“Hayvancılığın Geleceğini İzlenebilirlik, Takip Çözümleri ve Entegre Veri Ekosistemleri Belirleyecek”

By Fortune Türkiye

Hayvancılık teknolojileri ve dijital çözümler alanında 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Emiliano Rossi, MSD Hayvan Sağlığı şirketinin EURAM (Avrupa, Afrika ve Orta Doğu) bölgesindeki teknoloji dönüşüm stratejilerine liderlik ediyor. Avrupa Birliği genelinde hayvan kimliklendirme, izlenebilirlik sistemleri ve takip çözümlerinin yaygınlaşmasında kritik rol oynayan Rossi, aynı zamanda bu teknolojilerin Orta Doğu ve Türkiye gibi hızla büyüyen pazarlara uyarlanmasından da sorumlu.

Hayvancılık sektörünün veri odaklı bir yapıya dönüşümünü yakından takip eden Rossi, teknolojinin üretimden gıda güvenliğine kadar uzanan etkilerini ve Türkiye’nin bu süreçteki konumunu Fortune Türkiye ile paylaştı.

Son 20 yılda hayvancılık teknolojilerindeki dönüm noktası ne oldu?

Son 20 yıldaki en büyük atılım, hayvancılığın tamamen veri odaklı bir sektöre dönüşmesi oldu. Eskiden kararlar büyük ölçüde deneyim ve gözleme dayanırken, bugün artık her şey ölçülebiliyor. Takip teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte, statik veri toplama anlayışından gerçek zamanlı ve sürekli hayvan bazlı içgörülere geçiş yapıyoruz.

Özellikle hayvan kimliklendirme ve izlenebilirlik sistemlerinin gelişmesi sayesinde artık yalnızca “ne üretildiğini” değil, aynı zamanda “nasıl üretildiğini”, hangi koşullarda üretildiğini ve hangi sağlık süreçlerinden geçtiğini de uçtan uca takip edebiliyoruz. Bu dönüşüm yalnızca üretim verimliliğini artırmakla kalmadı; aynı zamanda gıda güvenliği, hastalık kontrolü ve ticaret standartlarını da kökten değiştirdi.

EURAM bölgesindeki teknoloji dönüşümünü nasıl yönetiyorsunuz?

EURAM bölgesi çok katmanlı bir yapıya sahip. Avrupa’da düzenlemeler oldukça sıkı ve teknoloji kullanımı son derece olgunlaşmış durumda. Buna karşılık Orta Doğu, Afrika ve Türkiye gibi pazarlarda dönüşüm çok daha hızlı ve dinamik ilerliyor.

Stratejimiz, her pazara aynı teknolojiyi sunmak değil; yerel ihtiyaçlara uyarlanabilen ölçeklenebilir ve entegre çözümler geliştirmek oldu. Daha da önemlisi, bu çözümler açık bir ekosistemin parçası olarak tasarlanıyor. Böylece takip verileri, izlenebilirlik cihazları (örneğin kimliklendirme küpeleri, okuyucular ve DNA TraceBack çözümleri) ile üçüncü taraf platformlar sorunsuz şekilde entegre olabiliyor.

Bu yaklaşım sayesinde Avrupa’daki gelişmiş sistemleri yönetirken, gelişmekte olan pazarlardaki hızlı adaptasyonu da eş zamanlı olarak destekleyebiliyoruz.

Hayvan takibi ve kimliklendirme neden bugün bu kadar kritik hale geldi?

Çünkü hayvancılıkta artık yalnızca “görmek” yeterli değil; “anlamak” gerekiyor. İzlenebilirlik sistemleri ve takip çözümleri sayesinde her bir hayvanın yaşam döngüsü dijital olarak izlenebiliyor, hastalıklar erken aşamada tespit edilebiliyor, gıda güvenliği zinciri şeffaflaşıyor ve ihracat standartları karşılanabilir hale geliyor.

