Anasayfa TÜRKİYE Haklılığına inanıyorsan, tüm dünyayı yanına al!
TÜRKİYE - 14 Temmuz 2014

Haklılığına inanıyorsan, tüm dünyayı yanına al!

Yedi yıl önce kurulan ve ortak değerlere saygı isteyenlerin sesi Change.org’un Türkiye’deki kullanıcı sayısı 3 milyonu buluyor.

2007 yılında kurulan ve dünyanın en büyük imza kampanyası platformu olan Change.org, 2012 yılında Türkiye ofisi açıldığından itibaren oldukça etkili kampanyalara imza atıyor. Türkiye ofisi açıldığında 70 bin kullanıcısı olan site, birinci yılın sonunda 1 milyon kullanıcıya ulaşarak büyük bir başarı elde etti. Change.org’un ikinci yılsonu hedefi ise aktif kullanıcı sayısını 3 milyona çıkararak başarılı kampanyalara imza atmaya devam edebilmek. Change.org üzerinde 270 kampanyanın talepleri muhataplar tarafından kabul edilerek başarıya ulaşmış, bu kampanyalara imza atan insan sayısı 1 milyon 130 bin kişi, yani platform üzerinde imza atanların neredeyse yarısı en az bir kampanyada arzu ettiği değişimi gerçekleştirmiş. Sivil toplum, doğa koruma ve çevre bilimcisi ve aktivisti olarak çalışan Dr. Uygar Özesmi, Change.org Doğu Avrupa ve Batı Asya Direktörü olarak görev yapıyor. Özesmi’yi daha öncesinden TEMA Vakfı Genel Müdürü (2006-2008), Greenpeace Akdeniz Genel Direktörü (2008-2012) görevlerinden hatırlamak mümkün. 2012 yılının Eylül ayından itibaren Change.org’da Doğu Avrupa ve Batı Asya Direktörü olarak çalışan Özesmi, Change.org ile ilgili sorularımızı yanıtladı…
 
 Change.org’un kurulma amacı nedir?
 Dünyanın en büyük imza kampanyası platformu olan Change.org, 2007 yılında Stanford Üniversitesi öğrencilerinden Ben Rattray ve Mark Dimas tarafından, insanların önemsedikleri konularda değişim gerçekleştirmelerine olanak sağlama amacıyla kuruldu. Organizasyon aslında ilk başta bir blog ağı olarak kuruluyor. Kurucusu Ben Rattray bankacılık sektörüne adım atacakken vazgeçiyor ve hayatında daha anlamlı bir şeyler yapmak, doğrudan sosyal fayda üretmek üzere yurttan oda arkadaşı Mark Dimas ile beraber Change.org’u kuruyor. Bu blog ağında bir de imza kampanyası kısmı var. O dönemde Güney Afrika’da “düzeltici tecavüz” diye lezbiyen bireylere karşı işlenen korkunç bir suç var ve polis bu şiddete göz yumuyor. Buna karşı bu suça hedef olmuş bir kadın, change.org üzerinden bir imza kampanyası başlatıyor.  192 ülkeden 171 bin 788 imza toplanıyor ve Güney Afrika hükümeti bununla ilgili özel bir eylem planı oluşturmak zorunda kalıyor. Rattray ve Dimas bunu görünce, anlıyorlar ki, imza kampanyaları çok işe yarıyor. Hemen blog ağını bir imza kampanyası platformuna dönüştürmeye karar veriyorlar. Change.org’da insanlar veya kurumlar kendi imza kampanyasını açabiliyor. Kampanyayı da change.org değil, açan yürütüyor. Yani bir hizmet örgütü. Sana değiştirmek istediğin şeyleri değiştirmen için bir araç ve yöntem sağlıyor.
 
