Anasayfa Güncel Haberler Geleneksel Ofislerin Sonu mu Geliyor?
Güncel Haberler - 7 gün önce

Geleneksel Ofislerin Sonu mu Geliyor?

Kolektif House Kurucu Ortağı ve CEO’su Ahmet Onur, Fortune Türkiye için Pandemi sonrası yeni ofis hayatı ve çalışma süreçleriyle ilgili özel bir yazı kaleme aldı. Ahmet Onur, esnek çalışma ve ofis kültürünün farklı bir boyuta geçeceğinin altını çiziyor.

“Pandemi dünya genelinde milyonlarca kişiyi evden çalışmaya itti. Ancak hazırlıklı olun, ofislerinize döndüğünüzde bambaşka bir ofis ile karşılaşabilirsiniz. Örneğin binanıza, toplantı salonuna ya da kafeteryaya girerken kapılar otomatik olarak açılıp kapanırken, asansörde ise düğmeye dokunmak yerine sadece nereye gitmek istediğinizi söylemeniz yeterli olabilir. Ayrıca çalışma alanlarında, toplantı odalarında, kafeteryada daha az sandalye ve son temizliğin ne zaman yapıldığına dair belgeler görürseniz de şaşırmayın.
Bunlar sadece gözle görebileceğiniz değişikliklerden bazıları. COVID-19 krizi şirketleri hem çalışma hem de ofis kültüründe hızlı ve kalıcı değişiklikler yapmaya zorlayacak. Bazı çalışanlar evden kalıcı olarak çalışmaya devam ederken, şirketler için esnek çalışma modeli öne çıkacak ve şirketler kira giderlerini azaltmak adına uzun vadeli kiralamalar yerine esnek ofis alanlarını tercih edecekler. Ofis trendlerinde değişimi hızlandıracak ve ofis hayatına damga vuracak gelişmelere şöyle bir bakacak olursak;

Evden çalışmak yeni normal olacak
Salgından önce evden çalışanların yüzdesi tek haneli iken günümüzde bu oran çift haneye ulaştı. Yapılan araştırmalara göre Amerika’da daha önce ofise gidip gelen çalışanların yüzde 30’undan fazlası nisan ayı itibariyle evden çalışmaya başladı. Diğer taraftan bu süreç şirketlerin yeni ekipmanlar, video konferans abonelikleri gibi teknolojik alt yapılara yatırımlarını hızlandırdı. Dolayısıyla tüm bu gelişmeler ışığında uzmanlar önümüzdeki birkaç yıl içerisinde çalışanların yüzde 30’unun haftada birkaç gün evden çalışacağını tahmin ederken, bunun da şirketlerin kira yükümlülüklerini azaltacağını vurguluyorlar.

Çalışma şekli ve ofisler değişecek
Ancak şunun da altını çizmek gerekir bu asla ofislerin ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor. Karma çalışma modelinin yaygınlaşacağı bir düzende şirketlerin bir bedene yani ofislere her daim ihtiyaçları olacak. Sadece geçmiş ofisler yerini yeni nesil ofislere bırakacak. Salgın tedirginliği devam ettikçe çalışanların ofislerde kendilerini güvende hissetmeleri için ofis alanının yeniden gözden geçirilmesi gerekecek. Bu durum ofisleri yeniden şekillendirirken, sosyal mesafe ise ofislerin DNA’sının bir parçası olacak. Ofiste bir yüzeye dokunma ihtiyacını minimuma çeken temassız teknolojilere/ses teknolojilerine ilgi giderek artacak.
“Esneklik” çalışma ve ofis kültürüne damga vuracak
Tüm bu gelişmeler ışığında önümüzdeki döneme esnek çalışma ve esnek ofis çözümleri damga vuracak. Ofislerde herkesin bir arada ve yan yana çalıştığı günler geride kalırken, kimi çalışanlar evden çalışacak kimi çalışanlar ise belirli zaman dilimlerinde ofislerde bulunacak. Yapılan araştırmalar son 5 yılda esnek çalışma alanının yüzde 205 arttığını gözler önüne seriyor. Pandeminin ardında ise bu artışın daha da hızlanması bekleniyor. Dolayısıyla ilerleyen yıllarda esnek çalışma modelini destekleyici, kısa vadede yatırım maliyetine gerek olmaksızın değişen ihtiyaçlara karşılık verebilen ve yatırım maliyetlerini minimuma indiren; aynı zamanda verimliliği artıran ve şirketlere maksimum fayda sağlayan esnek ofis çözümlerine talepte sıçrama gözlenecek.
Tasarım ile motivasyon tetiklenecek
Diğer yandan tasarımların çalışanların motivasyonu artırdığı ve yaratıcılığını tetiklediği de su götürmez bir gerçek. Ofis için en uygun model ve tasarımın seçilmesi alan kaybını minimuma indirirken, tüm bu etkenler birleştirildiğinde şirketin büyümesine de katkı sağlıyor. Dolaysıyla biraz da tasarım tarafına değinirsek; ofislerde çalışanların motivasyonunu yükselten ve yaratıcılığı teşvik eden tasarımlar gelecek yıllarda öne çıkacak.

“Çalışmanın olduğu her alanda çözümler geliştireceğiz”
Tüm bu gelişmeler ve yenilikler çerçevesinde bizler de Kolektif House olarak öncelikle sürecin başından beri devletin ofislere geri dönme politikasını ve Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı prosedürleri yakından takip ediyoruz. Önlemlerimizi zamanında alarak tüm mevzuatlara uyarak çalışma ortamını çalışanlarımızın ve üyelerimizin sağlığı için en güvenli hale getiriyoruz. Bu anlamda altını çizerek ve gururla söyleyebilirim ki; Kolektif House alınan tüm önlemler ile COVID-19 uyumlu bir ofistir.  Ayrıca, ideal ofis dünyasının beklentilerine yanıt veren çözümler geliştirmeye devam ediyoruz. Azaltılmış giderler ve artan verimlilik ile kurumsal şirketlerin büyümesine katkıda bulunan bir “agile” ofis modeli olan Kolektif Enterprise ile istenilen adreste kurumun ihtiyaç duyduğu büyüklükteki ofisi bulup, kurumun tercihleri doğrultusunda tasarlayıp, tüm operasyonel süreçlerini de verimli bir şekilde yönetiyoruz. Kolektif Suites ile ise daire ofis modellerini tercih eden şirketlere Kolektif’in tasarımsal dokunuşu ve hizmetleri eşliğinde taşınmaya hazır daire ofisler sunuyoruz.
Özetle; pandeminin ardından bizleri tasarımsal anlamda sosyal mesafe gözetilen ve motivasyonu artıran, hijyen kurallarına hizmet eden teknolojinin öne çıktığı, maliyetleri asgari düzeye çeken esnek ofis çözümlerinin revaçta olduğu bir dönem bekliyor. Kolektif House olarak biz de üyelerimize çalışmanın olduğu tüm alanlarda yeni ve yaratıcı çözümler geliştirmeye devam edeceğiz.

İlginizi Çekebilir

Ofis Korkusuna Yenileri Ekleniyor

Özellikle Fortune ile paylaşılan yeni bir araştırmaya göre, coronavirüs ile ilgili negatif…