Cellvane, Somon DNA’sını Türkiye’nin Yeni Lüks Tüketim Kodlarına Dönüştürebilir mi?

By Fortune Türkiye

Yeni bir marka %99,9 saflık oranına sahip molekülle tüketiciyle buluşuyor. Biyoteknoloji temelli ürünler sektörde giderek daha fazla ilgi çekiyor. Yeni dönemin lüks tüketimi vaatler yerine bilimsel kanıtlara odaklanmayı hedefliyor. Peki ama Türkiye’deki tüketiciler bu hücresel onarım ekonomisine ikna olacak mı?

Cellvane markasının %99,9 saflık oranına sahip içeriğiyle pazara girişini yerinde görmek üzere Soho House’dayım. Siyah ve beyaz damalı zeminde yürüyüp sahnenin önüne doğru ilerliyorum. Spotların aydınlattığı ahşap detaylı salonda, ellerindeki telefonlarla sahneye odaklanmış şık bir kalabalık duruyor. 

Sahnenin merkezindeki diş hekimi ve iş insanı Cem Dergin‘i dinliyorum. 

Cellvane’i önce kendim deneyimledim” diyor, gülümseyerek. 

Markanın sunduğu hücresel onarım iddiası tüketici tarafından da onaylanmayı bekleyen büyük bir ticari vaadi barındırıyor. 

Peki, pazarın henüz tanımadığı bu yeni molekül, lüks tüketim alışkanlıklarımızı değiştirebilecek mi?

cellvane-somon-dnasini-turkiyenin-yeni-luks-tuketim-kodlarina-donusturebilir-mi

Diş hekimliğinden kozmetiğe 

Yenilikçi girişimler çoğunlukla farklı disiplinlerin kesişim noktasında, uzun arayışlar sonucunda ortaya çıkıyor. Cem Dergin ilk bilimsel gözlemini anlatıyor.

Seul’de bir kongrede implant çevresindeki kemik rejenerasyonunu artıran PDRN molekülüyle tanıştım.” 

Böylece diş hekimliğinde iyileşmeyi hızlandırdığı belirtilen bu buluş, rasyonel bir vizyonla başka bir sektöre taşınıyor. 

Ürünün tamamlayıcı bir güç olduğunu fark ettim.” 

Sözleri aklındaki stratejik planı özetliyor.

Markanın temel içeriği olan molekül, somon DNA’sından ileri biyoteknolojik yöntemlerle elde ediliyor. 

“PDRN, tıpta uzun yıllardır kullanılan çok güçlü bir içerik.” 

Cümleleri ürünün medikal geçmişine dikkat çekiyor. 

Daha geleneksel cilt bakım yöntemlerine bakıldığında, sunulan hücresel çözümün estetik pazarında nasıl bir karşılık bulacağı ise merak konusu. 

Bu gücü estetik kaygıların ötesine taşıyarak cilt sağlığına uzun vadeli bir yatırım olarak konumlandırıyoruz, diyor.

İfadeleri şirketin piyasadaki temel argümanını özetliyor.

Lüks tüketimin pazar testi

Tüketici alışkanlıkları büyük bir hızla şekil değiştirirken, markalar pazarlama stratejilerini çoğunlukla bilimsel dayanaklara oturtmaya çabalıyor. 

Cem Dergin pazardaki zorlu hedeflerini işaret ediyor. 

Cellvane’i Türkiye’ye getirirken amacımız, beklentileri yeniden tanımlamaktı.” 

Üretici firma CellBrain’in Güney Kore’de faaliyet yürüttüğünü ve ciddi bir potansiyel taşıdığını söylüyor. 

“Bu marka geçici vaatler sunmuyor,” diyor. 

Sözleri satılan ürünün temelsiz bir umut parçasından ibaret olmadığının altını çiziyor. 

Ürün Kore’de premium segmentte servis ediliyor.

Markanın taşıdığı ticari değeri ve hedeflenen kitleyi vurguluyor. 

Lüks perakende noktalarını hedefleyen strateji, ürünün kalitesini önce elit kullanıcı grubuna kanıtlama fikrine dayanıyor. 

“Biz de aynı konsepti devam ettireceğiz.

Uzun ömür ekonomisi ve beklentiler

Sadece dış görünüşü anlık olarak iyileştirme fikri, modern insanın karmaşık sağlık beklentilerini karşılamakta günümüzde yetersiz kalıyor. Cem Dergin, yeni sağlık ekonomisinin uzun vadeli önemine değiniyor.

“Bütün organlarımızın, hücrelerimizin yenilenmesi gerekiyor.

Global tıp dünyası, hücresel düzeyde onarımı merkeze alan yeni tüketici beklentisinin pazar payını yavaş yavaş ölçümlemeye başlıyor. 

“Evet yaşlanıyoruz, ben de 50 yaşıma geldim.

Sözleriyle kendi biyolojik sürecini konuya samimiyetle dahil ediyor.

Ürünün ticari lansmanından önce bir yıl boyunca test edildiğini belirtiyor. Bahsettiği temkinli yaklaşımın önemine vurgu yapıyor. Gelen geri bildirimlerden memnun. 

Şimdi ise söz tüketicide. 

Asıl önemli olanın nihai tüketicinin onayından geçebilmek olduğunun farkında. 

Cem Dergin’in konuşması bitiyor. 

Damalı zemini arkamda bırakıp Soho House’dan çıkıyorum.

Dışarda gençler neşeyle sohbet ediyor. 

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...