Anasayfa FORTUNE DİJİTAL CIO’lar 2017’de dijital dönüşümü derinleştiriyor
FORTUNE DİJİTAL - 8 Mart 2017

CIO’lar 2017’de dijital dönüşümü derinleştiriyor

Geniş yelpazede projeler yürüten CIO’lar 2017’de dijital evrimi derinleştiriyor.

Rekabette geride kalmak istemeyen her şirket için dijital dünyaya uyum sağlamak biraz daha kaçınılmaz hale geliyor. Bugün artık müşterinin dijitalleştiğinden ve her geçen gün yeni dijital ürün ve hizmetler talep ettiğinden söz ediyoruz. Öncelikle şirketlerde bu değişimi gören ve yakalamak isteyen teknoloji liderlerine (CIO) ihtiyaç var. Dijital dönüşümde yeni nesil altyapı yatırımları ile dijital uygulamalar hız ve önem kazanırken diğer tarafta yeni nesil çalışan profilini de oluşturmak gerekiyor. Çünkü iş süreçlerini, ürün ve hizmetleri dijitalleşmenin bir parçası haline getirmeye çalışırken, bunu gerçekleştirecek olan insan kaynağını eski ekonominin içerisinde tutmak başarısızlık getiriyor.

CIO’ların en önemli görevleri arasında dijital dönüşüm için gerekli tüm teknolojik dönüşüm araç ve gereçlerin optimum bir şekilde belirlenmesinin yanı sıra şirketin iş stratejilerini sahiplenerek bu stratejileri teknolojik dönüşüme uyarlamak; süreçleri, iş akışlarını, servisleri, hizmetleri, ürünleri, müşterileri, çalışanları vs. dijital dönüşüme hazırlayacak ve geçirecek eğitim ve eylem planlarını oluşturmak bulunuyor. Yanı sıra satıştan satın almaya, üretimden pazarlamaya, kalite kontrolden mali yönetime kadar şirketin her iş biriminde aynı dili konuşan ve birbirine bağlı bir dijital sinir ağı oluşturmak da görevleri arasında.

CIO’ların 2017 yılı gündeminde dijital güvenlik, büyük veri analitiği, bulut hizmetleri, yapay zeka, IoT, Endüstri 4.0, artırılmış gerçeklik gibi belli başlı teknoloji başlıkları yer alıyor. Dijital iş süreçleri ve dijital organizasyonlar oluşturmak da CIO’ları bekleyen görevler arasında.

CIO’ların önem vermesi gereken, 2017’nin dijital dönüşüm araç ve çözümlerine göz attığımızda ise belli başlı konular  şunlar:
 
BULUT HİZMETLERİ
Güvenlik, veri sahipliği, yasal düzenlemeler gibi konular her ne kadar bulut bilişim hizmetlerini yavaşlatsa da dijital verinin artışı buluta yönelimi hızlandırıyor. Bulut hizmet çeşitliliğini de artması, veri merkezlerinin devreye girmesi ve BT sahipliği maliyetlerinin artması bulut hizmetlerine olan ilgiyi canlı tutuyor.
 
VERİ MERKEZLERİ
Dijital verinin devasa büyümesi ve bu verinin analiz ihtiyacı veri merkezlerine olan gereksinimi artıracak. Veri merkezleri dijital verinin saklanması, yönetilmesi, erişilmesi ve güvenliğinin sağlanması noktasında yararlar sunarken altyapı, networking, enerji, güvenlik vb. tüm özellikleri bir arada barındırdıkları için şirketler bu yapılardan hizmet alımını artıracak.
 
YAPAY ZEKA
İnsanlığın geleceği için yapay zekanın bir tehdit olarak algılanması gerektiği konuşulsa da iş dünyasında yapay zeka uygulamaları giderek artıyor. Bu noktada doğrudan yapay zeka değil de yapay yığın zekası kullanımının ön planda olduğunu söyleyebiliriz. Kısacası, iş uygulamasının sonuçlandırılması ya da karar alma süreçlerinde inisiyatifin tamamen makinede değil de insanda olduğu ve mekanik zekanın duygusal zeka ile beslendiği bir yönetim modeli üzerine çalışmalar yürütülüyor.
 
ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK (AUGMENTED REALITY)
İçinde yaşadığımız gerçek dünyanın bilgisayar tarafından değiştirilmesi, artırılması ve zenginleştirilmesi anlamına gelen artırılmış gerçeklik uygulamaları bugüne kadar yavaş da olsa bir gelişme göstermişti. Özellikle müşteri memnuniyetinin ön planda olduğu noktalarda tek tek tüm müşterilere özel hizmet sunma noktasında bu teknoloji CIO’ların dikkat alanına giriyor.
 
MOBİL TEKNOLOJİLER
4.5G teknolojisi, fiber internet, akıllı mobil cihazların gelişimi mobil kullanımı yüksek oranda artırmış durumda. Akıllı mobil cihazlar sayesinde artık iş ortamımızı da buradan yönetmeye başladık. Mobil uyumlu sitelerin sayısı giderek artıyor. Yanı sıra kullanıcı dostu mobil kullanıcı arayüz tasarımı, multiplatform uygulamaları, yeni wi-fi standartları, giyilebilir ve ölçülebilir mobil cihazlar, lokasyon bazlı uygulamalar da mobil teknolojilere olan ilgiyi artırıyor.
 
NESNELERİN İNTERNETİ
(INTERNET OF THINGS)

Nesnelerin interneti insanlar dışında başka nesnelerin de (buzdolabı, fırın, klima, araba, saat vb.) internete bağlanması olarak tanımlanıyor. Bu sayede internet çok gelişmiş bir veri duyma, toplama, aktarma, analiz etme ve dağıtma becerisine ulaşacak. Bütün nesneler kablosuz ağlarda birbirine otomatik olarak bağlanamadığı için nesnelerin interneti biraz yavaş seyrediyor ancak pek çok sektör bu konuda örnek uygulamalar geliştirmeye başladı.
 
BÜYÜK VERİ VE VERİ ANALİTİĞİ
Dijital her türlü verinin şirketlerin geleceği açısından potansiyel bir değeri var. Özellikle müşterilere ait verilerin sağlıklı şekilde toplanması ve verimli şekilde analiz edilmesi sayesinde müşteri deneyiminin üst noktalara taşınacağı açıkça görülüyor. Dolayısıyla analitikler, hedef kitle segmentasyonu, müşteri ve iş verileri dijital pazarlamacıların ana gündemi olacak.
 
AKILLI DİJİTAL GÜVENLİK
İnternete bağlanan ne kadar çok cihaz varsa o kadar fazla da siber saldırılardan söz edebiliriz. Kurumsal bilgi güvenliği ve siber güvenlik alanında yatırımlar 2017 yılında daha çok akıllı çözümlere yapılacak. Yani tehdidi önceden tespit edebilen, bütünleşik çalışan yapılar önem kazanmış durumda. Ağ güvenliğinin yanı sıra uç kullanıcı güvenliği bu yıl da şirketlerin kritik gündemi olmaya devam edecek. Şirketler, IoT ve giyilebilir teknolojilerin de devreye girmesiyle son kullanıcıların bilinçlendirilmesi ve çalışanlarının eğitimi konusuna yatırım yapmaya devam edecek.
 
SANAL GERÇEKLİK (VIRTUAL REALITY)

Bireyler sanal dünyayı gerçekmiş gibi deneyimlemek istiyor ve bu alanda teknoloji şirketlerinin yatırımları artıyor. Bu teknoloji özellikle perakende, turizm, eğitim, tasarım, eğlence vb. dünyasını sıçratacak yönde olacak. Simülasyon bazlı örnekler geliştirerek hemen her alanda müşterisine gerçek dünyayı sanal olarak yaşatan uygulama örnekleri 2016’da yaygınlaşacak. Özellikle Oculus Rift, Hololens gibi sanal gerçeklikle artırılmış gerçekliği birleştiren uygulamalar bu alana dikkati yoğunlaştıracak.
 
