UiPath Türkiye, şirketlerde zaman alan, tekrarlayan manuel işleri ortadan kaldırarak, insanların daha yaratıcı, stratejik ve katma değerli işlere odaklanmasını sağlıyor.
UiPath’in hikâyesi aslında oldukça ilham verici bir girişimcilik yolculuğuna dayanıyor. Şirket, eski bir Microsoft çalışanının Bükreş’te küçük bir ekip ve net bir vizyonla başlattığı bir teknoloji girişimi olarak kuruluyor. Bugün UiPath, 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren, yaklaşık 11 bin kurumsal müşteriye hizmet veren ve New York Borsası’nda işlem gören global bir teknoloji şirketi konumunda…
UiPath Türkiye Genel Müdürü Tuğrul Cora, “Müşterilerimiz ve iş ortaklarımızdan oluşan ekosistemimizle birlikte, insanların, yazılım robotlarının ve yapay zekâ ajanlarının birlikte çalıştığı yeni bir çalışma modelinin önünü açıyoruz” diyor. UiPath, agentic otomasyon alanında faaliyet gösteriyor. Agentic yapay zekâ, yapay zekâ sistemleri arasında otonom karar alma ve koordinasyonun yeni bir dönemini başlatarak tüm sektörleri dönüştürecek bir etki yaratıyor. Cora, “Bizi farklılaştıran en önemli unsur, otomasyonu kurumsal dönüşümün temel altyapısı olarak ele almamız. Geleneksel otomasyon çözümleri çoğunlukla belirli görevleri otomatikleştirmeye odaklanırken, UiPath platformu insanları, yazılım robotlarını ve yapay zekâ ajanlarını tek bir orkestrasyon altında bir araya getiriyor. Generative AI içerik üretirken, agentic yapay zekâ bu içeriği eyleme dönüştürüyor; hedefi anlayan, plan yapan ve süreç içinde aksiyon alabilen sistemler oluşturuyor. Bu sayede kurumlar yalnızca otomasyon elde etmekle kalmıyor, aynı zamanda daha hızlı ve daha doğru kararlar alabilen organizasyonlara dönüşüyor” diyor.
Bunların yanı sıra güven ve yönetişim konusu da şirket için kritik bir öncelik. Geliştirdiği AI Trust Layer mimarisi sayesinde yapay zekâ sistemlerinin davranışları izlenebilir, denetlenebilir ve şeffaf hale geliyor. Bu yaklaşım özellikle finans, enerji ve kamu gibi yüksek regülasyon gerektiren sektörlerde önemli bir güven unsuru oluşturuyor.
Yapay Zekanın Dönüşümü
Önümüzdeki dönemde en büyük dönüşümün agentic otomasyon alanında gerçekleşeceğine inandıklarını vurgulayan Cora, “Bugüne kadar otomasyon daha çok tekrarlayan işleri robotlara devretmek anlamına geliyordu. Ancak artık sistemlerin yalnızca işi yapan değil, aynı zamanda bağlamı anlayan, veriyi yorumlayan ve gerektiğinde aksiyon alabilen yapılara dönüşmesini konuşuyoruz. Biz UiPath olarak bu dönüşümü “AI as a teammate” yaklaşımıyla tanımlıyoruz. Yani yapay zekâ bir araç olmaktan çıkıp çalışanların yanında yer alan bir ekip arkadaşı haline geliyor” diyor.
Şirket, bu doğrultuda üç temel alana odaklanıyor. Birincisi, insan, robot ve yapay zekâ ajanlarının birlikte çalışmasını sağlayan orkestrasyon yetkinliklerini geliştirmek. İkincisi, yapay zekâ sistemlerinin güvenilir ve sorumlu biçimde kullanılmasını sağlayan yönetişim altyapısını güçlendirmek. Üçüncüsü ise kurumların bu teknolojileri kullanabilecek insan kaynağını geliştirmek. Bu yaklaşım sayesinde şirketlerin yalnızca verimlilik kazanımı elde etmesini değil, aynı zamanda yeni iş modelleri ve yeni gelir fırsatları yaratılması hedefleniyor.

