“Nevşehir’e Girişimcilik Ekosistemi Oluşturmak İstiyoruz”

By Fortune Türkiye

“Nevşehir’in artık yalnızca mevcut ticaretini devam ettiren değil, yeni yatırım alanları oluşturan, teknoloji üreten, ihracatını artıran ve girişimci yetiştiren bir şehir olması gerekiyor.” Bu sözlerin sahibi Ertaş Grup Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Ertaş’a göre yeni nesil girişimci için sadece “iş kur” demek yeterli değil… Genç girişimcilere eğitim verilmesi, mentorluk sağlanması, finansmana erişiminin kolaylaştırılması, üniversiteyle buluşturulması ve gerektiğinde yatırımcıyla bir araya getirilmesi gerektiğini savunan Ertaş, “Bu nedenle Tekmer, NTSO Start-Up, Genç Girişimcilik Akademisi, Üniversite-İş Dünyası Köprüsü ve Akıllı KOBİ gibi projeleri önemsiyoruz. Ben gençlerin Nevşehir’den gitmek zorunda kalmadığı, tam tersine başka şehirlerden gençlerin Nevşehir’e gelmek istediği bir girişimcilik ekosistemi oluşturabileceğimize inanıyorum” diyor.

37 yaşında bir iş insanı olarak Nevşehir Ticaret Odası Başkanlığına aday oldunuz. Sizi bu göreve aday olmaya iten temel motivasyon ne oldu? Nevşehir iş dünyasında bugün en önemli ihtiyaç sizce nedir?

Ben bu yolculuğa tek başıma çıkmadım. Gençliğin verdiği enerji, yıllardır birlikte çalıştığımız yol arkadaşlarımızın desteği ve özellikle Nevşehir Sanayici Ve İş İnsanları Derneği (NESİAD) çatısı altında edindiğimiz tecrübe bizi bu noktaya getirdi. Yaklaşık yedi yıldır iş dünyasının içerisinde, farklı sektörlerde faaliyet gösteren insanlarla sürekli temas halindeyim. Sahada şunu çok net gördüm: Nevşehir’in çok güçlü bir potansiyeli var ama bu potansiyeli daha fazla ticarete, daha fazla yatırıma ve daha fazla katma değere dönüştürmemiz gerekiyor.

Benim adaylık kararım biraz da buradan doğdu. “Bir şeyler değişmeli” demek yerine, bunun nasıl değişeceğine dair somut bir çalışma ortaya koymak istedik. Bu nedenle aylarca şehrin ihtiyaçları, sektörlerin sorunları ve üyelerimizin beklentileri üzerinde çalıştık. Bunun sonucunda da 41 projelik bir yol haritası hazırladık. Bence bugün iş dünyasının en önemli ihtiyacı; üyelerinin yanında olan, onların işlerini geliştirmelerine katkı sağlayan, sorunlarına çözüm üretmek için sahada olan ve yeni fırsatlar oluşturan güçlü bir Ticaret ve Sanayi Odası.

Bir üyemiz yeni bir yatırım yapacağı zaman danışabileceği, ihracata yönelmek istediğinde yol gösterecek bir yapı bulabileceği, finansmana erişimde destek alabileceği, eğitim ihtiyacı olduğunda kapısını çalabileceği ve herhangi bir sorun yaşadığında “Benim arkamda Ticaret ve Sanayi Odası var” diyebileceği bir yapı oluşturmak istiyoruz.

Nevşehir iş dünyasının önümüzdeki dönemde nasıl bir dönüşüme ihtiyacı olduğunu düşünüyorsunuz? Yeni nesil girişimcilerin ve iş insanlarının kentin ekonomik hayatında daha aktif rol alması için nasıl bir ortam oluşturulmalı?

Aslında bunun cevabını 41 projemizin tamamında vermeye çalışıyoruz. Biz bu projeleri hazırlarken önce şehrin ihtiyaçlarını analiz ettik. Sonra kısa vadede yapılabileceklerle uzun vadeli yatırımları birbirinden ayırdık. Çünkü her projeyi aynı anda yapmak mümkün değil; önemli olan doğru projeyi doğru zamanda hayata geçirmek. Nevşehir’in artık yalnızca mevcut ticaretini devam ettiren değil, yeni yatırım alanları oluşturan, teknoloji üreten, ihracatını artıran ve girişimci yetiştiren bir şehir olması gerekiyor.

