AB Düzenlemeleri 2027’de Sanayinin Sürdürülebilirlik Yatırımlarına Yön Verecek

By Fortune Türkiye

Sanayide sürdürülebilirlik yatırımları; enerji ve kaynak verimliliği, geri dönüşüm, batarya teknolojileri ve düşük karbonlu üretim ekseninde gelişiyor. Şirketler çevresel hedeflerinin yanı sıra enerji ve ham madde maliyetlerini yönetmek, kaynak güvenliğini sağlamak ve ihracat rekabetçiliğini korumak amacıyla yatırımlarını yeniden şekillendiriyor. Metsims Sürdürülebilirlik Müdürü Orhan Atacan, 2027 yılında Avrupa Birliği düzenlemelerinin etkisinin daha belirgin hale geleceğine dikkat çekerek sanayide emisyon ölçümü, izlenebilirlik ve düşük karbonlu üretim yatırımlarının önem kazanacağını belirtiyor.

2026 yılında farklı sektörlerde sürdürülebilirlik yatırımlarının çeşitlendiğini ifade eden Orhan Atacan, yenilenebilir enerji yatırımlarının devam ettiğini ancak şirketlerin yatırım gündeminin artık enerji depolama, su geri kazanımı, geri dönüşüm ve üretim süreçlerinde verimlilik artışı gibi alanları da kapsadığını vurguluyor.

Atacan, sürdürülebilirliğin şirketler açısından yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Enerji ve ham madde maliyetlerini yönetmek, kaynaklara erişimi güvence altına almak ve ihracatta rekabet gücünü korumak şirketlerin yatırım kararlarında birlikte etkili oluyor. Enerji verimliliği, üretim süreçlerinin elektrifikasyonu, ikincil ham madde kullanımı ve su geri kazanımı gibi yatırımlar, çevresel performansı iyileştirirken işletmelerin maliyet yönetimine ve kaynak güvenliğine de katkı sağlayabiliyor. Bu nedenle sürdürülebilirliği üretimden finansmana, ürün tasarımından tedarik zincirine kadar uzanan bütüncül bir yatırım gündemi olarak ele almak gerekiyor” diyor.

Sürdürülebilirlik raporlamasında ortak standart dönemi

Şirketlerin sürdürülebilirlik performanslarını ölçme ve kamuoyuyla paylaşma süreçlerinin de giderek güçlendiğine dikkat çeken Atacan, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’nın (TSRS) bu alanda ortak ve karşılaştırılabilir bir çerçeve sunduğunu belirtiyor. Kamu Gözetimi Kurumu verilerine göre 2025 yılında 458 işletme sürdürülebilirlik raporunu kuruma bildirdi.

Bilim Temelli Hedefler girişimi (SBTi) kapsamında onaylanmış emisyon azaltım hedeflerine sahip emisyon azaltım hedeflerini açıklayan şirket sayısının Ekim 2026 itibarıyla Türkiye’de 69’a ulaşması da şirketlerin iklim hedeflerini daha somut bir zemine taşıdığını gösteriyor.

Şirketlerin kamuya açık raporlarında emisyon ve su verimliliği alanlarında kaydedilen iyileşmelerin görülebildiğini ifade eden Atacan, Türkiye merkezli bazı şirketlerin raporlarında 2020 baz yılına göre 2025 yılında doğrudan ve satın alınan enerjiden kaynaklanan emisyonlarda yüzde 40’a yaklaşan düşüşler bulunduğunu belirtiyor. Su kullanımında ise 2024-2025 döneminde üretim başına temiz su tüketiminde yüzde 16’ya ulaşan azalış örnekleri dikkat çekiyor. Bu gelişmeler, sürdürülebilirlik performansının yalnızca açıklanan hedeflerle değil, yatırımların ve operasyonel iyileştirmelerin somut sonuçlarıyla da değerlendirilmesinin önemini ortaya koyuyor.

2027’de AB düzenlemeleri sanayinin gündeminde olacak

2027 yılında sanayinin sürdürülebilirlik yatırımlarını etkileyecek en önemli başlıklardan birinin Avrupa Birliği düzenlemeleri olması bekleniyor. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) 2026’da başlayan mali dönemine ilişkin ilk beyan ve sertifika tesliminin 2027’de gerçekleştirilecek olması, özellikle AB’ye ihracat yapan sanayi kuruluşları için emisyon ölçümü, doğrulama ve düşük karbonlu üretim çalışmalarını daha önemli hale getiriyor.

Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü (PPWR) ambalaj kullanan sektörlerde tasarım, malzeme seçimi ve geri dönüşüm süreçlerini etkilerken, belirli batarya kategorilerinde 2027’de başlayacak batarya pasaportu uygulaması otomotiv ve enerji depolama sektörlerinde izlenebilirlik ve dijital altyapı yatırımlarını öne çıkarıyor. Henüz teklif aşamasında olan “Made in EU” yaklaşımı da otomotiv ve temiz teknoloji sektörlerinde üretim yeri ve tedarik zinciri kararları açısından yakından takip ediliyor.

Orhan Atacan’a göre önümüzdeki dönemde sanayi kuruluşlarının sürdürülebilirlik performansı yalnızca belirledikleri hedeflerle değil, bu hedefleri destekleyen yatırımlar ve ölçülebilir sonuçlarla değerlendirilecek. 2027 yılı ise AB düzenlemelerinin etkisiyle şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerini üretim süreçlerine ve yatırım kararlarına daha güçlü biçimde yansıttığı bir dönem olacak.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...