Türkiye ofisi nasıl kuruldu?
 Türkiye ofisinin açılmasının arkasındaki temel sebep; talep. Bu kararın alınmasında en büyük etken Türkiye’de sosyal değişimin ve aktif vatandaşların yoğun olması. Bu fırsatı görüp Change.org Türkiye’yi kurmak için yola çıktığımda ilk önce platformu Türkçeye çevirdik. 1 Eylül 2012’de Türkiye ofisi açıldığında 70 bin kullanıcı vardı, bana katılan iki arkadaşımla beraber birinci yılın sonunda bu sayıyı bir milyon kullanıcıya çıkardık, ikinci yılı tamamlamadan bu rakamı üçe katlayıp 3 milyon aktif kullanıcıya ulaşacağız.
 
 
Pek çok insanın kafasında sonuçların ne kadar başarılı olup olmadığı var. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz? Başarılı olup olmadığının ölçümlemesi yapılıyor mu?
Tabii ki talebine yanıt bulmuş başarılı kampanyaları takip edip kampanyaya imza verenlere duyurmaya çalışıyoruz, hatta insanlar platformu kullanarak kendileri de yapabiliyor. Ancak burada açılan kampanyaların içeriği çok önemli. Kampanyaların başarısı ve hedeflenen sonuca ulaşması tamamen konunuza, kitlenize ve  muhatabınıza bağlı olarak değişir. Örneğin apartmandaki yöneticinize talebinizi iletmek üzere bir kampanya yürütüp apartmanda yaşayan insanların yüzde 90′ının imzasını alırsanız başarılı olmuşsunuz demektir. Muhatabınız duyarlı ise zaten kampanya daha büyümeden sizinle iletişime geçer ve konuyu çözer. Fakat sorunların farkında olmayı kabul etmiyorsa, sorumlu olduğu kitlelere karşı duyarsızsa imza sayıları git gide büyür ve büyüdükçe muhatabın hatası veya dinlemediği daha çok ortaya çıkar ve itibar kaybeder. Diyelim ki talebinize ulaşamadınız, yine de size imza verenlere bu konuyu anlattığınız için başarılı oldunuz demektir. Talebine ulaşanlara bakacak olursak platformda her hafta en az üç kampanya başarılı oluyor. Şu ana kadar Change.org üzerinde 270 kampanyanın talepleri muhataplar tarafından kabul edilerek başarıya ulaştı, bu kampanyalara imza atan insan sayısı 1 milyon 130 bin kişi. Yani platform üzerinde imza atanların neredeyse yarısı en az bir kampanyada arzu ettiği değişimi gerçekleştirmiş.
 
Şu ana kadar yapılmış en başarılı kampanyalar hangileri? Rakamlarla sonuç verebilir misiniz?
 
Bugüne kadar en çok ses getiren kampanyaların ortak noktası, bir konudaki toplumdaki hassasiyeti birebir yansıtıyor olmaları. Fenerbahçe yöneticileri için adil yargılanma talep eden change.org/AdaleteFenerYak kampanyası 620 binden fazla imza aldı. Büyük bir kamuoyu oluştu, kampanya medyada geniş yer aldı, futbolcular destek verdi. Kampanya Change.org üzerinde tüm dünyada bugüne kadar en büyük 8’inci kampanya oldu. İmzalar Anayasa Mahkemesi Başkanına ve Cumhurbaşkanı’na Ali Koç tarafından şahsen teslim edildi. Bütün bunların sonunda kampanya başarıya ulaştı ve 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi davada yeniden yargılama kararı verdi.
 
