunan İzocam, 20 yurtdışı bayisi ile ihracat faaliyetlerini sürdürüyor. İhracat yaptığı bölgelerin başında Türki Cumhuriyetler, Afrika, Balkanlar, Asya ve Ortadoğu geliyor. Ağırlıklı olarak bina ve sanayide kullanılan yalıtım ürünlerinin ihracatını gerçekleştiriyor. Bu ürünlerin dışında ısıtma, soğutma ve iklimlendirme pazarına yönelik ürünlerin de ihracatını yapıyor. Yıllık ihracatı 600 bin metreküpü aşan İzocam, Orta Doğu’da iklimlendirme pazarının en önemli üreticisi konumunda. İzocam Genel Müdür Yardımcısı Doruk Özcan Fortune’un sorularını cevapladı.

Firmanızı kısaca tanıtır mısınız? Yalıtım sektöründen aldığınız pay nedir? Bu payı artırmak üzere hangi projeler gündemde?

İzocam olarak, yalıtımın farklı uygulama modellerine (ısı yalıtımı, gürültü kontrolü, akustik ve yangın güvenliği) ve alanlarına yönelik (konut, sanayi, iklimlendirme, dayanıklı tüketim malları vb.) yalıtım ürünleri tasarlayan, üreten ve pazara sunan bir firmayız. 54 yılı aşkın tecrübemiz ile sektörümüzün lideriyiz.

Geniş ürün yelpazesine sahip ve her ihtiyaca uygun yalıtım çözümleri sunabilen öncü bir markayız. Zeminden, cephe ve çatıya, duvar ve döşemeden tesisata kadar her uygulama alanı için nitelikli yalıtım malzemeleri üretiyoruz. İzocam ürünleri, bir konuta içeriden uygulanabilecek yalıtımdan; sanayi yapılarına, okul ve hastanelere kadar her binanın ve tesisatın yalıtım ihtiyacına etkin çözümler sunuyor. İnşaat ve iklimlendirme sektörleri için yalıtım malzemeleri üretmenin yanı sıra; vagonlardan evlerimizde kullanılan fırınlara, yangın kapılarından güneş kolektörlerine kadar geniş bir alanda ısı, ses ve yangın yalıtım ürünleriyle sektörde faaliyet gösteriyoruz.

Ürün gamımız içinde lojistikten, soğuk hava depolarına kadar çok farklı sektörlere özel yalıtım çözümlerimiz bulunuyor… Bizi sektörümüzdeki rakiplerimizden ayrıştıran en önemli nokta ülkemizde ve dünyada yalıtım sektöründe yedi farklı ürünü aynı çatı altında üretebilen tek şirket konumunda olmamız. Ürün portföyümüzde Camyünü, Taşyünü, Ekstrüde Polistiren (Foamboard), Ekspande Polistiren (İzopor ve İzopor Plus), Kauçuk Köpük (İzocamflex), Polietilen Köpük (İzocam PEflex), PU/ PIR/Taşyünü yalıtımlı sandviç panel (İzocam Tekiz) ile Trapez levha bulunuyor.

