ABD Hazine Bonoları Pamuk İpliğine Bağlı

By Fortune Türkiye

ABD’nin 39 trilyon dolarlık borcunun faiz maliyetini sürdürülebilir hale getirmek için Hazine Bakanlığı büyük ölçüde, uzun vadeli tahvillerden daha düşük getirileri olan kısa vadeli bonolara odaklandı.

Nitekim Capital Economics’e göre, son birkaç yılda tahvil ihracının yaklaşık yüzde 85’i kısa vadeliydi. Bunun sonucunda, federal borcun yaklaşık yüzde 20’sinin dört ay içinde vadesi gelecek ve bu oran bir yılda yüzde 33 olacak.

Analistler, bundan dolayı borç yükünün en büyük riskinin Fed’in gelecek yıl faizleri beklenenden daha fazla artırması olduğunu söylüyorlar.

Fed yeni başkanı Kevin Warsh kısa süre önce enflasyon konusunda sert bir söylem benimsedi ve diğer yetkililer de, merkez bankasının belirlediği hedef olan yüzde 2’yi aşan mevcut enflasyon oranını daha fazla tolere edemeyeceklerinin işaretini verdiler.

Bu şahin ifadeler üzerine Bank of America analistleri, Fed’in bu yıl üç çeyrek puan faiz artırımına gidebileceğini hesapladılar; daha önceki tahminleri 2026 yılı boyunca faiz oranlarının sabit kalacağı yönündeydi.

Dahası, ABD-İran ateşkesinin çökmesi petrol fiyatlarını yine artırdı ve bir galon benzinin ortalama fiyatı yeniden 4 dolar oldu.

Yüksek enerji fiyatları, elektrik faturalarından tüketici elektroniğine, inşaata kadar her şeyi daha pahalı hale getiren yapay zeka patlamasından kaynaklanan maliyet baskısını daha da artıracak.

Hazine Bakanlığı’nın yıllık 2 trilyon dolarlık bütçe açığıyla devasa bir borçlanmaya ihtiyacı var; aynı zamanda tahvil piyasasındaki

büyük teknoloji şirketleri yapay zeka harcamalarında yüz milyarlarca doları finanse etmek için sürekli yüksek miktarlarda borçlanıyorlar. Tarihsel olarak tutumlu tavrıyla bilinen Alman hükümeti de, bu sınırlı harcamaya dayanan mali politikasına son vererek, askeriyesini güçlendirmek için 2030 yılına kadar 800 milyar euro borçlanmayı planlıyor.

Öte yandan, yatırımcı talebi ise azalıyor. 30 yıldan daha uzun bir süredir Hazine bonoları konusunda iyimser olan tahvil yöneticisi Hoisington Investment, yüksek enflasyon ve faiz getirisi konusundaki görüşlere dayanarak bu söylemini tersine çevirdi.

Mali çeyrek raporunda, aran ABD borçlarının yatırımcıları “Hazine tahvillerinde daha yüksek risk primi talep etmeye yönelttiği” belirtiliyor.

Bununla birlikte, Capital Economics şimdilik Hazine bonolarındaki faiz oranı artışlarının tek başına, federal hükümetin  piyasa borcunu çevirebilme kapasitesine yönelik güveni sarsacağına inanmıyor.

Ancak faiz oranları yüksek kaldığı sürece ve borçlanma arttıkça, bu yol daha sürdürülemez hale gelebilir. Gelişmiş ekonomilerde tahvil piyasalarının yüksek borç ve mali güvenilirlik endişelerine yönelik hassasiyeti arttıkça da, mali riskler önemini koruyacak. (Kaynak: Fortune.com)

ABD Hazine Bonoları Pamuk İpliğine Bağlı

ABD’nin 39 trilyon dolarlık borcunun faiz maliyetini sürdürülebilir hale getirmek için Hazine Bakanlığı büyük ölçüde, uzun vadeli tahvillerden daha düşük getirileri olan kısa vadeli bonolara odaklandı.

Nitekim Capital Economics’e göre, son birkaç yılda tahvil ihracının yaklaşık yüzde 85’i kısa vadeliydi. Bunun sonucunda, federal borcun yaklaşık yüzde 20’sinin dört ay içinde vadesi gelecek ve bu oran bir yılda yüzde 33 olacak.

Analistler, bundan dolayı borç yükünün en büyük riskinin Fed’in gelecek yıl faizleri beklenenden daha fazla artırması olduğunu söylüyorlar.

Fed yeni başkanı Kevin Warsh kısa süre önce enflasyon konusunda sert bir söylem benimsedi ve diğer yetkililer de, merkez bankasının belirlediği hedef olan yüzde 2’yi aşan mevcut enflasyon oranını daha fazla tolere edemeyeceklerinin işaretini verdiler.

Bu şahin ifadeler üzerine Bank of America analistleri, Fed’in bu yıl üç çeyrek puan faiz artırımına gidebileceğini hesapladılar; daha önceki tahminleri 2026 yılı boyunca faiz oranlarının sabit kalacağı yönündeydi.

Dahası, ABD-İran ateşkesinin çökmesi petrol fiyatlarını yine artırdı ve bir galon benzinin ortalama fiyatı yeniden 4 dolar oldu.

Yüksek enerji fiyatları, elektrik faturalarından tüketici elektroniğine, inşaata kadar her şeyi daha pahalı hale getiren yapay zeka patlamasından kaynaklanan maliyet baskısını daha da artıracak.

Hazine Bakanlığı’nın yıllık 2 trilyon dolarlık bütçe açığıyla devasa bir borçlanmaya ihtiyacı var; aynı zamanda tahvil piyasasındaki

büyük teknoloji şirketleri yapay zeka harcamalarında yüz milyarlarca doları finanse etmek için sürekli yüksek miktarlarda borçlanıyorlar. Tarihsel olarak tutumlu tavrıyla bilinen Alman hükümeti de, bu sınırlı harcamaya dayanan mali politikasına son vererek, askeriyesini güçlendirmek için 2030 yılına kadar 800 milyar euro borçlanmayı planlıyor.

Öte yandan, yatırımcı talebi ise azalıyor. 30 yıldan daha uzun bir süredir Hazine bonoları konusunda iyimser olan tahvil yöneticisi Hoisington Investment, yüksek enflasyon ve faiz getirisi konusundaki görüşlere dayanarak bu söylemini tersine çevirdi.

Mali çeyrek raporunda, aran ABD borçlarının yatırımcıları “Hazine tahvillerinde daha yüksek risk primi talep etmeye yönelttiği” belirtiliyor.

Bununla birlikte, Capital Economics şimdilik Hazine bonolarındaki faiz oranı artışlarının tek başına, federal hükümetin  piyasa borcunu çevirebilme kapasitesine yönelik güveni sarsacağına inanmıyor.

Ancak faiz oranları yüksek kaldığı sürece ve borçlanma arttıkça, bu yol daha sürdürülemez hale gelebilir. Gelişmiş ekonomilerde tahvil piyasalarının yüksek borç ve mali güvenilirlik endişelerine yönelik hassasiyeti arttıkça da, mali riskler önemini koruyacak. (Kaynak: Fortune.com)

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...