Yeni nesil girişimci için sadece “iş kur” demek yeterli değil. Ona eğitim vereceksiniz, mentorluk sağlayacaksınız, finansmana erişimini kolaylaştıracaksınız, üniversiteyle buluşturacaksınız ve gerektiğinde yatırımcıyla bir araya getireceksiniz. Bu nedenle Tekmer, NTSO Start-Up, Genç Girişimcilik Akademisi, Üniversite-İş Dünyası Köprüsü ve Akıllı KOBİ gibi projeleri önemsiyoruz. Ben gençlerin Nevşehir’den gitmek zorunda kalmadığı, tam tersine başka şehirlerden gençlerin Nevşehir’e gelmek istediği bir girişimcilik ekosistemi oluşturabileceğimize inanıyorum.

Ertaş Grup Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Ertaş

Yaklaşık yedi yıldır NESİAD Başkanlığı görevini yürütüyorsunuz. Bu süreçte edindiğiniz deneyim, Ticaret Odası Başkanlığı vizyonunuzu nasıl şekillendirdi? NESİAD’da edindiğiniz hangi deneyimleri Ticaret Odası çatısı altında hayata geçirmek istiyorsunuz?

NESİAD aslında bugün burada aday olmamızın en önemli nedenlerinden biri. Çünkü NESİAD’da sadece konuşmadık, birçok şeyi deneyerek gördük. Şehirde daha önce yapılmamış birçok etkinliğe imza attık. Düzenli eğitimler gerçekleştirdik, iş insanlarını bir araya getirdik, üyelerimizin birbirinden öğrenebileceği ortamlar oluşturduk. Bunun yanında Nevşehir’de ilk kez bir Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi’ni hayata geçirerek firmalarımızın uluslararası rekabet gücünü artırmaya yönelik önemli bir çalışma yaptık ve 5 milyon dolarlık proje bütçesine ulaştık. Yurt içindeki fuarlara katılımlar gerçekleştirdik, farklı sektörlerdeki firmalarımızı bu organizasyonlarla buluşturduk. Bunun yanında yurt dışı programları ve iş gezileri düzenleyerek üyelerimizin farklı pazarları, farklı iş modellerini ve farklı ticaret kültürlerini yerinde görmelerini sağladık. Yıl sonunda düzenlediğimiz gala ve ödül programlarıyla hem başarıları görünür hale getirdik hem de iş dünyasının birbirini daha yakından tanımasını sağladık. Bütün bunlar bize şunu öğretti: Bir kurumun gücü, üyeleriyle kurduğu ilişkiden, ürettiği projelerden ve ortaya koyduğu somut faydadan geliyor. Ticaret Odası’nda da bu tecrübeyi daha büyük bir yapıya taşımak istiyoruz. Üyeyi merkeze alan, ölçülebilir, ulaşılabilir ve proje üreten bir yönetim anlayışı oluşturacağız.

İş dünyanızın önemli bir bölümünü madencilik ve sanayi oluşturuyor. Nevşehir, özellikle pomza rezervleri açısından Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri. Sizce bu doğal kaynağın daha yüksek katma değer yaratması ve Nevşehir’in sanayi potansiyelinin geliştirilmesi için neler yapılmalı?

Nevşehir’in ponza konusunda çok büyük bir avantajı var. Fakat yalnızca madeni çıkarmak ve satmak bize yeterli gelmiyor. Bizim asıl hedefimiz, ponzayı daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmek. Bu nedenle projelerimiz içerisinde Ponza Enstitüsü’nü çok önemsiyoruz. Burada sadece madencilik yapılmasını değil; Ar-Ge, ürün geliştirme, yeni kullanım alanlarının araştırılması, üniversite-sanayi iş birliği ve sektöre nitelikli insan kaynağı kazandırılması gibi çalışmaların yapılmasını hedefliyoruz. Bugün dünyada bir doğal kaynağın değeri, sadece rezerv miktarıyla ölçülmüyor. O kaynaktan kaç farklı ürün geliştirebildiğiniz, ne kadar teknoloji eklediğiniz ve dünya pazarında ne kadar marka oluşturabildiğiniz önemli. Nevşehir’in ponzayı hammadde olarak satan değil, ponza teknolojisi ve ponza bazlı ürünlerde dünyada söz sahibi olan bir merkez haline gelmesini istiyoruz.