Toplam yalıtım pazarı içerisinde yaklaşık yüzde 20 pazar payına sahibiz ve bu oranla pazar lideri olma konumumuzu sürdürüyoruz. Ayrıca mineral yünlere baktığınızda taşyününde yüzde 20, camyününde ise yüzde 38’e yakın pazar payına sahibiz. Kauçukta yüzde 18, XPS’de ise yüzde 16 civarında pazar payımız bulunuyor. Camyününde satışlarımızı 2018’de bir önceki yıla kıyasla yüzde 23 oranında arttırdık. Kauçuktaki artış oranı ise aynı dönem için yüzde 38 olarak gerçekleşti. Üretim kapasitemizi ve ürün çeşitliğimizi piyasanın ve ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirip, artırarak sektördeki mevcut konumumuzu ilerletmeyi hedeflediğimiz bir yıl. Bu yıl başta Ar-Ge çalışmaları olmak üzere pek çok proje gündemimizde… Bilgi teknolojileri ve endüstriyel otomasyon alanlarında önemli projeleri gerçekleştirdiğimiz bir senedeyiz. Bu yılı yatırım yılı olarak görüyoruz. Hem tesislerimizde hem de yönetim ofislerimizde pek çok konuda yeni teknolojilerin uygulamasını hayata geçiriyoruz. Bu çalışmaları yaparken, müşterilerimizin iç görüsü ile hareket ediyoruz. Biliyoruz ki, İzocam’ın uzmanlığı sadece sektöre sunduğu ürünlerle ilgili değil, yalıtım konusunda verdiği danışmanlık da markamızın tercih edilirliğinin en önemli bileşenleri arasında. Bu nedenle havalimanlarından, AVM’lere, fabrikalardan, toplu konutlara kadar Türkiye’nin en önemli projelerine ürünlerimizi sunmaya ve yalıtım danışmanlığı yapmaya devam ediyoruz. Bu yıl da bu kararlılığımızı sürdüreceğiz. Hedefimizde sadece Türkiye’deki projelerin olmadığını; ihracat pazarlarımızdaki önemli projelere yalıtım danışmanlığı hizmeti sunmaya, yalıtımla ilgili her ihtiyaca uygun ürün ve çözümler sunmak olduğunun da altını çizmek isterim.

Büyüme planınızda yeni yatırımlar var mı? Kaç ülkeye ihracat yapıyorsunuz?

Bu yılın ilk döneminde 3 milyon euro yatırımla Dilovası’ndaki Taşyünü tesisimizdeki “Doğa III” fırınımızı yeniledik. 2019 Şubat ayında başlayan fırın yenileme süreci 6 haftada tamamlandı, 8 Nisan’da ise yeni fırınımızı ateşledik ve 19 Nisan’da üretime geçtik. Bugüne kadar 393 bin ton üretim yapan Doğa II fırını gibi, Doğa III fırını da üretkenliği ile Türkiye’nin düşük karbonlu kalkınmasına katkı sağlayacak. Yapılan yeni fırın yatırımı ile daha iyi kalitede ürünleri daha güvenli şekilde üreteceğiz. İhracatta ise İzocam olarak, Türkiye, Ortadoğu ve Balkanlarda yalıtım sektörünün öncü firmaları arasında yer alıyoruz. Toplam 130 bin tona ulaşan mineral yün kapasitemizin yanı sıra artan üretim kapasitelerimizle esnek üretim ve zamanında teslim imkânları sunuyoruz. Böylece inşaat ve sanayide her türlü yalıtım talebine hızlı ve güvenilir bir şekilde yanıt verebiliyoruz. Bugüne kadar 100’ü aşkın ülkede yalıtım çözümleri sunan olan bir firma olarak 20 yurtdışı bayimiz ile ihracat faaliyetlerimize devam ediyoruz. İhracat yaptığımız bölgelerin başında Türki Cumhuriyetler, Afrika, Balkanlar, Asya ve Ortadoğu geliyor. Ağırlıklı olarak bina ve sanayide kullanılan yalıtım ürünlerinin ihracatını gerçekleştiriyoruz. Bu ürünlerin dışında ısıtma, soğutma ve iklimlendirme pazarına yönelik ürünlerin de ihracatını yapıyoruz. Yıllık ihracatı 600 bin m3’ü aşan İzocam, Orta Doğu’da iklimlendirme pazarının en önemli üreticisi konumunda.