ENDÜSTRİ 4.0

Tüm şirketler yakın bir gelecekte organizasyon yapılarını üretim ve dağıtım süreçlerinde çalışacak akıllı robotlar, tasarımdan müşteri deneyimine kadar olan tüm süreçlerde kullanılacak yapay zeka uygulamaları ve veri analitik sistemleri, dijital ekosistemle haberleşmesini sağlayacak IoT sistemleri,  tüm bu akıllı sistemlerin eşzamanlı ve bütünleşik çalışmasını sağlayacak dijital çalışanlardan oluşturmak zorunda. Özellikle üretim sektöründeki CIO’lar bu gelişmeyi şirketlerine taşımak durumunda.
 
CIO’LARIN 2017 DİJİTALLEŞME PROJELERİ

Boyner Grup Omnichannel ve Teknoloji Direktörü Sedat Yıldırım: Akıllı alışveriş projesini geliştirmeye devam edeceğiz
Perakende sektörüne “koşulsuz müşteri mutluluğu” kavramını kazandıran Boyner Grup olarak, sunduğumuz deneyimi zenginleştirmek için sürekli kendimizi geliştirmeye ve bunu sağlayacak teknolojilere yatırım yapmaya devam ediyoruz.

Bu bakış açısıyla sunduğumuz Allline mağazacılık anlayışıyla müşterilerimize bulunduğumuz her kanaldan aynı konfor ve devamlılık ile hizmet vermeye odaklanıyoruz. Çok kanallı ama tek kanal gibi yönetilen perakendecilik dönüşümü tüm grup şirketlerinde eşzamanlı uygulanıyor. Fiziksel kanalları tamamlayan güçlü online kanalları aynı bünyede barındırarak müşterilerimize tüm kanallardan kesintisiz hizmet sunuyoruz.

All-line stratejimiz kapsamında 2016 yılında “Asistanım” uygulamasını hayata geçirdik. Asistanım ile satış danışmanlarımız depoya gitmeden ürün gamı ve stok kontrolü yapabilme, müşterilerine ise kasaya gittiğinde satın alacağı ürünlerin hazır olması avantajını sunarak mağazacılıkta sınırları her geçen gün kaldırıyor. Asistanım, hem uzun kasa kuyruklarını sona erdiriyor hem “depodan ürünü kontrol edelim” devrini kapatıyor. Ayrıca satış danışmanlarının müşterilerle daha fazla ilgilenebilmesini sağlıyor. Uygulama stok sorgulaması için depoya koşmak zorunda kalan satış danışmanlarının da hayatını kolaylaştırıyor; bu sayede müşterilerimiz zaman kaybetmeden yüzde 100 verim alabilecekleri bir alışveriş deneyimi yaşayabiliyor. Mağazacılıkta fiziki sınırları kaldıran Asistanım geleceğin mağazacılık anlayışını günümüze taşıyor. Uygulama, stokta bulunmayan ürünler için de çözüm sunuyor. Müşteriler ‘’iste gelsin’’ özelliği sayesinde gönderime uygun ürünleri stoğa girdiklerinde ev adreslerinden teslim alabiliyor.

2017 yılında mağaza içerisinde mobil deneyimi artırmak ve tüm satış danışmanlarını Asistanım aracılığıyla istedikleri her tür bilgiye ulaşarak müşterilerine çok daha iyi servis vermelerini sağlamak üzere yatırımlarımız devam edecek. Hem mobil uygulamalarda hem de onları besleyen big data ve analitik sistemlere yatırımı sürdüreceğiz.