Nevşehir ekonomisi turizm, madencilik, sanayi, tarım ve gıda gibi birbirinden farklı ancak güçlü sektörlere sahip. Bu sektörlerin birbirini beslediği daha bütüncül bir ekonomik yapı oluşturmak mümkün mü? Ticaret Odası bu dönüşümün neresinde durmalı?

Kesinlikle mümkün. Hatta bence Nevşehir’in en büyük avantajlarından biri bu çeşitlilik. Turizmimiz, tarımımız, gıdamız, madenciliğimiz ve sanayimiz var. Ama bunların birbirinden bağımsız hareket etmesi yerine birbirini besleyen bir ekonomik ekosistem oluşturmamız gerekiyor.

Projelerimizin temel mantığı da zaten bu. Örneğin gastronomiyi sadece turizm açısından değerlendirmiyoruz. Yerel üreticiyle, tarımla, gıda sanayisiyle ve turizm işletmeleriyle birlikte düşünüyoruz. Kapadokya Gastronomi ve Lezzet Rotası projesinin amacı da bu potansiyeli birbirine bağlamak. Aynı şekilde İş Birliği Köprüsü ile esnafı, sanayiciyi, turizmcimizi ve tarım sektörünü aynı ekonomik ekosistemde buluşturmak istiyoruz. Ticaret Odası burada koordinasyonu sağlayan kurum olmalı. Şehrin ekonomisinin her alanında görünür olmalı ama herkesin işini kendisi yapmaya çalışmamalı; doğru insanları, doğru kurumları ve doğru projeleri bir araya getirmeli.

Kapadokya’nın turizm potansiyelini daha yüksek katma değere dönüştürmek, nitelikli turisti çekmek ve konaklama sürelerini artırmak için sizce hangi adımlar atılmalı? Bu süreçte bölgenin önde gelen turizm yatırımcıları ve sektör temsilcilerinin deneyimlerinden nasıl yararlanmayı düşünüyorsunuz?

Turizm benim için ayrıca önemli bir konu. Çünkü ben de bir turizm yatırımcısıyım ve sektörün hem yatırımcı hem de işletmeci tarafındaki dinamiklerini yakından biliyorum. Kapadokya’nın artık sadece daha fazla turist ağırlamasını değil, daha nitelikli turist çekmesini, ziyaretçilerin bölgede daha uzun süre kalmasını ve kişi başına yaratılan ekonomik değerin artırılmasını hedeflememiz gerekiyor. Bu konuda bölgenin deneyimli turizm yatırımcılarının ve sektör duayenlerinin tecrübelerinden yararlanmayı çok önemsiyorum.

KAPTİD Başkanı Teyfik Ölmez, Museum Hotel ve Indigo Group Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tolga Tosun, Kelebek Group Başkan Yardımcısı Murat Yavuz gibi sektörün önemli isimleriyle bir araya gelerek Kapadokya turizminin geleceğini, sektörün ihtiyaçlarını ve bölgenin daha ileriye nasıl taşınabileceğini konuştuk. Burada benim için önemli olan sadece fikir alışverişi yapmak değil. Deneyimlerin paylaşılması ve bu görüşmelerin somut projelere dönüşmesi.

Kapadokya-Avrupa Kültür Başkenti Projesi bu açıdan çok önemli. Kapadokya’nın kültürel mirasını uluslararası ölçekte daha güçlü anlatmak, bölgenin marka değerini artırmak ve turizmi yılın tamamına yaymak istiyoruz. Kapadokya Ekonomi Forumu da yine bu anlayışın bir parçası. Turizm yatırımcılarını, sektör temsilcilerini, kamu kurumlarını, akademisyenleri ve iş dünyasını aynı masada buluşturarak bölgenin geleceğini birlikte konuşabileceğimiz bir platform oluşturmak istiyoruz. Ticaret Odası’nın turizm konusunda kararları tek başına veren değil, sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirerek ortak akılla hareket eden bir kurum olması gerektiğine inanıyorum.