İhracatımız 2018’de de bir önceki yıla kıyasla Türk Lirası bazında yüzde 37,2, dolar bazında ise yüzde 6,3 arttı ve 23,6 milyon dolar oldu. Son beş yılda ihracattan elde ettiğimiz satış geliri 160 milyon doları buldu. Önümüzdeki 5 yıl toplamda 150 milyon doların üzerinde ihracat yapmayı hedefliyoruz. Özellikle Orta Afrika’da pazar faaliyetlerimiz artarak devam ediyor. Gana’da bulunan 5 milyon yolcu/yıl kapasiteli Akra Kotoka Terminal Binası için ürün tedariki gerçekleştirdik. Akra Kotoka Uluslararası Havaalanı’nın genişletilmesi projesi için XPS, Kauçuk ve Taşyünü Levha ürünlerimizi tedarik ettik. Ürünlerimiz dış cephe yalıtımı, çatı yalıtımı ile elektromekanik tesisat için kullanıldı. Diğer taraftan 2019 AFCON Afrika Uluslararası Kupası’nın karşılaşmalarının yapılacağı Kamerun’daki Japoma Spor Kompleksi Projesi’nde de İzocam ürünleri tercih edildi. İhracat pazarında yeni pazar arayışlarımız sürüyor. Kuzey Afrika ülkelerine yeni bayilikler vermeye devam ediyoruz. Diğer taraftan BDT ülkelerinde tanıtım faaliyetlerimiz de artarak devam ediyor.

Yüksek teknoloji standartlarınız neler? Ar-Ge ve inovasyona ne kadar bir pay ayırıyorsunuz?

Ar-Ge çalışmalarımızı, sektörün ve kullanıcıların beklentilerine en iyi şekilde yanıt verebilecek ölçüde yürütüyoruz. Üretim teknolojileri anlamında yalıtım sektöründe, dünyada çalışmaları takip edilen Saint-Gobain Isover’in deneyiminden faydalanarak, yeni üretim yöntemlerini ülkemize taşıyoruz. Diğer taraftan yalıtım sektörünün dünyadaki gelişimini yakından takip ediyoruz. Yalıtımın tüm segmentlerinde faaliyet gösterdiğimiz için fikir havuzu da çok geniş… Ürün gamına Ar-Ge çalışmalarımız doğrultusunda yeni ürünler ekliyor, yalıtım ile ilgili tüm ihtiyaçların karşılanabileceği güçlü bir marka olma özelliğimizi koruyoruz.

Bizim uzun yıllardır takip ettiğimiz bir başarı göstergemiz var, yeni ürünlerin ciromuz içindeki payını “inovasyon katsayısı” olarak ifade ediyoruz. Şu an yeni ürünlerin ciromuz içindeki payı yüzde 15’e ulaşmış durumda. Bu rakamı artırma hedefimizi koruyoruz. Tabi geçmişten gelen pazara öncülük etme misyonumuz da hep itici bir güç bizim için. Ayrıca, ürünün pazara sunulmasının sadece ürünle ilgili olmadığının farkındayız. Bu nedenle sadece üretimde değil, ürünün verimli şekilde nakliyesi, kolay taşınması, avantajlı depolanması ve kolay uygulanması konularında da akılcı çözümler üretmeye yoğunlaşıyoruz. Son zamanlarda, kullanıcı dostu ürünler geliştirmeye odaklanıyoruz.

Son dönemde, Ar-Ge çalışmalarımızın bir diğer gündem maddesi de yangın güvenliği oldu. İnsanların toplu olarak bulunduğu alışveriş merkezleri, sanayi yapıları, spor salonları, hastaneler gibi mekânlarda yangın dayanımı yüksek yalıtım malzemeleri kullanımının oldukça önemli olduğunu her fırsatta dile getiriyor, çalışmalarımızda yangın dayanımı ölçümlerine yoğunlaşıyoruz. Biliyoruz ki meydana gelebilecek olası yangınlarda, camyünü ve taşyünü gibi yanmaz yalıtım malzemeleri yangının yayılmasını engelleyecek, can ve mal kayıplarını azaltacaktır. Yeni ürünlerimizden olan İzocam Ara Bölme Levhası da A1 sınıfı yanmaz özelliği sayesinde olası yangınlarda zaman kazandırıyor. Geçtiğimiz yıl Ar-Ge çalışmalarımız sonucunda mineral yün ürün grubuna iki yeni ürün daha ekledik. Yerinde uygulama yapılan metal binaların çatı ve cephelerinde iki metal levha arasında kullanılan İzocam Endüstriyel Bina Levhası (EBL) ve İzocam Endüstriyel Bina Levhası R+ (EBL R+) ısı ve ses yalıtımı ile yangın güvenliği sağlarken hafifliği sayesinde kolayca taşınıyor ve esnek yapısıyla kolay uygulanabiliyor. Bu ürünlerin bir diğer özelliği ise bünyesine su almaması… Bu sayede, yağmur suyunun ürüne zarar verme riski ortadan kalkıyor, zamandan ve iş gücünden tasarruf sağlanıyor. Endüstriyel yapılara ısıl konfor getirmeyi hedefleyen ürünler, çevre dostu olmalarıyla da dikkat çekiyor. CE ve EUCEB belgelerine sahip bu ürünlerin kalitesi, uluslararası alanda da kabul görüyor. Mineral yün ürün serimize yeni katılan üçüncü ürünümüz ise giydirme cephe uygulamalarında kullanılan yeni Cephe Levhası. Cephe levhasının üzeri camtülü kaplı olduğu için su geçirmeme özelliğine sahip. Kullanıldığı cephelerin başka bir yalıtım malzemesi ya da örtü ile kaplanması gerekmiyor. Dolayısıyla yalıtım işlemi çok daha çabuk tamamlanabiliyor, işçi maliyetinden ve zamandan tasarruf sağlanıyor.