Boyner Grup olarak dijitalleşme yarışında birkaç farklı kulvarda önemli çalışmalarımızla liderliğe oynuyoruz. All-line  mağazacılık  anlayışımız dijitalleşmeye verdiğimiz önemin bir yansıması. Beş yıl önce kurulan morhipo. com ile tüm markalarımızın ürünlerini online’a taşıdık. Tüm grup genelinde e-ticaret alışverişi ciromuzun yüzde 12’sine ulaşmış durumda. 2017’de bu oranın yüzde 15 olacağını düşünüyoruz. Sadece e-ticaret ve mobilin hızlı ve kolay kullanımı değil, aynı zamanda mağazalar ile entegrasyonu için de öncü çalışmalara imza attık. Tıkla – Gel ve Kapıda Ödeme gibi uygulamalar bu alanda önemli gelişmeler oldu. Bugün morhipo.com’dan alışveriş yapan bir müşterimiz, dilerse ürününü Türkiye’nin 88 farklı noktasındaki Boyner ve YKM mağazalarından teslim alabiliyor. Dilerse iade ve değişim işlemlerini de mağazada yapabiliyor.

Boyner Grup’un son yılların en önemli dijital dönüşüm hamlesi ise Hopi oldu. Kullanıcısının ne istediğini, ne sevdiğini ve alışveriş alışkanlıklarını inceleyerek analiz eden Hopi, ‘akıllı alışveriş’ devrini başlattı. Teknolojik altyapısını sürekli geliştirdiğimiz Hopi’ye entegre olan mobil ödeme özelliği ile müşterilerimizin cep telefonunda başlayan akıllı alışveriş sürecini yine telefonları ile tamamlamalarını sağlıyoruz. Mobil ödeme ile müşterilerimizin kendilerine özel kampanyalardan faydalanırken cüzdana ihtiyaç duymadan kolayca alışveriş yapabilmelerini sağlıyoruz. 2017 yılı Hopi açısından mobil ödeme ve görsel ile ürün arama özelliklerinin hayata geçeceği önemli bir yıl olacak. Boyner Grup olarak dijital dönüşümün tam ortasındayız. Uzun vadeli stratejik dijital dönüşüm yol haritamızda belirlediğimiz hedeflerin yüzde 70’ini gerçekleştirdik. Bu yıl dijital dönüşüm çalışmalarımız daha çok büyük veri ve algoritmik perakende ağırlıklı olacak.
 
ING Bank Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Bahadır Şamlı: Veriyi akıllandırmak üzerinde yoğunlaşacağız
ING Bank olarak bu yıl, geçen yıl hız verdiğimiz konulardan özellikle veri analitiği, yapay zeka, robotik, fintech’lerle iş birliği üzerinde araştırma,   geliştirme ve yatırımlara devam edeceğiz. Altyapı tarafında ise farklı bir bakış açısıyla Hyperconvergence ve Container teknolojileri üzerinde çalışmalar yapacağız. Bu hedeflerin öncelikli alanları müşteri deneyiminde daha iyiyi hedefleme, öngörülü bakım (predictive maintenance), güvenlik, akıllı otomasyon ve verimlilik olacaktır.

Stratejimizin odağında müşterilerimizin ve çalışanlarımızın bir adım önde olmalarını sağlamak var. Bu doğrultuda üç yıldır dijitalleşme adımlarımızı atıyoruz. Analitiği daha fazla kullanarak veriyi akıllandırma konusunda çalışıyoruz. Sadece süreç veya teknolojiye yatırımlar yapmıyoruz, değişime daha hızlı ayak uydurabilmek için çevik çalışma yöntemine geçtik, bu da bize dijitalleşme konusunda esnek hareket etme imkanı veriyor. Yeni çalışma modelimizi daha fazla araç ve otomasyonla desteklemeyi planlıyoruz.
2016 yılında en önemli girişimlerimizden biri “ING Orange Lab” oldu. İstanbul Levent’te açtığımız inovasyon merkezimiz, çalışanlarımızdan gelen iş fikirlerinin geliştiği, inovasyon girişimcileri ve finansal teknoloji şirketleriyle ilişkilerimizi güçlendirip iş birlikleri yaptığımız bir mekan olacak. Diğer yandan, üniversite öğrencilerine de gerçek vakalar üzerinde çalışma imkanı sunacağız. ING Orange Lab’de bankacılığa farklı bir bakış açısı getirecek yenilikçi projeler üzerinde çalışıyoruz.
 