Soma’da yaşanan maden faciasından sonra İrem Karasüleymanoğlu tarafından başlatılan change.org/SomaSonOlsun imza kampanyası, 263 binden fazla imza ile Türkiye’deki en büyük ikinci imza kampanyası oldu. Kampanya Uluslararası Çalışma Örgütü Madenlerde Sağlık ve Güvenlik sözleşmesi ILO 176’nın Türkiye tarafından imzalanmasını talep ediyor. Kampanya sayesinde ILO 176 duyuldu, kamuoyu tarafından her bir imza ile bu talep dile getirildi. Hükümet yetkilileri madenlerde çalışma şartlarını düzenleyecek eylem planlarını devreye sokacaklarını ve ILO 176’nın imzalanacağını duyurdu. Bu konunun Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası mecliste çözümleneceği ümit ediliyor.
İmza sayılarına bakarak ‘en büyük’ dediğimiz kampanyaların dışında pek çok farklı konuda değişim  yaratan kampanyalar da var. Örneğin Reyhan Dağ Derleyen’in başlattığı Change.org/MS kampanyası sayesinde Türkiye’de yaşayan 40 bin MS hastasının hayatı kolaylaştı. Plazmaferez tedavisi yeniden SGK kapsamına alındı. Esra Akça Duff, 1 yıllık bir çalışma ve Change.org/KitapOkuyanCocuklarKadikoy’de topladığı 10 bin 570 imza ile Kadıköy Belediyesi’ni ikna etti. Türkiye’nin ilk interaktif çocuk kütüphanesi bu baharda Kadıköy’de açıldı. Esra, bu başarıdan aldığı güçle change.org/KitapOkuyanCocuklarSisli kampanyasını açtı, Şişli Belediyesi’nden de interaktif çocuk kütüphanesi istiyor.
 
Rakamlarla Change.org’a bakılacak olursa; kaç kullanıcısı var aktif bir şekilde? Şu ana kadar kaç kampanya yapıldı?
Change.org Türkiye sitesinde her hafta beşten fazla imza alan 100’ün üzerinde kampanya açılıyor. Toplam kullanıcı sayımız da Temmuz sonu itibariyle 3 milyon olacak.
 
Change.org’un bu kadar kısa sürede fazla kişiye ulaşması nasıl oldu?
Bunun en temel nedeni kampanyaları bizim değil kullanıcıların kendilerinin açması. Bu sayede hem en güzel kampanyalar açılan çok sayıda kampanya arasından sivriliyor hem de insanların hayatına dokunan, gerçek konular ortaya çıktığı için hızla yayılıyor. Başarılar elde edildikçe, insanlar gerçekten değişim yaratabileceklerini görüyorlar ve böylece daha fazla kampanya açılıyor. Bir de herkese açık bir platform olduğu için, kim olursan ol, neye inanırsan inan kampanya açabiliyorsun, bu nedenle platformumuz toplumun tamamına hizmet veriyor. İnsanlar değişim fikirlerini yaygınlaştırmak için bu platformu tercih ediyor çünkü bu sayede kendileriyle benzer fikirleri paylaşan insanları bir araya getiriyorlar.
 
Peki sitede kampanya nasıl başlatılıyor? Süreci anlatır mısınız?
Herhangi bir kişi www.change.org adresine girerek üç aşamada değişim yaratmak istediği konuda imza kampanyası başlatabilir. Kampanya yoluyla neyin değişmesini istiyorsa o konuyla ilgili muhatabı belirledikten sonra o kişi ya da kuruluşa yönelik kampanyasını başlatarak talebini iletiyor. İmzalar belirli sayılara geldiğinde kampanya muhatabına bir kampanya mektubu iletiliyor. böylece muhatabın dikkati çekilmiş oluyor. Bunun için ilk olarak siteye giriyorsunuz, ‘Kampanya Başlat’ kutucuğuna tıklıyorsunuz; aşağıdaki soruların olduğu formu doldurup, ‘Kurallar’ bölümünü dikkatlice okuduktan sonra isterseniz fotoğraf veya video ekleyip kampanyanızı başlatıyorsunuz.İmzalarla birlikte siteye giren herkes kampanyanızı görebiliyor; her imza veren de kendi sosyal medya hesaplarından arkadaşları ve takipçileriyle paylaşıyor. Muhataba ilk imzalayan 50 kişinin imzasını içeren bir e-posta gidiyor. Sonrasında muhataba azalan sıklıkta kampanyanın yorumlu e-postaları ve durumuna dair bilgilendirme mailleri gidiyor. Yani muhataba talep ve artan destekçi sayısının iletilmesini sağlıyoruz. Ama tabii burada karşıdakinin e-posta hesabını kilitlemeden yapıyoruz bunu. Sonuçta amaç bağcıyı dövmek değil üzüm yemek.
 

