Anasayfa FORTUNE DİJİTAL Ezber bozan bulut her şeyi birbirine bağlayacak
FORTUNE DİJİTAL - 7 Haziran 2017

Ezber bozan bulut her şeyi birbirine bağlayacak

Bulut bilişim, nesnelerin interneti ve endüstri 4.0 gibi platformlara altyapı desteği veren başlıca teknoloji olarak hayat buluyor.

Dijital teknolojilerin ezber bozucu etkisi en çok bulut bilişim ile birlikte ortaya çıktı desek abartmış olmayız. Rekabetin zorladığı şirketlerin çevikliklerini artırmak, müşterilerine yeni hizmetler sunmak ve maliyetlerini düşürmek için yeni dijital teknoloji arayışında oldukları noktada bulut bilişim imdada yetişiverdi. 

Bulut bilişim teknolojisinin gelişmesi sayesinde, büyük verilerin internet üzerinde depolanabilirliği ve bu verilerin erişilebilirliği olanaklı hale geldi. Tüm dijital verilerin artık bulut ortamında saklandığı, analiz edildiği, erişildiği ve yönetildiği bir dünya uzak değil.

Bulut teknolojisi, en düşük kapasiteli cihazla bile istenilen yerden istenildiği zaman her tür bilgiye, kişisel veriye ulaşmayı sağlıyor. Bulut teknolojisinin üç yapıtaşı ise SaaS (Software as a Service); yazılımı servis olarak sunma, PaaS (Platform as a Service); platform hizmeti ve IaaS (Infrastructure as a Service); sunucu altyapı hizmeti olarak konumlanıyor.
 
ÇEŞİT ÇEŞİT BULUT
Bugün çeşitli mimarilerde bulut teknolojisi mevcut. Şirketlerin güvenlik, yedeklilik, kesintisizlik, çeviklik gibi gereksinimlerini karşılayacak özellikte bulut çeşitlerini şöyle sıralayabiliriz:

Genel bulut: İnternet üzerindeki sunucular ile kurulan bir bulut teknolojisi. Küçük ve orta ölçekli şirketlere uygun; kullandığın kadar ödeme yapılan bu modele örnek olarak, elektronik postalar gösterilebiliyor.
 
Özel bulut: Bilgileri kritik ve önemli olan büyük şirketlerin tercih ettiği bir bulut teknolojisi. Tüm bilgiler kurucunun elinin altında ve erişim güvenliği,  gizliliği yüksek.

Melez bulut: Genel ve özel bulutun birleşiminden ortaya çıkan bulut teknolojisi. Şirketlerin hacmine göre birleşim oranlarında farklılıklar görülebiliyor.

Topluluk bulut: Birkaç şirket ile ortak kullanılan hizmetleri barındıran bulut teknolojisi. Topluluk üyeleri uygulama ve verilere erişebiliyor.
 
NELER SAĞLIYOR?

  • Uygun maliyetli yatırıma ve maliyet yönetimi yapabilmeye olanak sağlıyor.
  • Esneklik, yedeklilik, ölçeklenebilirlik ve kolay erişim gibi özellikleri sayesinde daha yüksek verimde çalışmayı sağlıyor.
  • Ölçeklenebilir ve kolay yönetilebilir bir altyapı sunuyor.
  • Her yerden ve her zaman kolay ulaşım sağlıyor.
  • •Verilerin risksiz bir şekilde saklanması için yedekli altyapı sunuyor.

 
2017’DE BULUT NE OLACAK?
Yapılan araştırmalar dünyada şirketlerin bulut teknolojilerine giderek daha çok yatırım yapacağını gösteriyor. IDG’nin 2016 Kurumsal Bulut Bilişim Araştırması’na göre, bulut bilişim yatırımlarındaki artış 2017’de devam edecek. ABD’li şirketler buluta Avrupa’da ortalama 1,77 milyon dolar harcamayı planlıyor, dünyanın geri kalanı ise 1,3 milyon dolar harcıyor. Binden fazla çalışana sahip, daha büyük şirketler için ortalama tahmini rakam 3 milyon dolar. Bu büyük şirketlerin 10’da biri sadece uygulama ve platformlara en az 10 milyon dolar harcayacak.
Ayrıca tahminlere göre 2017’de şirketlerin bilişim harcamalarının yüzde 28’ini bulut bilişim harcamaları oluşturacak. Bunların çoğu (yüzde 45’i) yazılım hizmeti harcamalarında (SaaS) görülecek, yüzde 30’u ise altyapı hizmeti harcamaları (IaaS) olacak. Buna ek olarak, şirketler bulut bütçesinin yüzde 19’unu platform hizmetlerinin (PaaS) geliştirilmesine ayıracak.

Bulut bilişim işletmelerde uygulamaları çalıştırmak için artık standart bir yol haline geldi. Kuruluşların en az yüzde 70’inde bulut uygulama çalıştırıcısı var, bu oran 2011’de yüzde 51’di. Daha büyük işletmeler için ise bugün bulut uygulama çalıştırıcı kullanma oranı yüzde 75’ten bile fazla. 2020’ye dair öngörüler ise işletmelerin yüzde 90’ının bulut uygulamalarını kullanacağını söylüyor.
 
