Ekonomik belirsizlik insanları hasta ediyor

By Fortune Türkiye

Siyasi ve ekonomik kaosların eksik olmadığı günümüz dünyasında, uzmanlar bize tek bir formül öneriyor: Belirsizliğe sarılın. Ancak özellikle de mali belirsizlik söz konusu olduğunda, bunu uygulayabilmek söylendiği kadar basit değil.

Fortune.com’da yer alan haberde, ABD’de 2008 yılındaki Büyük Resesyon sırasında yalnızca hisselerin, banka hesaplarının  ve mortgage kredilerinin değil insanların sağlığının da büyük bir darbe aldığına dikkat çekiliyor.

Araştırmalara göre, o yıl Amerikalılar ağrı kesicilere ve diğer analjezik ilaçlara yaklaşık 300 milyar dolar harcadılar; bu da yirmi yıl öncesine göre yüzde 1000 oranında bir artış anlamına geliyor ve kanser, kalp rahatsızlığı ya da diyabetin toplam yıllık maliyetinden çok daha büyük bir rakam. Ülkede yapılan bir başka araştırma da, 2006 ila 2012 yılları arasında, ağrı kesicilerin abartılı kullanımının yüzde 50 oranında arttığını ortaya koydu.

Diğer pek çok veri de bir trendi net bir şekilde ortaya koyuyor: Ekonomik belirsizliğin gittikçe arttığı bir dünyada, fiziksel ağrılar da artıyor.

İnsan vücudu karmaşık bir sistem. Üstelik altı araştırmanın sonuçları ekonomik belirsizliğin sadece fiziksel ağrıları artırmakla kalmayıp aynı zamanda bunları yarattığını da ortaya koydu. Aynı şekilde, ekonomik güvence ise daha az fiziksel ağrıya yol açıyor.

Aslında insanların belirsizlik döneminde fiziksel ağrı duymaları yeni bir saptama değil. Geçmişte yapılan çalışmalar psikolojik gerilimle fiziksel ağrının benzer nöral süreçleri paylaştıklarını ve ekonomik belirsizliğin bariz bir şekilde zihinsel ve duygusal gerilim yarattığını ortaya koymuştu.

Ancak yeni yapılan araştırmalar bir adım ileriye giderek ekonomik belirsizlikle fiziksel ağrı arasındaki nedensel ilişkiyi ortaya koydu: Kontrolü kaybetme deneyimi. Yapılan çalışmaların ikisi, bu kontrol kaybı duygusunun mali açıdan belirsizlik yaşandığı dönemlerde insanların daha fazla ağrı hissetmesine yol açtığını gösterdi. Anatomi açısından bakıldığında da, bu bulgu yine sürpriz değil; kontrol temel bir insani gereksinim ve bunun eksikliği de beynin amigdala bölümünü harekete geçiriyor ve bu da endişe, stres, korku gibi fiziksel ve zihinsel sağlığı tahrip eden deneyimleri tetikliyor.

Öte yandan, araştırmalar ekonomik belirsizliğin yol açtığı fiziksel ağrıların sosyoekonomik sınıf, yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi gibi faktörlerde ayrım gözetmeden herkesi etkilediğini ortaya koyuyor.

Çözüm: Kontrolü yeniden inşa etmek
Global görünüm, ekonomik ve finansal belirsizliğin bu yıla da damgasını vuracağını gösteriyor. Bu geniş çaplı finansal belirsizlik bireysel düzeydeki sıkıntılarla birleşiyor; örneğin, yılık bonus alınamaması, maaşlarda artış olmaması, işten çıkarmaların gündeme gelmesi, düzensiz bir işe sahip olma olasılığının artması v.s. gibi olumsuzluklar baş gösteriyor. Bu durumda da, insanların kişisel kontrol duygularını iyileştirmek için iş yöneticilerinin ve politika oluşturucuların da yardım etmesi gerekiyor. İşte güven duygusunun restorasyonu için alınabilecek bazı önlemler:

  • İyi beslenmeden düzenli spora kadar sağlıklı yaşam alışkanlıklarını geliştirin. Bunlar yalnızca fiziksel sağlığa katkı sunmakla kalmayıp aynı zamanda insanların vücutları ve hayatları üzerindeki kontrol duygusunun da güçlenmesini sağlıyor; bu da finansal belirsizliğin olumsuz etkilerini azaltıyor.
  • İş yerinde ve iş dışındaki topluluklarda daha destekleyici ve güçlü ilişkiler geliştirin.
  • İnsanlara paralarını ve yatırımlarını nasıl kontrol edeceklerini öğreten kurslar düzenleyin (örneğin aylık bütçe hazırlama, borçları temizleme planı vs.) ya da kişisel finans kaynakları sunun.   

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...