Turizm sektörünün temsilcileriyle birlikte çalışmak, Ticaret Odası’nın bölgesel vizyonu açısından önemli olacak. Otelcilik, gastronomi, kültür-sanat ve deneyim turizmini de içine alan daha güçlü bir turizm ekonomisi için nasıl bir iş birliği modeli öngörüyorsunuz?

Kapadokya’da turizmi sadece otelcilik üzerinden değerlendirmemek gerekiyor. Bölgeye gelen misafirin Kapadokya’da geçirdiği her saatin ekonomik değere dönüşmesini sağlamalıyız. Bugün bir ziyaretçi balon turuna katılıyor, vadilerde yürüyüş yapıyor, at veya ATV turuna çıkıyor, bölgenin farklı noktalarını geziyor, gastronomi deneyimi yaşıyor. Bunların tamamı aslında Kapadokya’nın turizm ekonomisinin parçaları. Balon ve tur gezileri başta olmak üzere bu deneyimlerin daha nitelikli hale getirilmesi, yeni rotaların oluşturulması ve ziyaretçinin bölgede daha fazla zaman geçirmesinin sağlanması gerekiyor. Bunun yanında gastronomi bizim için çok önemli. Kapadokya Gastronomi ve Lezzet Rotası ile yerel ürünlerimizi, üreticilerimizi, restoranlarımızı ve turizm işletmelerimizi birbirine bağlayan bir yapı oluşturmak istiyoruz.

Gastronomi festivalleriyle de bu değeri ulusal ve uluslararası ölçekte daha görünür hale getirebiliriz. Bir diğer önemli konu kongre ve fuar turizmi. Nevşehir Fuar Alanı ve Kongre Merkezi projemizle bölgeye farklı dönemlerde kongreler, fuarlar, toplantılar ve organizasyonlar çekerek turizmi 12 aya yaymayı hedefliyoruz. Bütün bunların gerçekleşmesi için otelciden seyahat acentesine, balon işletmesinden tur şirketine, gastronomi sektöründen kültür-sanat temsilcilerine kadar bütün paydaşların aynı masada olması gerekiyor. Bizim iş birliği modelimiz de tam olarak bu: sektörün bütün paydaşlarını bir araya getirmek, ortak hedef belirlemek ve bu hedefleri somut projelere dönüştürmek.

Nevşehir’in yalnızca güçlü bir turizm destinasyonu değil, aynı zamanda üretim ve ihracat merkezi olarak da konumlanması mümkün mü? Başta pomza ve bims olmak üzere yerel üretimin uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirmek için hangi adımlar atılmalı?

Ben bunun kesinlikle mümkün olduğuna inanıyorum. Nevşehir’in üretim kabiliyeti var. Asıl eksik olan, bu üretimi doğru pazarlarla daha sistematik biçimde buluşturmak.

Bu nedenle NTSO Global Departmanı’nı çok önemsiyoruz. Yurt dışı fuarları ve iş gezileri elbette yapılacak ama artık sadece “fuara gidelim, kartvizit toplayalım” anlayışının yeterli olduğunu düşünmüyorum. Biz daha veri odaklı bir ihracat modeli oluşturmak istiyoruz. Firmaların GTİP kodlarından hareket ederek hangi ülkelerin hangi ürünleri ne kadar ithal ettiğini, hangi pazarlarda büyüme olduğunu, hangi ülkelerde bizim ürünlerimize ihtiyaç bulunduğunu analiz eden, mümkün olduğunca yapay zekâ destekli bir ihracat istihbarat sistemi kurmak istiyoruz. Böylece bir firmamıza “fuara katılın” demek yerine, “Senin ürünün için şu üç ülke daha uygun, şu firmalar potansiyel müşteri, şu pazarlarda fiyat ve talep avantajı var” diyebilen bir sistem oluşturabiliriz.

UR-GE ve HİSER projelerini de bununla birlikte değerlendireceğiz. Hedefimiz, Nevşehir’deki firmaların sadece üretmesini değil, dünyaya açılmasını sağlamak.

