Karadeniz Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeynep Harezi Yılmaz, yapay zeka ve veri merkezleriyle birlikte enerji talebinin klasik üretim modellerinin ötesinde bir hızla büyüdüğünü söylüyor ve ekliyor: “Biz bu talebi bekleyen değil, önden karşılayan bir strateji izliyoruz. Yeşil ekonomi perspektifinde doğal gaz ve LNG’yi enerji dönüşümünün gerçekçi bir geçiş yakıtı olarak konumlandırıyoruz. Daha karbon yoğun kaynakların yerine daha verimli ve düşük emisyonlu çözümler sunmayı hedefliyoruz. İdeolojik değil, uygulanabilir bir dönüşümden yanayız.” – Şule Laleli
Karadeniz Holding’in son iki senedir fokuslandığı belli başlı konular neler oldu?
Karadeniz Holding, 45 Powership’ten oluşan filosu ve 8.000 MW’ı aşan kurulu gücüyle bugün 20’den fazla ülkede faaliyet gösteren küresel bir enerji şirketi. Yüzer enerji santrali modelimizle yalnızca elektrik üretmiyor; ülkelerin enerji arz güvenliğini güçlendiren, krizlere hızlı ve esnek yanıt verebilen bir altyapı sunuyoruz. Son iki yılda odağımızı enerji arz güvenliği, hız ve esneklik ekseninde daha da keskinleştirdik. Enerji artık yalnızca kapasiteyle değil; jeopolitik risklere, altyapı kısıtlarına ve ani talep artışlarına ne kadar hızlı yanıt verebildiğinizle ölçülüyor. Bu yeni gerçekliğin tam merkezindeyiz. Powership modelimizi, veri merkezleri ve yapay zekâ ekonomisinin ihtiyaçlarıyla entegre eden yeni bir faza geçtik. Yüksek, kesintisiz ve öngörülebilir enerji talebi, stratejik önceliklerimizi yeniden tanımladı.
Bulunduğunuz sektörlerde, hangi son teknolojileri hayata geçirdiniz?
Enerji sektöründe fark yaratan unsurun hız olduğuna inanıyoruz. Powership ve LNG terminal gemisi çözümlerimizle, 30 günden kısa sürede devreye alınabilen, ölçeklenebilir ve farklı yakıt türlerine uyumlu yüzer altyapılar sunuyoruz. Enerji üretimini tek başına bir santral faaliyeti olarak görmüyoruz. Tüm yüzer santrallerimizde operasyonu anlık izleyen, dijital olarak optimize eden sistemler kullanıyoruz. Bu sayede verimliliği artırırken arz sürekliliğini daha etkin yönetiyoruz. Aynı zamanda enerji üretimi ile veri altyapısını aynı platformda buluşturan modeller geliştiriyoruz. Veri merkezleri ve yapay zekâ uygulamalarının enerji ihtiyacına, kara altyapısına ihtiyaç duymadan haftalar içinde yanıt verebilen çözümler üzerinde çalışıyoruz.
Karadeniz Holding olarak Ar-Ge ve inovasyon çözümlerinde gündeminizdeki ana başlıklar neler?
Ar-Ge çalışmalarımız yeni nesil yüzer platformlara odaklanıyor. Daha yüksek verimlilik sağlayan motor teknolojileri, dijital izleme sistemleri ve çevresel etkiyi azaltmaya yönelik uygulamalar öncelikli alanlarımız arasında yer alıyor. Yeni nesil Powership’lerimizde karbon emisyonlarını düşürmek amacıyla CCUS gibi ileri teknolojileri entegre ediyoruz. Londra merkezli girişimimiz Kinetics aracılığıyla hidrojen, biyoyakıt ve e-yakıt alanlarında çalışan ABD, Norveç ve Kanada merkezli şirketlere yatırım yaparak enerji dönüşümünü destekliyoruz.
