Yatırımcıların petrol fiyatı şokunu göz ardı etmeyi sürdürdükleri ancak global ekonomilerin “büyük bir resesyona”a doğru “uyurgezer halde” ilerlediklerine dikkat çekildi.
S&P 500 endeksi 1 Mayıs’ta 7,230.12 puana çıkarak yeni bir rekor kırdı. Orta Doğu’daki savaş enerji maliyetini artırmasına rağmen bunu başardı. 28 Şubat’ta ABD-İran savaşı başladığından beri petrol fiyatları yüzde 50 arttı.
Analistlere göre, bu durumda varlık piyasalarının kan kaybetmesi gerekiyordu; potansiyel olarak ise, büyük bir resesyona doğru uyurgezer halde sürüklenme söz konusu.
Petrol şokundan özellikle Asya ekonomileri olumsuz etkilenirken, pek çok yatırımcının bunu görmezden gelmesi “sahte bir coşku hali” olarak yorumlanıyor.
OPEC her ne kadar petrol üretimini artırma sözü verse de, bunun sembolik olduğu ve kaybı telafi edemeyeceği belirtiliyor.
Üstelik Hürmüz Boğazı yeniden açılsa bile, hangi kapasitede açılacağı ve gemi akışının ne kadar hızlı olacağı belli değil.
Analistler, petrol varil fiyatlarında 80-90 doların yeni taban fiyat olacağını ve uzun süre yüksek seyreden fiyatların sıvılaştırılmış doğal gaz, kimyasallar ve suni gübre gibi pek çok emteayı da olumsuz etkileyeceğini belirtiyorlar.
Bunun sonucunda özellikle gıda fiyatlarındaki artış kaçınılmaz.
Piyasa analistleri devasa bir enerji krizinin söz konusu olduğuna ancak varlık piyasalarının bunu görmezden geldiğine dikkat çekiyorlar. Şirketlerin ilk mali çeyrek bilançolarının parlak olduğu ancak ikinci mali çeyrekte aynı performansı gösteremeyeceği belirtiliyor.
