‘Dönüşümü Beklemek Yerine ‘Dönüşümü Beklemek Yerine İnşa Ediyoruz’

By Fortune Türkiye

Lilly Türkiye Genel Müdürü Ryan Dawson, “Teknolojiyi ve dijitalleşmeyi inovasyon stratejimizin merkezine alıyoruz. Bir ilacın ihtiyaç duyan insanlara ulaşması bugün 8 ila 10 yıl sürebiliyor. Yapay zekâ, bu denklemi kökten değiştirme potansiyeline sahip. Biz de bu dönüşümü beklemek yerine inşa etmeyi tercih ediyoruz” diyor.

“Lilly İlaç olarak sürdürülebilirliği, iş modelimizin ayrı bir başlığı olarak görmüyor, “herşeyden önce sağlık” anlayışımızın doğal bir sonucu olarak değerlendiriyoruz. 150 yıllık köklü geçmişimiz boyunca odağımız, insanlık üzerinde en büyük etkiyi yaratabilecek hastalık alanlarında bilimin izinden giderek daha fazla insana ulaşmak oldu. Bugün dünya genelinde ilaçlarımızla 71 milyon insana ulaşıyoruz.1 2030 hedefimiz ise bu sayıyı 150 milyona çıkarmak. Bu uzun vadeli hedef doğrultusunda, operasyonel mükemmeliyet ve inovasyon stratejimizin en güçlü yapı taşlarından birini Ar-Ge çalışmalarımız oluşturuyor. 2025 yılında Lilly’nin Ar-Ge yatırımları, sektör ortalamasının çok üzerine çıkarak yaklaşık 13,3 milyar dolara ulaştı. Ancak inovasyon bizim için finansal bir veriden ibaret olmadı. Bizim için asıl mesele, hastalıklar ortaya çıkmadan önce daha sağlıklı bir gelecek inşa edebilmek. Bugün bu dönüşümü tek başımıza değil, doğru ortaklarla birlikte hayata geçiriyoruz. Son on yılda yeni ürün lansmanlarımızın yaklaşık yüzde 50’si, iş birliklerimiz aracılığıyla geliştirilen inovasyonlardan oluşuyor. Alzheimer, obezite, diyabet, kanser ve immünoloji gibi toplum sağlığı üzerinde derin iz bırakan alanlarda bu yaklaşımla ilerliyoruz. Türkiye’de ise bu yıl Girişimcilik Vakfı ile düzenlediğimiz “Scale-up Day” etkinliğinde sağlık teknolojisi alanında çalışan girişimleri bir araya getirdik; sektörün geleceğini şekillendirebilecek fikirleri doğrudan girişimcilerin kendilerinden dinleme fırsatı bulduk. Bu tür iş birliklerini, Türkiye’de inovasyon ekosistemini güçlendiren önemli bir kaldıraç olarak görüyoruz.

Dijitalleşme ve inovasyon stratejimizin merkezi

Bu yaklaşımın doğal bir uzantısı olarak, teknolojiyi ve dijitalleşmeyi de inovasyon stratejimizin merkezine alıyoruz. Bir ilacın ihtiyaç duyan insanlara ulaşması bugün 8 ila 10 yıl sürebiliyor. Yapay zekâ, bu denklemi kökten değiştirme potansiyeline sahip. Biz de bu dönüşümü beklemek yerine inşa etmeyi tercih ediyoruz. Özellikle Obezite, Alzheimer, kanser gibi karmaşık hastalıklarla mücadelede hız ve hassasiyet kritik. Bu nedenle NVIDIA ile ortaklık kurarak ilaç sektörünün en büyük yapay zekâ süper bilgisayarlarından birini geliştirdik. Bu sistem bir yapay zekâ fabrikası olarak işlev görüyor. Araştırmacılar artık metabolik süreçleri çok daha detaylı ve hızlı şekilde modelleyebiliyor, açlık ve enerji regülasyonunu yöneten biyolojik zinciri halka halka çözebiliyor. Obezite gibi biyolojik, psikolojik ve çevresel boyutları olan kronik ve tedavi edilebilir3 hastalıkta bu tür bir hesaplama gücü, çığır açıcı. Bununla birlikte, yapay zekâ yatırımlarımızı sadece şirket içinde değil ilaçların daha hızlı ve akıllıca geliştirilmesi için biyoteknoloji ekosistemine taşıyoruz. Girişimcileri yatırım, laboratuvar altyapısı ve bilimsel iş birlikleriyle destekleyerek ilaç dünyasındaki yenilikçiliği yeniden tanımladığımızı da düşünüyorum. Yapay zekâyı yalnızca araştırma hızlanması için değil, bilimi daha geniş bir alana yaymak ve hasta yolculuğunu dönüştürmek için kullanıyoruz. İlaç dünyasındaki yeniliğin sadece büyük laboratuvarlardan değil, en iyi fikrin nereden geldiğinden bağımsız olarak ortaya çıkabileceğine inanıyoruz. Bilimde bir sonraki büyük atılımın nereden geleceğini kimse bilemez. Ama buna hazır olmak bir tercih değil, sorumluluktur.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...