Bugünün ticaret odalarından yalnızca üyelerini temsil etmeleri değil; yatırım çekmeleri, girişimciliği desteklemeleri, finansmana ve yeni pazarlara erişimi kolaylaştırmaları bekleniyor. Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası’nı nasıl bir yapıya dönüştürmek istiyorsunuz?

Ben Ticaret ve Sanayi Odası’nı biraz da iş dünyasının danışma merkezi gibi görüyorum. Üyemiz bir konuda bilgi almak istediğinde farklı kurumların kapısını tek tek dolaşmak zorunda kalmamalı. Bankalarla kurumsal anlaşmalar yapılabilir. Akaryakıt istasyonlarıyla anlaşmalar yapılıp üyelerin maliyetleri azaltılabilir. Sigorta, iletişim, lojistik, yazılım gibi işletmelerin temel giderlerinde avantaj sağlayacak modeller oluşturulabilir. Bunlar küçük gibi görünen ama işletmelerin yıl sonunda ciddi anlamda maliyetini etkileyen işler.

Diğer taraftan eğitim konusu çok önemli. Mesleki yeterlilik, belge ve nitelikli personel konusunda firmalarımızın ciddi ihtiyaçları var. Bu nedenle NTSO Eğitim Merkezi ve NTSO Akademi ile Ticaret Odası’nı adeta bir eğitim kurumuna dönüştürmek istiyoruz. Ayrıca finansal ve muhasebe danışmanlığı, yatırım danışmanlığı, proje departmanı, tahkim ve arabuluculuk gibi yapılarla üyemizin ihtiyaç duyduğu hizmetlere daha kolay ulaşmasını sağlayacağız.

Nevşehir’in genç nüfusunu şehirde tutmak ve yeni girişimlerin ortaya çıkmasını sağlamak açısından sizce en kritik adım nedir? Teknoloji, inovasyon ve girişimcilik alanında nasıl bir ekosistem kurulabilir?

Gençlere “Nevşehir’de kalın” demek yetmez. Onlara burada gelecek kurabilecekleri bir ortam sunmamız gerekiyor. Bu nedenle Tekmer bizim için çok önemli. Teknoloji Geliştirme ve Kuluçka Merkezi ile gençlerin fikirlerini projeye dönüştürebileceği, girişimcilerin eğitim ve mentorluk alabileceği, yatırımcılarla buluşabileceği bir yapı oluşturmak istiyoruz. NTSO Start-Up ve Start-Up Hızlandırma Programları da bunun devamı olacak. Özellikle yatırımcı-girişimci ilişkisini güçlendirmek istiyoruz. Bir genç iyi bir fikir geliştirmiş olabilir ama finansmana, doğru mentora veya doğru iş bağlantısına ulaşamadığı için bunu hayata geçiremeyebilir. Ticaret Odası’nın burada köprü olmasını istiyoruz.

Üniversite-İş Dünyası Köprüsü ile öğrencileri daha okuldayken iş dünyasıyla buluşturmak, Genç Girişimcilik Akademisi ile gençleri iş hayatına hazırlamak ve teknoloji odaklı girişimleri Nevşehir’de büyütmek istiyoruz.

Aynı zamanda KAPYAD Yönetim Kurulu Üyesisiniz. Kapadokya’nın geleceği açısından kamu, özel sektör, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının ortak bir vizyon etrafında hareket etmesi gerektiğini düşünüyor musunuz? Böyle bir iş birliği için nasıl bir model öneriyorsunuz?

Sivil toplumun gücüne gerçekten inanıyorum. Çünkü bir şehrin gelişimini sadece kamu kurumlarıyla veya sadece özel sektörle sağlayamazsınız. Herkesin kendi alanında güçlü olduğu bir yapı var. Önemli olan bu güçleri aynı hedef etrafında bir araya getirebilmek.

KAPYAD’da da bunun ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Ticaret Odası, belediyeler, kamu kurumları, üniversiteler, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları birbirinden bağımsız hareket etmek yerine ortak hedefler belirlemeli. Ticaret Odası Başkanlığı döneminde bunun için daha açık bir istişare modeli oluşturmak istiyorum. İlçelerimizi de bu yapının dışında bırakmamak gerekiyor. İlçe istişare kurulları ve temsil programlarıyla şehir merkezindeki ticaretle ilçelerdeki ticareti birbirine daha fazla bağlamak istiyoruz. Çünkü Nevşehir ekonomisinin tamamı bizim çalışma alanımız.