Bugün izlenebilirlik yalnızca bir teknoloji değil; ticaret, sağlık ve sürdürülebilirlik için temel bir altyapıdır.

Türkiye bu dijital dönüşümün neresinde yer alıyor?

Türkiye, EURAM bölgesindeki en hızlı dönüşüm yaşayan pazarlardan biri. Bunun birkaç önemli nedeni var: Güçlü ve büyümeye devam eden bir hayvancılık sektörüne sahip olması, Avrupa ile Orta Doğu arasında stratejik bir ticaret konumunda bulunması, modernizasyona açık bir üretim yapısı sunması ve dijital çözümlere hızla uyum sağlayabilmesi. Türkiye’de ulusal hayvan kimliklendirme ve izlenebilirlik sistemleri, sektörün dijitalleşmesinde temel bir rol oynuyor.

Türkiye’de hangi teknolojiler ve MSD Hayvan Sağlığı çözümleri kullanılıyor?

Türkiye’de hayvan sağlığı ve izlenebilirlik alanında kullanılan teknolojiler giderek daha entegre hale geliyor. MSD Hayvan Sağlığı olarak biz de bu dönüşümün aktif bir parçasıyız. Türkiye’de RFID tabanlı elektronik kulak küpeleriyle hayvan kimliklendirme sistemleri yaygınlaşırken, SenseHub gibi davranış, sağlık ve üreme takibini gerçek zamanlı olarak sağlayan çözümler de giderek daha fazla kullanılıyor.

Bunun yanı sıra ulusal hayvan kayıt ve izlenebilirlik platformlarıyla entegrasyon sağlayan uygulamalar, sürü yönetimi ve dijital sağlık takip sistemleri, aşılama ve sağlık kayıtlarının dijitalleştirilmesi ile veri tabanlı sürü performans analiz araçları sektörün dönüşümünde önemli rol oynuyor. Bu sistemler sayesinde hem üreticiler hem de veteriner hekimler, her hayvan için daha hassas verilere dayalı kararlar alabiliyor.

Özellikle son yıllarda Türkiye’de koruyucu hekimlik yaklaşımının güçlenmesi ve veri odaklı çiftlik yönetiminin yaygınlaşması, dijital çözümlerin benimsenmesini hızlandırdı.

MSD Hayvan Sağlığı bu dönüşümde nasıl bir rol oynuyor?

MSD Hayvan Sağlığı olarak biz yalnızca bir teknoloji sağlayıcısı değiliz. Sektörün dijital dönüşümünü mümkün kılan bir ekosistem ortağıyız. Odak noktamız yalnızca veri toplamak değil; izleme çözümleri, kimliklendirme sistemleri ve çiftlik yönetim ekipmanları/platformları arasında veri bağlantıları kurmaktır.

Gerçek değerin, bu veri akışlarının tek bir ekosistemde entegre edilmesiyle ortaya çıktığına inanıyoruz. Bu sayede öngörücü analizler ve otomatik karar mekanizmaları mümkün hale geliyor.

EURAM bölgesinde hayvan kimliklendirme ve izlenebilirlik sistemlerinin yaygınlaşmasında aktif rol oynadık. Türkiye ise bu dönüşümün en hızlı ilerlediği ülkelerden biri oldu. Amacımız yalnızca veri üretmek değil; bu veriyi anlamlı, kullanılabilir ve karar destek sistemlerine dönüşebilecek bir yapıya kavuşturmaktır.

Geleceğe ilişkin vizyonunuz nedir?

Gelecek tamamen entegrasyon üzerine kurulacak. Sensör teknolojileri, yapay zekâ, biyoteknoloji ve veri platformları artık tek bir ekosistem içinde çalışacak. Amacımız yalnızca teknoloji geliştirmek değil; bu teknolojiyi sahada gerçek karar alma mekanizmalarına dönüştürmek. Çünkü gelecekte rekabet avantajı, teknolojiye sahip olmaktan değil, onu doğru şekilde entegre edebilmekten kaynaklanacak.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...