ABD’de enflasyon geçen ay yüzde 3,8 olarak ölçüldü. Bu oran, Rusya-Ukrayna savaşının etkisiyle 2023 yılında yüzde 4 olarak ölçülen enflasyonun ardından en yüksek oran.
Ancak bu krizin kapsamlı etkisinden farklı olarak bu petrol şokunun daha yıkıcı bir etkisi var. Birincisi, etkisi yavaş ortaya çıkıyor: Ham petrol piyasaları, petrol arzında dengeyi sağlayan tüccarlar sayesinde felaket senaryoları yazanlara meydan okudular. Öngörülerin tersine, petrol varil fiyatı 150 doların epey altında kaldı.
Bununla birlikte, benzin fiyatı yıllık bazda yüzde 28,4 oranında arttı ve yalnızca bir aylık artış yüzde 5,4. Akaryakıt fiyatındaki artış yıllık bazda yüzde 54,3. Analistlere göre, Rusya-Ukrayna krizinin tetiklediği enerji krizinden farklı olarak bu “bir enerji krizinden çok daha fazlası.”
Uzmanlar bunu bir tedarik zinciri bozulması olarak yorumluyorlar ve bundan dolayı da, sonuçları çok daha önemli.
Özellikle tarım ekipmanı ve deniz taşımacılığında önemli olan dieseldeki fiyat artışı gıda fiyatlarına yansıyor. Nitekim ABD’de gıda fiyatları nisan ayında yüzde 0,7 oranında arttı.
Öte yandan, bilgisayar ve elektronik ürünlerin fiyatları da artıyor ancak bunun nedeni çok farklı: Yapay zekanın hızla yaygınlaşmasından kaynaklı bellek çipi yetersizliği, helyum gibi maddelerin tedariğinde yaşanan sıkıntıyla birleşince daha da vahim bir hal alacak. Bu sorunun özellikle yıl sonuna doğru “pik noktası”na ulaşması bekleniyor.
Ayrıca, yapay zeka veri merkezleri de tüketici faturalarına yansımaya başladığından elektrik ücretleri gittikçe artıyor.
Bu tablo Fed’i de zorlayacak. Sorun şu ki, istihdam pazarı kağıt üzerinde pek çok Amerikalının özellikle de gençlerin hissettiğinden daha iyi gözüküyor. Fed enflasyonla mücadele için faizleri artırırsa, zaten kırılgan olan istihdam pazarını daha da sarsacak. Faiz indirimine giderse ya da faiz oranlarını aynı seviyede tutarsa, bu kez de yüksek fiyatlar inatçı hale gelecek. (Kaynak: Fortune.com)