Ulusal ve global ölçekte yenilikçi çözümler, İK süreçleri ve milli üretim konularında hangi stratejiyle ilerliyorsunuz?
Mühendislik, tasarım ve üretim kabiliyetlerimizi Türkiye merkezli bir yapı üzerinden geliştiriyor; bu yetkinliği küresel operasyonlarımıza taşıyoruz. Türk tersaneleri ve mühendislik ekosistemiyle geliştirilen yüzer enerji çözümleri, hız ve esneklik açısından önemli bir rekabet avantajı sağlıyor. 20’den fazla ülkede, yaklaşık 3 bin kişilik çok uluslu ekibimizle çevik ve sahaya hâkim bir organizasyon yapısıyla çalışıyoruz.

Stratejiniz kapsamında 2026’ya nasıl bir hazırlık içindesiniz? Yeşil ekonomiye nasıl bir katkı sağlıyorsunuz?
Yapay zeka ve veri merkezleriyle birlikte enerji talebi klasik üretim modellerinin ötesinde bir hızla büyüyor. Biz bu talebi bekleyen değil, önden karşılayan bir strateji izliyoruz. Yeşil ekonomi perspektifinde doğal gaz ve LNG’yi enerji dönüşümünün gerçekçi bir geçiş yakıtı olarak konumlandırıyoruz. Daha karbon yoğun kaynakların yerine daha verimli ve düşük emisyonlu çözümler sunmayı hedefliyoruz. İdeolojik değil, uygulanabilir bir dönüşümden yanayız.
Sürdürülebilirlik ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanında küresel ölçekte nasıl bir etki yaratmak istiyorsunuz?
Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel değil, toplumsal faydayı da kapsayan bütüncül bir yaklaşım olarak ele alıyoruz. Tek Dünya Karadeniz Vakfı aracılığıyla bugüne kadar Türkiye ve Afrika’da 55 binin üzerinde öğrenciye eğitim desteği sağladık. Kız çocuklarının eğitimi, kadınların enerji sektöründeki temsili ve uzun vadeli sosyal etki projeleri, faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde iş modelimizin doğal bir uzantısı. Afrika ülkelerinde yürüttüğümüz yetimhane projesiyle 300’den fazla çocuğu doğrudan destekledik. Diğer taraftan kız çocuklarının eğitimlerini mezuniyetlerine kadar sürdürebilmelerini önceliklendirdik.
Karadeniz Holding olarak 2035 yılına kadar global ticari faaliyetlerde nasıl bir büyüklük hedefleniyor?
Bugün dünyada doğal gazla elektrik üreten kurulu gücün yaklaşık %1’ine sahibiz. 2035’e kadar bu oranı %2’ye, toplam kurulu gücümüzü ise 20 GW’ın üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Böylece dünya nüfusunun yaklaşık %2’sinin elektriğini Karadeniz Holding olarak sağlamayı amaçlıyoruz.
Yüzer enerji santrali Powership filosu, global pazarlarda nasıl bir stratejiyle büyüyor?
Powership modeli, düşük altyapı ihtiyacı ve hızlı devreye alınabilme özelliğiyle hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ülkeler için güçlü bir alternatif sunuyor. Özellikle yapay zekâ ve veri merkezleriyle birlikte gelişmiş pazarlarda artan elektrik talebi, bu modele olan ilgiyi daha da artırıyor. Önümüzdeki dönemde Orta Doğu, Amerika ve Asya-Pasifik bölgelerinde büyümeye odaklanıyoruz.
Afet bölgelerinde gerçekleştirdiğiniz projelerden bahseder misiniz?
6 Şubat depremlerinin ardından hayata geçirdiğimiz Lifeship projeleriyle 13 binden fazla kişiye barınma, eğitim ve sağlık hizmetlerini bir arada sunduk. Bu projeler, afet dönemlerinde geçici çözümler yerine uzun vadeli ve insan odaklı sosyal destek modellerinin mümkün olduğunu gösterdi.
