ETÜDER Ve TGDF’nin Şeffaflık Rotası, İstanbul’u 3 Büyük Ticaret Üssünden Biri Yapabilir mi?

By Fortune Türkiye

ETÜDER ve TGDF, gıda zincirinde %100 şeffaflık hedefiyle hareket ediyor. İki kurum sektörel gücünü birleştirerek gıdayı korumayı vicdani bir sorumluluk kabul ederken insanı ve toprağı merkeze alan bu vizyonla hareket ediyor. Peki bu yaklaşım sofralarımızda arzulanan adil dağılımı sağlayabilecek mi?

Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) ve Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF)’nin iftar yemeğine katılmak üzere Swissotel The Bosphorus’tayım.

Salona girdiğimde, sahnedeki geniş ekranda parlayan mavi tonların aydınlattığı geniş yuvarlak masaların etrafında, sektörü yönlendiren yüzlerce takım elbiselileri görüyorum.

ETÜDER ve TGDF’nin geleneksel iftar yemeği, adeta gıda sektörünün geleceğini şekillendiren bir zirveye dönüş gibi.

Kürsüde konuşan TGDF Yönetim Kurulu Başkanı Demir Şarman, gıdaya erişimin önemine dikkat çekiyor.

“Gıdaya erişimi vicdani bir görev kabul ediyoruz.”

Sözleriyle felsefesini özetlerken, samimi çıkış beni düşündürüyor.

Acaba bu iyimser duruş, küresel ölçekte adil bir gıda dağılımını sağlayacak somut bir güce dönüşebilir mi?  

Vicdani Ekonomi ve Sürdürülebilirlik

Üretim maliyetlerinin arttığı günümüz ekonomisinde, sektör temsilcileri çıkış yolunu salt kâr marjlarında aramaktan uzaklaşıyor. Demir Şarman katılımcılara sesleniyor.

“Sektörün ortak hedefler etrafında birleşmesi, çiftçiden gastronomiye kadar tüm alanların buluşması açısından çok kıymetli.”

Dayanışmaya vurgu yapıyor. Tarladaki üreticinin desteklenmesi ve israfın önlenmesinin, sağlıklı bir büyümenin temel şartı olduğunu belirtiyor.

“Halkı gıdayla buluşturmak ekonomik bir unsurun ötesinde, vicdani bir sorumluluk.”

Sektörel etiğe işaret ediyor. Geleceğin gıda politikaları, rakamların sınırlarını aşarak insana ve toprağa duyulan saygıyla şekilleneceğini vurguluyor.  

Sürdürülebilirlik kavramı, derneklerin tüzüklerinde yer alan bir kelimeden çıkıp sahada uygulanan bir stratejiye dönüşüyor.

Gıdanın korunması değiniyor Demir Şarman.

“İsrafın önlenmesinden bilinçlendirmeye kadar geniş bir sahada çalışıyoruz.”

Derneğin proaktif tutumuna değiniyor.

Tarımsal verimliliği artıracak her adım, küresel dalgalanmalara karşı sektörel bir zırh işlevi görüyor.

Şeffaflığın Yeni Rotası

Vicdani ekonominin pratik hayattaki en büyük yardımcısı olan teknoloji, üretim süreçlerini tüketici için şeffaflaştırmanın yollarını açıyor.

ETÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz, salona sesleniyor.

“Tarım ve Orman Bakanlığı ile mutabık kaldığımız Karekod Projesi sayesinde tüketicilerimiz gıdanın kaynağını şeffafça görebilecek.”

Sözleriyle dijital entegrasyonun müjdesini veriyor.

Böylece, raftan alınan bir ürünün topraktan başlayan yolculuğunun hikayesi güvenilir bir şekilde belgelenmiş oluyor.

Sistemin gerekliliğinden bahsediyor.

“Verimlilik ve stratejik planlama, günümüzde her zamankinden daha elzem hale geldi.”

Uyarısıyla modern üretimin kurallarını hatırlatıyor.

Eski usul yöntemlere kıyasla, veriye dayalı bu yeni yapı hem markaları koruyor hem de tüketicinin aklındaki soru işaretlerini gideriyor.  

Dijital dönüşüm, beraberinde denetlenebilirlik ve yüksek kalite standartlarını mecburi bir kural olarak sektöre sunuyor.

Tüketicinin artan farkındalığına yanıt veren teknolojik altyapı, sektörün yenilikçi yüzünü tescilliyor.

Bununla birlikte, şeffaflık adımları yurt içinin yanı sıra, yurt dışı pazarlarında da Türk ürünlerinin prestijini artıran güçlü bir referans kaynağına dönüşüyor.

Birlikte hareket etmenin önemine vurgu yapıyor Melih Şahinöz

“Üretmenin kutsallığına ve birlikte yol yürümenin gücüne inanıyoruz.”

Teknolojiyi vicdanla buluşturan markaların yarının rekabetçi dünyasında kalıcı olacağına işaret ediyor.

 Küresel Merkez Olma Vizyonu

İç pazardaki teknolojik ve etik atılımlar, doğrudan dış ticareti büyütecek vizyonun da temellerini oluşturuyor. Melih Şahinöz uluslararası arenadaki hedeflere değiniyor.

“Türkiye’yi küresel gıda ticaretinin merkez üslerinden biri yapma vizyonuyla 1–4 Eylül 2026 tarihlerinde Foodist İstanbul Fuarı’nı hayata geçireceğiz.”

Böylece rotayı çiziyor.

İstanbul’un coğrafi avantajı bu büyük organizasyonla birleşerek ihracatçılar için eşsiz bir pazar yeri yaratma potansiyeli taşıyor.

Fuarın hacmine dikkat çekiyor.

“İstanbul’u dünyanın en güçlü üç gıda fuarından biri yapmayı hedefliyoruz.”

İddialarını uluslararası boyuta taşıyor.

Türk gıda ekosistemi kabuğunu kırıp küresel aktörlerle aynı masaya oturmaya hazırlanıyor.  

Sektörün dışa açılma stratejisi fuarlarla sınırlı kalmayıp, entelektüel ve ticari bilgi paylaşımını da merkeze alıyor.

Melih Şahinöz, etkinlik takvimini genişletiyor.

“TGDF tarafından 2027 şubatında uluslararası bir gıda kongresi düzenlemek için hazırlıklara başladık.”

İfade edilen kongre ve fuar yabancı yatırımcıyı ülkeye çekmek ve sektörel yenilikleri yerli üreticiyle buluşturmak adına değerli fırsatlar barındırıyor.

Vizyonun temelindeki motivasyonu özetliyor.

“Tarladan çatala uzanan değer zincirinin temsilcileriyiz.”

Sektörün kapsayıcılığını vurguluyor.

Sözleri İstanbul’u sıradan bir lojistik durak olmaktan çıkarıp, küresel gıda trendlerinin belirlendiği ana başkentlerden biri yapma iddiası taşıyor.  

Konuşmalar bitiyor.

Yuvarlak masalarda boşalan kahve fincanların arasından geçiyorum.

Dışarda İstanbul’un ışıkları parlıyor.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...