Dünya üzerinde Change.org kaç ülkede çalışıyor? En aktif olduğu ülkeler hangileri? Neden?
196 ülkede 70 milyondan fazla change.org kullanıcısı bulunuyor. Hala ABD change.org’un en aktif olduğu ülke. Bunu sırasıyla, İspanya, İngiltere, Fransa ve Kanada takip ediyor. Biz ise Almanya ve Belçika gibi ülkeleri geride bırakarak kullanıcı sayısına göre listede dokuzuncu sıradayız.
 
Sizce Change.org kurulduktan sonra dünyada ve Türkiye’de neler değişti?
İçinde bulunduğumuz bilgi toplumu ve iletişim araçlarının gelişmesiyle bireylerin farkındalıkların da ciddi bir artış söz konusu. Bu değişim rüzgarı dünyanın her yerine hızla yayılıyor. Bugün change.org bireylere kendi online kampanyalarını yürütüp her hangi bir konuyla ilgili kendileriyle gönül birliği içinde olan insanlara zaman ve mekan kısıtlaması olmadan taleplerini dile getirmesi için imkan sağlıyor. Geleneksel imza kampanyalarının en önemli eksikliği ister yerel olsun ister ulusal bir konuda geniş kitlelere ulaşmanın zor olmasıydı.  Online kampanyalar sayesinde bir kişi konuya destek verebilmek için nerede ve ne durumda olursa olsun imzasını atabiliyor, böylece kampanyalar imkanlarla kısıtlı olmaktan çıkıp yaygınlaşması kolay hale geliyor. Bu online gidişat ve kolaylık, kanaatimce yavaş yavaş güçlenerek tam bir demokratik katılıma doğru gidecek gibi. Erk sahipleri görevlerinin o erki onlara verenlerin beklentilerini karşılamak ve hesap vermek olduğunun daha da bir idrakine varacaklar. Onun dışında ne mi değişti? Maslak 1453 projesi bugün fatih ormanlarını arka bahçesi gibi kullanamıyor, Kaş’ta bir işkence yuvası bir yunus parkı yok, hayvanları koruma yasası taslağı çoğu sivil toplum kuruluşunun istediği gibi, olimpik jimnastikçiler yeni bir spor salonuna kavuştu, bilişim dersleri için öğretmen kontenjanı artık daha fazla, ve change.org/zeytinhayattir kampanyası ile Türkiye’nin ana geçim kaynaklarından zeytinlikler madenlere tahsis edilmesinin önüne geçilecek gibi görünüyor, ve en önemlisi bu değişimi yaratan ve destekleyen klavye ve ekran başındaki, tabletteki ve telefondaki yani eski tabiriyle sokaktaki insan.
 
Türkiye ekibinde şu an kaç kişi çalışıyor?
Biz şuan üç kişilik büyük bir ekibiz ve Türkiye’de üç milyon insana hizmet veriyoruz.
 
Şimdiye kadar karşılaştığınız en ilginç kampanyalar hangileri?
Geçen sene Akrep Nalan’ın hayranları internet sitesi tasarımının yenilenmesi için bir kampanya başlatmıştı ve 893 imzayla Akrep Nalan’dan olumlu geri dönüş aldılar. Sanatçının eski sitesi arşivlendi ve yeni bir tasarımla sevenleriyle buluştu. 

İlginizi Çekebilir

Ekrandan Arenaya Espor

Gençlerin son tutkusu, dünyada 135 milyar dolarlık ekonomiye koşan, küresel çapta yatırıml…