Türkiye ekonomisinin en zorlu virajı 2001 krizinde atılan temeller, bugün 30 yıllık dev bir çınara dönüştü. Garanti BBVA, 5 yıllık yeni imza ile Türk basketboluna desteğini sürdürüyor. Peki, fırtınalı sularda doğan bu ortaklığı çeyrek asırdır ayakta tutan stratejik akıl ne?
Garanti BBVA ile Türkiye Basketbol Federasyonu arasındaki sponsorluk anlaşmasının imza töreni için Raffles İstanbul’un büyük toplantı salonuna doğru yürüyorum.
Kapıdan içeri adım attığımda başımın üzerinde parıldayan yüzlerce cam yıldızın ışıltısı beni karşılıyor.
Mor ve bej geometrik desenlerle bezeli halının üzerinde, koyu renk takım elbisesiyle kalabalığın arasından Hidayet Türkoğlu’nu fark ediyorum.
Duvardaki panellere yansıyan kırmızı halkalar ve logolar, salondaki enerjiyi hareketli tutuyor.
Buradayım, çünkü Türk spor tarihinin en uzun soluklu finansal taahhüdü, beş yıllık yeni bir imza ile otuzuncu yılına uzanıyor.
Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, kürsüdeki yerini aldığında salonda saygılı bir bekleyiş ona bakıyor.

“Garanti BBVA ile yol arkadaşlığımız 2001 yılında başladı,” diyor.
Sözleri, bir banka ile bir federasyon arasındaki ilişkinin ticari sınırları aştığını, çeyrek asırlık bir geçmişe dayandığını ifade ediyor.
Peki, her şeyin hızla tüketildiği bir çağda, otuz yıllık bir sadakatin ardındaki gerçek motivasyon neydi?
Çeyrek asırlık istikrar
Türkiye’de şirketlerin sponsorluk stratejileri genellikle kısa vadeli planlara dayanır. Ancak gördüğüm masa etrafındaki hikâye, 2001 krizinden bugüne uzanan farklı bir direnç öyküsü barındırıyor.
Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, bu uzun soluklu yapıyı basit bir reklam anlaşması olarak görmediklerini ifade ediyor.
“Bu desteği bir sponsorluk faaliyeti olmanın ötesinde, topluma değer katan uzun vadeli bir yatırım olarak görüyoruz.”
Bakış açısı, markanın sadece logosunu sahaya koymadığını, aynı zamanda ülkenin spor iklimiyle beraber riskleri ve başarıları da paylaştığını gösteriyor.
Kuşkusuz bu duruş, ekonomik belirsizliklere karşı kurumlar arası güveni pekiştiren en önemli faktör olarak öne çıkıyor.
İstikrar, rakamların diliyle konuşulduğunda ve yıllara yayıldığında çok daha anlamlı hale geliyor.
“Bu süre, Türk spor tarihinde nadir görülen, istikrarlı ve sürdürülebilir bir iş birliğini temsil ediyor” diyor, Hidayet Türkoğlu.
Gerçekten de çeyrek asrı aşan bu beraberlik, her iki kurumun da kurumsal hafızasının birbirine entegre olmasını sağlıyor.
Böylece, dönemsel finansal dalgalanmalar yerini stratejik bir ortaklığa ve sarsılmaz bir güven zeminine bırakıyor.

Bir nesli yetişti
İşin vitrininde kaldırılan kupalar ve kazanılan madalyalar olsa da, iş birliğinin mutfağında yetişen binlerce isimsiz kahraman var.
Mahmut Akten, kurdukları yapının görünen tarafı kadar görünmeyen tabandaki gençleri de kapsadığına dikkat çekiyor.
“İş birliğimiz milli takımlardan altyapıya, basketbol okullarından on binlerce çocuğa uzanan bütüncül bir ekosistemi kapsıyor.”
Sözleri bankanın stratejisinin parkeye ilk kez adım atan çocukları da hedeflediğini izah ediyor.
Gelecek nesillerin inşası, finansal tablolardan ve bilançolardan çok daha kıymetli bir yönelim sergiliyor.
Federasyon cephesinde de tabana yayılma politikası, sporun geleceği adına büyük bir memnuniyetle karşılanıyor.
Hidayet Türkoğlu, bankanın katkısının derinliğini ve kapsayıcılığına işaret ediyor.
“Garanti BBVA, altyapıdan genç sporculara kadar basketbolun her alanına dokunan bir paydaş oldu.”
Bahsettiği dokunuş, belki de Anadolu’nun en ücra köşesindeki bir çocuğun basketbol topuyla tanışmasına, disiplini ve takım oyununu öğrenmesine vesile oluyor.
Neticede potaya atılan her top, aslında o çocuğun geleceğine dair kurduğu hayallerin somut bir parçası oluyor.

Bir slogandan çok daha fazlası
Bazı sloganlar reklam kuşaklarını aşıp halkın diline pelesenk olur ve toplumsal hafızada yer edinir.
Mahmut Akten, yıllar içinde yarattıkları markaların gücüne ve etkisine olan inancını gizlemiyor.
“12 Dev Adam ve Potanın Perileri markaları o günden sonra bir inancın, özgüvenin ve ortak bir duruşun simgesi haline geldi.”
Söz konusu markalar, bankanın veya federasyonun mülkiyetindeki ticari varlıklar olmaktan çıkıp milletin ortak mirası haline gelmiş durumda. Dönüp bakıldığında çok az kurumsal iş birliği böylesine güçlü, organik ve kalıcı duygusal sermaye yaratmayı başarabiliyor.
Bu aidiyet duygusu, sahadaki mücadelenin tribünlere yansıyan en somut ve coşkulu hali.
Hidayet Türkoğlu, stratejik ortaklığın meyvelerini topladıklarını ve kurumsal yapıyı güçlendirdiklerini belirtiyor.
“Türk basketbolu bugün daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha sağlıklı bir yapı inşa ediyor.”
Vizyonun başarısına vurgu yapıyor.
Ortaya çıkan tablo, “Birlikte Yaparız” söyleminin, bir reklam metninden çok daha fazlası olduğunu, zor zamanlarda dahi toplumu bir arada tutan motivasyon kaynağına dönüştüğünü gösteriyor.
Konuşmalar bitiyor.
İmzaların atıldığı o masaya dönüp bakıyorum.
Otuz yıllık bir güven mirası orada duruyor.
Salondaki kalabalık yavaşça dağılıyor.
Tavandaki cam yıldızların altından geçip çıkış kapısına yöneliyorum.
