‘2026’yı 1 Milyar Dolar Grup Cirosuyla Kapatmayı Hedefliyoruz’

By Fortune Türkiye

Altın Ateş Group, son yıllarda üretim, ticaret ve lojistik alanlarında gerçekleştirdiği yatırımlarla büyümesini sürdürüyor. Her yıl ortalama yüzde 50 civarında büyüme kaydeden grup, 2026 yılını grup şirketleriyle birlikte yaklaşık 1 milyar dolar ciroyla kapatmayı hedefliyor. Kahramanmaraş’taki yeni hazır beton üretim tesisinden İskenderun’daki antrepo yatırımına, İstanbul’daki plaza yatırımından yüksek hacimli uluslararası gübre operasyonlarına kadar farklı alanlarda büyüyen Altın Ateş Group’un CEO’su Burak Ateş ile grubun 2026 performansını, yatırımlarını ve gelecek hedeflerini konuştuk.

Altın Ateş Group’un son yıllardaki büyümesini nasıl değerlendiriyorsunuz? 2026 yılı için hedefiniz nedir?

Son yıllarda oldukça güçlü ve istikrarlı bir büyüme süreci içerisindeyiz. Her yıl ortalama yüzde 50 civarında büyüme sağlıyoruz. Ancak bizim için önemli olan yalnızca ciroyu büyütmek değil; üretim kapasitemizi, lojistik altyapımızı, insan kaynağımızı ve uluslararası ticaret kabiliyetimizi de aynı ölçüde geliştirebilmek. 2026 yılında da bu büyüme ivmesini sürdürüyoruz. Grup şirketlerimizle birlikte 2026 yılını yaklaşık 1 milyar dolar ciroyla kapatmayı hedefliyoruz.

Bu rakam bizim için önemli bir kilometre taşı. Son dönemde hangi yatırımları gerçekleştirdiniz?

Büyümemizi sadece ticari hacimle değil, uzun vadeli ve reel yatırımlarla desteklemeye önem veriyoruz. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 10 milyon dolarlık yatırımla Kahramanmaraş’ta yeni bir hazır beton üretim tesisi kurduk. Bunun yanı sıra İskenderun’da yaklaşık 20 milyon dolarlık yeni bir antrepo yatırımı gerçekleştirdik. İskenderun bizim için stratejik bir bölge. Özellikle yüksek hacimli ithalat, depolama ve dağıtım operasyonlarımız açısından bu yatırımın grubumuza önemli bir kapasite kazandıracağını düşünüyoruz. İstanbul’da ise yine yaklaşık 20 milyon dolarlık yatırımla şirketimize yeni bir plaza binası kazandırdık. Böylece sadece bu üç yatırımın toplam büyüklüğü yaklaşık 50 milyon dolara ulaştı. Bunların hiçbirine kısa vadeli yatırımlar olarak bakmıyoruz. Önümüzdeki 10-20 yıllık büyüme perspektifimiz doğrultusunda grubun altyapısını bugünden hazırlıyoruz.

Gübre sektöründe dikkat çeken operasyonunuzdan bahseder misiniz?

2026 yılı içerisinde bizim için gerçekten çok önemli bir operasyona imza attık. 103 bin 566 ton gübre taşıyan tek bir gemiyle, şirket kayıtlarımız ve sektör verilerimiz doğrultusunda dünya tarihinde tek seferde bir gemiye yüklenen en büyük gübre miktarını gerçekleştirdik. Operasyonun büyüklüğü kadar önemli bir başka başarı daha vardı. Aynı geminin tahliyesinde günlük 20 bin ton kapasiteye ulaşarak, yine şirket verilerimize göre, dünyanın en hızlı gübre tahliye operasyonunu gerçekleştirdik. 100 bin tonun üzerinde bir yükün tek gemide taşınması başlı başına çok büyük bir operasyon. Bunun liman operasyonu, depolanması ve kara lojistiğinin aynı anda ve kesintisiz şekilde yönetilmesi ise ciddi bir altyapı ve koordinasyon gerektiriyor.

Farklı alanlardaki yatırımlardan bahseder misiniz?

Son yıllarda büyüme stratejimizi yalnızca mevcut faaliyet alanlarımızla sınırlı tutmuyoruz. Yeni ekonomiyi, teknolojiyi ve farklı yatırım fırsatlarını da yakından takip ediyoruz. Bu doğrultuda 2025 yılında girişim yatırım holdingimizi kurduk. Bu yapı aracılığıyla Türkiye’de farklı ölçeklerde yatırımlar gerçekleştirdik. Bir tarafta henüz yolculuğunun başında olan, güçlü ekiplere ve iş modellerine sahip start-up’lara yatırım yaparken, diğer tarafta büyümesini kanıtlamış ve değerlemesi yaklaşık 1 milyar dolar seviyesine ulaşmış teknoloji şirketlerine de yatırım yaptık. Teknoloji yatırımlarının yanı sıra portföyümüzü çeşitlendirmek amacıyla seçili gayrimenkul projelerine de yatırım yapıyoruz. Erken aşama girişimlerde kurucu ekip, ölçeklenebilirlik ve iş modelinin gelecekte yaratabileceği değer; daha ileri aşamadaki şirketlerde ise büyüme potansiyeli, pazar konumu ve uzun vadeli değer yaratma kabiliyeti bizim için belirleyici. Gayrimenkulde de lokasyon, projenin niteliği ve uzun vadeli değer yaratma potansiyeli öncelikli kriterlerimiz arasında