VERİ ANALİTİĞİ VE BAĞLI OLMA BULUTU VAZGEÇİLMEZ YAPACAK

Büyük veri analizi hızlı bir şekilde kritik bir araç olmaya devam ediyor, büyük/küçük şirketler de bulutun bu alanda sunduğu avantajların farkında. Bulut ağlara taşınmak büyük şirketlere inanılmaz tasarruflar sağlayabilirken daha küçük şirketlere de diğerleriyle rekabet etme fırsatı veriyor.

Bu nedenle, işletmelerin bulut teknolojisini benimsemelerinin temel nedeni büyük veri analizi, veri depolama ve veri yönetimleri. Şirketlerin yüzde 43’ü bu faktörleri 2017’de buluta geçiş için ana nedenler arasında gösterdi. Bu şirketler içinde yüzde 22’nin tercih nedeni analiz, yüzde 21’in ise depolama ve işletme.

Peki büyük veri ve veri analitiği gelecekte iş dünyasını nasıl bir perspektife taşıyor? Dijital verilerin işlenerek analizi sonrasında daha rekabetçi ve müşterisine en iyi deneyimi yaşatacak şirketlerin liderlikte başı çekeceği aşikar. Yanı sıra bulut teknolojisi; nesnelerin interneti (IoT) sayesinde de akıllı nesnelerin ve insanların birbirine bağlandığı, haberleşebildiği ve bilgi alışverişinde bulunabildiği yeni bir dijital ekosistemin altyapısını oluşturuyor. IoT sayesinde Endüstri 4.0’ın da giderek gelişeceği yeni bir iş dünyasından söz edebiliriz. Bulut üzerinde inşa edilecek büyük veri ve bağlantılı veri, Endüstri 4.0’ın ana girdisini oluşturacak.
 
ENDİŞE BULUTU
Yine IDG’nin 2016 Kurumsal Bulut Bilişim Araştırması’na göre, şirketlerin bulut bilişim konusundaki başlıca endişeleri verilerin depolandığı yer, bulut güvenliği ve satıcıya bağımlılık. Bazı hükümetlerin kendi sınırları içerisindeki sunucularda depolanan verilere erişebilmeleri gerektiği ısrarı, verilerin nerede saklandığıyla ilgili endişeleri artırıyor. Örneğin, bir İngiliz şirketi ABD’de bulunan bir sunucudaki hassas verilere sahipse, AB gizlilik düzenlemelerini ihlal ediyor olabilir. Açıkçası, bu, İngiltere’de bir işletmenin ABD merkezli sunucularla bir sağlayıcı seçmesini engelleyebilir. Bu nedenle, birçok şirketin önümüzdeki yıl bir yerelleştirme modeline doğru gitmesi ve kendi ülkelerinden bulut sağlayıcısı seçmesi bekleniyor.

KVK Kanunu, bulutu yurtiçinde tutuyor. Son yıllarda dijital ortamların da gelişmesiyle birlikte kişilere ait TC kimlik numarası, e-posta adresi, telefon numarası, mesleği, ailevi bilgileri vb. her türlü veri çok kolaylıkla toplanmaya ve depolanmaya başladı. Bu bilgilerin dışında, şirketler kişilerin banka bilgilerinden alışveriş bilgilerine, sağlık verilerine kadar pek çok bilgisini toplayıp bunları işleyerek, kendi işlerini geliştirmekte güçlü bir kaynak olarak kullanıyor.

Veri, ülkeler için de oldukça kritik öneme sahip; bütün devletler verilerin yurtdışına çıkmasıyla ilgili hukuki, regülatif kısıtlar koyuyor ve vatandaş verilerinin ülke sınırları içerisinde kalması için çaba harcıyor. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında kişisel verinin yurtdışına çıkarılmasına dönük kısıtlama, kurallar ve cezai yaptırımlar uygulanıyor. Ayrıca bankaların, ödeme bilgilerinin ve kamunun bilgisinin de yurtdışına çıkmaması konusunda düzenlemeler mevcut. Bu nedenle bulut altyapılarının ve buluttaki bilgilerin ülke sınırları içerisinde bulunması, şirketlerin en çok önem verdiği konular arasında. Bulut hizmeti alan şirketlerin yurtiçinde bu hizmeti veren şirketlere yönelimini artıracağı gözleniyor.
 
Radore Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kubilay Akyol: Bulutsuz bir altyapı, internetsiz bir altyapıya eşdeğer
Bulut bilişim şirketleri dijital dönüşüme hazırlayan belli başlı teknolojilerin başında geliyor. Radore Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kubilay Akyol, bulut hizmetleri ve geleceği hakkındaki sorularımızı yanıtladı.
 
