İş Bankası %100 Dijital Çağda Şubeyi Neden Denize İndirdi?

By Fortune Türkiye

Cep telefonlarının bankayı cebe sığdırdığı bir dönemde, İş Bankası Boğaz’da yüzen bir şube açtı. İş Vapur’da para çekiliyor, sergi geziliyor, çay içiliyor. Peki bu vapur, bankacılığın geleceğine dair nasıl bir işaret veriyor?

Galataport rıhtımından Paket Postanesi kapısına doğru yürüyorum. Denizden gelen tuzlu meltem yüzüme çarparken karşımda duran vapur, modern görünümüyle adeta yüzen bir inovasyon üssünü andırıyor.

İçeriye adım attığımda İstanbul’un güneşli ayazı, yerini sıcak bir dinginliğe bırakıyor. Gözlerim istemsizce o bildik, banka bankolarını, araya mesafe koyan cam bölmeleri arıyor. Ancak nafile. Tavandaki şık ahşap çıtaların sıcaklığı, zemindeki yumuşak aydınlatma ve Hoş Geldiniz yazan zarif dijital paneller, buranın bir finans kurumu olduğunu unutturuyor.

Sağımda GişeMatik bir teknoloji mağazası estetiğiyle duruyor. Solumdaki rahat koltuklar ve Akıllı Gişe alanları, buranın işlem yapmaktan çok sohbet etmek için tasarlandığını söylüyor. Bindiğim gemi, İş Bankası’nın İş Vapur adını verdiği yüzen şubesi.

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran

Ben içerideki atmosfere alışmaya çalışırken, İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran bankacılık sektörünün güncel paradoksuna dikkat çekiyor:

“Dijital kanalların bankacılık işlemlerinde aldığı payın neredeyse yüzde 100’e yaklaştığı bir dönemdeyiz.”

Sözleri güncel durumu özetliyor.

“Kurum olarak artık şubelere farklı anlam katıyoruz.”

Hakan Aran’ın neyi işaret ettiğini anlamaya çalışırken düşünüyorum:

İşlerin cep telefonuyla halledildiği bir dönemde, bir banka neden denize inip onca masrafa girer?

Cevabını öğrenmek için konuşmanın tamamını dinlemem gerekiyor.

Şubelerin Rönesans dönemi, işlemden deneyime

Finans dünyasında yıllardır şubelerin sonunun geldiğine dair tespitler yapılırken, İş Bankası gidişata farklı bir pencereden bakıyor.

“Şubelerin kapanış trendine girdiğinin söylendiği bir dönemdeyiz.”

Hakan Aran trendi teyit ediyor. Ancak sürece farklı bir perspektiften bakıyor.

” Şubelere yeni bir anlam katıyoruz.”

Anadolu’da hayata geçirdikleri 50 tarım ihtisas şubesinden, Ankara’da turizm ve OSB ihtisas şubesinden, üç büyük şehirdeki girişimcilik ihtisas şubesinden bahsediyor.

Tarım şubelerinin çiftçileri teknoloji ve girişimcilerle buluşturmasına, şubelerin birer inovasyon üssüne dönüşmesine değiniyor. Uygulamanın sonuçlarını paylaşıyor.

“Tarımda net tavsiye skorunda kamu dahil tüm bankaları geçtik.” diyor.

İş Vapur da ovadaki başarı zincirinin yeni halkası olarak, müşteriye para yatırıp çekmekten fazlasını vadediyor.

“Şubeler üzerinden fark yaratan yeni nesil temas noktaları amaçlıyoruz.”

İstanbul’un terapisti bir vapur

Vapurun deneyim odaklı tasarımı, bankacılık işlemleriyle sınırlı kalmadığının mesajını veriyor. Daha çok İstanbul’un kaotik ritminde bir es verme noktası olarak konumlanıyor.

“Vapur, her şeyi sorguladığım bir mekandır.” 

 Samimiyetle, kurumsal kimliğinin ötesinde konuşuyor Hakan Aran.

İş Vapur’un içindeki kafe ve İş Kültür alanı, sosyal alanlar, sergi, toplantı ve etkinlik alanları, şehrin hengamesinden sıyrılma olanağı tanıyor.

“Vapur, seyahat eden herkeste bir dinginlik duygusu yaratır.”

Modern insanın sürekli bir yerlere yetişme telaşı içinde kaybettiği o anlar, bu vapurda yeniden hayat buluyor.

İş Vapur, müşterilerine “gelin, bir çay için ve soluklanın” mesajı veriyor.

Hakan Aran, vapurun özelliğini bir cümleyle özetliyor:

“Burası gelene nefes alma imkanı sağlıyor.”

Nuh’un Gemisi 2.0

Elbette bu estetik yapının arka planında, İstanbul’un kaçınılmaz gerçeği olan depreme karşı hayati bir fonksiyon da saklı.

“Karayolu erişiminin kısıtlandığı durumda hizmetlerin devam etmesini sağlayacağız.”

Hakan Aran, vapurun stratejik önemini vurguluyor. O şık mekan, dakikalar içinde bir yaşam destek ünitesine dönüşebiliyor.

“Olası bir afette revir ve yatakhane olarak da kullanılabilecek.”

Gemi, normal zamanlarda lüks bir şubeyken, afet anında kapasitesini artırarak barınma hizmeti sunan bir kaleye dönüşüyor.

“300 kişiye kadar barınma imkânı sağlayacak.”

Bu özellik, İş Vapur’u ticari bir yapıdan ziyade bir güvenceye dönüştürüyor.

Aran, projenin başka bir boyutuna işaret ediyor.

“Bankanın afet çalışmaları göz önünde bulundurularak hayata geçirildi.”

Mazi ile ati arasında yüzen köprü

İş Vapur’un modern tasarımının yanı sıra, projenin ruhunda derin bir tarihsel bağlam yatıyor.

“Cumhuriyetimizin vizyonu bizden önde gidiyor”

1926 yılında Avrupa limanlarını dolaşan Karadeniz Vapuru’nun içinde hizmet veren şubeyi ve Türkiye’nin tanıtımındaki rolünü hatırlatıyor.

“1926’da Karadeniz Vapuru’nda da İş Bankası şubesi vardı.”

O yıllar Türkiye’yi dünyaya tanıtan vapur, bugün modern bankacılığın sınırlarını zorlamak için Boğaz’da demirliyor.

“Tarihimizde bu bir ilk değil.”

Hakan Aran, İş Bankası’nın ilk yıllarında kuruluş yıl dönümlerinin vapurda kutlandığına değiniyor.

26 Ağustos 1927 tarihli kutlamada, Atatürk’ün yatıyla, İş Bankası’nın ilk Genel Müdürü Celal Bayar’ın da olduğu banka çalışanlarını taşıyan vapurun Boğaz’da karşılaşmasından bahsediyor. Atatürk’ün iyi niyet temennisini paylaşıyor.

“Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve ilk Genel Müdürümüz Celal Bayar olmak üzere, bu vapurun anısını tüm emeği geçenlerin ruhuna ithaf ediyorum,” diyor.

Konuşma bitiyor.

Vapurla küçük bir Boğaz turunun ardından Galataport’un kıyısına dönüyoruz.

İnip sahile ayak bastığımda, vapura bir kez daha bakıyorum.

İş Bankası, şubeler bitiyor denen bir dönemde, onları birer yaşam alanına çevirdiğini görüyorum.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...