Elexus, Anında Pişirme Tekniğiyle İsrafsız Lüksü Mümkün Kılabilir mi?

By Fortune Türkiye

Kıbrıs’ın eşsiz coğrafyasında lüks tüketim baştan tanımlanıyor. Elexus Hotel, bölgesel dinamiklere hızla uyum sağlarken artan doluluk oranıyla sezona giriş yaptı. Sıfır atık felsefesini operasyonun kalbine yerleştiren otel, porsiyonlanmış yeni hizmet anlayışı ile misafirlerini karşılıyor. Lüksü israfsız sunan yenilikçi model, ada turizmine yeni bir boyut katabilir mi?

Girne’nin kıyılarında, Akdeniz’in tuzlu rüzgarı ahşap iskelenin üzerinde usulca esiyor. Güneş yavaş yavaş ufka doğru çekilirken, gökyüzü maviden kızıla uzanan o büyüleyici pastel tonlara bürünmüş durumda. Hemen solumda uzanan sonsuzluk havuzu, denizin lacivertiyle birleşip tek bir ufuk çizgisine dönüşüyor. İskelenin üzerine özenle kurulmuş, boydan boya uzanan o uzun, beyaz örtülü yemek masası karşılıyor beni. Ortasından sarı taze limonlar ve yeşil yaprakların nehir gibi aktığı, derin mavi seramik tabakların Akdeniz ruhunu hatırlattığı bu masa, Kıbrıs turizminin kabuk değiştiren vizyonunun adeta bir sahnesi gibi.

Gün batımına uzanan bir masa… Kıbrıs’ta lüks, deneyimle anlatılıyor.

Bulunduğum yer Elexus Hotel Resort & Spa.  Karşımda duran otel ekibinin yüzünde, değişen bir sektörün ve zorlu bir coğrafyanın nabzını tutmanın haklı gururunu görüyorum.

Elexus Hotel Genel Müdürü Görkem Aydıner ile yeni nesil lüksü konuştuk.

Kıbrıs’ın Turizm Sınavı

Kıbrıs, tarihi dokusu ve benzersiz doğasıyla bir cennet olsa da, turizm profesyonelleri için hayli zorlu bir alan. Ambargolar, uçuş kısıtlamaları ve jeopolitik krizler nedeniyle adanın sınırları, rakipleri Antalya veya Bodrum’a kıyasla çok daha dar. Önemli ana müşterilerinin Körfez’deki savaş nedeniyle bir anda kesilmesi, bu coğrafyada ayakta kalmanın ne kadar zor olduğunu kanıtlar nitelikte.

12 yıldır tesise omuz veren ve son dört yıldır Genel Müdürlük koltuğunda oturan Görkem Aydıner, yaşanan krizleri birer gelişim fırsatı olarak görüyor.

Kariyeri boyunca adanın tüm fırtınalarına göğüs geren Aydıner, Türkiye ile Kıbrıs arasındaki temel turizm farkını şu çarpıcı sözlerle özetliyor:

“Türkiye uluslararası çalışabilen bir destinasyon. Fakat Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sınırlar çok dar. Ülke ambargolu olduğu için, sadece belirli pazarlarda çalışabiliyorsunuz. Bu da dolayısıyla sürekli dinamik olmanızı gerektiriyor. Yeni alanlar açarak sorunların üstesinden geliyoruz. Durduğunuz noktada başarılı olmak pek mümkün değil.”

Dinamizmin meyveleri rakamlara yansımış. Henüz sezonun başında olmalarına ve tüm zorluklara, jeopolitik yangınlara rağmen tesis, geçen yılın üzerinde bir dolulukla sezona başlangıç yapmış.

İnce Eleyip Sık Dokuyan Turist

Turizmdeki başarının ardında kriz yönetimi kadar, aynı zamanda değişen tüketici genetiğini doğru okumak yatıyor. Tatilci artık yılın yorgunluğunu sadece deniz ve kumla atmakla yetinmiyor. Daha fazlasını arıyor.

Yeni nesil turist, adeta bir analist gibi çalışıyor. Elexus’un yıllardır uyguladığı Tam Pansiyon Plus sisteminden Ultra Her Şey Dahil konseptine geçişi de altı aylık bir araştırmanın neticesinde hayata geçirilmiş.

Görkem Aydıner, konaklayanların yeni profilini şöyle tanımlıyor:

“Misafirlerimiz her geçen yıl biraz daha bilinçleniyor. Artık bir tercih yaparken, tatilini değerlendirirken çok inceleyip sık dokuyor, birçok kritere bakıyor. Bunlardan birinci sıraya otelin misafir memnuniyet puanını ve genel yorumlarını koyabiliriz. Biz de stratejimizi tamamen bu beklentiler üzerine kurduk.”

Elexus Hotel Executive Chef’i Hüseyin Yılmaz ve ekibi.

İsrafı Önleyen Porsiyonlanmış Lüks

Ultra Her Şey Dahil dendiğinde, zihinlerde beliren o malum ve rahatsız edici tabloyu es geçmek imkansız: Devasa açık büfeler, tabaklarda dağ gibi yığılan ve gün sonunda çöpe giden tonlarca yemek. Yani israf.

Elexus, işte tam bu noktada lüks algısını tüketim çılgınlığından çıkarıp kaliteye ve sürdürülebilirliğe dönüştürmüş.

Sistemin mutfağındaki orkestra şefi, 150 kişilik ekibi yöneten Executive Chef Hüseyin Yılmaz. 21 yıllık tecrübesiyle mutfağı bir sanat atölyesine çeviren Yılmaz, açık büfe israfını anında pişirme ve porsiyonlama stratejisiyle bitirmiş.

Şef Hüseyin Yılmaz, operasyonun ekonomik ve vicdani dengesini nasıl kurduklarını anlatıyor:

“Her şey dahil konseptte israfın oluşmama şansı yok gibi görünür ama iyi bir planlama bunun önüne geçer. Günlük tahminlemeye göre üretim yapıyoruz. Büfede şovlu yemekler yapıyoruz; ürünlerimiz hazır bekliyor, misafir geldikçe anında pişirip taze ve sıcak şekilde sunuyoruz. Bu şekilde zayiatı engelliyoruz.”

Genel Müdür GörkemAydıner sıfır israf yaklaşımlarını şu sözlerle özetliyor:

“Misafirlerimize sunumlarımızda porsiyon olarak, alakart kalitesinde hizmet sunuyoruz. Diğer ultra her şey dahil sistemlere göre farkımızı koyarken israfın da önüne geçiyoruz.”

Elexus Hotel’in ev sahipliğinde, farklı hikâyelerin aynı masada buluştuğu keyifli bir buluşma.

Akdeniz’in Dalgaları…

Akşamın karanlığı Akdeniz’in üzerine iyice çökerken, muz ağaçlarının gölgesi masaya düşüyor.

Ahşap iskelenin sonuna, denize en uç noktaya doğru yürüyorum.

Akdeniz’in dalgaları iskelenin ayaklarına vuruyor.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...