Bulut hizmetlerine geçişte şirketler bugün hangi noktada? 2017’de geçiş nasıl olacak?
Günümüzde işletmelerin ilk yatırım maliyetlerinden kaçınarak bulut bilişim ve dış kaynak kullanımına yöneldiği görülüyor. Bu durum özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için önemli avantajlar sağlıyor. Yapılan araştırmalar, hem dünya çapındaki hem de Türkiye’deki işletmelerin bulut bilişimin avantajlarından yararlanmaya kararlı olduğunu gösteriyor. IDC’nin 2017 yılı Türkiye BT pazarına ilişkin tahminlerine bakıldığında, sermaye yatırımının düşürülmesinin tüm kurumlar için öncelik halini aldığı görülüyor. Bu da bulut bilişim ve dış kaynak kullanımı gibi tercihlerin daha da artacağına işaret ediyor. IDC’ye göre, dünya çapında bulut bilişim harcamaları, 2017 yılında yüzde 18 artarak 44 milyar doları aşarken, geleneksel BT yatırımları şimdiden yüzde 3 düşecek.

Gartner’ın 2020 öngörülerine göre ise bir kurum için “bulutsuz” bir altyapı, günümüzde  “internetsiz” bir altyapı kurma ile eşdeğer olacak. Aynı zamanda dünya çapında IaaS ve PaaS harcamaları 55 milyar dolara ulaşarak, toplam sunucu gelirlerini geride bırakacak. Bu da işletmelerin doğrudan BT yatırımlarını kendilerinin yapması yerine hizmet olarak altyapı kullanma eğiliminin çok daha fazla olacağını gösteriyor.
 
Bulut hizmet çeşitleri neler?
Günümüzde bulut bilişim hizmetlerinin servis hedefine ve hizmetin verildiği katmana uygun olarak üç temel kategorisi bulunuyor: Infrastructure as a Service (IaaS), Platform as a Service (PaaS), Software as a Service (SaaS).

En temel bulut hizmeti olan IaaS, geliştiricilerin ve diğer bulut modellerinin faydalanması amacıyla sanal sunucuların işlem, depolama ve bant genişliklerini sağlıyor. PaaS, işletim sistemi, veri tabanı, programlama platformu, runtime hizmetleri sunan bu hizmet Iaas gibi SaaS hizmeti hazırlama sürecinin bir parçası olarak geliştiricilere hizmet veriyor.

SaaS ise son kullanıcı platformudur. Yazılım bu platformda kullanıcıya sunuluyor. Kullanmak için ekstra işlemlere, maliyete ve konfigürasyona ihtiyaç duyulmuyor. Hazır ve her yerden ulaşılabilirlik sağlayarak, veri güvenliği ve sürekliliği sunuyor.
 
Radore olarak sunduğumuz cloud servisleri, belirlenen kaynakların (CPU, RAM, Disk) elastik kullanımını sağlayarak müşterilerimizin kendi bulut sunucularını oluşturmalarına olanak tanıyor. Platformun bulunduğu sanallaştırma ve ağ hizmetlerini de biz sağlıyoruz.
 
Bulut hizmetlerini almak isteyen şirketler için olmazsa olmaz öneriler neler?
Öncelikle şu soruyu sormak gerekiyor: Bulutu bulut yapan nedir? İnternettir, her yerden erişilebilir. Esnekliktir, istediğin gibi ölçeklenir. Hesaplıdır, kullandığın kadarı ödenir. Güvendir, erişilebilirliği yüksektir. Hızdır, kullanımı pratiktir. Tüm bu avantajlara rağmen buluta geçişte endişeler olabiliyor. O nedenle bulutu bulut yapanın aslında modern ve üst düzey bir veri merkezinden geçtiğini unutmayalım.

Günümüzün hızla artan ihtiyaçlarına cevap verebilen modern veri merkezleri, her yerden erişilebilir, esnek, ölçeklenebilir, hesaplı ve pratik bulut çözümleri sunuyor. Yüksek ilk yatırım maliyetleri ve sürekli bakım gerektiren veri merkezi inşası yerine bulut bilişimin fırsatlarını değerlendirmek gerekiyor. Böylece işletmeler, hiçbir satın alma maliyetine katlanmadan, günlük olarak veri merkezi izleme ve bakımıyla ilgilenmek yerine işlerin nasıl daha iyi yapılabileceğine ve inovasyona odaklanabiliyorlar.

Radore olarak işletmelerin endişelerinden yola çıkarak, bulut bilişim çözümü tercih edilmeden önce dikkat edilmesi gerekenleri şu şekilde sıralayabiliriz: Kritik bir anda verilere ulaşmak, verinin nerede durduğunu bilmek, verinin güvenliği, verinin yedeklenmesi, desteğe ihtiyaç duyulduğunda muhatap bulmak.

İlginizi Çekebilir

Amerikalı Milyarder David Koch Öldü

Amerikalı milyarder, sanayici, hayırsever, politik aktivist David Koch 79 yaşında hayata v…