CarrefourSA CIO / Bilgi Sistemleri Direktörü Önder Kaplancık: Müşteri odaklı sadakat programlarına yatırım yapıyoruz

Geçtiğimiz yıllarda, CarrefourSA önemli bir bilgi sistemleri altyapı dönüşümü geçirdi. Teknolojik altyapının tamamen yenilenmesini takiben, irili ufaklı birçok yazılım değişikliği de gerçekleştirildi. En önemlilerinin arasında ERP ve kasa yazılımlarının değişmesi sayılabilir. CarrefourSA’nın artık daha güncel ve kuvvetli bir altyapıya sahip olması, projelerindeki verimliliği ve iş katma değerini de artırıyor. Tabii ki bu yıl da değişimin ve iş gereksinimlerinin yazılım proje artçıları devam ediyor. 2017 yılında özellikle müşteri tarafındaki yazılım projelerimiz hız kazanıyor. Yeni projelerle müşterilerimize daha katma değerli şekilde mobil ve web ortamlarından CarrefourSA hizmetlerine ulaşım imkanı sağlanacak. Yanı sıra, kasiyersiz kasa ve elektronik etiket projelerinde de yaygınlaştırmalara başladık. Müşterilerimize çok daha çeşitli, dinamik ve gerçekzamanlı kampanyalar sağlayacak bir sadakat projesini de bu yıl, ikinci çeyrek başında devreye almayı planlıyoruz. Bunlara paralel bünyemizde çeşitli analitik ve raporlama projeleri de devam ediyor.

CarrefourSA, geçirdiği önemli bilgi sistemleri altyapı dönüşümünden dolayı birçok iş sürecini merkezi güncel yazılımlara toparladı, dijital dönüşüm için bunu bir fırsat olarak kullandı ve dijitalleşme olgunluğunu artırdı. Özellikle 2017’de dijital dönüşümümüzü, müşteri tarafında tamamen değişen e-ticaret sitemiz, yeni bir yazılım altyapısına geçecek müşteri kampanya yazılımlarımız ve elektronik etiket altyapımızla bir faz ileriye taşımayı planlıyoruz. CarrefourSA, bünyesindeki el ile yürütülen iş süreçlerini de, SAP kurumsal sistemlerine ve ilgili iş akış süreçlerine entegre etmeye devam ediyor.
 
Coface CIO’su Aslan Pinhas: e-dönüşüm projelerimizi hızlandırıyoruz
2017 projelerimiz arasında her noktadan ve daha esnek çalışmayı sağlayabilecek mobil teknolojilere yatırım yapmayı planlıyoruz. Ayrıca tüm süreçlerimizin entegre olarak çalışmasına olanak tanıyan yazılım çözümlerine yatırım yapacağız.

Dijital dönüşüm konusundaki ilk fazımızı 2016’da gerçekleştirip e-poliçe uygulamasını bir segmentte başlattık. 2017 içinde bu dönüşümü tamamlayıp tüm poliçelerimizi kağıtsız ortamda üretip müşterilerimize iletmeyi hedefliyoruz. Bu yapıda poliçelerimizi elektronik imza ile imzalayıp KEP üzerinden iletiyor ve elektronik ortamda arşivliyoruz.

İlginizi Çekebilir

Swiss Days’in Gündemi Yapay Zeka Oldu

Swiss Business Hub Turkey (İstanbul’daki İsviçre’nin İhracat ve Yatırım Ofisi) ve Swiss Ch…