‘Yeni Pazarlardaki Büyüme Olanaklarını Değerlendiriyoruz’

Altın Ateş Group CEO’su Burak Ateş, “Group olarak faaliyet gösterdiğimiz bölgelerin ihtiyaçlarına cevap veren yatırımları önemsiyoruz. Farklı sektörlere yayılan ticari yapımızla, küresel bağlantılarımızı geliştiriyor, yeni pazarlardaki büyüme olanaklarını değerlendiriyoruz” diyor.

Küresel jeopolitik gerilimler ve korumacılık politikaları karşısında ham madde tedarikindeki riskleri ve navlun maliyetlerindeki dalgalanmaları nasıl yönetiyorsunuz?

Uluslararası ticarette rekabet gücü artık satın alma fiyatı kadar, ürünü doğru zamanda ve öngörülebilir koşullarda müşteriye ulaştırabilme becerisine dayanıyor. Jeopolitik gelişmelerin ticaret rotalarını, teslim sürelerini ve maliyetleri hızla değiştirebildiği bir dönemde, tedarik kararlarını bütün bu unsurları birlikte değerlendirerek almak gerekiyor. Altın Ateş Group olarak bu döneme ilişkin yaklaşımımızı tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesi, alternatif lojistik seçeneklerinin geliştirilmesi ve finansal disiplin üzerine kuruyoruz. Farklı limanlardaki depolama ağımız, ürünlerin müşterilerimize ulaştırılmasında bize önemli bir hareket alanı sağlıyor. Bu altyapının değerini, satın alma ve sevkiyat planlamasını müşteri talebiyle daha yakın eşleştirerek artırmayı önemsiyoruz. Navlun dalgalanmalarını değerlendirirken taşıma bedelinin yanında teslim süresini, stok finansmanını ve olası gecikmelerin müşterilerimize etkisini de dikkate almak gerektiğine inanıyoruz. Önceliğimiz, kısa vadeli fiyat avantajlarını sağlıklı bir risk yönetimiyle dengelemek ve müşterilerimize güvenilir bir tedarik zemini sunmak.

“Kırılganlık çağında” operasyonel sürekliliği ve ham madde arz güvenliğini hangi stratejilerle sağlıyorsunuz?

Arz güvenliğinin temeli, ihtiyaç ortaya çıkmadan önce hazırlıklı olmak. Kimya ve gübre alanlarında müşterilerimizin üretim takvimleri ve sezonluk ihtiyaçları farklılaşıyor. Dolayısıyla her ürün grubunu kendi talep yapısı ve tedarik koşulları içinde değerlendirmek gerekiyor. Yıllık ortalama 1 milyon 250 bin ton gübre ve 350 bin ton plastik satışımız bulunuyor. Diğer ürün gruplarımızla birlikte toplam yıllık satış hacmimiz 2 milyon tona ulaşıyor. Bu ölçek, uluslararası tedarik ilişkilerimizi güçlü bir depolama ve dağıtım altyapısıyla desteklememizi gerektiriyor. İskenderun’daki tesislerimiz ve farklı şehirlerdeki lojistik olanaklarımız, ürün akışını planlama ve değişen ihtiyaçlara cevap verme konusunda bize önemli bir esneklik sağlıyor. Önceliğimiz, kritik ürünlerde alternatif tedarik olanaklarını geliştirmek ve stok planlamasını müşterilerimizin gerçek ihtiyaçlarına göre şekillendirmek.

Polimer bölümünün satış hacmini orta vadede hangi seviyeye taşımayı hedefliyorsunuz?

Polimer bölümümüzde yıllık yaklaşık 350 bin tonluk satış hacmine ulaşmış durumdayız. Önümüzdeki dönemde yurt dışı satışlarımızın da katkısıyla bu hacmi yakın zamanda 500 bin tona çıkarmayı hedefliyoruz. Uluslararası ticari bağlantılarımız, geniş ürün portföyümüz ve depolama altyapımız, bu hedefin temelini oluşturuyor. Büyümeyi hem Türkiye’deki müşteri ağımızı genişleterek hem de yurt dışı pazarlardaki satışlarımızı artırarak gerçekleştirmek istiyoruz. Polipropilen, polietilen, PVC ve polistiren gruplarındaki ürün çeşitliliğimizle farklı sektörlerin ihtiyaçlarına cevap verebiliyoruz. Bizim için büyümenin kalıcılığı, artan satış hacmini aynı hizmet kalitesiyle destekleyebilmemize bağlı. Bu nedenle 500 bin ton hedefini; tedarik güvenliği, lojistik verimlilik, finansal disiplin ve müşteri memnuniyetiyle birlikte ele alıyoruz.