Üç Alana Odaklanıyor
UiPath, büyüme stratejisini üç temel eksen üzerine kuruyor. İlk olarak, müşterilerinin mevcut otomasyon yatırımlarını daha ileri bir seviyeye taşıyacak çözümler geliştiriyor. Buna “mevcut otomasyonu akıllandırmak” deniliyor. Kurumların sıfırdan sistem kurmasına gerek kalmadan, hâlihazırda çalışan süreçlere yapay zekâ destekli yeni bir zekâ katmanı ekleniyor. İkinci olarak, sektör bazlı kullanım senaryolarını genişlettiriliyor. Finans, üretim, enerji, perakende ve havacılık gibi sektörlerde otomasyonun iş sonuçlarına dönüşmesini sağlayan uygulamaları ölçeklendiriliyor. Üçüncü önceliği ise ekosistem ve yetkinlik gelişimi… UiPath Academy aracılığıyla dünya genelinde 3 buçuk milyondan fazla kişiye ücretsiz eğitim sağlandı. Türkiye’de ise 396 bin kişi bu eğitimlerden faydalandı.
Sektörel Görünüm
Peki, Türkiye’deki işletmeler yeni teknolojiler ve yapay zekâya adaptasyon konusunda ne durumdalar? Cora, bu oldukça dinamik pazarla ilgili gözlemlerini şöyle özetliyor: “Özellikle bankacılık, sigorta, hizmet ve üretim sektörlerinde teknolojik altyapı global ölçekte oldukça güçlü. İlk dönemlerde otomasyon projeleri doğal olarak maliyet odaklı başlıyor. Şirketler öncelikle operasyonel verimlilik elde etmeyi hedefliyor. Ancak zaman içinde perspektif değişiyor. Bugün birçok kurum otomasyonu yalnızca maliyet azaltma aracı olarak değil, büyümenin altyapısı olarak görüyor. Özellikle veri temelli karar alma, müşteri deneyimi yönetimi ve operasyonel hız konularında yapay zekânın ciddi katkı sağladığını görüyoruz. Bu nedenle Türkiye’de şirketler artık “otomasyonu deneyelim” noktasını geçmiş durumda. Bugün daha çok “yapay zekâyı stratejimizin merkezine nasıl yerleştiririz?” sorusu soruluyor.
Neler Sağlıyor?
UiPath olarak işletmelere uçtan uca agentic otomasyon platformu sunduklarını vurgulayan Cora, “Bu platform, robotik süreç otomasyonu, yapay zekâ destekli veri analizi, süreç orkestrasyonu ve agentic otomasyon çözümlerini bir araya getiriyor. Platformumuz sayesinde kurumlar yalnızca belirli görevleri otomatikleştirmekle kalmıyor; tüm iş süreçlerini uçtan uca dijital olarak yönetebiliyor. Örneğin müşteri kazanım süreçlerinden finansal mutabakat işlemlerine, tedarik zinciri yönetiminden müşteri hizmetlerine kadar pek çok süreçte otomasyon çözümleri geliştiriyoruz” diyor. Agentic otomasyon kullanımı şirketlere operasyonel verimlilik sağlıyor. Tekrarlayan ve zaman alan süreçlerin otomatikleştirilmesi sayesinde çalışanlar daha stratejik işlere odaklanabiliyor. Bu hem maliyetleri azaltıyor hem de organizasyonun üretkenliğini artırıyor. İkinci avantaj karar alma hızının artması. Yapay zekâ sistemleri büyük veri setlerini çok kısa sürede analiz ederek yöneticilerin daha hızlı ve daha doğru kararlar almasına yardımcı oluyor. Üçüncü ve belki de en kritik avantaj ise hata oranının düşmesi ve risk yönetiminin güçlenmesi. Özellikle finans, tedarik zinciri ve operasyon yönetimi gibi alanlarda otomasyon süreçleri daha tutarlı ve güvenilir hale getiriyor.
Örnek Projeler
UiPath, Türkiye pazarındaki ilk yatırımını 2015’te yapıyor. Türkiye ofisini ise 2018’de açıyor. Şirket robotik süreç otomasyonundaki (RPA) liderliği üzerine inşa ettiği agentic otomasyon alanında öncü konumda. UiPath Türkiye, son dönemde oldukça büyük projeler gerçekleştiriyor. Örneğin Coca-Cola İçecek ile gerçekleştirdiği projede sevkiyat ve faturalama süreçleri uçtan uca otomatikleştirildi. Bu sayede yılda 12 binden fazla saatlik operasyonel tasarruf sağlandı ve yüz binlerce sayfalık evrak yükü ortadan kaldırılıyor. SunExpress ile yürüttüğü bir başka projede ise SunExpress’in uçuş operasyonlarında yapay zekâ destekli süreç yönetimi devreye alındı. Bu sayede hem operasyonel verimlilik arttı hem de manuel hata oranı önemli ölçüde azaldı. UiPath, Türkiye’de sektörlerden 400’ün üzerinde kurumla çalışıyor.
