Deflasyon Nedir ?

Bir ekonomideki mal ve hizmet fiyatları genel seviyesinin belirli bir zaman aralığında sürekli bir şekilde düşmesini ifade eden ekonomik terime deflasyon denir.

Enflasyonun tersinin yaşandığı durumu ifade etmek için de kullanılan deflasyon terimi, bir ülkede para arzındaki azalışlar, tüketim talebi ve yatırım harcamalarındaki azalış , kamu harcamalarındaki azalışlar sonucunda meydana gelir.

İlginizi çekebilir: Enflasyon nedir?

Deflasyon olarak ifade edilen durum; ekonomik büyümeye zarar verirken, şirketlerin karlarını da baskılar. Ücretlerdeki kısıtlamalar, tüketicinin satın alma faaliyetlerini ertelemelerine neden olur.

Deflasyon genelde ekonomik buhranların olduğu dönemlerde görülür. Deflasyonun hakim olduğu ekonomilerde para elde tutuldukça alım gücü artar. Tüm bunlarla beraber, deflasyon esnasında tüketim talebi azalır ve işsizlik oranı artar. Merkez Bankaları deflasyonu önlemek ve engellemek için para arzını ve faiz oranlarını sürekli takip etmek durumunda kalır.

2008 ekonomik krizinin yaşanmasından beri Amerika’daki ekonomik durgunluğun önüne geçmek ve deflasyon durumunun oluşmasını önlemek için Amerika Merkez Bankası Fed, para arzında hatrı sayılır oranda artışa gitti. Yüksek enflasyon yaratmayacak bir şekilde yapılan para arzıyla tüketim talebinde ve istihdamda artış sağlanması başarıldı.

Deflasyon Nedenleri

Para deflasyonu, para arzındaki azalmadan meydana gelebilir. Deflasyon, genel olarak uzun soluklu parasal genişlemenin ardından gerçekleşir.

Fiyat deflasyonu ise iki ana nedenle oluşur. İlk olarak, tüketicilerin ve işletmelerin nakit tasarruf talebinde genel bir artış yaşanması. Bunun nedeni, tüketicilerin belirsiz olması ya da tüketim için zaman tercihlerinde uzama yaşanmasıdır. İkinci neden ise, malların arzını arttıran ve gelirlerin satın alma gücünü artıran ekonomik üretkenlikte genel bir artış olmasıdır.

Düşük enflasyonun sürekli olması durumunda aşağıdaki döngünün sürekli tekrarı gerçekleşir;

•             Düşük karlılık,

•             Şirket iflasları,

•             İşten çıkarılmalar,

•             Yüksek işsizlik,

•             Düşük gelir elde etme,

•             Düşük talep.

Deflasyonu Önlemek İçin Alınabilecek Önlemler ve Tedbirler

  • Kamu harcamalarını artırmak
  • Bankacılık sistemine düşük maliyetli kredi vererek tüketiciyi harcama yapmaya yönlendirmek.
  • Özel sektör yatırımlarına teşvikler vermek
  • İşçi ve çalışanlara yüksek ücret politikası
  • Tüketici üzerinde var olan vergileri azaltıp, tüketicileri harcama yapmaya teşvik etmek.

Deflasyonun Dünyadaki Örnekleri

Deflasyon, ikinci Dünya Savaşı sonrası, genelde karşılaşılmayan bir durum olduğu için büyük ölçüde gündemden düşmüştü. Özellikle yaşadığımız  son on beş yılda gelişmiş kapitalist ülkelerin yaşadığı iktisadi dalgalanmalar, bu kavramı yeniden gündeme getirdi.

 Yatırımlar ve istihdam üzerindeki kötü etkisi; deflasyonun, iktisadi karar alıcılarının en çok kaygı duydukları konular arasında yer almasına neden oldu.

Amerika’da Deflasyon

Örneğin, dönemin ABD Merkez Bankası Başkanı Bernanke, 2002 yılında yaptığı bir konuşmada şu ifadelere yer verdi: “Deflasyonun burada yaşanmaması için elimizden geleni yapıyoruz.” Bu sözleriyle Bernanke, deflasyon kaygısının boyutlarını ifade etmiş oldu. Bu konuşmanın ardından merkez bankası, sürekli faiz indirimine gitti ve gerçekleşmesi muhtemel tehlikeyi bertaraf etme gayreti içine girdi.

İngiltere’de Deflasyon

Dönemin İngiltere Başbakanı Brown’da deflasyon konusuna vurgu yapmıştır. “Kısa vadede deflasyon olgusu, enflasyondan daha büyük tehdit oluşturuyor.” Bu sözleriyle Brown, deflasyonist tehlikenin nasıl algılandığı ifade etmiştir.

Japonya’da Deflasyon

Japonya ekonomisi son dönemde deflasyon eğilimleri için çarpıcı bir örnektir. Son 70 yılda deflasyonun yaşandığı tek sanayileşmiş ülke olarak adından söz ettiren Japonya’da , taze gıda fiyatları baz alınmadan hesaplanan temel tüketici fiyatları endeksi, 2009 yılı sonuna kadar 10 ayda üst üste düşme gösterdi. Gıda ve enerji fiyatları dışarıda tutulup hesaplanan tüketici fiyatları endeksi ise 2009 aralık ayında bir önceki yıl gösterdiği düzeyin %1,2 altında görüldü.

Deflasyon sürecinin ekonomik büyümeye büyük oranda zarar verdiği ve şirketlerin karlarını baskı altına aldığı, ücret kısıtlamaları yaşanmasına neden olduğu, tüketicilerin harcamalarını ertelemelerine yol açtığı ileri sürülmektedir.