Son olarak 2018 yılı Aralık ayında endüstriyel binalarda kullanılmak üzere Tekiz ürün grubumuza yeni bir ürün daha ekledik. Kolay Uygulanabilir Çatı Paneli; İzofom. Özellikle perakende sektöründeki talepleri karşılamak üzere Poliüretan yalıtımlı 40 mm kalınlıktaki çatı panelini sektöre kazandırdık. 1,5 m ve altındaki açıklıklarda kullanıma uygun “İzofom” perakende sektöründeki hızlı erişimle ilgili ihtiyacı karşılamasının yanı sıra, uygulamada da kolaylık sağlayan ekonomik bir ürün.

“İzofom” adını verdiğimiz kolay uygulanabilir çatı paneli, hafif ve dayanıklı olması sayesinde montaj süresini kısaltıyor, binalarda ısı yalıtımı sağlıyor.

Bu yıl ise, hedeflerimize ulaşırken sadece mevcut ürün gamımızı kullanarak değil, yeni teknolojileri de hayatımıza geçirerek yol kat edeceğiz. Ar-Ge yeni dönemde İzocam’ın hayatında daha çok yer alacak. Bu sene Ar-Ge laboratuvarımızın geliştirme ve büyütme planımız da var.

2018 net satışlarınız nedir? 2019 yılı beklentiler neler?

2018 yılını 587 milyon TL’lik bir cironun üzerinde kapattık. Böylece iyi başladığımız bir seneyi iyi bir performansla sonlandırmış olduk. Toplam yalıtım pazarı içerisinde yüzde 20’ye yakın bir payımız var ve bu oranla pazar lideri olma konumumuzu güçlü bir şekilde sürdürüyoruz.

Üretim kapasitemizi ve ürün çeşitliğimizi piyasanın ve ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda artırarak, sektördeki mevcut konumumuzu ilerletmeyi hedefliyoruz.

Bu yıl üretim teknolojilerimizi güncelliyor ve modernizasyon ile kapasite artış çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu hedeflere ulaşırken sadece mevcut ürün gamımızı kullanarak değil, yeni teknolojileri de hayata geçirerek yol kat edeceğiz. Ar-Ge yeni dönemde İzocam’ın hayatında daha çok yer alacak. 2019 yılında atacağımız adımların bize sürdürülebilir bir büyüme ve rekabet avantajı getireceğine inanıyoruz.

2019 yılı için yalıtım sektörünün genel durumuyla ilgili bilgi verir misiniz?