Önümüzdeki dönemin en önemli yatırım alanı hangisi olacak?

İskenderun, grubumuzun büyüme hikâyesinin merkezinde yer alıyor. Bölgede bulunan 7 tesisimiz, toplam 150 bin metrekare alan ve 750 bin ton depolama kapasitesiyle gübre ve plastik ticaretinde uluslararası ölçekte hizmet verebilen güçlü bir altyapı oluşturuyor. Limanlara ve ana ulaşım bağlantılarına yakınlığımızı; depolama, silo, antrepo ve dağıtım hizmetlerimizle tamamlıyoruz. Büyüme anlayışımızın iki tamamlayıcı yönü var: Yurt dışında yeni ticari bağlantılar kurmak ve yurt içinde bu ticareti destekleyen yatırımlar geliştirmek. Önümüzdeki dönemde en yüksek katkıyı, mevcut tesislerimizin kapasitesini ve operasyonel verimliliğini birlikte değerlendiren yatırımlarda görüyoruz. Elleçleme hızını, stok görünürlüğünü ve sevkiyat kabiliyetini geliştirmek, 750 bin tonluk depolama gücümüzün daha yüksek ticaret hacmine dönüşmesini destekleyecek. Vizyonumuz, İskenderun’u uluslararası gübre ve plastik ticaretinde daha güçlü bir merkez haline getirmek.

GES yatırımlarınızın kârlılık, rekabet gücü ve yeşil finansmana erişim açısından etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Güneş enerjisinde 9 megawatt kurulu güce sahibiz. Depo ve antrepo çatılarımızı enerji üretimi için değerlendirerek mevcut tesislerimizin ekonomik verimliliğini artırmayı ve faaliyetlerimizin çevresel etkisini azaltmayı amaçlıyoruz. Yenilenebilir enerji kullanımı, elektrik tüketimimizden kaynaklanan emisyonların azaltılmasına katkı sağlıyor. Uluslararası pazarlarda çevresel performansın ölçülebilir ve belgelenebilir olması da giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu nedenle 9 megawattlık yatırımımızı, enerji üretimi ve tüketim verileriyle takip edilen daha kapsamlı bir verimlilik yaklaşımının parçası olarak değerlendiriyoruz. Bu alandaki yaklaşımımız, çevresel sorumluluğu ekonomik verimlilikle birlikte ele almak ve grubumuzun büyümesini uzun vadede destekleyen bir yapı oluşturmak.

Gelecek döneme ilişkin yaklaşımınız nedir? Yatırımlar ne yönde olacak?

Polimer sektöründeki büyüme hedefimizi, müşterilerimizin değişen malzeme ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendiriyoruz. Önümüzdeki üç ila beş yıllık dönemde bu birikimi, sürdürülebilirlik beklentilerine cevap verebilen ürün seçeneklerini değerlendirmek için kullanmak istiyoruz. Geri dönüştürülmüş polimerlerde kalite tutarlılığı, izlenebilirlik ve düzenli tedarik belirleyici. Biyobozunur reçineler ve düşük karbon ayak izine sahip ürünlerde de kullanım amacına uygunluk ve doğrulanabilir veriler esas olmalı. Pazarın dönüşüme hazırlığının bütün sektörlerde aynı hızda ilerlemesini beklemiyoruz. Teknik performans, fiyat farkı ve son müşterinin talebi bu sürecin hızını belirleyecek. Hedefimiz, geniş müşteri ağımızla uluslararası tedarik bağlantılarımızı buluşturarak bu geçişte doğru ürün seçeneklerinin değerlendirilmesine katkı sağlamak. Altın Ateş Group olarak faaliyet gösterdiğimiz bölgelerin ihtiyaçlarına cevap veren yatırımları önemsiyoruz. Bu anlayışla, depremin ardından Kahramanmaraş’ta 10 milyon dolar yatırımla beton santrali kurduk. Bu yatırımımızla bölgenin yeniden yapılanma sürecine ve inşaat sektörünün hazır beton ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlıyoruz. Uluslararası ticarette ise kimya ve gübrenin yanı sıra farklı ürün gruplarında da faaliyet gösteriyoruz. Donmuş tavuk, et, ayçiçek yağı ve diğer gıda yağlarının küresel pazarlarda satışını gerçekleştiriyoruz. Ayrıca jet yakıtı ve dizel gibi petrol türevi ürünlerin uluslararası ticaretini yapıyoruz. Farklı sektörlere yayılan bu ticari yapımızla küresel bağlantılarımızı geliştiriyor,  yeni pazarlardaki büyüme olanaklarını değerlendiriyoruz.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...