2025 yılının son haftasında yapılan yasal düzenleme ile enflasyon düzeltmesi uygulaması bir bakıma sona erdirilmiştir. Ancak tasfiye, birleşme, tam bölünme gibi sebeplerle 2025 yılı içinde birçok şirket finansal tablolarını enflasyon düzeltmesine tabi tutmuş ve bunun sonucunda ilave veya eksik vergi ödemiş bulunmaktadır. Bu şirketler artık kapanmış olduğundan, nasıl bir çözüm bulunacağı da belli değildir. Bakanlığın bu konuya ivedilikle çözüm getirmesi gerekmektedir.
Değerli Fortune okuyucularım, bu yazımda enflasyon düzeltmesi uygulamasının başladığı tarihten bugüne kadar yaşanan gelişmeleri değerlendirmek istiyorum. Vergi Usul Kanunu uyarınca, kazançlarını bilanço esasına göre tespit eden gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, fiyat endeksindeki artışın, içinde bulunulan dönem dahil son üç hesap döneminde %100’den ve içinde bulunulan hesap döneminde %10’dan fazla olması halinde, malî tablolarını enflasyon düzeltmesine tâbi tutmaları gerekmektedir. Söz konusu şartlar 2022 yılında sağlanmış, ancak enflasyon düzeltmesi, bankalar ve finansal kurumlar hariç, 2023 hesap döneminden itibaren uygulanmaya başlamıştır. 2023 yılı sonu itibarı ile bilançoya kayıtlı bulunun parasal olmayan iktisadi kıymetler aktife giriş tarihleri dikkate alınarak düzeltmeye tabi tutulmuş ve düzeltme sonucu oluşan kâr veya zarar ise vergileme dışında tutulmuştur.
Kanaatimizce bu yaklaşım doğru idi, çünkü enflasyon düzeltmesi tamamı ile bir muhasebe olayıdır ve finansal tabloların dönemler itibarı ile karşılaştırılabilmesi hedefine yöneliktir. Bu hesaplamanın vergi dışı tutulması gerekir düşüncesindeyim. Tasfiye ve iflas hallerindeki şirketler ile 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamındaki iktisadi devlet teşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşlarının, geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere, 2024 ve 2025 hesap dönemlerinde yapılan enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan kâr/zarar farklarının dönem kazancının tespitinde dikkate alınmamasına ilişkin düzenleme yapıldığını da ayrıca belirtmek isterim. 2024 yılına gelindiğinde, 2. ve 3. geçici vergi dönemleri ile dönem sonunda enflasyon düzeltmesi yapılmış, düzeltme sonucu oluşan kâr veya zarar da doğrudan gelir tablosuna dahil edilerek vergilendirilmiştir. Ancak 2024/2 ve 3. geçici vergi dönemlerinde 2023 yılı brüt satışlar toplamı 50.000.000 TL’nın altında olanların enflasyon düzeltmesi yapma zorunlulukları kaldırılmıştır.
Yine sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri ile bankalar ve diğer finansal kuruluşlarının Türkiye muhasebe standartları kapsamında enflasyon düzeltmesi uygulamayacağı açıklanmıştır. 2025 yılına geldiğimizde, ilk önce geçici vergi dönemlerinde uygulama yapılmayacağı açıklanmış, yılın son haftasına geldiğimizde, yapılan yasal bir düzenleme ile, 2025 hesap dönemi ile geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde (kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2026, 2027 ve 2028 yılında biten hesap dönemleri itibarıyla) VUK’nun mükerrer 298. maddesindeki düzeltme şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmaksızın mali tabloların enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacağı kanunlaştırılarak, bir anlamda söz konusu uygulamaya son verilmiştir. Enflasyon düzeltmesi uygulaması ile ilgili, pratikte birçok sorun yaşanmış olsa da, uygulamaya son verilme sebebinin, bütçe gelir etkisi sağlanamaması nedeniyle olduğu açıktır.
Söz konusu düzenlenme kaldırılmakla birlikte, yıl içerisinde birleşme veya tasfiye sonucu infisah eden firmalar enflasyon düzeltmesi yapmış ve düzeltme sonucu oluşan gelirler üzerinden kurumlar vergisi ödemiştir. Bu durumun yakın zamanda ihtilaf konusu olması kuvvetle muhtemeldir. Yine enflasyon düzeltmesinden olumlu şekilde faydalanan bazı şirketlerin son düzenlemeyi Anayasaya aykırılık iddiası ile dava konusu yapmaları da olasıdır. Bakanlığın en azından 2025 yılı içerisinde birleşme veya tasfiye yolu ile infisah eden şirketlerde uygulanan enflasyon düzeltmesi ile ilgili açıklayıcı bir düzenleme yapması faydalı olacaktır.
