‘Çevik ve Güçlü Bir Enerji Ekosistemi İnşa Etme İddiamız Var’

By Fortune Türkiye

Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl; “2026 ve sonrasında büyüme yol haritamızın temelinde, rüzgârda 2.000 MW’yi aşan uzun vadeli hedefimiz ve bunu destekleyen bütünsel yatırım yaklaşımımız yer alıyor. Önümüzde net, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir ölçeklenme perspektifi bulunuyor. Aynı zamanda 2028 yıl sonu itibarıyla en az 6.250 MW kurulu güce ulaşmayı hedefliyoruz” diyor.

Enerjisa Üretim, Türkiye’nin enerji dönüşümünde nasıl bir rol üstleniyor?

Türkiye’nin enerji dönüşümünde ölçek, hız ve bütünsel bakış açısıyla dönüşümün yönünü belirleyen bir rol üstleniyoruz. 30. yılımızda rüzgârda 1.000 MW eşiğini aşarak Türkiye’de bu seviyeye ulaşan ilk şirket olduk. Bu kapasiteyle yaklaşık 1,7 milyon hanenin yıllık elektrik tüketimine eşdeğer bir üretim potansiyeli ortaya koyuyoruz. Enerji dönüşümünü, yatırım geliştirmeden inşaata, işletmeden dijital optimizasyona kadar tüm yaşam döngüsünü kapsayan entegre yapımızla ele alıyor; enerji üretimini teknik bir süreçten çıkarıp stratejik bir değer zincirine dönüştürüyoruz. Bu yaklaşım, Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendiren, sanayinin yeşil dönüşümünü hızlandıran ve toplumsal fayda üreten kalıcı bir ekosistem yaratıyor. Bugün aynı anda 10’dan fazla projeyi geliştiren ve inşa eden bir organizasyon olarak, yenilenebilir enerjide ölçeklenebilir büyümeyi mümkün kılan güçlü bir uygulama kapasitesini temsil ediyoruz. Bu yapı, Türkiye’nin enerji mimarisini daha temiz, daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir geleceğe taşıma vizyonumuzun somut ve ölçülebilir karşılığıdır.

Türkiye’nin rüzgar teknolojisindeki rekabet avantajını artırmak üzere gündeminizdeki önemli konu başlıkları neler?

Türkiye’nin rüzgâr teknolojilerindeki rekabet gücünü artırmak için üç ana eksende kararlılıkla ilerliyoruz: Yerli üretim ekosisteminin güçlenmesi, proje geliştirme ve inşaat kabiliyetinin derinleşmesi, yeni nesil teknolojilerin yaygın ve entegre biçimde devreye alınması. Bugünkü rüzgâr kapasitemizi, yerli üretimi destekleyen, teknolojik rekabetçiliği güçlendiren ve enerji arz güvenliğine stratejik katkı sunan uzun vadeli bir altyapı yatırımı olarak konumluyoruz. Bu çerçevede gündemimizde YEKA projelerinin sağladığı ölçek avantajı, hibrit uygulamalarla üretim verimliliğinin artırılması, batarya enerji depolama yatırımlarıyla sistem esnekliğinin güçlendirilmesi ve kapasite artışlarıyla mevcut sahalardan daha yüksek katma değer üretilmesi yer alıyor. Bununla birlikte birleşme ve satın alma adımlarını da organik büyümeyi tamamlayan, portföy derinliğini ve hızını artıran stratejik hamleler olarak bütünsel yatırım yaklaşımımızın ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriyoruz.

Enerjisa Üretim’in rüzgar projelerinden bahseder misiniz? Türkiye yenilenebilir enerji sektöründe nasıl bir hamle ile fark yaratabilir? Bu farklılıkta Enerjisa Üretim’in rolü ne olur?

Rüzgâr portföyümüz, Türkiye’nin yenilenebilir enerji yolculuğunda ölçeği ve etki alanını tanımlayan bir seviyeye ulaştı. Bugün 16 rüzgâr santralinin katkısıyla 1.000 MW eşiğini aşmış durumdayız. YEKA-2 kapsamında devreye alınan santraller de bu büyümenin önemli bir parçasını oluşturuyor. YEKA-2 yolculuğumuz tamamlandığında, Türkiye’nin toplam rüzgâr gücünün en az yüzde 10’unu tek başımıza karşılayan bir ölçeğe erişiyoruz. Türkiye’nin yenilenebilir enerji sektöründe fark yaratacağı temel hamle, tekil proje başarılarından endüstriyel ölçekte ve sürdürülebilir bir dönüşüm modeline geçiştir. Aynı anda çoklu projeyi geliştirebilen, hızla inşa edebilen, devreye alıp yüksek performansla işletmeye devam eden yatırım ve operasyon modeli, sektörün geleceğini şekillendirecek temel kaldıraçtır. Enerjisa Üretim olarak biz, bu dönüşümde ölçekli yatırım gücümüz, uygulama hızımız ve entegre yönetim kabiliyetimizle yenilenebilir enerjinin sistem genelinde etkisini artıran bir rol üstleniyoruz.

Türkiye’nin elektrik üretiminde milli kaynakların kullanımı hedefine katkıda bulunmak üzere, çalışmalarınızı nasıl yönlendiriyorsunuz?

Milli kaynaklar hedefini, yenilenebilir enerji yatırımlarını ölçekleyerek ve yerli üretim ekosistemini güçlendiren uzun vadeli bir perspektifle destekliyoruz. Rüzgâr kapasitemizi, Türkiye’de yerli üretimi teşvik eden, teknolojik yetkinlikleri geliştiren ve rüzgâr teknolojilerindeki rekabet avantajını artıran stratejik bir kaldıraç olarak görüyoruz. Bu doğrultuda odağımız; rüzgâr ve diğer yenilenebilir kaynaklarda yatırım geliştirme hızını artırmak, YEKA gibi ulusal stratejilerle uyumlu biçimde büyümek, hibrit projelerle mevcut sahalardan daha yüksek verim elde etmek ve depolama teknolojileriyle şebeke esnekliğine ve sistem güvenliğine katkı sağlamak yönünde şekilleniyor.

2026 ve sonrası için enerjideki büyüme yol haritanız ne olacak?

Enerjisa Üretim’in gelecek vizyonu ve stratejik yatırım fırsatları neler üzerine kurgulu? 2026 ve sonrasında büyüme yol haritamızın temelinde, rüzgârda 2.000 MW’yi aşan uzun vadeli hedefimiz ve bunu destekleyen bütünsel yatırım yaklaşımımız yer alıyor. Önümüzde net, ölçülebilir ve sürdürülebilir bir ölçeklenme perspektifi bulunuyor. Aynı zamanda 2028 yıl sonu itibarıyla en az 6.250 MW kurulu güce ulaşmayı hedefliyoruz. Bu hedef, kapasite artışının ötesinde, Türkiye’de gigavat ölçeğinde yatırım geliştirebilen, projeleri fikir aşamasından işletmeye kadar tüm yaşam döngüsü boyunca yöneten entegre ve çevik bir organizasyon olarak daha güçlü bir enerji ekosistemi inşa etme iddiamızı temsil ediyor.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...