2018 yılı itibariyle ülkemizdeki yalıtım pazarı 16 milyon m3 düzeyinde. Yalıtım ürünlerinin kullanımını nüfus ve mevcut konut stoğumuz ile karşılaştırdığımızda pazar büyüklüğümüzün olması gereken seviyenin gerisinde olduğunu görüyoruz. Ülkemizde 2018 sonu itibariyle, 9,5 milyonun üzerindeki bina stoğunun iyimser bir tahminle sadece yüzde 15,8’i TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kurallarına uygun olarak yalıtılmış durumda… Bu rakam 24,2 milyon üzerindeki mevcut konutların adet olarak sadece yüzde 33’ünü kapsıyor. 10 yıl öncesine baktığımızda toplumun yalıtım bilincinde önemli bir artış olduğunu görüyoruz ancak daha alınacak çok yolumuz olduğu da bir gerçek. Mevcut durum, yalıtım sektörü açısından önemli bir potansiyel oluşturuyor. Ülkemizde kişi başına düşen yalıtım malzemesi tüketiminin 0.2 m3 olduğunu görüyoruz. Avrupa nispeten olgunlaşmış bir pazar olmasına rağmen kişi başına düşen yalıtım malzemesi tüketiminin 0.7 m3 olduğunu görüyoruz. Durağan bir pazar olan Amerika’da ise kişi başına 1 m3 yalıtım malzemesi tüketimi var.

Türkiye’nin 2018 yılında enerji ithalatı bir önceki yıla kıyasla yüzde 15,6 artışla 43 milyar dolar olarak gerçekleşti. Son 10 yılda enerji ithalatımızın ülke ekonomisine bedeli 439 milyar dolar. Tükettiğimiz enerjinin dörtte üçünden fazlasını dışarıdan ithal ediyoruz. Bu düzeyiyle toplam ithalat içinde yüzde 19,3 payı olan enerji ithalatı, 55 milyar dolarlık 2018 yılı dış ticaret açığının önemli bir kısmını oluşturuyor. Cari açığımızı daha düşük seviyelere indirmek ve enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmak için konutlarımızda, sanayide ve tesisatlarda yapacağımız enerji tasarrufu ülkemiz için büyük önem taşıyor. Doğru malzeme ve uygun kalınlık ile yalıtım yapılan binalar ve sistemler enerji tasarrufu için atılacak en büyük adımdır.

Mevcut binalar için “binalar veya bağımsız bölümlere ilişkin alım, satım ve kiraya verme ile ilgili iş ve işlemlerde EKB (Enerji Kimlik Belgesi) düzenlenmiş olması şartının aranmasına” ilişkin uygulama zorunluluğunun 1 Ocak 2020’ye ertelenmesi ise, enerji verimliliği uygulamalarının gelişimini geciktirecektir.

Yalıtım sektörü özelinde ise, kentsel dönüşüm çalışmaları, yeni binalarda zorunlu uygulanan EKB’nin etkileri ile kredi garanti fonunun inşaat sektörü üzerindeki olumlu etkilerini hem bu yıl hem de önümüzdeki yıllarda göreceğimize inanıyorum.

Diğer taraftan kentsel dönüşüm süreci sonrası, sokaktaki ve evde hacimler arasındaki gürültünün artması ile birlikte sektörün bir diğer gündem maddesi gürültü ve devamında gelen ses yalıtımı konusu oldu. Şehir gürültüsü günümüzde hemen herkesin rahatsızlık duyduğu, insan psikolojisi üzerinde de olumsuz etkileri olan önemli sorunlar arasında yer alıyor. Önümüzdeki yıl BEP ile ilgili yeni gelişmeler olmasını da bekliyoruz. Güncellenmiş BEP ile birlikte önümüzdeki yıllarda mevcut binalarda da enerji verimliliği önlemleri ile yalıtım seviyelerinin artacağını, sektöre ve ülkemize büyük katkıları olacağını ön görüyoruz. BEP ülkemiz için kuşkusuz son derece önemli bir adımdır. Ancak BEP’in tüm detaylarının ve denetim mekanizmalarının eksiksiz uygulanması büyük önem taşmaktadır. Bu yönetmelikte geliştirilmesi gereken hususların tekrar gözden geçirilerek bir an önce tamamlanması ve yayımlanması enerji verimliliği çalışmalarında büyük fayda sağlayacaktır.

İlginizi Çekebilir

Fortune 500 Gala Gecesi, Türk İş Dünyasını Bir Araya Getirdi