Başkan seçilmeniz halinde önceliğiniz olacak ilk konu veya projeler ne olur? Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası’nda orta vadede nasıl bir değişim yaratmış olmak istiyorsunuz?

Biz 41 projemizi zaman planına göre ayırdık. İlk üç ay, bir yıl, iki-dört yıl ve daha uzun vadeli master projeler şeklinde bir yol haritamız var. Bu nedenle göreve geldiğimizde ne yapacağımızı yeniden düşünmek için zaman kaybetmeyeceğiz. İlk aşamada üyelerimizin doğrudan hayatına dokunan konulara odaklanacağız. Kurumsal anlaşmalarla işletmelerimizin maliyetlerini azaltmak, kurumsal altyapıyı güçlendirmek, NTSO Mobil uygulamasını hayata geçirmek, iletişim sistemimizi geliştirmek ve üyelerimize daha hızlı ulaşan bir yapı kurmak önceliklerimiz arasında. Bunun yanında eğitimleri hemen başlatmak istiyoruz. NTSO Akademi, NTSO Eğitim Merkezi ve mesleki eğitim çalışmaları bizim için önemli.

Ama belki de en önemlisi yönetim anlayışını değiştirmek. Açık kapı, ulaşılabilir yönetim, düzenli komite çalışmaları, performans takibi ve faaliyetlerin şeffaf biçimde raporlanması yönetim modelimizin temelini oluşturacak. Orta vadede hedefimiz, üyelerin Ticaret ve Sanayi Odası’nı daha fazla kullandığı, daha fazla danıştığı ve daha fazla fayda gördüğü bir kurum oluşturmak.

Son olarak, Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası üyelerine nasıl bir gelecek vaat ediyorsunuz? Nasıl bir Nevşehir ekonomisi hayal ediyorsunuz?

Çok büyük vaatler vermekten ziyade yapılabilir işler üzerinden konuşmayı tercih ediyorum. Çünkü iş hayatında da böyle çalışıyorum. Projelerimiz bizim için bir seçim vaadi değil, bir çalışma programı. Üyelerimizin Ticaret ve Sanayi Odası’na sadece evrak veya belge için gelmesini istemiyorum. Bir yatırım yapacaksa danışmanlık almak için, ihracat yapacaksa pazar araştırması için, eğitim ihtiyacı varsa eğitim için, finansmana ulaşmak istiyorsa yönlendirme için Ticaret ve Sanayi Odası’nın kapısını çalmasını istiyorum. Ve bir üyemizin başına bir sorun geldiğinde aklına ilk olarak şu cümle gelsin istiyorum: “Benim arkamda Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası var.”

Hayal ettiğim Nevşehir ekonomisi ise çok daha üretken ve dışa açık bir ekonomi. İhracatta daha güçlü bir Nevşehir arzu ediyorum. Turizmde daha nitelikli ve daha uzun konaklamaya dayalı bir yapı hedefliyorum. Sanayimizin yeni alanlara yayılmasını, ponza ve diğer yerel kaynaklarımızın daha yüksek katma değerle değerlendirilmesini istiyorum.Tarım ve gıdada markalaşan, gastronomisini ekonomik değere dönüştüren, lojistik altyapısını güçlendiren, teknoloji ve girişimcilikte gençlere fırsat sunan bir Nevşehir istiyorum.

Kısacası bizim hedefimiz sadece Ticaret ve Sanayi Odası’nı büyütmek değil. Nevşehir’in ticaretini büyütmek. Ve bunu yaparken de şehrin bütün kesimlerinin kendisini bu dönüşümün bir parçası hissetmesini sağlamak. Benim inancım şu: Nevşehir’in potansiyeli bugün bulunduğu yerden çok daha büyük. Bizim görevimiz de o potansiyeli birlikte ortaya çıkarmak.

BENZER MAKALELER


SON MAKALELER

Loading...